{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1436 <br>KARAR NO\t: 2026/642<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/03/2023<br>NUMARASI\t: 2007/768 Esas - 2023/176 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 23/10/2007<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/04/2026<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında ihraç kayıtlı mermer satışlarından doğan alacağın davalı şirkete tanınan tüm opsiyonlara rağmen 09/08/2007 tarihine kadar ödenmemesi nedeniyle 09/08/2007 tarihli ihtarname ile 179.315,81-TL cari hesap bakiyesinin ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafça ihraç kayıtlı olarak alınan malların ihraç edilmesine rağmen mal bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, ihtara da cevap verilmediğini, bunun üzerinde davalı aleyhine Bakırköy 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, davalı aleyhinde %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin inşaat işi ile uğraştığını, yurt dışında aldığı inşaat taahhütlerini yerine getirirken inşaat malzemelerini Türkiye'den temin ettiğini, bu arada davacı şirket ile ticari ilişkiye girerek çeşitli defalar ondan mermer satın aldığını, ancak davacının taahhüt etiği kalitede ve miktarda mermeri sağlayamaması nedeniyle çeşitli sorunlar yaşandığını, müvekkili şirket yetkililerinin bu sorunların hali için davacı tarafa yaptığı çağrılara olumlu yanıt alınamadığını, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnamede okunamayacak kadar silik muavin defter çıktısına yer verildiğini, bu ihtarnameye müvekkili tarafından 24/08/2007 tarihli mektup ile cevap verilerek davacının talep ettiği bakiyenin müvekkilinin kayıtları ile örtüşmediğinin belirtildiğini ve davacının kalitesiz malları nedeniyle uğranılan sıkıntılardan bahsedildiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak müzakere talebine davacının cevapsız kaldığını, davacının niyetinin müvekkilini zarara uğratmak olduğunu, müvekkilinin iki adet müşteri çekini davacıya ciro ettiğini, çekler ödenemediğinden yerine başka çeklerin ve bir miktar paranın verildiğini, önceki iki çekin iptal edilmesi gerekirken davacının bir çalışanının adına ve davacının vekili tarafından İstanbul 12. İcra Dairesi'nin ... ve ... sayılı dosyaları ile kötüniyetli olarak takip başlatıldığını belirterek davanın reddine, davacının %40'dan aşağı olmamak üzere tazimata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI\t: Mahkemece; davacı ve davalı şirketlerin kayıtlarının incelenmesinde, takip tarihi itibari ile davacı şirketin kayıtlarında davacı şirketin davalı şirketten 179.315,81-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin kayıtlarında da davacı şirketten 178.328,27-TL alacaklı olduğu, buna göre tarafların cari hesapları arasında 357.644,08-TL fark olduğu, banka kanalı ile davacıya ödenen ancak davacının kayıtlarında yer almadan 24.01.2006 tarihli 10.000-USD bedelli, 13.07.2006 tarihli 20.038,88-USD bedelli, 25.07.2006 tarihli 15.000-USD bedelli ödemelerin davacının cari hesabına işlenmesi gerektiği, yine ...Bankası AŞ Maltepe Şubesi tarafından sunulan 05.06.2008 tarihli yazıda ve ... AŞ Beylikdüzü Şubesi tarafından sunulan 19.06.2008 tarihli yazıda bilgisi verilen çek tahsilatları nedeniyle davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan TL karşılığı toplam 264.437,61 TL farkı oluşturan bu hareketlerin de davacı tarafın cari hesabına işlenmesi gerektiği, ayrıca tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan davalı tarafından davacıya verilen 01.04.2007 vade tarihli 8517148 numaralı 30.000-USD'lik çekle ilgili olarak ... tarafından davalı şirket adına İstanbul 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, bu çekin ödenmediği, dolayısı ile 42.003-TL'lik çek tutarının tahsilde mükerrerlik olmamak şartı ile davacı şirketin cari hesap bakiyesine ilave edilmesi gerektiği, bu açıklamalar doğrultusunda davacının davalıya 109.935,79-TL borçlu durumda olduğu, buna karşılık davacı tarafından dava dışı ...firmasına yapılan ihracatlara ilişkin Gümrük Çıkış Beyannamelerinin ve tanzim edilen faturaların dökümünde toplam 128.028,56-USD karşılığı, 171.898,37-TL'lik fatura düzenlendiği, yine dava dışı ... isimli kişiye yapılan ihracatlara ilişkin Gümrük Çıkış Beyannamelerinin ve tanzim edilen faturaların dökümünde toplam 70.215,18-USD karşılığı, 