{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1200 - 2026/266<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1200  Esas<br>KARAR NO\t: 2026/266                                            (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t                          (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-6)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/633 Esas-2023/446 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 31/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/04/20266<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali  davasında mahkemece davanın  reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;  Davalı şirket aleyhine faturadan kaynaklı  olarak 367.901,00 TL bakiye alacak için Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2020/7916 E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğu dilekçesinde itiraz sebebi olarak, takip dayanağı faturanın davalı şirketçe iade edildiği ve kayıtlara işlenmemiş olmasını ileri sürdüğünü, ancak faturanın davalı şirket kayıtlarına işlenmemesinin, davalının borçlu olmadığını göstermediği gibi bilakis işbu tutumun bizzat davalı tarafın kötü niyetini gözler önüne serdiğini, davalı şirketin faturayı kayıtlarına işlememekle borcundan kurtulmaya çalışmak istemekte olduğunu ve ticari defterlerde usulsüzlük yaratmak suretiyle de vergi ziyaına sebep olduğunu, öncelikle dava konusu alacağın tahsili amacıyla müvekkili tarafından sözleşmeye konu sondaj işi yapılmak sureti ile temin edilen maden bölgeleri ile diğer maden bölgelerine ilişkin olarak davalının maden ruhsatları ile taşınır taşınmaz mal ve hakları ile alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz /tedbir konulmasına, davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2020/7916 E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle;   Müvekkili şirket ile davacı yan arasında bir cari hesap mutabakatı bulunmadığı gibi davacı yanca düzenlenen faturaların, müvekkili şirket tarafından kabul edilmemiş olup, iade edilmiş olduğunu, davacının, sözleşme ile üstlendiği edimleri gereği gibi ifa etmediğinden müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2023 tarihli ve 2020/633 Esas ve 2023/446 Karar sayılı kararında özetle;  Dava, davacı tarafından fatura dayanak gösterilerek davalı aleyhine başlatılan takibe yönelik  itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>Ankara 5. İcra Dairesi'nin  2020/7916 Esas sayılı dosyasının celbi sağlanmış olup Mahkememize dosyası arasına alınmıştır. Takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 367.901 TL asıl alacak dayanak gösterilerek takip başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. <br>Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Daireleri'ne müzekkere yazılarak dava konusu faturaya ilişkin BA-BS formlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiş gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır.<br>Taraf vekillerine HMK. 222. maddesi gereğince akdi ilişkinin başından itibaren defter ve kayıtları mahkememize sunmaları yönünde süre verilmiştir. Taraf vekillerinin müvekkilleri şirketlerin defterlerinin bulunduğu adresi bildirdiği görülmüştür. <br>Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne, Eskişehir Orman İşletmeleri Müdürlüğü'ne ve Tepebaşı İlçe Jandarma Komutanlığı'na müzekkere yazılarak davaya konu sahadaki maden kuyu sondajına ilişkin alınmış izin ya da izin verilmesi hususunda yapılmış başvurulara ilişkin her türlü bilgi ve belgenin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.<br>Dosyanın konusunda uzman mali müşavir, nitelikli hesap bilirkişisi, jeoloji mühendisi  bilirkişiye tevdi ile taraf defterlerini yerinde incelemek suretiyle; tarafların iddia ve savunmalarını karşılar mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile sınırlı olmak üzere var ise davacı alacağının  tespitinin yapılması istenilmiş gelen bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.