{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/889 <br>KARAR NO\t: 2026/534<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ\t:<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/286 Esas - 2022/906 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ: 13/07/2020<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket yetkilisi ...'nin davalı şirket yetkilisi ... tarafından verilen ilan için yaptığı görüşmede Sultan Orhan Mah. .... Sit. B Blok No:... Gebze/Kocaeli adresindeki imalathanenin müvekkiline devri hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin yetkilisi ... ve ... arasında adi yazılı şekilde 09.05.2017 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalı şirket yetkilisi ...'in Gebze'deki bu imalathanenin devri karşılığında, müvekkili şirket yetkilisinin Milas İlçesi, Boğaziçi Mah.'de kain tapunun ... pafta, ... parsel 16 bb nolu dubleks mesken niteliğindeki taşınmazını ... tarafından bildirilen kişiye devri için satış vekaletnamesi verdiğini, aynı noterde aynı tarihte annesine ait ... marka otomobilin satışını davalı şirkete yaptığını, bu sözleşme gereğince devredilen imalathanenin değerinin taraflarca 251.000-TL belirlendiğini, devredilecek taşınmaz ve araç bedelinin 321.000-TL kararlaştırıldığını, bu sebeple davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkiline 70.000-TL nakit ödeme yapıldığını, Milasdaki taşınmazın 5.000-TL aidat borcu bulunduğundan ödenecek 70.000-TL'den bu borcun düşülerek 65.000-TL'nin müvekkili hesabına davalı şirket tarafından ödendiğini, taraflar arasında yapılan bu karma sözleşmede davalı şirketin, müvekkili şirkete KDV dahil 200.000-TL fatura keseceğinin öngörüldüğünü, taraflar arasında yapılan sözleşme tarihi olan 08.05.2017 tarihinden 12 gün sonra İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... Esas, Gebze 4.İcra Dairesi'nin ...Talimat sayılı dosyası ile müvekkili şirkete devredilen imalathanedeki ... tipi makinenin 52.500-TL değer biçilerek haczedildiğini, makinenin 04.03.2017 tarihli haciz tutanağı ile davalı çalışanı ...'ya yediemin olarak bırakıldığını, haciz tarihinin satış tarihinden önce olduğunu, makinelerin üzerinde haciz olduğu gizlenerek satıldığını, müvekkilinin yetkilisi ... tarafından davalı ve yetkilisi ...'e karşı zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince açılan İstanbul Anadolu 28. ASLHM'nin 2018/375 esas sayılı dosyasının  lehe sonuçlandığını ve davalı şirket ve yetkilisinin müvekkilinin elinden alınan 52.500-TL değerindeki makine bedeli kadar zapttan sorumlu tutulduğunu, davalı şirket ve yetkilisinin aleyhine çıkan karardan sonra tamamen haksız ve kötü niyetli olarak dava konusu icra takibinin başlatıldığını, müvekkili şirketin davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını belirterek İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takip tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; adi yazılı sözleşmede müvekkili şirketin taraf olmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini, davacının husumeti sözleşmenin tarafı olan ...'e yöneltmesi gerektiğini, dava konusu takibe konulan faturada belirtilen makinelerin devredildiğine ya da satıldığını ilişkin sözleşmede herhangi bir kayıt olmadığını, davacının dayandığı sözleşme ile müvekkili tarafından davacıya satışı yapılan makineler için düzenlenen faturaların bir alakası olmadığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu sözleşmede peştemaliyenin belirlendiğini, davacı dükkana karşılık Audi marka aracı devrettiğini iddia etmiş ise de 08.05.2017 tarihli dekonttan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davacının yetkilisi ...'nin hesabına 65.000-TL araç bedelini dekont açıklamasına “... plakalı araç bedeli ...vekaleten ...\" yazarak ödediğini, yine Muğla'daki taşınmazın müvekkilinin dükkanının devri için peştemaliye karşılığı devredildiğini, taraflar arasındaki araç satışı ve ev satışının gerçek bir satış olduğunu, sözleşme aslının sunulması gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa teslim ettiği makineler karşılığında keşide ettiği faturaların davacı tarafça ödenmediğini, müvekkili şirketin faturalara konu makineleri dava dışı ....Ltd.Şti'nden devraldığını, makinelerin eski malikin borcundan dolayı haciz edildiğini, satışı yapılan makineler için davacının müvekkiline toplam 251.635-TL borcu bulunduğunu, İstanbul Anadolu 1.