{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.c. ADANA Bam   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-karar No: 2024/1678 - 2026/1348<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1678<br>KARAR NO\t: 2026/1348<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 25/04/2024<br>NUMARASI\t: 2021/476 Esas, 2024/440 Karar <br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.04.2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28.04.2026<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.04.2024 tarih ve 2021/476 Esas, 2024/440 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/06/2015 günü davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı olan sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile müvekkili ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motorsiklete çarpması neticesinde  müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin asgari ücretin çok üzerinde gelire sahip olduğunu, müvekkilinin tazminatının buna göre hesaplanması gerektiğini, davalı ile ... Arabuluculuk Bürosunun ... sayı dosyası üzerinden görüşmeler yapıldığını ancak görüşme sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını bu nedenlerle,  50,00 TL geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat,  50,00 TL sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminatın ve 50,00 TL bakıcı giderinden kaynaklı tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacı tarafından ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini ayrıca dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve maluliyetinin dava konusu kaza ile ilgili olup olmadığı hususunda adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, tedavi gideri ve tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat talebi sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, müvekkil şirketin bu talepler nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; 27.05.2023 tarihli itiraz dilekçesinde de belirttikleri üzere yerel mahkemenin hükme esas aldığı ektüerya bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlenildiğini, müvekkilinin kalifiye asanör ustası olup  dava dilekçesinde belirttikleri kurumlardan emsal ücret araştırması yapılarak aktüer hesabının yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin maluliyetinin hatalı tespit edildiği ve yanlış yönetmeliğe göre belirlendiği kanaatinde olduklarını, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve verilen kararı davacı vekili istinaf etmiştir.<br>Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. <br>  Mahkemesinde hükme esas alınan 23.03.2023 tarihli ATK Üst Kurulunun maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 20.06.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %6 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. <br>Davacı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Kaza, 20.06.2015 tarihinde meydana geldiği, yani 01.06.2015 tarihinde resmi gazetede yayınlanan ZMM sigortası genel şartlarındaki hükümlerin uygulanmasının gerektiği, yine ZMM sigortası genel şartları A5 maddesi C bendinin yaptığı atıf gereği, yaralanmadan kaynaklI tazminatı hesaplamasını düzenleyen esaslar bölümünün EK-2 md.si \"Belgelendirilmiş olması durumunda, hesaplamalarda yaralanan kişinin vergilendirilmiş geliri dikkate alınır. Vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulmaması durumunda hesaplama asgari ücret üzerinden yapılır.\" hükmünü içermektedir.<br>\tDava dilekçesinde, desteklerin anasör ustası olğunu ve bu işle ilgili ticari faaliyette bulunduklarını beyan edilmiş, yine aynı kaza ile ilgili olarak dosya içinde mevcut .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015853 esas sayılı dosya üzerinden davacı ile ilgili hazırlanan 2015 tarihli SED araştırma tutanağında, davacının emekli olduğu, aynı zamanda kendi işini yaptığı, asansör işi ile uğraştığı ve aylık emekli maaşı ile birlikte toplam 5.000,00 TL kazancının olduğunun bildirildiği tespit edilmiştir. Nihayet dosya içinde mevcut ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 105344 sayı ve 11.08.2021 tarihli yazı içeriğinden davacının davacının bayanlarını doğrular şekilde asansör işinde iştigal ettiği ve gelir elde ettiği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken, kazadan sonra ve eksik olan davacıya ait bilinen dönem tüm vergi kayıtlanın temini ile bilinen dönem için ne kadar gelir elde ettiğinin tespiti ve akabinde bilinmeyen dönem yönünden ise halen aynı faaliyete devam ediyor ise, karar tarihine en yakın asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile gelirinin asgari ücrete oranlayarak davacının kalıcı maluliyetten kaynaklı zararının, maluliyet oranı, kusur durumu dikkate alınmak sureti ile  prograsif rant yöntemi ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak sureti ile yeniden hesaplanmasından ibarettir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı,  HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince  KABULÜ İLE, <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.04.2024 tarih ve 2021/476 Esas, 2024/440 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep  halinde iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br><br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 28.04.2026<br><br> <br>  Başkan               Üye                          Üye                      Katip  <br> ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır                    ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır   <br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"210a3e0a7d1eb8f9","SID":"d679bda9f607e4eb"}}