<br>Bilirkişi raporunda özetle; İncelenen sözleşmede Davacı tarafın edinimi olan sondaj çalışmalarını tamamlayarak ENM-05B, ENM-0SA, ENM-04B, ENM-O4A, ENM-03B, ENM-03A ve ENM-02B kuyularının teslimini 23.06.2020; ENM-02A, ENM-01B ve ENM-OLA kuyularının teslimini 07.05.2020 tarihinde davalı tarafın imzası altında düzenlenen tutanaklarla teslim ettiğini, davalıya ve davacıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığını, davacı düzenlemiş olduğu 07.08.2020 tarih ve GIB2020000000023 nolu e-Arşiv Faturayı ticari defter kayıtlarına dahil etmek suretiyle vergisel işlemlerde kullandığını, fatura bedelinin ödemesinin yapılmaması nedeniyle 367.901,00 TL'lik kısmını Şüpheli Ticari Alacaklar hesabında göstermek suretiyle karşılık ayırdığını, kalan 130.000,00 TL'lik alacağını ise 31.12.2020 tarihli Kapanış maddesinde davalıdan alacak olarak gösterdiği, düzenlemiş olduğu faturayı Posta aracılığıyla davalıya tebliğ ettiğini, davalının davacı tarafından düzenlenen 07.08.2020 tarih ve GIB2020000000023 nolu KDV dahil 497.901,00 TL'lik tutarlı e-arşiv faturayı ticari defter kayıtlarına ve vermiş olduğu beyanname ile bildirimlere dahil etmeyerek vergisel işlemlerde kullanmadığını, faturanın davacıya iade edildiği belirmiş ise de iadenin ne şekilde (PTT- Noter-KEP) yapıldığını gösteren belgelerin dava dosyasında yer almadığını, davalının kendisine gönderilen fatura içeriğine TTK'nun 21/2 inci maddesine göre 8 gün içinde itiraz edip etmediği yönündeki değerlendirmelerin Mahkemenin takdirine ait olduğu kanaatine varılmıştır.<br>  2004 sayılı İİK 67. Maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır. Davanın süresinde açıldığı görülmüştür. <br>4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri müddeasını ispata mecburdur. Bu hüküm,“bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.<br>İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre;<br>“(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br>(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”<br> Faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerekir ve öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının gözönünde tutulması zorunludur.<br>Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı, faturaya dayalı alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazının iptali istemiyle davayı açmıştır. Uyuşmazlık davacının faturaya istinaden davalı aleyhine başlattığı takipte davalının yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, faturaya konu hizmetin yapılıp yapılmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı borçlunun takip dosyasında borca ve ferilerine yönelik itirazda bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı tarafta olup, dosya içeriğinde davacı tarafından davalıya fatura içeriği hizmetin teslim edildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, kuyu teslim tutanaklarının teslim edildiği iddia edilen dava dışı ...'nin davalı çalışanı olmadığı, faturanın davalı defterlerinde kayıtlanmadığı, davalının faturayı vergi dairesine de bildirmediği anlaşıldığından, davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine şeklinde karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı  vekili tarafından verilen 31.07.2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;  Davalı şirkete karşı  07.08.2020 tarih ve GIB2020000000023 numaralı fatura  esas alınarak  367.901,00 TL bakiye alacak için Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2020/7916 E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, Davalının, 17.09.2020 tarihli dilekçesi ile icra takip dosyasına vekili aracılığı ile itiraz ettiğini ve neticeten takibin haksız itiraz üzerine durduğunu, davalı taraf borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğu dilekçesinde itiraz sebebi olarak, takip dayanağı faturanın davalı şirketçe iade edildiği ve kayıtlara işlenmemiş olmasını ileri sürdüğünü, ancak faturanın davalı şirket kayıtlarına işlenmemesi davalının borçlu olmadığını göstermediği gibi bilakis bu tutum bizzat davalı tarafın kötü niyetini gözler önüne serdiğini, davalı şirketin faturayı kayıtlarına işlememekle borcundan kurtulmaya çalışmak istemekte ve ticari defterlerde usulsüzlük yaratmak suretiyle de vergi ziyaına sebep olduğunu, bu bağlamda karşı tarafça yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  taraflarınca yapılan itirazlarının iptali amacıyla Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali talepli dava açıldığını, mahkemenin 2020/633 E. 2023/446 K. Numaralı kararında: '' Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı tarafta olup, dosya içeriğinde davacı tarafından davalıya fatura içeriği hizmetin teslim edildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, kuyu teslim tutanaklarının teslim edildiği iddia edilen dava dışı ...'nin davalı çalışanı olmadığı, faturanın davalı defterlerinde kayıtlanmadığı, davalının faturayı vergi dairesine de bildirmediği anlaşıldığından, davacının davasını ispat edemediği'' gerekçe gösterilerek davanın usule ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 18 madde ve 4 sayfadan oluşan sözleşmenin 2. maddesi gereği tarafların; müvekkili şirketin, davalı şirketin Eskişehir İli, Merkez İlçesi sınırları içerisinde bulunan proje sahasında 0-300 m. (+_ %25) aralığındaki derinliklerde, eğimli (açılı) veya dik (90 ) HQ karotlu sondaj işinin, tamamı