{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/876 Esas   2026/361 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/876 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/361<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA\t7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>NUMARASI\t: 2019/222 Esas 2023/919<br><br>DAVA\t: Pay Devri İptali, Genel Kurul Kararı İptali, Tapu İptal/ Tescil <br>DAVA TARİHİ\t: 03/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki şirket pay devri iptali/ tescil ve bu devre dayalı alınan genel kurul kararının iptali ile bu karara istinaden yapılan taşınmazların resmi satışlarının muvazaaya dayalı gerçekleştirildiği iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ile tescil istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik verilen hükme karşı, bir kısım davalılar ..., ... Petrol ... Ltd. ve ... ... A.Ş şirketleri ile davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.   <br>\tDAVA<br>\tDavacı dava dilekçesinde özetle; ... Yatırım Ltd. Şti'nin tek hissedarı ve yöneticisi iken şirketin 5.500 payını, her bir payı 250,00 TL olmak üzere toplam 1.375.000,00 TL'ye davalı ...'e sattığını, eşi ...'ın 21/03/2018 tarihinde silahlı saldırı sonucu öldürüldüğünü, davalı ...'in müteveffanın kardeşinin şoförü olduğunu, böyle bir şirketi satın alma maddi gücünün bulunmadığını, söz konusu şirketin nominal satış değerinin 1.375.000,00 TL olduğunu ancak şirket içinde bulunan taşınır ve taşınmaz malların reel değerlerinin en az 20.000.000,00 TL olduğunu, müteveffanın kardeşleri ve mirasçılarının tarafına ait olan şirketi kendi gösterdikleri bir şahsın üzerine devir etmesini, aksi takdirde kendisini hiçbir şekilde koruyamayacaklarını davacının başına da bir şey gelecek olursa bu kez çocuklarının kimsesiz kalacağını tehdit yolu ile ileri sürerek şirketini, şoför olarak çalışan ...'in üzerine devir etmelerini sağladıklarını, bu şirketi devir etmesinin tek sebebinin tehdit edilmiş olması olduğunu, kaldı ki davalı ...'in nominal değer olan 1.375.000,00 TL'yi dahi kendisine ödemediğini, şirketin hisse devirlerinin usulsüz ve geçersiz olduğunu, bu sebeple devirden sonra yapılan tüm genel kurul, şirket yeni müdürünün atanması kararlarının da bununla birlikte iptal edilmesi ve kendisinin yeniden şirket müdürü olarak atanması gerektiğini, şirket devrinin akabinde kendisine yani şirkete ait olan taşınmazların 25 tanesinin davalı ...'a satıldığını, ...'ın müteveffanın önceki eşi olduğunu, taşınmazların 14 tanesinin ... Tekn. İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ne satıldığını, 1 tanesinin ise ... Yapı İnş. San. Ve Tic. A.Ş'ne satıldığını, bu satış işlemlerinin çok düşük bedel ile yapıldığını, yapılan tüm satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu, 5 adet taşınmazın satışının ise taraflarınca gerçek satış olarak değerlendirildiğini, ancak bu satışlardan dolayı şirketin zarara uğratıldığını, bu sebeple bu zarara yol açan davalı ...'den bu taşınmazların gerçek değerlerinin tespiti ile tazminini talep ettiklerini beyan ederek dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davalı ... Ltd. Şti'nin hisse devrinin tedbiren engellenmesini, şirket müdürlük temsil yetkilerinin özellikle satış ve borçlandırıcı işlemler yönünden tedbiren durdurulmasını, yine bu şirket hisselerinin yeniden davacı adına tescilini, ... şirketinin hileli devirden sonraki tüm genel kurul ve müdür atama işlemlerinin mutlak butlan nedeni ile iptali ve yeniden davacının şirket müdürü olarak tescilini, ... şirketinden satış yolu ile davalılar adına yapılan tescillerin muvazaa nedeni ile iptali ve yeniden eski malik olan ... adına tescilini, ... adına tescilli iken gerçekten satılan ve bedeli ... tarafından harcanan taşınmaz bedellerinin en yüksek ticari faiz işletilerek bu davalıdan belirsiz alacak olarak tazmininini, dava aşamasında herhangi bir talep konusunun elden çıkartılması halinde davaya konu malların bedellerinin tazminata dönüştürülerek en yüksek ticari faiz işletilerek davalılardan sorumlulukları nispetinde belirsiz alacak olarak tazminine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>\t Taraf vekilleri 09/10/2019 tarihli duruşmada dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümündeki \"... şirketi adına tescilli iken gerçekten satılan ve bedeli davalı ... tarafından harcanan taşınmaz bedellerinin en yüksek ticari faiz işletilerek bu davalıdan belirsiz alacak olarak tazmini ve dava aşamasında herhangi bir talep konusunun elden çıkartılması halinde davaya konu malların bedellerinin tazminata dönüştürülerek en yüksek ticari faiz işletilerek davalılardan sorumlulukları nispetinde belirsiz alacak olarak tazmini\" taleplerini takipsiz bıraktıklarını beyan etmeleri üzerine dosyanın dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümündeki bahsi geçen talepler yönünden işlemden kaldırıldığı ve HMK 150. maddesi gereğince yasal üç aylık sürede yenilenmemesi sebebiyle bu taleplerin işbu dosyadan tefrik edilerek 2022/834 esasına kaydının yapılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar ..., ... Petrol ... Ltd. Şti. ve ... ... A.Ş  cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... şirketinin devrinden dolayı edindiği 1.375.000,00 TL bedelin bir kısmını nakit bir kısmını taşınmaz olarak aldığını, bu nakit paraları ve taşınmazı ailesindeki yakınlarının üzerine kaçırdığını, davacının adli yardım kararı almak için adli yardıma muhtaç olduğunu iddia ettiğini, davacının dürüst olmadığını, bu sebeple adli yardım kararının kaldırılması gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının, dava tarihinde ... şirketinin müdürü olmadığını, dava ehliyeti bulunmadığını, davada menfaat çatışması bulunduğunu, davacının, Altındağ 2. Noterliği'nin 07/05/2018 tarih ve 8147 yevmiye nolu şirket hisse devri bedeli 1.375.000,00 TL bedelli hisse satışı ile Yenimahalle 1. Noterliği'nin 10/02/2020 tarih ve 3967 yevmiye nolu 1.375.000,00 TL bedelli hisse geri alış bedellerinin dahi aynı olduğunu, bu aradaki sürede davacının müdür olmadığını, şirket müdürü ...'in işlemlerinin doğru olduğunu, davacının sadece ...'e karşı sorumluluk, tazminat davası açabileceğini, yapılan satışların gerçek satışlar olduğunu, nitekim bu davada tazminat davasının takip edilmediğini ve işlemden kaldırıldığını beyan ederek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddini istemiştir.