93.741,92-TL'lik fatura düzenlendiği, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın dava dışı bahsi geçen iki şirkete düzenlenen faturaların davacı ticari defterlerinde davalı ile aralarındaki cari hesaba dahil edilmesinden ancak davalı ticari defterlerinde mevcut olmamasından kaynaklandığı, davacı tarafından dosyaya 30.09.2010 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen yurt dışındaki ...Türkmenistan ve ... firmalarına yaptığı ihracatlara ilişkin gümrük çıkış beyannameleri, faturalar, davalı tarafından bu ihracatlara ilişkin gönderilen alıcı bilgilerini içeren fatura talimatları ve bu faturalara ait malların nakliye ücretlerinin davalı tarafından karşılanması hususlarının değerlendirilmesinde bu ihracatların davalı ile ilişkili olduğu ve davalının bu faturaların bedellerinden sorumlu olduğu, diğer taraftan 22.03.2006 tarihinde mutabakat metninin imzalandığı, mutabakat metninde taraflar arasında mutabık kalınan bedelin tespit edildiği, cari hesapta uyuşmazlık konusunu oluşturan ...Türkmenistan ve ... şirketlerinin davacı tarafa olan borçlarının da dahil edildiği, dava dışı şirketlerin borçlarının davalı tarafça kabul edildiği, mutabakatın geçersizliğine ya da mutabakat metnini davalı şirket yetkilisi olup olmadığına ilişkin davalı tarafça bir itirazda bulunulmadığından mutabakat metninin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Bakırköy 9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 155.704,61-TL asıl alacak üzerinden, (İstanbul 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla),  bu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazla talebin reddine, asıl alacağın %40ı oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : \tDavalı vekili; 17/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı davaya konu iddiasını ihraç kayıtlı olarak düzenlenen fatura tutarlarına dayandırdığını, ancak tarafların ticari kayıtlarının incelenmesinde davacına lehine bir sonuç çıkmadığını, bu hususu gören davacının iddiasını ve dayanağını değiştirdiğini, dava dışı şirketlerle olan faturaları da uyuşmazlığın içine kattığını, 22/03/2006 tarihi mutabakat sonrasında davacı tarafından yurt dışındaki başka firmalar adına kesilen 7 adet faturanın müvekkili ile ilgisinin olup olmadığı ile ilgili olarak; 22/03/2006 tarihli mutabakat metninin altında el yazısı ile ... ve ...'nun da bu hesaba dahil olduğunun el yazısı ile yazıldığını, yine mutabakatla aynı tarihli fakslarda iki yabancı şirketin fatura bilgilerinin yer aldığını, bu fakslarla mutabakatın altındaki el yazısının birlikte değerlendirilmesinde belgelerde yer alan hususların parasal boyutunun mutabakatla halledildiğini, müvekkilinin davacıya bir borcunun kalmadığını, mutabakat tarihinden sonraki bu 7 fatura ile müvekkilinin hiç bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin bu faturaları ödeyeceğine dair hiç bir beyanının bulunmadığını, bu faturaların bir ya da bir kaçının müvekkili tarafından ödendiğine ilişkin bir delil bulunmadığını, müvekkilinin Türkmenistan'da uzun yıllardır faaliyet göstermesi ve Türkmenistan'daki firmalar nezdinde tanınması nedeniyle Türkmenistan'daki firmaların ticari anlamda bazı zorlukları aşabilmesi için müvekkilinden ricacı olmaları üzerine müvekkilinin bu firmalar adına nakliye ücreti gibi cüzi yardımlarda bulunmasının müvekkili ile ilgisi olmayan fatura tutarlarından müvekkilini sorumlu kılmayacağını, müvekkiline teslim edilen bir mal bulunmadığını, malların rica üzerine dava dışı firmalara teslim edildiği iddia edilirken müvekkilinin rica üzerine nakliye tutarlarını ödemiş olmasının müvekkilini ilişkinin tarafı haline getirmeyeceğini, davacının faturayı kime kesti ise bedelini ondan talep edebileceğini,Vergi müdürlüklerine yazılan müzekkere cevabı dosyada girmeden eksik verilerle bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE\t:Dava, bakiye cari hesap alacağının tahsili içim başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı taraf, davalıdan satıma dayalı cari hesap kaynaklı bakiye alacağı olduğunu belirterek davalı aleyhinde başlattığı icra takibiyle bakiye alacağının tahsilini talep etmiş olup, davalı davacıya çek ödemeleri yaptığını, davacı tarafından teslimi yapılan mermerlerin bir kısmını düşük kalitede olduğunu, bu konuda davacı ile anlaşma zemini aranmaya çalışılırken davacının kötüniyetli hareket