{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/780 - 2026/827<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/780 <br>KARAR NO\t: 2026/827<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                 K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/383 E.  -  2024/27 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/01/2024 tarih ve 2021/383 E. - 2024/27 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı Şirket'in DM 214918-1 numaralı tasarım başvurusuna karşı, müvekkilinin 2017/01170-12, 2017/01170-8, 9, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 35, 36, 37; 2018/02681-1, 2, 3, 4, 5, 6; 2018/06976-1, 2, 3, 4, 5, 6; 2018/06976-1, 2, 3, 4; 2019/01449-1, 2; 2019/01453-1, 2; 2019/01586-1, 2; 2019/01595-1, 2, 3; 2019/03804-1 sıra numaralı tasarımlar ile kataloglar, Youtube ve internet görsellerine dayanarak gerçekleştirdikleri itirazın, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2021/T-967 sayılı kararı ile reddedildiğini, anılan bu kararın hukuka uygun olmadığını, zira davacının ... isimli ürününün yayın tarihinin davaya konu tasarımdan önceye dayandığını, davalı tasarımının müvekkilinin 2019 tarihli kataloglarında yer alan ve online/offline satış sitelerinde satışa sunulan \"...\" isimli ürünlerle genel görünüm itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu tasarım başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, davaya konu tasarımın haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ve normal rekabet düzeninin bozulmasına sebep olacağını ileri sürerek, TÜRKPATENT  YİDK'in 2021/T-967 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde kayıtlı  DM 214918-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı ... vekili, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin dava konusu tasarımının mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunu, davalı tasarımında bulunan önemli unsurların hiçbirinin davacı tasarımında yer almadığını, yuvarlak kabartma deseninin varlığının tek başına tasarımlar arasında bir benzerlik olduğunun kabulü için yeterli bulunmadığını, çeşitlilik doygunluğuna ulaşmış sektörde tasarımlar arasındaki ufak farkların bilgilenmiş kullanıcı açısından genel izlenimde değişik bir algı yaratacağını, seçenek özgürlüğünün dar olduğunu, davacının kötü niyet ve haksız rekabet iddialarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu tasarım ile davacının tasarımlarının yeni ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olarak algılanacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik açıklamalardan uzak, eksik ve hatalı olduğunu, alınan raporlara karşı esaslı itirazlarının dikkate alınmadığını, yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmadığını, müvekkilinin mesnet tasarımlarından sonraki tarihte kamuya sunulduğunu, mutlak yenilik prensibini sağlamadığını, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde davacı tasarımlarından ayrıştırmaya elverişli unsurlara sahip olmadığını, mahkemece bütünsel izlenim yerine, tasarımların kullanıcı nezdinde dikkate alınmayacak ve ayırt edicilik sağlamayacak özellikleri üzerinden değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, tasarımla ilgili Kurum kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanarak bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>\tAnılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.<br>\tSomut olayda, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının tescilli tasarımları ve davacının önceki tarihlerde kamuya sunduğu ürünlerle dava konusu tasarımın farklı olduğu açıklanmış ancak yeni ve ayırt edici bulunan dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme  yapılmamış, mahkemece gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir. O halde, mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBu itibarla mahkemece, bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınmak ve varsa taraf vekillerinin rapora esaslı itirazları karşılanmak suretiyle, mutlak yenilik hususu  değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin  diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/01/2024 gün ve 2021/383 E. - 2024/27 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"235c70ef62a25129","SID":"50a8e94fec8160ad"}}