<br>\t\t\t Davalı ... 10/02/2020 tarihli beyan ve kabul dilekçesinde; uzun yıllardır davacının eşi müteveffanın ve kardeşinin yanında şoför olarak çalıştığını, daha sonra ... ... tarafından kendisine davacı adına kayıtlı olan ... şirketini kendi üzerine alacaklarının ve bunun karşılığında maaşına zam yapılacağının söylendiğini, bunun üzerine kendisine söyleneni yaparak davacı ile birlikte notere giderek ... şirketinin tüm hisselerini satın aldığını, satış sırasında ... ...'a kendisi ve ... ... tarafından bir ödeme yapılmadığını, göstermelik satış bedeli yazıldığını, davacının eşinin öldürülmesinden yaklaşık 1 ay sonra söz konusu bu işlemlerin davacıya baskı ile yaptırıldığını, davacıya, kocasının öldürüldüğünü, kendisinin de öldürülebileceğinin söylenerek korkuttuklarını, satış işleminden sonra kendisinin şirket müdürü ve sahibi olarak hiçbir faaliyette bulunmadığını, sadece ... ... ve ... ... tarafından kendisine söylenenleri yerine getirdiğini, bu esnada şirketin içinin boşaltıldığını, bu sebeple kişisel olarak ve davalı şirket temsilcisi olarak bu davayı tüm unsurları ve tüm iddiaları ile birlikte herhangi bir kayıt ve şart ileri sürmeksizin kabul ettiğini beyan ettiği görülmüştür.<br>      \t\t\t\t\t Davalı ... 'in 10/06/2020 tarihli dilekçesinde; 10/02/2020 tarihli dilekçesiyle her ne kadar davayı kabul ettiğini belirtmiş ise de, böyle bir beyanda bulunması için davacı tarafından kendisine 100.000,00 TL ödenmesi yönünde vaatte bulunulduğunu ve dilekçede yazılı hususların gerçek dışı olduğunu beyan ettiği, kabulünden döndüğü anlaşılmıştır.<br>          Davalı ... ... Ltd. Şti. Kayyımı tarafından da 15/09/2021 tarihli celsede davanın kabulüne ilişkin beyanda bulunulduğu, sonrasında 03/10/2023 ve 21/12/2023 tarihli dilekçeler kapsamında bu kabul beyanının tekrarlandığı anlaşılmıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; toplanan delillere, dinlenen tanık beyanlarına, alınan bilirkişi raporları kapsamına göre davacının gabin ve ikraha ilişkin iddialarının ispatlandığı, davalı ... şirketine ait taşınmazların genel kurul kararına dayalı satışının muvazaalı olduğu ve taşınmazlardan bir tanesinin cebri icra yoluyla satıldığı bu nedenle bu taşınmaz yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle;\" Davanın kısmen kabulü ile Davalı ...'e, Ankara 2. Noterliği'nin 07/05/2018 tarihli, 08147 yevmiye numaralı \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" ile devredilen ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nin devir işleminin iptaline, şirket hisselerinin davacı ... ... adına tesciline, Davacı ... ...'ın şirket müdürü olarak tescili talebi yönünden hukuki yarar bulunmadığından reddine, Davalı ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nin 07/05/2018 tarihli, 2018/02 karar sayılı, \"Hisse Devirleri, Müdür Atanması\" karar konulu genel kurul kararının  mutlak butlan nedeni ile iptaline, Davalı ... yatırım nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nden satış yolu ile; Davalı ... adına devredilen; <br>1-... Ada, 4 Parsel sayılı taşınmaz, <br> Yukarıda listesi verilen (C fıkrası a ve b bendindeki) taşınmazlara ilişkin olarak, Davalı ... Yatırım Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd.Şti.'den satış yolu ile davalılar adına yapılan tescillerin muvazaa nedeni ile İPTALİ ile ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti adına tesciline, Davalı  ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi (Eski unvan: ... Yapı İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş) adına devredilen; ... Ada, 6 Parselde kayıtlı taşınmaz yönünden davanın konusunun kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına\" dair karar verilmiş, karara karşı, davalı ... Şirketi dışındaki davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br><br>\tBir kısım Davalılar ..., ... Petrol ... Ltd. Şti. ve ... ... A.Ş istinaf dilekçesinde özetle; kararın geç yazıldığını, davacı tarafın, hisseleri dava açıldıktan sonra geri almasına karşın halen davalı ...'nin davalı ... Şirketinin Müdürü olarak görevini sürdürmesine izin vermesi dikkate alındığında bu husus ikrar olup davanın bu nedenle reddi gerektiğini, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluk davasının şirket müdürü ...'e karşı açılabileceğini ve bu husustaki davada da tefrik ile açılmamış sayılması kararı verildiğini, taraflarına karşı açılan davalarda davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, tapu iptali tescil davasında davalı ...'nin harç konusunda sorumlu tutulmadığını ancak vekalet ücretinden kendileriyle birlikte sorumlu tutulmasının çelişkili olduğunu, davalı yanlar arasında muvazaa bulunmadığını, mahkemenin bu hususa ilişkin incelemesinin eksik olduğunu, gabin ve muvazaa iddiasının bağdaşmadığını, bu iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının, ölenin eski sekreteri olup ölenin eski şoförüne satış yaptığının görmezden gelindiğini,  taşınmaz satışlarının gerçek satışlar olduğunu, taşınmaz satışında tehdit bulunmadığını, ciddi tehdit iddiasının savcılık şikayetine konu edilmediğini, yanlı ifadelerin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının, sattığı şirket hisselerini hileyle bedelsiz geri aldığını, gabin yönünden yasal koşulların bulunmadığını, satış bedellerinin uygun olduğunu, eksik