{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/781 - 2026/828<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/781 <br>KARAR NO\t: 2026/828<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/65 E.  -  2023/348 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/11/2023 tarih ve 2023/65 E. - 2023/348 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, Müvekkili şirketin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... nezdinde gerçekleştirdiği 2021/114547 sayılı başvuruya  karşı müvekkili tarafından  yapılan itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2022-M-16639 sayılı kararı ile hukuka aykırı olarak reddedildiğini, davalı markasının müvekkilinin \"...\" ibareli seri markalarından biri olarak algılanabileceğini, müvekkilinin \"www.....com.tr\" alan adının da sahibi olduğunu, \"...\" markaları üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait bulunduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nun 2022-M-16639 sayılı kararının iptali ile 2021/114547 sayılı markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t\t\t\t<br><br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, müvekkilinin sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, davacının itiraz sürecinde müvekkilinin marka başvurusunun reddedilmesi için 2012/81844 ve 2020/37244 sayılı markaları mesnet gösterdiğini, bu markalardan 2012/81844 sayılı ... markasının kapsamında dava konusu edilen 11, 19, ve 21. sınıf, 2020/37244 sayılı markada ise 19. sınıf emtiaların bulunmadığını, davacının hükümsüzlük talebi açısından dilekçesinde gerekçe olarak sunduğu ve kullanım ispatında bulunulan markalardan hiçbirinin 19. sınıfı içermediğini, \"...\", \"... ...\" ibareli davacı markalarıyla müvekkilinin marka başvurusu arasında ortak mal ve hizmetin bulunmadığını, bununla birlikte taraf markaları arasında bütünsel olarak benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin “yanardağdan çıkan kızgın ateş parçası” anlamına gelmesi nedeniyle camdan mamul ürünler için bir anlamda tanımlayıcı ve zayıf bir marka olduğunu, müvekkiline ait markanın ise “...” çiçeğinden esinlenerek yaratıldığını ve marka bütününde ve zihinlerde bir insan ismi izlenimi yarattığını, marka bütününde bambaşka bir okunuş, anlam ve görsel algıya sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tarafların markalarının 11 ve 21. sınıf emtialar ile 35/5. sınıf hizmetler içerisinde yar alan 11 ve 21. sınıf emtialar bakımından aynı/ilişkili olduğu, bu sınıflar yönünden SMK md. 6/1’de sayılan emtiaların ilişkili olması şartının sağlandığı ancak taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzer olmadığı ve karıştırılma/ iltibas  ihtimalinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin cam sektöründe, davalı firmanın porselen sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu markanın müvekkilinin \"...\" ibareli tanınmış markalarının sonuna üç harf eklenerek oluşturulduğunu, markaların kapsamlarındaki emtialar bakımından da ayırt ediciliğin söz konusu olmadığını, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin açık olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığının dikkate alınmamasının hukuka aykırı bulunduğunu, başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanarak nihai tüketiciyi yanıltacağını, müvekkilinin gerek tescilli markaları gerekse 30/12/2013 tarihinden bu yana internet sitesi olarak kullandığı \"www.....com.tr\" alan adı nedeniyle \"...\" ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı şirketin ortak ve yetkilileri ile müvekkili şirketin ortak ve yetkilileri arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, iki firmanın aynı şehirde üretim tesisleri yan yana olacak şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin tanınmış \"...\" markalarından haberdar olan davalının iltibas teşkil eden dava konusu \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunmasının kötüniyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t:  Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın bütünsel bir algı yarattığı ve bu haliyle davacı markalarından yeterince farklılaştığı, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların ortaya çıkacağının ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı, öte yandan tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından davacının alan adı ve gerçek hak sahipliğine dayalı iddialarının tartışılmamasının da sonuca etkili görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br> HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85fbe4e58f30a5d4","SID":"9454d6f29742f8af"}}