{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR  TARİHİ\t: 13/11/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALILAR: 1- ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>\t\t2- ........ <br>\t\t3- ........  <br>DAVA\t: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 17/04/2026<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/04/2026<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ........  plakalı araç 25.05.2023 tarihinde park halindeyken, ........'un sevk ve idaresindeki ........'a ait  ........ plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiş  ve davacının aracının hasarlandığını, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağına göre ........'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre tam kusurlu olduğunu, davacının aracında davalı yana ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde 13.500TL işçilik ücreti, 36.500TL parça ücreti olamak üzere toplamda 50.000 TL.'lik hasar meydana geldiğini, öncelikle dava konusu talebin konusuz kalmaması için kazaya karışan  ........  plaka no’lu araca teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 500TL’nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan  tahsili ile davacıya  ödenmesine, davacının aracının eksik ve ayıplı onarılmasından doğan 500TL hasar fark bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ........ A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu kaza neticesinde sigorta şirketi nezdinde ........ nolu hasar dosyası açıldığını, 23/11/2023 tarihinde ........'e 11.570,00 TL, 19/07/2023 tarihinde davacı ........'a 50.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigorta şirketinin sorumluğunun sigortalısının kusurunun oranı ve ZMMS poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı vekilinin talep ettiği tazminat bedelinin ödendiğini, davacı tarafın ilgili ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, kendisine yapılan ödemenin talebini tamamen karşıladığını kabul ettiğini, ödemeye ilişkin dekontun sunulduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur ve hasara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, faiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, bu mümkün olmaması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ........ cevap dilekçesinde özetle; keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması neticesinde kusur durumunun ortaya çıkacağını, bu aşamada kusur durumundan bahsedilemeyeceğini, mali sorumluluğun davalı sigorta şirketinde olduğunu, husumete yönelik itirazlarının bulunduğunu, dava değerinin düşük olarak belirtilerek açılması hatalı olduğunu, davanın esasına girilmeden ve deliller değerlendirilmeden tedbir talebinin kabulünün imkansız zararlara sebep olacağını, davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ........ cevap dilekçesinde özetle; keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması neticesinde kusur durumunun ortaya çıkacağını, bu aşamada kusur durumundan bahsedilemeyeceğini, mali sorumluluğun davalı sigorta şirketinde olduğunu, husumete yönelik itirazlarının bulunduğunu, dava değerinin düşük olarak belirtilerek açılması hatalı olduğunu, davanın esasına girilmeden ve deliller değerlendirilmeden tedbir talebinin kabulünün imkansız zararlara sebep olacağını, davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 25/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ile davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve;<br>DAVANIN KABULÜ ile;<br>Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden 21.710,00 TL ile hasar tazminatı 33.520,96 TL olmak üzere toplam 55.230,96 TL'nin davalı ........ ve ........ yönünden kaza tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 03/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,\" hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemeye ibraz edilen dekontların müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler neticesinde sigorta şirketinin söz konusu olaya ilişkin tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı vekilinin talep etmekte olduğu tazminat bedelinin ödendiğini, davacı taraf ilgili ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, kendisine yapılan ödemenin talebini tamamen karşıladığını kabul etmiş sayılması gerektiğini, hesaplamaların hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan değer kaybı bedeli tazminatının fahiş olduğunu, hasar onarım bedelinin de fahiş hesaplandığını, dava konusu hasar bedeline ilişkin iskonto indirimi yapılmadan tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dava konusu talebin giderildiğine dair faturaları ibraz etmediğinden KDV ödeme yükümlülüğünün meydana gelmediğini, müvekkili şirketin sigortalının kusuru oranında limitler dahilinde sınırlı olduğunu, faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve araç değer kaybı istemlerine ilişkinidir. Mahkemece verilen karar  davalı ........ A.Ş tarafından aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir. <br>-Davalı ........ A.Ş vekilinin araç değer kaybı bedeline yönelik itirazlarının incelenmesinde;<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların,  genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br> Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. <br> Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur. <br> Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br> Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. <br> Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br> Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. <br>Bu kapsamda  davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br> Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,<br>Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına  göre itiraz yersizdir.<br>-Davalı ........ A.Ş vekilinin hasar bedeline yönelik itirazlarının incelenmesinde;<br>Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD   İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir.<br>(Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı)<br>-Davalı ........ A.Ş vekilinin KDV tutarının hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğine yönelik itirazların incelenmesinde;<br>Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür.\t<br>3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi doğrudur.<br>Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/18474 esas 2017/10417 karar ,2015/864 esas  2015/9408 karar , 2015/14700 esas 2016/4229 karar sayılı ilamları.<br>-Davalı ........ A.Ş vekilinin hasar bedeline iskonto uygulanması gerektiğine yönelik itirazların incelenmesinde;<br>TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda  gerçek zarar hesabıyla ve  yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulamayarak karar vermesi doğrudur.<br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre  davalı ........ A.Ş  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 3.772,82 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 945,00 TL nin mahsubu ile bakiye 2.827,82 TL eksik harcın davalı ........ A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br> Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. <br>17/04/2026<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br><br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br><br>.....<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2ec9d0150873040","SID":"84234b25e209d6e2"}}