inceleme ile haksızlık yapıldığını, adli yardım kararına itirazlarının kısmen kabulünün hatalı olduğunu, davacının adli yardımdan kısmen de olsa yararlandırılmasının hatalı olduğunu, tüm harçları ve giderleri davacının karşılaması gerektiğini, şirket hisse devrinin bedeli karşılığında yapıldığını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinde hata yapıldığını, davalıların sorumlu olduğu tutarlara göre paylaştırma olması gerektiğini, davacının dürüst olmadığını, mahkemenin silahların eşitliği ilkesine aykırı olarak takdir hakkını davacıdan yana kullandığını, davalı şirketlerin köklerine kadar araştırma yaptığını niyet okuyuculuğuyla karar verdiğini, nominal hisse değerine göre harç ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, kayyımın, kendisini atayan Ankara 8. ATM'den izin almadan gerçek dışı kabul beyanının danışıklı olduğunu, davalı müdür ... kabulden döndüğü halde kayyımın kabulünden dönmediğini, davanın kısmen konusuz kalmasına ilişkin kararın hatalı olup ... 6 parselde kayıtlı taşınmaz cebri icrada satılmakla davanın reddi ile lehe vekalet ücreti takdiri gerektiğini ve yargılama giderinin davacı üzerinde kalması gerektiğini, istinaf dilekçesi kapsamında sadece tapu iptal ve tescil davası yönünden hükmün C ve D bentlerine ve ferilerine itirazların sunulduğunu, diğer itiraz ve açıklamaların ise mahkemece yapılan diğer hatalara yönelik eleştiri niteliğinde olduğunu hükmün A ve B bentlerine yönelik istinafları bulunmadığını belirterek tapu iptal tescil davasına ilişkin hususlar yönünden hükmün kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, maktul ...'ın ikinci eşi, davalı ...'nin ise ilk eşi olduğunu, her iki eşinden de ikişer çocuğu bulunduğunu, kendisinin maktulun yanında çalışan işçi/ şoför olup ortaokul terk düzeyinde eğitimi bulunduğunu, maktulün davacı ile evlenmesinden sonra davalı ... şirketini, hissenin tamamı davacıya ait olacak şekilde kurduğunu, sonrasında evlilik öncesi sahip olduğu tüm taşınmazlar ile diğer bir şirketi ... adına kayıtlı tüm taşınmazları bu şirkete devrettiğini, ... ve ... Şirketi üzerinden maktulün ticari hayatını yürüterek ... borçlarına ... şirketiyle kefalet koyduğunu, öldürme olayı sonrası her iki şirketin içinde bilindiği alacak - borç meselesinden kaynaklı husumet oluştuğu, borçların çokluğu nedeniyle maktulün ölümü sonrası mirasçıların mirası reddettiğini, ilk eşinden olan oğlu ...'in ise mirası reddetmeyerek muris muvazaasına dayalı dava açtığını, maktulün kardeşleri ile davacı ikinci eşinin, borçları tasfiye amacıyla birlikte hareket edildiğini, şirket hisselerinin bedelsiz devri sonrası ... şirketi kasasına bedel alınmaksızın davacıya ... de LPG istasyonu ve arsasının devredilmiş olduğunu, davacıya yönelik baskı, zorlama, tehdit bulunmadığını, tüm bu genel açıklamalara göre mahkemenin gerekçesinde yer verilen 43 nolu ve 44 nolu gerekçe bölümü açıklamalarının doğru olmadığını, dosya gerçeğine uygun olmadığını, kabul beyanından dönmesine ilişkin delilleri olan tarafına verilen iki adet senedi ekleyerek 18/03/2021 tarihli beyan dilekçesinde ve ekinde davacı tarafça alınan uçak bileti ve diğer delillerini sunmuş olduğunu, iradesinin kabul beyanı verilirken fesada uğratıldığını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, senedin davacıya gösterilerek davacının isticvap edilmesi gerektiğini, davacının davasını, tehdit ve gabine dayandırdığını, bu hususlarda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, kendisinin, tehdit iddiasında taraf olmadığını, davacının, şirket müdürlüğü tescil talebi reddedildiği halde pay devrinin iptali ve tescil ile genel kurul kararının iptali talebinin de reddi gerekirken hatalı çelişkili karar verildiğini, davacı vekilinin 16/12/2020 tarihli celsede alınan beyanında kendisinin şirket müdürlüğünü benimseyip onay verdiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı yargılama sırasında noterden paylarını gere aldığı halde bu durumu ticaret siciline tescil ettirmeyip kendisini görevden almadığını, oysa kendisini müdür atayıp bunu tescil ettirmesi gerektiğini, davanın tümüyle reddi gerektiğini, şirketin gerçek pay değerine ilişkin mahkemece bir araştırma yapılmadığını, gerçekte değerin daha düşük olduğunu ve buna göre aleyhine fazla yargılama harç ve vekalet ücreti takdir edildiğini, kabule göre de eğer kabul geçerli ise harçların 1/3 oranında, vekalet ücretinin ise 1/2 oranında olması gerektiğini, davalı ... şirketi yönünden genel kurul kararı iptali nedeniyle harç alınmadığını, yine davacının şirket müdürlüğü reddi kararında da davacıdan ret harcı alınmadığını oysa ki adli yardım kararının harç yönünden kaldırılmış olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\t Dava, irade sakatlığı hukuksal nedenine bağlı olarak davacı tarafından, davalı ...'e devredilen davalı ... Yat. Nak. Tic. Ltd. Şti. hisse devrinin iptali ile davacıya tekrar devredilmesi, pay devri akabinde şirket mülkiyetindeki taşınmazların muvazaalı olarak diğer davalılara devrinin iptali ile yeniden davalı ... Yat. Nak. Tic. Ltd. Şti. adına tescil edilmesi ve yine pay devrinden sonraki tüm genel kurul ve müdür atama işlemlerinin iptali ile davacının tekrar şirket müdürü olarak tescili istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Davacı; irade sakatlığı (korkutma/ ikrah) hukuksal nedenine dayalı olarak tarafından, davalı ...'e devredilen davalı ... Yat. Nak. Tic. Ltd. Şti. hisselerinin devrinin iptali ile tam ( % 100) hissenin tekrar kendisine devredilmesini, pay devri akabinde alınan genel kurul kararı ile şirket mülkiyetindeki taşınmazların muvazaalı olarak diğer davalılara yapılan devirlerinin iptaline, taşınmazların yeniden davalı ... Yat. Nak. Tic. Ltd. Şti. adına tescil edilmesine ve yine pay devrinden sonraki tüm genel kurul ve müdür atama işlemlerinin iptali ile davacının tekrar şirket müdürü olarak tescilini istemiştir. Davalılar ise tüm işlemlerin davacının rızası ve bilgisi dahilinde yapıldığını, pay devri ile taşınmaz satışlarının gerçek satışlar olduğunu savunmaktadır.