{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/719 <br>KARAR NO\t: 2026/826<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/47 E.  -  2023/542 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Markanın Hükümsüzlüğü-Marka Hakkının İhlâli<br>\t\t  Ticaret Ünvanının Korunması, Haksız Rekabet<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2023 tarih ve 2023/47 E. - 2023/542 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin patlayıcı madde üreticisi olduğunu, kömür ve metal madenciliği, taş ocağı ve inşaatta kullanılan patlayıcıların yanı sıra petrol ve gaz aramaları için kullanılan boru hattı ve sismik patlayıcıları da sağladığını, müvekkilinin  \"...\"  ve \"... ...\" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 2019 yılında kurulduğunu, şirketin ortaklarından birinin ... KİMYA SAN. MÜH. ÜRE. PAZ. İNŞ. VE TİC. A.Ş. olduğunu, dava konusu 2022/121820 sayılı markanın \"...\" şeklinde yaratıldığını, davalı firma ile ortakları aynı olan ve organik bağı tartışmasız olan ... ... PATLAYICI MAD. SAN. VE TİC. A.Ş.'nin de 2022 yılında unvan değişikliği ile müvekkili ile mevcut iltibası kötü niyetli olarak artırdığını, müvekkilinin grup şirketi olan ... KİM. SAN. A.Ş. tarafından davalı firmaya Ankara 4. Noterliği 02/12/2022 tarih ve 12636 yevmiye no ile ihtarname gönderildiğini, buna rağmen davalı firmanın hem bu tarihten sonra yeni marka başvuruları gerçekleştirdiğini, hem de organik bağı olan ... ... PATLAYICI MAD. SAN. VE TİC. A.Ş.firmasının unvanını ... olarak 05/12/2022 tarihli genel kurul kararıyla değiştirdiğini, müvekkili şirketin 180 yıllık bir geçmişi olduğunu, davalı tarafın her fiili ile müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmaya çalıştığını, davalı yanın basiretli bir tacir olarak bunu bilmediğinin düşünülemeyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, davalının davranışlarının aynı zamanda haksız rekabete de sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 2022/121820 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve “... ... SAV. SAN. VE TİC. A.Ş.” ticaret ünvanında yer alan “...” ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacının “... ...” markasıyla “...” ibaresinin ortaklığına rağmen müvekkilinin ticaret unvanının ayırt edilebilir olduğunu, “...” markası ile bir benzerlikten söz edilmesinin de mümkün olmadığını, taraf markalarının logolarının farklı bulunduğunu, davacının Google arama motoru sonuçları ile ilgili iddialarının kabul edilemeyeceğini, google arama motorunda \"... ...\" şeklinde yapılan aramada ilk sırada müvekkili şirket bilgilerinin çıktığını, ... kelimesinin davacı yana ait olmadığını, bu kelimenin hiç kimsenin tekeline veyahut kullanımına özgülenemeyeceğini  savunarak,  davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalıya ait olup hükümsüzlüğü istenen 2022/121820 sayılı markanın tescilli olmadığı anlaşıldığından, markanın hükümsüzlüğü isteminin usulden reddine karar verildiği, davacı yanın Türkiye’de “... Kimya Sanayi Anonim Şirketi” aracılığıyla ticari faaliyetlerini yürüttüğü, iş bu şirketin kuruluşunun 1988 olduğu, bugünkü unvanını 21.08.2008 tarihli ve 7132 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilan ile kazandığı, şirket faaliyet ve amaçlarının temel anlamda “başta dinamit olmak üzere her nevi patlayıcı madde ve içinde bu imalat çeşitlerinin de kullanıldığı her nevi araç, gereç imalatı ve ticareti ile patlatma hizmetleri konusunda müşavirlik ve müteaahhitlik hizmetleri” olarak tanımlandığı, davalı şirketin ise 21.10.2019 tarihinde kurulduğu, şirket amaç ve temel faaliyetlerinin özetle “her türlü patlayıcı madde üretimi depolaması, nakliyesi, pazarlama alım-satımı ithalat ve ihracatı” olduğu, davalı vekilinin 20/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde, google arama motoruna \"... ...\" ibaresi girilerek yapılan aramada ilk sonuç olarak müvekkili şirketin bilgilerinin çıktığı beyan ettiği, gerek davalı vekilinin beyanı, gerekse cevap dilekçesinde görseline yer verilen google arama motoru görüntüsüne göre, davalının, ticaret ünvanını, ticari sahada \"patlayıcı madde\" sektöründe kullanmakta olduğu, davacıya ait 2022/207610 sayılı markanın, davalının ticaret unvanının tescilinden sonraki tarihli olması, davacıya ait 2020/08741 sayılı markası kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davalının ticaret unvanını kullandığı sektörün benzer olmaması nedeniyle, söz konusu marka haklarının ihlalinden somut olayda söz edilemeyeceği, davalı yanın temel anlamda “her nevi patlayıcı madde ham ve yardımcı maddelerin üretimi, alım ve satımı, ithalat ve ihracatı” işleri ile iştigal olduğu, davacı yanın 2006/00973 sayılı ve \"...