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına konu asıl alacak miktarının ise 199.135-TL olduğunu, müvekkilinin kendisinin haberi ve dahli olmayan zapt nedeniyle 52.500-TL'yi düşerek takip başlattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların yetkilileri olarak adi yazılı sözleşmede yer alan gerçek kişilere itiraz edilmediğinden davalı tarafın pasif husumet ehliyetine dair itirazlarına itibar edilemeyeceği, ayrıca sözleşmede, devir karşılığında davalı şirket tarafından fatura kesileceğinin kararlaştırıldığı, bu haliyle imalathanedeki makinelerle ile ilgili haciz uygulandığından bahisle zapta karşı davalının sorumlu olduğu ve bu nedenle borçlu bulunulmadığı iddiasıyla sözleşme ile yüklenilen edimin yok sayılamayacağı, devre konu imalathanedeki makinelere haciz konulduğu iddiası gerçek ve sabit olsa dahi bu durum sözleşme ile davacının yükümlendiği edimi, yani faturadan kaynaklı borcunu ortadan kaldırmayacağı, davacı tarafça celbi talep edilen ve kesinleştiği belirtilen icra hukuk mahkemesindeki uyuşmazlığın işbu uyuşmazlığa bir katkısı bulunmadığı, davacının yine kendisinin fotokopisini ibraz ettiği sözleşmede yer alan KDV faturasından kaynaklı borçlu bulunmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : \tDavacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığının tüm delillerle sabit olduğunu, bu hususun İstanbul 28. ASLHM'nin kararı ile de belirlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmede imalathanenin satılması karşılığında taşınmaz ve araç devri yapılacağının, satıcı tarafından 70.000-TL nakit ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, bu doğrultuda taşınmaz ve araç devrinin yapıldığını, İstanbul 28. ASLHM'nin kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 65.000-TL tutarlı ödemenin sözleşmenin mevcudiyetini açıkça gösterdiğini, müvekkili şirketin davalıya borçlu olduğu varsayımında davalının müvekkiline ödeme yapmasının izahının olamayacağını, her ne kadar davalı tarafından, havale edilen tutarın araç karşılığında yapıldığı iddia edilmiş ise de araç bedelinin sözleşmede 115.000-TL olarak yazılı olduğunu, davalının bu iddiasının yerinde olmadığını, peştemaliye bedeline ilişkin iddiaların asılsız olduğunu, sözleşmede peştemaliye anlamı çıkarılabilecek bir ifade bulunmadığını, müvekkilinin edimleri yerine getirdiğini, ancak mahkemece bu husus dikkate alınmayarak somut olaya uygun olmayan hukuka aykırı karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE\t:Dava, satış faturasına dayalı olarak başlatılan, itiraz edilmeksizin kesinleşen icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>Somut olayda, davacı şirketin yetkilisi ...'nin alıcı, davalı şirket yetkisi ...'in satıcı olarak yer aldığı 08/05/2017 tarihli sözleşme ile Hasköy Sanayi Sitesinde bulunan dükkanın davacının yetkilisine devredildiği, karşılığında Muğla İlinde bulunan daire ve ... marka aracın alındığı belirtilmiş, davalı şirket yetkisi ... tarafından alıcıya 70.000-TL ödeneceği, 200.000-TL tutarında fatura düzenleneceği, konut alım satım masraflarının alıcıya ait olduğu düzenlenmiştir.   <br>30/11/2016 tarihinde Bünyamin Demir tarafından ... ...Ltd Şti ve ... ...Ltd Şti aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında 04/03/2017 tarihinde henüz devrin yapılmadığı tarihte ...'ye devredilen iş yerindeki makinelere haciz konularak borçlu çalışanına yediemin olarak teslim edildiği, 20/05/2017 tarihinde ise 52.500-TL değer biçilerek muhafaza işlemi yapıldığı ve satış işlemlerine başlandığı, davacı şirketin istihkak iddiasının kabul edilmediği, davacı şirketin yetkilisi ... tarafından davalı ve yetkilisine karşı İstanbul Anadolu 28. ASLHM'nin 2018/375 - 2019/172 sayılı dosyasında satıcının zapta karşı sorumluluğuna dayalı olarak açılan davada 52.500-TL değerindeki makine bedeli kadar davalı şirket ve yetkilisinin satıcı olarak zaptan sorumlu tutulduğu ve kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhinde 25/06/2019 tarihinde başlattığı İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında her biri 08/05/2017 tarihli 187.620-TL, 6.490-TL ve 57.525-TL tutarlı toplam 251.635-TL tutarlı üç adet fatura bedelinin talep edildiği, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından 08/05/2017 tarihinde davacı ... adına \"... plakalı araç bedeli ...vekaleten ...