<br>Uyuşmazlık; korkutma ve gabin hukuksal nedenine dayalı pay devrinin iptali ve davacı adına tescil istemiyle ... Yatırım Ltd. Şti ile ... aleyhine açılan davada, korkutma olup olmadığı, korkutmanın kim tarafından ve ne şekilde gerçekleştirildiği, korkutmanın yasal unsurlarının bulunup bulunmadığı, gabin hukuksal nedeni bakımından edimler arasında aşırı oransızlık bulunup bulunmadığı, bu oransızlığın zarar görenin davranışından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hisse devir bedelinin ne olduğu, bedelin davacıya ödenip ödenmediği, yasal koşulların oluşup oluşmadığı, bu nedenle sözleşmenin geçersiz sayılıp sayılamayacağı, muvazaa hukuksal nedenine bağlı tapu iptali tescil davasında, taşınmazların davalı şirket ortağı/ yöneticisi tarafından gerçek ve geçerli bir satış sözleşmesi kapsamında diğer davalılara devredilip devredilmedikleri, yapılan satış işlemlerinin gerçek bir işlem olup olmadığı, davalı yanlar arasında muvazaa ilişkisi bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.<br>Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 tarihli, 2021/362 E., 2021/482 K. sayılı kararı ile davalı ... Yatırım Nak. Gayrimenkul Tic. Ltd. Şti'ni işbu davada temsil etmek üzere Av. ...'i temsil kayyımı olarak atadığı, mahkemece dava konusu taşınmazların davalılar adına tescilli olmaları halinde 3. şahıslara satışının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.<br><br>Davalı ... Yatırım A.Ş'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin 03/10/2014 tarihinde davacı tarafından tek ortaklı olarak 100.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, şirketin sermayesinin 20/10/2015 tarihli kararla, 5.500 adet pay ile 1.375.000,00 TL'ye çıkarıldığı, Altındağ 2. Noterliği'nin 07/05/2018 tarih ve 8150 numaralı yevmiyesi ile davacının şirketteki tüm hissesini davalı ...'e devrettiği, yine şirketin 10/02/2020 tarihli kararı ile davacının 5.500 adet hisseyi aynı bedelle davalı ...'den geri aldığı, bu işlemin Yenimahalle 1. Noterliği'nin 10/02/2020 tarih ve 3967 nolu belge ile tasdiklendiği görülmüştür.<br>Davalı ... Teknoloji İnşaat Enerji Ltd. Şti'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin sermayesinin 1.000.000,00 TL olduğu, tek ortak ve temsile yetkili kişinin dava dışı ... ... ... olduğu, T.T.S.G'nin 01/07/2022 tarih, 10611 sayılı ilamı ile şirketin unvanının ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak değiştiği anlaşılmıştır. <br> Davalı ... Yapı İnşaat A.Ş'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin sermayesinin 1.000.000,00 TL olduğu, tek ortak ve temsile yetkili kişinin dava dışı ... olduğu, T.T.S.G'nin 29/07/2020 tarih ve 10128 sayılı ilamı ile şirketin unvanının ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A.Ş olarak değiştiği anlaşılmıştır. <br>  Davalı ... Yatırım A.Ş'nin şirket kayıtları ve ticari defter kayıtlarının incelenmesinde; davacının eşi müteveffa'nın ölüm tarihi olan 21/03/2018 tarihi itibariyle davalılara devredilen 42 taşınmazdan 38 adedinin toplam 1.345.000,00 TL bedelle deftere kayıtlı olduğu, ...'a ait 1 adet, ... Teknoloji'ye ait 3 adet olmak üzere toplam 4 adet taşınmazın ise deftere kayıtlı olmadığının tespit edildiği, düzenlenen satış faturalarına göre davalı ... Yatırım şirketinin 42 adet taşınmazı toplam 7.918.500,05-TL bedelle devrettiği, bunlardan Kırıkkale ili, Keskin ilçesindeki 27 adet taşınmazı toplam 591.500,00 TL bedelle davalı ...'a devrettiği, tamamının bedelinin şirket defterlerine nakit bedelle tahsilat şeklinde kaydedildiği, Kırıkkale ili, Keskin ilçesindeki 14 adet taşınmazı 19/07/2018 ve 06/09/2018 tarihlerinde toplam 6.327.000,00 TL bedelle davalı ... Tekn. Ltd. Şti'ne devrettiği, satış bedellerinin tamamının davalı şirketin ... Bankasındaki hesabına ve ... Bankasındaki hesabına havale edildiği ve deftere bu şekilde kaydedildiği, Ankara ili, Mamak ilçesindeki 1 adet taşınmazı 19/07/2018 ve 06/09/2018  tarihlerinde toplam 1.000.000,00 TL bedelle davalı ... A.Ş'ne devrettiği, davalı ... şirketinin ... bankasındaki hesabına havale edildiği şirket defterlerine de bu şekilde kaydedildiği, banka hesaplarına havale edilen bu bedellerin bankalardan çekilerek nakit olarak kasaya alındığı, kasa hesabında 03/05/2019 dava tarihi itibariyle 4.756.826,55-TL bulunduğu, yapılan çekimler sonrasında ... Bankası hesabında 263.000,00 TL tutar kaldığı anlaşılmıştır. <br> Mahkemece, İnşaat Mühendisi, Makine Değerleme Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda;\" ... parselde bulunan taşınmazın arsa dahil değerinin (759.020,00 TL* 33/70 hisse değeri) 357.824,00 TL olduğu, ... ada 50 parselde bulunan taşınmazın arsa dahil değerinin 200.583,00 TL olduğu, ... parselde bulunan taşınmazın arsa dahil değerinin 266.490,00 TL olduğu, ... parselde bulunan taşınmazın tam hisse değerinin 935.534,44 TL olduğu, ... İstasyonu'ndaki makine ve teçhizatlarının değerinin 06/09/2018 tarihi itibariyle 589.200,00 TL ve ... caddesinde bulunan ... Petrol Ofisi Akaryakıt İstasyonunda bulunan makine ve teçhizatların değerinin 19/07/2018 tarihi itibari ile 21.900,00 TL olduğu\" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir. <br>Dava konusu edilen taşınmazlardan; <br>1-... Ada, 9 Parsel sayılı taşınmaz, <br>Yukarıda listelenen taşınmazların davalı ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nden satış yolu ile davalı ... adına devredildiği,<br>1-... Parsel sayılı taşınmaz, <br>Yukarıda listelenen taşınmazların davalı ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nden satış yolu ile davalı ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (Eski unvan: ... Teknoloji İnşaat Enerji Sanayi Ticaret Limited Şirketi) adına devredildiği, <br> ... ada, 6 parselde bulunan taşınmazın  Davalı ... Yatırım Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd.