{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2066 <br>KARAR NO\t: 2026/689<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/444 Esas 2023/231 Karar <br>BİRLEŞEN DOSYA: İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/445 Esas<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 07/07/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/04/2026 <br>Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya kredi kullandırdığını, davalının kredi borcunu zamanında ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için istanbul 30. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlattığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğin ve takibin durduğunu,itirazın haksız olduğunu belirterek  itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya kredi kullandırdığını, davalının kredi borcunu zamanında ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için istanbul 30. icra dairesinin ... esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlattığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davalı tarafından talep edilen hiçbir hususun somutlaştırılmadığı, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı bankanın borcunu tahsil ettiğini, taraflar arasındaki tüm işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığını belirterek, talebin zamanaşımına uğradığını, tacir olan ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacının TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinden yararlanamayacağını ve tacir olan müvekkilinin yaptığı işlemler karşılığında ücret talep etmeye hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde ve sözleşmelerin ön bilgi formunda kredilere ilişkin tüm masrafların kredi alan tarafından ödeneceğinin ve masraf oranlarının hükme bağlandığı, yani ön bilgi formu sonrasında bireysel sözleşme akdedildiği dolayısı ile genel işlem koşullarının oluşmadığı, kesinti yapılan ücretlerin emsal banka uygulamalarına uygun olduğu, sözleşmedeki üst sınırdan aşağıda bir miktarda kesinti yapıldığına dair denetime elverişli bulunan 28/01/2023 tarihli 2. ek rapor esas alındığında davacının haksız kesinti yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; hükme esas alınan raporda, ekspertiz işlemlerine ilişkin olarak toplam tahsil edilmesi gereken bedelin 3.800-TL. olduğu ve fakat davalı banka tarafından 8.859,69-TL tahsil edildiği kan 3.010,50-TL.'nin yasal faizi ile birlikte iadesi gerektiği ifade edilmiş ise de bilirkişi tarafından yapılan hesaplama hatalı olduğunu, yeni bir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması talep edilmiş ise de; Mahkeme tarafından işbu talebi karşılanmaksızın, davalı tarafından müvekkil şirketten fazla tahsil edilen tutarın varlığının rapor ile sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesi fahiş surette hatalı olduğu, davalı bankanın müvekkilden hukuka aykırı biçimde tahsil ettiği masraf, ücret ve komisyonların iadesinin TMKnın 2. maddesi ve genel işlem koşullarına ilişkin itiraz ve iddialarının da ticari işlerde uygulama alanı bulunmadığı yönündeki HMK hükümlerine aykırı hukuki görüşü nedeniyle dahi raporun hukuka aykırılık içerdiğini, hukuka aykırı bir kesintinin varlığı halinde bu bedelin istirdatının TMKnın 2 maddesi delaleti ile mümkün olmadığı ve bankaların her bir müşteri ile ayrı bir sözleşme yapamayacağı ve bu nedenle de TBKnın 20 ve devamı maddelerinin somut olay bakımından uygulanabilir olmadığı yönünde görüş içeren rapor esas alınarak kurulan hatalı ve eksik incelemeye dayalı karara itiraz ettiklerini ve kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Davacı şirket tarafından kullanılan 8.000.000-USD bedelli 72 ay vadeli taksitli ticari kredi nedeniyle banka tarafından kesinti yapılarak tahsil edilen 15.213,93-TL kredi tahsis komisyonu, 11.486,69-TL ekspertiz, ipotek fek, tesis ücretlerinin davalı bankadan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında ;\"25.05.2016 tarihli ekspertiz raporunda tek raporda ve aynı binada 21 adet ofis nitelikli gayrimenkulün değerlemesinin yapıldığı,ipotek fek ve tesis ücretleri ödendiği, kredi tahsis ve istihbarat ücretinin ticari segmentteki müşteriler için limit üzerinden devresel olarak alınabilmesi hususunda düzenleme