\" açıklaması ile 65.000-TL tutarlı havale yapıldığı, ...'in davalı şirketin tek ortağı olduğu, ...'nin ise davacı şirketin hakim ortağı ve yetkilisi olduğu, fatura konusu makinelerin zapta uğrayan 52.500-TL değerli makine hariç davacıya teslim edildiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık her biri 08/05/2017 tarihli 187.620-TL, 6.490-TL ve 57.525-TL tutarlı toplam 251.635-TL tutarlı üç adet faturanın davacı ve davalı şirketin yetkilileri arasında düzenlenen sözleşme kapsamında yer alıp almadığı, davacının yetkilisi tarafından davalının yetkilisine yapılan taşınmaz ve araç devrinin bahsi geçen fatura içeriğinde yer alan makine ve ekipmanlar için yapılıp yapılmadığı, işletme devir sözleşmesi nedeniyle faturalara dayalı başlatılan takipte mükerrer ödeme talep edilip edilmediği hususundan kaynaklanmaktadır.\t<br>Davalı, davacı şirket aleyhine takibe konu ettiği 3 adet fatura içeriği makine ve ekipmanların, şirket yetkilileri arasında akdedilen sözleşme ile ilgili olmadığını, 65.000-TL ödemenin havale açıklamasında belirtildiği şekilde araç için yapıldığını, takibi zapta uğrayan makine bedeli 52.500-TL'yi düşerek başlattığını, davacının dayanak gösterdiği sözleşme aslının ibraz edilen sözleşme suretinde tahrifat yapıldığını, aslının sunulması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı, faturadaki makineleri teslim almış olup, davalı tarafından itiraz edilen sözleşme aslını ibraz edemediğinden dükkanın devrinin kapsamını, bahsi geçen fatura konusu malların dükkanla birlikte devredildiğini davacının ispatlaması gerekir ise de İstanbul Anadolu 28. ASLHM'nin 2018/375 - 2019/172 sayılı dosyasında davacının yetkilisi tarafından davalı şirkete ve yetkilisine karşı zapta karşı tekeffül nedenine dayalı olarak açılan davada üçüncü kişi tarafından zapt edilen makine bedeline hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bahsi geçen kararda davalı tarafa yapılan dükkan ve araç devrinin peştemaliye için yapıldığına dair bir tespit bulunmamaktadır. Diğer taraftan davacıya ya da yetkilisine dükkanın kuru mülkiyeti devredilmemiştir. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde bahsi geçen araç ve taşınmaz devrinin davaya konu edilen fatura içeriğindeki mallar için değil dükkan peştemaliyesi için yapıldığını davalının ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda davalı, bahsi geçen devirlerin peştemaliye için yapıldığını iddia etmiş ise de buna dair bir delil ibraz etmemiştir. Davacıya dükkanın kuru mülkiyetinin devredildiğine ilişkin bir iddia ileri sürülmediği gibi bahsi geçen dükkanın mülkiyetinin 3. kişilere ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya teslim edilen makineler dışında, davalıya taşınmaz devrini yapılmasını gerektirir başkaca bir neden bulunmamaktadır. Davalı, davacıya gönderilen 65.000-TL tutarlı havale açıklamasında havalenin Audi marka araç için yapıldığının yazılı olması da sonuca etkili değildir. Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklının, takibe konu edilen faturalar nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediğinden, davanın kabulüne yerine reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davacının davalıya İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.  \t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2022 Tarih, 2020/286 Esas - 2022/906 Karar sayılı  kararın HMK'nun 353(1)b-2 maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA ,<br>\"Davanın kabülü ile; davacının davalıya İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, <br>Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,\"<br>İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;<br>\"Alınması gereken 13.602,91-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 3.400,73-TL nin mahsubu ile kalan 10.202,18-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafça yatırılan 3.455,13-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından sarf edilen 262,20-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,\"<br>Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,<br>Davacı tarafından sarf edilen 130-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, \t<br>HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a70a3179f1aacf45","SID":"a60b70d648eb5981"}}