Şti.'den satış yolu ile davalı ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi (Eski unvan: ... Yapı İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş) adına devredildiği anlaşılmış, dava konusu edilen taşınmazlardan bir tanesinin Ankara ili Mamak İlçesinde bulunması gözetilerek HMK'nın 12. maddesinde düzenlenen kesin yetkiye yönelik hükümlere aykırılık bulunmadığı, dava yönünden Ankara Ticaret Mahkemelerinin de yetkili bulunduğu anlaşılmıştır.<br>\"Korkutma\" TBK'nın 37 ve 38. maddelerinde düzenlenmiş olup irade bozukluklarından olan korkutmanın koşulları ise TBK 38. maddesinde \"Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır. Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br> Korkutma nedeni ile sözleşmenin iptali TBK m. 39 hükmü uyarınca korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde istenebilecek olup işbu davanın hak düşürücü 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmaktadır. Belirtmek gerekir ki; bir hukuki işlemin geçerli ve amacına uygun hukuki sonuçlar doğurabilmesi için o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş iradelerinin bulunması ve yine bu iradelerinin istenilen hukuki sonuca uygun şekilde açıklanması gerekmektedir.<br> \"Aşırı Yararlanma\" TBK 28. maddesinde düzenlenmiş olup \"Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir\" hükmünü içermektedir. Borçlar Hukukunda temel kural sözleşme özgürlüğü olmakla birlikte bu özgürlüğün sınırı kanun koyucu tarafından TBK'nın 27. maddesinde getirilmiştir. İşte bu tarafların karşılıklı edimleri tayin edebilme konusundaki özgürlüklerine getirilmiş olan sınırlamalardan biri de “gabin” hâlidir. <br> Sözleşme koşullarının oluşturulması sırasında taraflardan birinin içinde bulunduğu olumsuz koşullardan yararlanılmış, bu olumsuz koşullar nedeniyle bir taraf haksız yararlar temin etmişse, buna rağmen sözleşmenin geçerli olduğunu iddia etmek adalet duygularını sarsabilir. Gabin de  taraflardan birinin içinde bulunduğu olumsuz koşulların diğer tarafça sömürülmesini ve dolayısı ile aşırı yararlanmayı engelleyen bir hukuksal koruma yoludur.<br> Aşırı yararlanma (gabin) bir sözleşmede tarafların edimleri arasında açık nispetsizlik bulunması olarak tarif edilebilir. Aşırı yararlanmanın varlığından söz edebilmek için madde metninden de anlaşılacağı üzere \"karşılıklı edimler arasında açık oransızlık\" bakımından objektif ve \"zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılması\" bakımından subjektif unsurların gerçekleşmesi gerekmektedir. <br> Bu anlamda aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilebilmesi, objektif unsur olan \"edimler arasındaki aşırı oransızlık\" yanında, bir tarafın \"darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik)\" hallerinin bulunması, diğer yanın ise \"yararlanmak, sömürmek kastını taşıması\" biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır. <br> Hemen belirtmek gerekir ki aşırı yararlanma iddiasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığı takdirde zarar gördüğünü iddia edenin kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü psikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler yani subjektif unsur derinliğine araştırılıp incelenerek sonuca ulaşılmalıdır. <br> Gabinin objektif unsurunun gerçekleşmediği hallerde, ayrıca subjektif unsurun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına gerek yoktur (Y15HD., 28/03/2016 tarih, 2015/5658 Esas, 2016/1887 Karar). Gabinin varlığı zarar görene (sömürülene), sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek iptâl davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme hakkı verir. <br> Objektif unsur olarak kabul edilen edimler arasındaki \"açık oransızlık\" ile hangi ölçütün öngörüldüğü ise Kanun koyucu tarafından somut olarak getirilmemiş, bu konuda hakime takdir hakkı tanınmıştır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında da bu hususta istikrar kazanmış bir ölçüt getirilmediği görülmektedir. <br>Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının ... Yat. Nak. Gay. Tic. Ltd. Şti.’nin tek pay sahibi iken, eşinin adli vakaya da konu olan öldürülmesi olayından 45 gün sonra, eşi ve eşinin kardeşinin yanında şoför olarak çalışan davalı ...’e tüm şirket paylarını 07/05/2018 tarihinde noterlik işlemiyle sattığı, devir bedelinin ise şirketin nominal değerinin her bir pay için 250,00 TL olmak üzere 5.500 pay karşılığı 1.375.000,00 TL olarak belirtildiği, taraflar arasındaki noter satış senedinden anlaşılmaktadır. Buna karşın şirket adına kayıtlı taşınmazların (40 adet) pay devrinden kısa süre sonra 19/07/2018 tarihinde satılarak satış değeri toplamı olarak (fatura edilen değer) 30/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere 7.895.500,00-TL olduğunun belirtildiği, fatura tarihindeki rayiç değerlerin ise 9.804.572,00-TL tutarında olduğunun hesaplandığı anlaşılmaktadır. Şirket hisselerinin nominal değerlerinin çok üzerinde davalı şirketin mal varlığı değeri bulunduğu nazara alındığında, mahkemece, şirket hisselerinin rayiç değerinin çok altında satıldığı değerlendirilerek aşırı yararlanmanın objektif unsurunun varlığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Esasen, dava konusu ... şirketinin mal varlığını ağırlıklı olarak sahibi bulunduğu çok fazla sayıda taşınmaz oluşturmaktadır. Dosya kapsamında toplanan delillerden davacının, % 100 tam hisse ile sahibi bulunduğu ... şirketinin tüm hisselerine ilişkin davalı ...'ye yaptığı hisse satışı ile davalı ... tarafından, işbu dava açıldıktan sonra 10/02/2020 tarihinde yeniden tüm hisselerin davacıya geri satış işlemlerinin bila bedel yapıldığı davacı ile davalı ...'nin kabulünde olup aralarında hisse satışına ilişkin bir para alışverişi de bulunmadığı anlaşılmakta olup noter satış belgelerinde yazılı şirket nominal hisse devir bedeline yönelik davalı itirazları da sonuca etkili olmadığından yerinde bulunmamış, reddi gerekmiştir.