olduğu, burada devreselden kastın yılın çeyrek dönemlerindeki son iş günü olduğu (31 mart, 30 haziran, 30 eylül ve 31 aralık), bu dönemlerde limitin en çok % 2,5 oranında masraf tahsil edilebileceği, davalı bankanın dava dosyasına davacıya tahsis edilen limitin yıllara yaygın olarak sunmadığı, ancak; kullanılan kredini taksitli ve 8 milyon usd olması dolayısı ile kredi hayatı boyunca tahsil edilebilecek üst limitin altında komisyon tahsil edildiği, krediler nedeniyle tahsil edildiği tespit edilebilen 47.189,68- TL tutarındaki ücret, masraf ve komisyonun, ücret, masraf ve komisyonların alınacağı hususunda taraflar arasında akdedilen sözleşmede gerekli düzenlemeler olduğu gibi, 19.09.2014 tarihli sözleşme öncesi bilgilendirme formuyla davacı şirketin sözleşmedeki ücret, masraf ve komisyonlarla ilgili düzenlemeler bulunduğu, tahsil edilen ücret, masraf ve komisyonların, davalı banka tarafından 5411 sayılı kanunun 144. maddesine dayalı olarak Bakanlar Kurulu tarafından görev ve yetkilendirilen TCMBnca yayımlanan 2006/1 sayılı tebliğ hükümlerine uygun olarak hazırlanan ve ilan edilen ücret, masraf ve komisyonlara ilişkin listeye uygunluk içermesi, nedeniyle davacı şirket tarafından iadesinin talep edilemeyeceği, ek raporda ekspertiz ücreti olarak hesaplanan bedelin 8.859,69 -TL olduğu, aradaki fark tutarı olan 3.010,50- TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesinin gerektiği, yolunda rapor ve ek rapor sunulmuştur.Davacı tarafından 72 ay vadeli 8.000.000-USD bedelli  %6 oranda akdi faiz ile kredi kullandırılmış olup, bu kredi kullanımı sırasında 15. Adette ,15.213,93-TL kredi tahsis komisyonu, 12 adette toplamda   11.486.69-TL ekspertiz, ipotek fekki, ipotek tesisi ücreti kesintisi yapıldığı anlaşılmaktadır. Kredi tahsis komisyonunun sözleşmenin 6 maddesi ile davacı banka tarafından alınacağı hükme bağlanmış olup; kredi tutarına bakıldığında bu kesintinin minimum düzeyde bulunulduğu, kredi kullandırım talimatında 75.000-USD olarak yazılı bulunduğu ancak bu miktarın tahsil edilmediği bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Davalı bankanın gerek sözleşme hükümleri gerekse kredi tutarına göre bu miktarı tahsil etmesinde 2006/1 sayılı tebliğ kapsamında tahsil edebileceği belirlenmiştir. Öte yandan; ekspertiz ücreti üçüncü şahıslardan alınan hizmet karşılığı banka tarafından üçüncü şahıslara ödenmektedir. Bilirkişi tarafından ... ne bildirilen listelere göre hesaplama yapılarak fazla tahsilat yapıldığı belirlenmekte ise de bir ekspertiz raporunda 21 adet ofis bağımsız bulunduğu, bir ekspertiz raporunda 1 adet dükkan için 650-TL ekspertiz bedeli ücreti alınması gerektiği, bir binada bulunan 21 adet ofis için 1.250-TL ekspertiz ücreti hesaplanması gerektiği mütalaa edilerek ikinci ek raporda 8.859,69- TL ekspertiz ücreti hesaplandığı, aradaki fark tutarı olan 3.010,50- TL nin yasal faizi ile birlikte iadesinin gerektiğine ilişkin görüşe isabet edilmemesi yerindedir. Eksper ücreti bankanın uhdesinde kalan bir bedel olmadığından ... ne bildirilen masraf ve komisyon oranlarına göre bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak fazla tahsilat yapıldığı sonucuna varılamayacağı gibi 21 ayrı taşınmaz için bir raporda inceleme yapılması nedeniyle  tek rapor ücreti ödeneceği sonucuna varılması da somut olayla ilgisiz bulunmuştur. \t<br>Açıklanan nedenlerle;davalı bankanın kullandırdığı kredi bakımından  2006/1 sayılı tebliğ uyarınca kredi kullandırım ücreti isteyebileceği ,davacı şirketin kullandığı kredi miktarına göre minimum düzeyde emsallere göre cüzi miktarda kredi tahsis komisyonu tahsil edildiği,ekspertiz ücretinin de banka kayıtlarında denetlenmesinin yeterli olduğu halde bilirkişi tarafından hesaplanamayacağı ,ekspertiz ücretinin aldığı hizmet karşılığı üçüncü şahsa ödenen bedelin yansıtması niteliğinde olduğu gözetildiğinde   istinaf sebepleri yerinde bulunmayan asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken toplam 1.464-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 539,70-TL harcın mahsubu ile kalan 924,30-TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/04/2026<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66d80248940b7195","SID":"8c7afe9fe1d89aec"}}