ettiğini, davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı, davacıya teslim edilen çeklerin ve yapılan havalerin bilgisini mahkemeye sunmuş olup, mahkemece ilgili bankalara müzekkere yazılarak çeklerin ödenip ödenmediği hususu araştırılmış, davalının ödeme savunmasına karşılık davacı ise bir kısım çek ödemelerinin ve havalelerin dava konusu alacakla ilgisi olmadığını, davalıya ihraç kayıtlı giden mallara istinaden yapıldığını ileri sürmüştür. <br>Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede; davacı şirketin defterlerine göre davacının davalıdan 179.315,81-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre ise davalının davacı şirketten 178.328,27-TL alacaklı olduğu, buna göre tarafların cari hesapları arasındaki farkın 357.644,08-TL olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterleri arasındaki farkın; davalı tarafından davacıya yapılan bir kısım havale ve çek ödemelerinin davacının defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, çek ödemeleri ve havalelerin banka dekontu ve müzekkere cevapları ile sabit olduğundan davacının alacağından düşülmesi gerektiği, buna karşılık davacının dava dışı yurt dışındaki firmalara yapılan ihracatların davalı adına yapıldığı, dava dışı firmalara yapılan ihracat kapsamında teslim edilen mal bedellerinden davalının sorumlu olduğu, davalının yaptığı ödemelerle davacının dava dışı firmalara davalı adına teslim ettiği mal bedelleri dikkate alındığında davacının davalıdan 155.704,60-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmiş, hükme karşı istinaf kanunyoluna davalı tarafından müracaat edilmiştir. Bu durumda istinafa gelen uyuşmazlık, davacının dava dışı firmalara yaptığı ihracatın davalı hesabına yapılıp yapılmadığı, dava dışı firmalara teslim edilen mal bedellerinden davalının sorumlu olup olmadığı hususunda kaynaklanmaktadır.<br>Davalı, davacının dava dışı firmalara teslim edilen mallara yönelik savunmasının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olduğunu ileri sürmüş ise de davacı, davalının savunmasında belirttiği çek ve havalelerin bir kısmının dava konusu alacakla ilgili olmadığını 18/08/2008 havale tarihli dilekçesinde belirtmiş olup, bilirkişi incelemesi aşamasında buna ilişkin iddiasını temellendirmiştir. Davacının bu iddiası, aralarında geçmişten süre gelen ticari ilişki bulunan davalının ileri sürdüğü ödeme itirazının inkarına yönelik olduğundan, iddianın genişletilmesi mahiyetinde görülmemiştir. Davacı tarafından, dava dışı ...firmasına yapılan ihracatlara ilişkin gümrük çıkış beyannameleri ve tanzim edilen faturalara göre toplam 128.028,56-USD karşılığı 171.898,37-TL tutarlı, yine dava dışı ...'a yapılan ihracatlara ilişkin Gümrük Çıkış Beyannameleri ve tanzim edilen faturalara göre toplam 70.215,18-USD karşılığı 93.741,92-TL tutarlı fatura düzenlenmiştir. Davalının bu firmalara fatura düzenlenmesi hususunda talimatı bulunmakta olup, nakliyeyi yapan dava dışı .... ...Tic. Ltd. Şti'ye yazılan müzekkereye verilen 03/01/2011 tarihli cevap yazısında nakliye ücretinin davalı tarafından karşılandığı bildirilmiştir. Yurt dışındaki ...ve ... firmalarına yapılan ihracatlara ilişkin gümrük çıkış beyannameleri, faturalar, davalı tarafından ihracatlara ilişkin alıcı bilgilerini içeren fatura talimatları ve bu faturalara ait malların nakliye ücretlerinin davalı tarafından ödendiğine dair müzekkere cevabı dikkate alındığında ...ve ... firmalarına düzenlenen fatura tutarlarından davalının sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.22/03/2006 tarihli mutabakat metninde davacının davalıdan 22/03/2006 tarihi itibariyle 123.325,40-USD alacaklı olduğu tespit edilmiş ve davacının davalıdan mutabakat kapsamında çek aldığı anlaşılmakta ise de taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu tarihten sonra da devam ettiği taraf defterleri ile sabittir. Dava dışı firmalar adına düzenlenen uyuşmazlık konusu faturaların ikisi haricinde diğerlerinin bu mutabakattan sonra düzenlendiği dikkate alındığında davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 10.636,19-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.829,90-TL harcın mahsubu ile kalan 7.806,29-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,<br>HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/04/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d92cdeb303df073","SID":"d63c5cca23dc1a41"}}