<br>Diğer taraftan tüm hisseleri davacıya ait olan ... Yat. Nak. Gay. Tic. Ltd. Şti.’nin, davacının eşinin vefatından 45 gün sonra dava dışı eşinin kardeşinin yanında şoför olarak çalıştığı tarafların kabulünde olan davalı ... tarafından satın alınmış olmasının, yine dinlenen ve görgüye dayalı bilgileri bulunan tanık beyanları anlatımlarından davacıya, davalı ... şirket hisselerinin devri konusunda vefat eden eşinin kardeşi ... ... tarafından baskı uygulandığının, tanık anlatımlarına göre davacının, taziyeler sırasında ve sonrasında sık sık eve gelip giden müteveffanın kardeşleri/ kayın biraderleri tarafından eşi gibi öldürülmekle korkutulduğunun ( ben devletim ben mit'im, sizi buraya gömsem kimsenin ruhu duymaz, çocuklar annesiz kalır, bak kocanı öldürdüler seni de öldürürler...) anlaşılması karşısında, korkutma ve aşırı yararlanmanın subjektif unsurunun somut olayda gerçekleştiğinin de kabulü gerekmektedir. Davalıların, bu hususlara yönelik istinaf itirazları yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle yerinde bulunmamış, reddi gerekmiştir.<br>Öte yandan davalı ..., hem kendi adına hem de şirketi temsilen imzalamış olduğu 10/02/2020 tarihli dilekçesi ile davayı tüm sonuçları ile kabul ettiğini beyan etmiş, akabinde ise 10/06/2020 tarihli dilekçesi ile kendisine davacı yanca vaadedilen para karşılığı kabul beyanında bulunduğunu ve kabul beyanını içerir 10/02/2020 tarihli dilekçesindeki hususların gerçek dışı olduğunu beyan etmiştir. Her ne kadar davalı sonraki dilekçesinde kabul beyanından vazgeçtiğini beyan etmiş ise de, kabulün kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açık olup davalı ... tarafından sunulan delillerin, davalının iradesinin fesada uğratıldığını kabule yeterli ve elverişli olmadığı, bu anlamda kabul beyanından rücu için hukuken korunması gerekir geçerli bir irade sakatlığı nedeni ileri sürülmeksizin ve bu iddia usulünce ispat edilmeksizin davalının kabul beyanından rücu ettiğinin de kabulünün mümkün olmadığına ilişkin mahkeme kabulünde sonucu itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.  <br>Altındağ 2. Noterliği'nin 07/05/2018 tarih ve 8150 numaralı yevmiyesi ile davalı ...'e devredilen davalı ... şirketi hisselerinin tamamının, yine şirketin 10/02/2020 tarihli kararı ile yargılamanın devamı sırasında davacıya aynı bedelle davalı ... tarafından, Yenimahalle 1. Noterliği'nin 10/02/2020 tarih ve 3967 nolu işlemi ile geçerli şekilde devredildiği, davayı kabul eden davalı ...'in müdürlük görevinin ise devam etmesinin kararlaştırıldığı/ uygun bulunduğu anlaşılmış, bu hususun devam eden yargılamanın varlığı nedeniyle çelişkili davranış olarak nitelendirilemeyeceği Dairemizce değerlendirilmiş, bu hususa ilişkin davalı yanların istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.<br>Mahkemece, 01/11/2019 tarihinde davacı vekilinin adli yardım talebinin tüm yargılama giderleri kapsamında kabulüne karar verildiği, 21/04/2021 tarihli duruşmada ise davalı tarafların itirazları üzerine adli yardım kararının davacı tarafça yatırılması gereken 134.609,20-TL peşin harç ile sınırlandırıldığı, diğer yargılama giderlerinin adli yardım kapsamı dışında tutulduğu anlaşılmıştır.<br>Hemen belirtmek gerekirse Adli yardım kararının ilgilisine sağladığı menfaatler HMK 335/1 maddesinde a - b - c - ç bentlerinde sayılmış olup mahkemece, davacının talebi üzerine 335/1- a maddesi uyarınca; \"yapılacak tüm yargılama ve icra takibi harçlarından ve giderlerinden geçici olarak muafiyet \" hükmüne dayalı olarak davacı lehine adli yardım kararı verildiği, davalıların itirazı üzerine ise adli yardım kararının davacı tarafça yatırılması gereken 134.609,20-TL peşin harç ile sınırlandırıldığı, diğer yargılama giderlerinin adli yardım kapsamı dışında tutulduğu anlaşılmaktadır. Talebin reddi halinde bu karar, HMK 337/2, c.1 maddesi hükmü uyarınca itiraz incelemesine konu olup itiraz incelemesini yapan merci tarafından verilecek karar kesin niteliktedir. Dairemizin, mahkemece verilen adli yardım talebinin kısmen kabul kısmen reddine yönelik kararı yönünden, bu karar HMK 341 maddesi kapsamında istinafı kabil kararlardan olmadığından inceleme yapması mümkün olmamakla birlikte bir hususun belirtilmesinde fayda görülmüştür; HMK 323/a maddesi hükmü uyarınca yargılama harçları da yargılama giderlerine dahil olmakla adli yardım talebi kabul edilen taraf yargılama harçlarından da muaf olacaktır ( Yargıtay 2. HD 13/05/2015, 24611/ 10098 E., K. Sayılı ilamı, Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku- 2016). Yapılan bu açıklamalar kapsamında mahkemece, adli yardım kararının ilk olarak kabulü ile itiraz üzerine, adli yardım kararının davacı tarafça yatırılması gereken 134.609,20-TL peşin harç ile sınırlandırılıp diğer yargılama giderlerinin adli yardım kapsamı dışında tutulmasına ilişkin çelişkili ara karar, bu nedenle Dairemizce eleştirilmekle yetinilmiş, bu hususa ilişkin davalı yan istinaf itirazlarının usulden reddi gerekmiştir. <br>Mahkemece, davacı yanın, az yukarıda açıklanan irade sakatlığı nedeni ile ... Yat. Nak. Gay. Tic. Ltd. Şti.’nin pay devrinin iptali ile davacı adına tescili talebinin kabulü ile ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nin 07/05/2018 tarihli, 2018/02 karar sayılı, \"Hisse Devirleri, Müdür Atanması\" karar konulu genel kurul kararının, mutlak butlan nedeni ile iptali talebinin de kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Sermaye şirketlerinde genel kurul kararlarının doğrudan veya dolaylı etkilerini gösterebilmeleri her şeyden önce hukuk kurallarına aykırı bulunmamalarına, hukuken mevcut ve geçerli olmalarına bağlıdır. Kararların