\" ibareli markası kapsamında ise yine “patlayıcı madde” emtiaları mevcut olup davacı yan markası kapsamındaki bu emtialar ile davalı taraf ticaret unvanı kapsamındaki amaç ve faaliyetlerin doğrudan aynı tür olduğu, aynı sektöre yönelik oldukları, tarafların birbiri ile rekabet etme olasılıkları bulunduğu, satış ve pazarlama biçimlerinin benzer olacağı, benzer mevzuatlara tabi olacakları, benzer ihtiyaçları karşılayacakları, davacı yana ait ... markasının ilk beş harfini oluşturan “...” kelimesinin, doğrudan davalı yan ticaret ünvanında da kullanıldığı, davacı yan markasındaki “...” sesinin işaretler arasında belirgin bir farklılık oluşturmadığı, bu ibarenin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde doğrudan tanımlayıcı ya da jenerik bir kavram olduğundan bahsedilmesi de mümkün olmadığından işaretler arasında, nihai algıları itibariyle güçlü bir benzerlik hali bulunduğu, ilgili malların tüketici kitlesinin yetişkin, bilinçli ve özenli son kullanıcılardan oluşacağı, davacı tarafa ait “...” markası ile davalı taraf ticaret ünvanının kılavuz unsuru olan “...” kelimesi arasında ilgili tüketici grubu nezdinde iktisadi anlamda karışıklığa sebebiyet verebilecek bir benzerlik mevcut olup bu durumun, davalının ticaret ünvanını fiili olarak kullanımının bulunduğu hususunun da çekişme dışı olduğu dikkate alındığında, davalı yanın ticaret ünvanında \"...\" ibaresine yer vermesi ve bu ibareli ticaret ünvanını yukarıda belirtilen ticari sahada kullanması eylemi 6769 sayılı SMK m.29/1-a hükmü yollaması ile uygulanması gereken SMK m.7/3-e hükmü uyarınca davacıya ait önceki tarihli 2006/00973 sayılı marka hakkını ihlal eder nitelik taşıdığı, bunun yanı sıra 6102 sayılı TTK m.55/1-a-4 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davacı tarafın Türkiye’deki faaliyetlerinin, dosya kapsamında mevcut delillerden görülebileceği üzere “... Kimya Sanayi Anonim Şirketi”aracılığıyla yürüttüğü, bununla birlikte Türkiye’nin de taraf olduğu Paris Sözleşmesi”, 1.maddesinde korunacak sınaî haklar içinde \"Ticaret Unvanları\"nın da sayıldığı, davacının temel faaliyet konusu ile doğrudan örtüşen bir alanda davalı yanın “...” ibaresini ihtiva edecek şekilde tercih ettiği ticaret ünvanının, davacı taraf iktisadi kimliği ile ilişkilendirilerek, davacının Türkiye’deki faaliyetleri için tercih ettiği bir unvan algısını tüketiciye vermesinin kuvvetle muhtemel olacağı, davalıya ait ticaret unvanının, davacıya ait ticaret unvanı ile iltibas tehlikesi oluşturduğu gerekçesiyle, dava konusu 2022/121820 sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminin usulden reddine, davacının marka hakkı ihlali, ticaret ünvanının korunması ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı hukuki korunma istemlerinin kabulü ile; davalının ticaret unvanında bulunan \"...\" ibaresinin ticaret sicilinden terkin edilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece davacının \"...\" ibareli markası ile müvekkilinin ticaret unvanının karşılaştırması yapılırken şekil unsurunun gözardı edildiğini, marka işaretleri yönünden değerlendirme yapılırken sadece işitsel benzerliğin yeterli sayılamayacağını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı ve davalı şirketlerin faaliyet alanlarının ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyinin ortalamanın çok üzerinde olduğunu, mahkemece markalardaki şekil unsurlarının farklılığı gözardı edilerek yalnızca mal ve hizmet benzerliğinden hareketle hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka, ticaret unvanı ve haksız rekabete dayalı unvan terkini ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının 21/10/2019 tarihinde ticaret siciline tescil edilen \"...\" asli unsurlu ticaret unvanını \"patlayıcı madde üretim ve ticareti\" faaliyetlerinde fiilen kullanmasının, davacının 13.sınıf \"patlayıcı maddeler\" emtiasında tescilli 2006/00973 sayılı \"...\" ibareli markası karşısında ilgili tüketici kesimi nezdinde karıştırılma ihtimali oluşturması nedeniyle SMK'nın 7/3-e maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz ve TTK'nın 55/1-a-4.maddesi anlamında haksız rekabet oluşturduğu, bunun yanında davalının ticaret unvanının, davacının Türkiye'de tescilli olmamakla birlikte Paris Sözleşmesi'nin 8.maddesi uyarınca ülkemizde de korunması gereken ve patlayıcı madde sektöründe fiilen kullanılan \"...\" ibareli ticaret unvanından kaynaklanan haklarını da ihlal ettiği, bu nedenle mahkemece davalının ticaret unvanındaki \"...\" ibaresinin terkinine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c6f10b9060c19b4","SID":"0979415d415b131a"}}