{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/494 <br>KARAR NO\t: 2026/653<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/01/2026<br>NUMARASI\t: 2024/568 Esas - 2026/48 Karar\t<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 05/08/2024<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili davacının, davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla Çorum İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, davalının işbu takipteki borca, yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, yetki itirazı üzerinedosyanın yetkili icra daireleri olan İstanbul Anadolu İcra Dairesine gönderilerek, İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı/borçluya yeniden ödeme emri gönderildiğini, bu ödeme emrine de davalı tarafından itiraz edildiğini,taraflar  arasında, 10.02.2023 tarihinden 29.02.2024 tarihine kadar aktif bir ticari ilişki gerçekleştiğini,  anlaşılan miktarda, kararlaştırılan fiyatlar ile davalının belirttiği şantiye ve iş alanlarına kömür sevkiyatı gerçekleştiğini, davalı faturalara da itiraz etmeyerek faturaların kesinleşmesine de engel olmadığını, davalının itirazının iptali takibin devamına, borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine taraflar arasında bir alacak/borç durumu söz konusu ve iddia edildiği gibi borcun var olduğunu kabul eder/ispatlar mutabakat da bulunmadığını,talep olunan faiz oranı geçersiz, fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve  süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını,taraflar  arasında gerek sözleşmesel gerekse de cari hesaba dayalı bir ticari ilişkinin ve davalı müvekkilin borcunun olmadığının  ticari defter ve kayıtlarla da sabit olduğunu, bununla birlikte davacı tarafından müvekkil firma adına fatura düzenlenmiş olması taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispatlamak için yeterli olmadığını, haksız davanın reddine, kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI\t:Mahkemece; davacı şirketin ticari defterlerinin, mali müşavir bilirkişi tarafından incelendiği, davalı şirketin ise kendisine  verilen kesin sürede inceleme için ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafından davalıya mal tedarik edildiği, davacı tarafından fatura düzenlendiği, dava konusu faturaların davacının ticari defterlerine işlendiği, davalıdan 13.02.2024 tarihi itibarı ile kaydi olarak 712.007,95-TL alacaklı göründüğü ancak davaya konu emtianın tesliminin izaha ve ispata muhtaç olduğu tespit edildiği, tanık beyanları ve ...A.Ş'den gelen yazı birlikte değerlendirildiğinde davalının malların teslim edilmediğine ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, sonuç olarak tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ve dava dışı ... AŞ'den gelen yazı  bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalıya kömür sevkiyatı gerçekleştirdiği davalının ise bedelini ödemediği anlaşıldığı,  davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerine  davalı yanca itiraz edilmediği ancak bedelinin de ödenmediği, davacının itirazın iptalini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davanın İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada yaptığı itirazın iptaline , davacının İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : 1- Davalı vekili; alınan bilirkişi raporunda davacının 2023 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiğini, davacı taraf ticari defter kayıtlarına itibar edilmemesi gerekirken aksi yöndeki kabul ile davacı lehine alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava değerinin 712.007,95-TL olup, parasal talep miktarı itibariyle tanık ile ispat edilemeyeceğini, \"senetle ispat zorunluluğu\" geçerli olup davacı tarafın tanık dinleterek alacağını ispat etmesinin mümkün olmadığını, davacının, 06.11.2025 tarihli dilekçesi ile sunduğu; \"... tarafından tutulan ayrıntılı raporun ekran görüntüsü\" ve 11.12.2025 tarihli dilekçe ile sunduğu 2 adet \"yazı\", dava dilekçesinde ve icra takip talebinde ve ödeme emrinde dayanılmayan, taraflarının sunulmasına asla muvafakat etmediği yazılar olduğunu ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında delil olma vasfı bulunmadığını,bu belgelerde müvekkili bağlayıcı imza vs. de bulunmadığını, zaten; davacı tarafından 11.12.2025 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu yazıların davadan sonra davacının talebi ile üretilen belgeler olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>2- Davacı vekili; kararı icra inkar tazminatı bakımından istinaf ettiklerini,alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep emiştir.