mevcudiyet ve geçerlilik şartları, kanun koyucu tarafından şirketin, azınlığın, şirket alacaklılarının ve müstakbel pay sahiplerinin hak ve çıkarları ile kamu düzeninin diğer gerekleri göz önünde bulundurulmak suretiyle çeşitli kanun hükümleriyle tespit edilmiştir. Meydana gelişi veya içeriği bakımından bu hükümlere ve bunların ışığında düzenlenmiş olan şirket esas sözleşmesine aykırı bulunan kararlar hukuken hükümsüz olurlar. Genel kurul kararlarında bu hükümsüzlük, ihlâl edilen hukuk kuralının niteliğine göre iptal edilebilirlik, butlan veya yokluk olarak karşımıza çıkmaktadır. <br>\tGenel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden butlan, 6762 sayılı Kanun'da ayrıca düzenlenmemiştir. Ancak 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 20 nci maddesinde düzenlenen butlan yaptırımı, genel kurul kararlarının butlanı hakkında da uygulanmaktadır. Bu itibarla emredici hukuk kurallarına, ahlaka aykırı veya imkânsız olan genel kurul kararları da batıl sayılmaktadır. Öte yandan 6102 Kanun'un 447 nci maddesi ile genel kurul kararlarının butlanı açıkça düzenlenmiştir.  Buna göre genel kurulun, özellikle pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinde genel bir düzenleme yapılmamış, sadece örnek niteliğinde butlan sebepleri sayılmakla yetinilmiştir. Dolayısıyla 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinde sayılmayan durumlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 27 nci maddesi uygulanacak, emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan genel kurul kararları da batıl sayılacaktır. <br>Batıl bir hukukî işlem, unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla birlikte, konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hukukî hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren kesin olarak hükümsüzdür. Bu kesin hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez nitelikte olup hukukî yararı bulunan herkes tarafından bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir. Mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşuluyla hâkim tarafından resen göz önünde tutulur. Butlan durumunda şekli anlamda bir genel kurul kararı mevcut olduğundan bu kararı ve butlan sebeplerini bilen bir kişinin aradan uzun bir süre geçtikten sonra dava veya itiraz yoluyla genel kurul kararının butlanına dayanması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olabilir. Hâkim butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığını her olayda re’sen ve ahval ve şartların heyeti umumiyesini göz önünde tutarak serbestçe takdir edecektir (Moroğlu, Erdoğan: Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2017, s. 194).<br>Somut olayda olayda, ortaklar kurulu kararı bulunmaksızın Davalı ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nin 07/05/2018 tarihli, 2018/02 karar sayılı, \"Hisse Devirleri, Müdür Atanması\" konulu genel kurul kararının alındığı ve şirkete ait taşınmazların satışı yetkisi verildiği anlaşılmakta olup her ne kadar davalılar ... ile ... şirketi tarafından, şirket pay devri iptali ile pay devrinden sonraki tüm genel kurul ve müdür atama işlemlerinin iptali ile davacının tekrar şirket müdürü olarak tescili istemli açılan davalar kabul edilmiş ise de;  TBK' da düzenlenen ve yukarıda kapsamlı şekilde açıklanan aşırı yararlanma ile irade fesadı hallerinden olan korkutma ( ikrah) hukuki sebebine dayalı alınan kararın, yukarıda açıklanan ilke ve kurallar gereğince mutlak butlanla batıl olduğu tespit edilerek  07/05/2018 tarihli, 2018/02 karar sayılı genel kurul kararının \" mutlak butlan nedeni ile geçersiz olduğunun tespitine\" ilişkin karar verilmesi gerekirken mahkemece, mutlak butlan nedeniyle iptale ilişkin karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu husus kamu düzenine ilişkin bulunulmakla Dairemizce resen gözetilmiştir.<br> Tapu iptal ve tescil davasına konu edilen taşınmazların, şirket paylarının davalı ...'e 07/05/2018 tarihindeki devrinden kısa bir süre sonra 19/07/2018 tarihinde, davalı ... şirketinin müdürü ve % 100 tam hisse sahibi ... tarafından, davalılar ..., ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. (Eksi Unvan ... Teknoloji İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) ve ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A.Ş.'ye (Eski Unvan ... Yapı İnş. Enr. San. ve Tic. A.Ş) devredilmiştir. <br> Hal böyle olunca somut dosya kapsamında toplanan tüm delillere göre; davalı ...'ın, müteveffanın ilk eşi olup bu davalıya devri yapılan taşınmazların tamamının aynı gün ve pay devrinden kısa bir süre sonra yapılarak toplam devir bedellerinin fatura tarihindeki rayiç değerlerinin yarı değerinden daha az bir tutarda olması, davalı ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. (Eksi Unvan ... Teknoloji İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) yönünden, sözkonusu şirketin pay sahibinin davacının vefat eden eşinin kardeşi olduğunun anlaşılması ile taşınmazların tamamının aynı gün adı geçen davalı şirkete devredilmesi, yine diğer davalı ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A.Ş.'ye (Eski Unvan ... Yapı İnş. Enr. San. ve Tic. A.Ş.) yapılan taşınmaz devri bakımından ise İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 04/03/2022 ve 11/10/2023 tarihli yazısı ekinde yer alan belgelerden, Bilimsel Tek. San. ve Tic. A.Ş.'nin tek pay sahibi davacının vefat eden eşinin kardeşi olan . ... ... iken sözkonusu şirketin eski unvanı ... Yapı İnş. Enr. San. ve Tic. A.Ş. (yeni unvanı ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A.Ş.) ile birleştiği, bu şirketin ise tek pay sahibinin dava dışı ... ...'ın arkadaşı ... olduğunun tanıklarca  ifade edilmesi, bunun yanında  ... Yapı İnş. Enr. San. ve Tic. A.Ş.'nin Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı ekinde yer alan mizandan . ... ... ile eski unvanı ... Yapı İnş. Enr. San. ve Tic. A.