{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:31/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:29/09/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:31/03/2026<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 04/02/2020 tarihli kredi sigortası teklifi imzalandığını, teklif uyarınca müvekkili şirket tarafından 01/02/2020-31/01/2021 dönemini kapsayan ... numaralı 11/03/2020 düzenlenme tarihli poliçe düzenlendiğini, teklif uyarınca primin %25'lik kısmının peşin ödeneceğini, geri kalan kısmın 3 eşit taksit olarak tahsil edileceğini, peşin ödenen ilk prim sonrası ödenecek taksitlerin vadelerinin 01/05/2020, 01/08/2020 ve 01/11/2020 tarihleri olduğunu, sigorta ettiren davalının müvekkili şirketten prim alacaklarını vadelerinde ödemediğini, davalıya ihtarname göndererek prim borçlarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesini aksi halde poliçe hükümleri ve koşulları 6.4 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1434 uyarınca poliçenin kendiliğinden fesholunduğunu ve sona ermiş sayılacağının ihtar ettiklerini, davalı tarafa müvekkili şirketin bu iyi niyetli yaklaşımına rağmen prim borçlarını ödemediğini, müvekkili şirketin alacağını tahsili amacıyla davalı aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız biçimde itiraz ederek takibi durdurulduğunu, davalının yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; dava konusu poliçede müvekkili yöneticinin sigortalı olarak belirlendiğini, müvekkilinin prim peşinatını ödemediğini, dolayısıyla müvekkilinin prim ödememesi sebebiyle ortada tarafları bağlayıcı sigorta poliçesinin olmadığını, poliçeye bağlı olarak davacı şirket tarafından herhangi bir faaliyet icra edilmediğini, yani davacı şirket içinde poliçenin geçersiz olduğunu, tarafların sigorta poliçesi kapsamında karşılıklı olarak herhangi bir hasar veya riziko bildiriminde bulunmadıklarını, bu durumun sözleşmenin yürürlüğe girmediğini gösterdiğini, müşterek sigortalının prim ödeme yükümlülüğünün olmadığını, dava konusu poliçeye ilişkin prim ödemesi olduğunun yazılmadığını, müvekkili yönünden bu ödemenin hukuki değerinin olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...TTK'nın 1434 maddesi gereğince \" (1)1431 inci maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur.(2) İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur.(3) İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Türk Borçlar Kanunundan doğan diğer hakları saklıdır.(4) Bir sigorta dönemi içinde sigorta ettirene iki defa ihtar gönderilmişse sigortacı, sigorta döneminin sonunda hüküm doğurmak üzere sözleşmeyi feshedebilir. ... sigortalarında indirime ilişkin hükümler saklıdır.\" şeklinde düzenlenmiş olmakla  davalının bu suretle davaya konu prim alacağından sorumlu olduğu ve temerrüde düşürülmekle söz konusu borcu ödediği davalı tarafından ispat edilememiş olmakla  davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>İİK.'nun 67-(2) maddesi; \"bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir\" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve ... E, ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit  bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı). Dava prim ödemede temerrüde düşülmesinden  kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı alacaklının Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu icra takibinde 13.712,04-Euro alacak talebinde bulunduğunu, alacak dayanağı olarak kredi sigortası poliçesinden kaynaklı prim alacağının varlığını ileri sürdüğünü, icra takibine yaptıkları itirazlarında geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmadığından prim borcunun da olmadığını beyan ettiklerini, yapılan yargılama sonucunda alınan ... tarihli bilirkişi raporunda dava dışı ... A.Ş. tarafından yapılan ödemenin ilk prim taksiti olduğu düşüncesine ulaşıldığını ve Yerel Mahkemece bu raporun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu poliçede sigorta ettirenin ... olduğunu, ... şirketi olmadığını, prim ödemesinin ... şirketi tarafından yapılmasının müvekkili yönünden geçerli prim ödemesi olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacı sigorta şirketi kayıtlarında da yapılan ödeme prim tahsilatı olarak değil hizmet bedeli olarak kayıt edildiğini, bu hususun davacı şirket tarafından gönderilen ihtarname ekindeki hesap ekstresinde de görüldüğünü, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi için icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, ödenmeyen prim bedellerinin tahsili talebi ile davacı sigorta şirketi tarafından başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) \"Takip talebi ve muhtevası\" başlıklı 58. maddesinde; \"(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/9 md.) Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.<br>Talepte şunlar gösterilir:<br>1. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);<br>2. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;<br>Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;<br>3. (Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;<br>4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;<br>5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;<br>Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.<br>Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.\" şeklinde olup, İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin \"İcra tutanağı ve takip talebi\" başlıklı 20. maddesinde; \"İlâmların ve ilâm niteliğindeki belgelerin icrasına ilişkin işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile düzenli olarak geçirilir. Bu tutanağın ilk sayfası takip talebini içerir. Bu sayfaya ilâmın veya belgenin tarih ve numarası; hangi mahkeme veya makamdan verildiği; alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; yerleşim yerindeki adresi, vergi kimlik numarası; (Değişik:...), ödemenin yapılacağı banka adı ve hesap bilgisi borçlu ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı; alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası ve yerleşim yerindeki adresi; alacaklı yabancı ülkede oturuyorsa Türkiye'de göstereceği yerleşim yerindeki adresi (yerleşim yeri göstermezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır) ve hükmün veya belgenin özeti; bir terekeye karşı açılan takiplerde kendilerine tebligat yapılacak olan mirasçıların adı ve soyadı; yerleşim yerindeki adresleri; alacağın veya talep olunan teminatın cins ve Türk parası ile tutarı, faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün; alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği geçirilir.<br>İlâmsız takibe ilişkin bütün işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile kaydedilir. Bu tutanağın ilk sayfasını teşkil eden takip talebinde birinci fıkrada yazılı hususlara ek olarak, talep senede dayanıyorsa senedin tarih ve özeti ve senet yoksa borcun sebebi de gösterilir.\" düzenlenmelerine yer verilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalar sonrasında uyuşmazlık konusu dava dosyasının incelenmesinde; İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.<br>Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı).<br>Somut olayda, takip dosyasının incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemece, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesi takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilebilecektir. (Bknz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.09.2024 tarihli  2021/8111 E., 2021/13025 K. sayılı ilamı ve  31.05.2022 tarihli 2021/5981 E., 2022/5251 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2024 tarihli 2024/6501 E., 2024/10385 K. sayılı ilamı ve 03.12.2024 tarihli 2024/5364 E., 2024/10157 K. sayılı ilamı)<br>Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince re'sen sebeplerle esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, <br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL harcın peşin olarak yatırılan 1.761,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.029,33-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına <br>d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>g-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince yatırana İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 2.402,00-TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde  İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 9,80-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 230,50-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle  karar verildi.31/03/2026      <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73a4db698637a5ea","SID":"4e8cce381b20aed5"}}