karotlu olarak yapılması, bu kapsamda sondaj çalışmalarına, HQ takım ile başlanması, teknik gerekçelerle şirket onayı alındıktan sonra gerektiğinde NQ çapa düşürülmesi ve kuyunun bu çapta tamamlanması konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu kapsamda sözleşmenin 4. Maddesinde belirtilen bedellerin de davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödeneceğini, müvekkili şirketin sözleşmeye konu edimlerini yerine getirmek üzere Eskişehir İlinde ENM-05B isimli, Y:265783, X:4399947 kordinatlı, ENM-05A isimli, Y:265770, X:4399945 kordinatlı, ENM-04B isimli, Y:265169, X:4401741 kordinatlı, ENM-04A isimli, Y:265165, X:4401745 kordinatlı, ENM-03B isimli, Y:267540, X:4402844 kordinatlı, ENM-03A isimli, Y:267541, X:4402846 kordinatlı, ENM-02B isimli, Y:266695, X:4402228 kordinatlı, ENM-02A isimli, Y:266693, X:4402230 kordinatlı, ENM-01B isimli, Y:266121, X:4402627 kordinatlı, ENM-01A isimli, Y:266113, X:4402629 kordinatlı mahallerdeki maden sondajları ve Eskişehir Kartal Köyü Su Kuyu sondajını yaptığını,  müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu edimini yerine getirdiğini,  yapılan işlemleri detaylı bir şekilde teslim tutanağında belirterek davalı şirkete ıslak imzalı olmak üzere onaylattığını, işlemlerin davalı şirket tarafından teslim alınmasına istinaden fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderilmiş olmasına rağmen davalı şirketin sözleşme gereği üstlenmiş olduğu bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, davanın reddedilmesinde  iddiaların taraflarınca  ispat edilemediğini gerekçe gösterdiğini,  mahkemenin beyanlarının aksine müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirmesi akabinde bitirmiş olduğu işleri ekte sunulu Kuyu Teslim Tutanaklarından (Ek-1) da anlaşılacağı üzere davalı şirkete teslim ettiğini,  bu işlere ilişkin düzenlemiş olduğu faturayı da karşı tarafa gönderdiğini ve faturanın da 24.08.2020 tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiğini,  karşı tarafın, müvekkilinin sunmuş olduğu hizmet nedeniyle kendi iş ve işlemlerine (maden işlerine) başladığını ve devam edebildiğini,  bu sayede kazanç sağladığını, ancak müvekkilinin sunduğu hizmetleri görmezden geldiğini, bu kapsamda müvekkilinin sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimlerin, müvekkili tarafından yapılıp teslim edildiğinin ispatı bakımından MİGEM (Maden İşleri Genel Müdürlüğü), Enerji Bakanlığı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğüne, Tepebaşı İlçe Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak gerek işbu dilekçelerinde bildirdikleri gerekse de teslim tutanakları ve faturada belirtilen sözleşmeye konu alanlarda (Eskişehir İlinde) davalı tarafın yapmış olduğu maden işlerine ilişkin tutulan kayıt, belge, izin ve dosyaların celbini talep ettiklerini, öncelikle dava konusu alacağın tahsili amacıyla müvekkili tarafından sözleşmeye konu sondaj işi yapılmak sureti ile temin edilen maden bölgeleri ile diğer maden bölgelerine ilişkin maden ruhsatları ile taşınır taşınmaz mal ve hakları ile alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz /tedbir konulmasına,  davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve sonuç olarak istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına ve   haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili 07.09.2023 tarihli istinafa cevap dilekçesinde; Davacının kuyu teslim tutanaklarını ...'nin imzaladığını, ...'nin de şantiye şefi olduğunu iddia ettiğini, ...'nin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını,  müvekkili şirketi temsile ve imzaya yetkili olmadığını,  müvekkili şirketin Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere ... isimli kişinin müvekkili şirket ile bir bağlantısı olmadığının görüleceğini, davacı taraf vekilince uyuşmazlık konusu edimlerin müvekkili tarafından ifa edildiğine yönelik olarak taraflar arasında bir uyuşmazlık konusu bulunmadığı iddia edilse de sundukları beyan dilekçelerinde davacı tarafından edimlerin gereği gibi ifa edilmediğinin belirtildiğini,  davacı yanın vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan  faturanın müvekkili şirkete kargolandığına ilişkin Ptt A.