<br>GEREKÇE\t:Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davacının ticari defterlerinin incelenmesi için mahal mahkemesine talimat yazılmış, alınan bilirkişi raporunda davacının 2023 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiki yapılmadığından lehine delil vasfı olmadığı; 2024 yılı ticari defterlerinin ise e-defter mükellefi olduğu, zamanında ve usulüne uygun olarak GİB e-defter sitesine yüklenerek beratlarının alındığı, usulüne uygun olduğu, lehine delil vasfında bulunduğu belirlenmiştir. Davacının 2023 yılında 15 adet, 2024 yılında 4 adet belge karşılığında toplamda 2.012.928,18-TL mal sattığı, davalı tarafından 13 defada 1.300.920,23-TL havale ile ödeme yaptığı bakiye 712.007,95-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu belirlenmiştir.Mahkemece ;verilen  06/03/2025 tarihli ara kararı ile davalının ticari defterleri  üzerinde 18/04/2025 günü saat 10:00 itibariyle mahkeme kaleminde bilirkişi incelemesi yapılmasına bu, davalıya ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanak kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmaları aksi halde defter ibrazından kaçınmış sayılacaklarının ihtarına karar verilmiş, ara kararı davalı vekilinin huzurunda verilmiş, davalı tarafça ticari defterler  ibraz edilmemiştir.<br>HMK'nın 222(1) maddesi gereği, \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut.. gerekir.\" davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun ticari defterleri kapsamı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. Davacının 2023 yılı ticari defterleri kanuna uygun tutulmamış ise de taraflar arasında 2023 yılından bu yana süregelen bir ticari ilişki bulunduğu, 2024 yılı ticari defterlerinin e-defter sisteminde tutulduğu,  2024 yılında  83,592-TL, 164.448-TL, 194.112-TL ve son olarak 13.02.2024 tarihli 528.540-TL bedelli faturaları tanzim ettiği, alacağının açık hesap dahilinde 2024 yılında düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, bu halde lehine delil vasfında sayılan 2024 yılı defterlerinde kayıtlı alacağın davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle davacının  ticari defterleri ile kanıtladığının kabulü gerekmektedir.Ne var ki dava dilekçesinde harca esas dava değeri 712.007,95-TL gösterildiği, icra takibinde işlemiş faizin harçlandırılıp usulen dava edilmediği gibi temerrüdün de gerçekleşmediği halde, bu tespitlere aksi olarak itirazın tümüyle iptaline karar verilmesi taleple bağlılık kuralına aykırı olduğundan resen incelenerek kararın düzeltilmesi gerekmektedir. Bu halde, itirazın kısmen iptaline karar verilmiş ise de fazla istem olmadığından dava tam kabul olarak değerlendirilerek bu husus yargı gideri hesabında dikkate alınmıştır.İcra takibine konu faturalar e-fatura olup davalı sistemden kendisine gelen faturalara itiraz ettiğini iddia etmediği, bilgisinde olan faturalara dayalı alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken gerekçesi gösterilmeden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, takibe konu alacağın varlığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde değil ise de taleple bağlılık kuralı  davalı yararına resen incelenerek ve istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline, asıl alacak bakımından takibin devamına, davacı yararına %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/568 Esas - 2026/48 Karar sayılı 20/01/2026 tarihli karanının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ,<br>\"Davanın kısmen kabulüne; davalının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın  712.007,95-TL asıl alacak bakımından kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,<br>Davacı yararına, %20 oranda hesaplanan 142.401,59-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,<br>İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;<br>Alınması gereken 48.637,26-TL karar harcından mahkeme veznesine peşin yatırılan  12.159,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 36.477,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafından yatırılan 12.586,92-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan 8.000-TL bilirkişi ücreti ve 2.948-TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.948-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı lehine takdir olunan 112.801,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan<br>alınarak Hazine'ye ödenmesine,\"<br>Davacı tarafından yatırılan 732-TL, davalı tarafından yatırılan 12.159,32-TL peşin istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde talepleri halinde iadesine,<br>Davacı tarafça yapılan 105-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,<br>HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d69e5d59894da0ff","SID":"0b6f0dc325a7ca19"}}