Ş ye ait evrakta müvekkili firmaya  davaya konu edilen faturanın  24.08.2020  tarihinde  teslim edildiği  görülmüş ise de müvekkili firma tarafından davacı yan tarafından gönderilen faturanın  rr06404617714 barkod numarasıyla iadeli taahhütlü olarak davacı yana 25.08.2020 tarihinde gönderilmiş olup  01.09.2020 tarihinde ... tarafından  teslim alındığını, yerel mahkeme dosyasına sundukları iadeli taahhütlü gönderim yapıldığına ilişkin  evraklar ve Ptt kargo sorgulama ekranı görüntüsü incelendiğinde müvekkilinin faturayı kabul etmeyip  iade ettiğinin görüleceğini,  davacı yanın, faturanın kendisine müvekkili firma tarafından  iade edildiğini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak  yerel mahkemede iş bu davayı açmış olup  soyut iddiaları  mahkemece kabul edilmediğinden bu defa istinaf kanun yoluna başvurduğunu, bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki sondaj kuyularının yapımını konu alan, eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı iş bedeli alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. <br>Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçelerle davacı yanın davasını ispat edemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>1-Mahkemece, davacı tarafından düzenlenen ve davalıya gönderildiği anlaşılan faturanın davalı defterlerine kaydedilmediği ve davacı yana iade edildiği, bu sebeple davacının iddiasını ticari defterler ile ispat edemediği, faturanın tek başına davanın ispatına yeterli olmadığı, öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ispatlanması gerektiği ve davacı tarafından delil olarak gösterilen kuyu teslim tutanakları altında  davalı adına imzası bulunan ...'nin davalı çalışanı olmadığı kabul edilmek suretiyle davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulünde isabet bulunmamaktadır. Zira taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu dosyaya sunulan ve davalı yanca imzası inkar edilmeyen konusu, \" davalı şirketin Eskişehir İli Merkez İlçesi sınırları içerisinde bulunan proje sahasında 0-300 m aralığındaki derinliklerde eğimli veya dik HQ karotlu sondaj işinin tamamının karotlu olarak yapılması\" olan yazılı sözleşme ile ispatlanmış olup, davacı yan, bu sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiğini ve açmış olduğu kuyuları kuyu teslim tutanağı ile davalı yana teslim ettiğini iddia etmiş ve bu konuda tutulan tutanağı da dosyaya ibraz etmiştir. Mahkemece kuyu teslim tutanağı altında davalı adına imzası olan ...'nin davalı yetkili temsilcisi veya çalışanı olmadığı kabul edilmek suretiyle bu teslim tutanağına itibar edilmemiş ise de, tutanak altında imzası olan bu şahsın davalı şirket adına düzenlenen başkaca belgelerde imzasının bulunup bulunmadığı, imzası bulunduğunu anlaşılması halinde davalı şirketin bu kişinin düzenlemiş olduğu, belgelere itibar ederek işlem yapıp yapmadığı konusunda gerekirse davalı şirket kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle ...'nin, davalı şirket adına ticari temsilci veya ticari vekil gibi hareket edip etmediğinin ve davalı şirketin hukuki işlemlerde bulunduğu kişilerde bu konuda bir güven yaratıp yaratmadığı konusunda bilirkişi kuruluna gerekli tespitlerin yapılmasından sonra  taraflar arasında düzenlenen kuyu teslim tutanağının davalı yanı bağlayıp bağlamadığı konusunda sonuca varılması gerekmekte iken mahkemece bu hususta gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan aksi halin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. <br>2- Bu durumda mahkemece, Jandarma'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta, davaya konu ruhsat ile ilgili bilgi ve belgelerin Eskişehir DSİ \tBölge Müdürlüğünden istenebileceği belirtildiği halde mahkemece bu kurum ile yazışma yapılmadığı anlaşıldığından Eskişehir DSİ Bölge Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya konu sözleşme ile ilgili kurum nezdinde bulunan ve davalı iş sahibinin taraf olduğu maden ruhsatı ile ilgili tüm bilgi ve belgelerin getirtilmesinden sonra mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak yine bilirkişi kuruluna yukarıda belirtildiği şekilde davalı şirketin tüm kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak teslim tutağından imzası bulunan ...'nin davalı adına hareket edip etmediğinin de yukarıda belirtildiği şekilde tespitinden sonra davacı yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirip getirmediği ve buna göre takibe konu edilen fatura nedeniyle  hak ettiği iş bedeli alacağının hesaplanması, varsa davalı tarafça yapıldığı ispatlanan ödemelerin bu alacaktan mahsubu konusunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin  kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarihli ve 2020/633 Esas 2023/446 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı  HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  <br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya  iadesine, <br>5- Davacı tarafça  yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>         Başkan                 Üye                  Üye             Katip <br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff1e6efd1a8b7444","SID":"dfd9c997b7f25464"}}