Ş. (yeni unvanı ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A.Ş.) borç ilişkisi bulunması ve bu anlamda davalı ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A.Ş.'nin (Eski Unvan ... Yapı İnş. Enr. San. ve Tic. A.Ş.) dava dışı ... Ilıcanla bağlantısı bulunduğunun anlaşılması, şirkete ait banka hesaplarına yatırılan taşınmaz satış tutarlarının büyük bir kısmının dava tarihi sonrası nakit olarak banka hesaplarından çekildiğinin davalı şirket kayıtları kapsamından anlaşılması karşısında sonuç olarak; davacının, eşinin öldürülmesinden 45 gün sonra tamamı kendisine ait olan davalı ... şirketinin hisselerini, bila bedel şirket çalışanı ...'e devretmesi hususunda vefat eden eşinin kardeşleri tarafından baskıya maruz bırakılması, dinlenilen tanık beyanlarından davacının, tamamı kendisine ait şirket paylarını devre zorlandığı, bu yönde eşinin kardeşi dava dışı ... ... tarafından davacıya baskı uygulanarak cinayet sonucu öldürülen eşi gibi öldürülmekle korkutulduğunun anlaşılması, davayı kabul eden davalı ...'in kabul beyanları kapsamında açıkça müteveffanın ikinci eşi olan davacının, bila bedel sahibi olduğu şirketin tüm hisselerini müteveffa işvereninin kardeşlerince devre zorlandığını ifade etmiş olması, şirketin devir bedeli olarak nominal değeri gösterilmekle birlikte şirketin devir tarihindeki mal varlığı değerinin taşınmazlar nedeniyle çok daha yüksek olduğunun anlaşılması, irade sakatlığı nedeni ile davacı ile davalı ... arasındaki bila bedel şirket pay devrinin geçersiz olması, buna dayalı olarak devirden sonra alınmış olan genel kurul kararının da batıl olduğunun anlaşılması, yine batıl olan genel kurul kararına dayalı şirket müdürü ... tarafından ortaklar kurulu kararı olmaksızın yapılan tüm taşınmaz devirlerinin ispatlanan muvazaa olgusu karşısında geçersiz olduğunun anlaşılması, davacının, aşırı yararlanma ile korkutma sebebine dayalı davalılar ... ile ... Şirketine yönelik davasının, yine davalı ... ile diğer davalılar arasındaki işbirliği neticesinde dava konusu taşınmazların adı geçen diğer davalılara muvazaalı olarak satılarak tapuda devredildiğinin anlaşılması karşısında mahkemece, pay devri iptali ve tescil davası ile mutlak butlan sebebine dayalı verilen genel kurul kararının geçersizliğine, yine muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescile ilişkin verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması, yargılama sırasında, davalılardan ... şirketine satılarak devredilen dava konusu ... Ada, 6 Parselde kayıtlı taşınmazın ceri icra yolu ile satılmış olması karşısında dava konusu edilen taşınmaz yönünden davanın konusu kalmadığından bahisle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin mahkemece karar verilmesinde (HMK 125. maddesi dikkate alınmadığından) davacı taraf istinafa gelmemiş olup istinafa gelen tarafın sıfatına göre de bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması, diğer yandan davacının şirkete yönelik tapu iptali ve tescil davası açamayacağı, şirket yetkilisi olmadığı, aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı ileri sürülmüş ise de davacı yanın irade sakatlığı nedeni ile davalı şirket hisse satışının iptali ile adına tescilini ve yine devirden hemen sonra şirket adına kayıtlı taşınmazların diğer davalılara devrinin muvazaalı olduğu iddiası ile tapu iptali ve şirket adına tescilini talep etmekte olup olayların gelişimine bakıldığında korkutma yoluyla tüm hisselerine sahip olduğu ve çok fazla sayıda taşınmaza sahip ... şirketini korkutma/ ikrah yoluyla devre zorlandığı anlaşılan davacının, hukuk düzenince korunması gerekir bir menfaati bulunduğunun kabulünün gerekmesi, muvazaa iddiasını ileri süren ve muvazaanın tarafı olmayan davacının, bu olguyu her türlü delille ispatlama hakkına sahip olması, bu anlamda davalıların husumete yönelik itirazlarının yerinde olmadığının anlaşılması  ve  davalı ...'in ve davalılar ..., ... petrol ... Ltd. Şirketi ile ... ... A.Ş'nin,  kendileri yönünden kurulan hükmün ferileri olan yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretleri bakımından yaptıkları istinaf itirazları dışında kalan diğer tüm istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalıların açıklanan ve yukarıda ayrıntılı değinilen hususlara ilişkin istinaf başvuruları yerinde bulunmamış reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalıların, kendileriyle ilgili olarak hükmün ferilerinden olan yargılama harç ve giderlerine ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; <br><br>Mahkemece, davalı ...'in kabul beyanından rücu etmesi kabul edilmediğine göre, davanın, bu davalı yönünden, mahkemece, hükmün A bendi yönünden \" davanın kabul nedeniyle kabulüne \" ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yine ön incelemeden sonra gerçekleşen bu kabuller yönünden, hükmün A bendinin ferilerinde davalı ... yönünden yargılama harçlarında 1/3 oranında indirim yapılması gerekirken bu hususların mahkemece dikkatten kaçırılması isabetsiz bulunmuş, bu hususlara ilişkin davalı ... istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Yine AAÜT uyarınca ön incelemeden sonra gerçekleşen kabuller nedeniyle aleyhe tam vekalet ücreti takdiri gerekmekte olup bu hususa ilişkin davalı ... istinaf itirazı ise yerinde bulunmamış reddi gerekmiştir.<br>Yine mahkemece, davalılar ..., ... petrol ... Ltd. Şirketi ile ... ... A.Ş. yönünden kurulan ve hükmün C ve D nolu bentlerinde yer verilen tapu iptali ve tescil istemli davaların ferileri yönünden, her bir davalının sorumluluğu göz önünde bulundurulmak suretiyle ( davalıların her birine satışı yapılan taşınmazların bilirkişi raporunda tespit edilen değerleri göz önünde bulundurularak) davalılar ..., ... petrol ... Ltd. Şirketi ile ... ... A.Ş'nin sorumlulukların miktar ve kapsamının tespit ve tayin edilmesi gerekirken davalılar zorunlu dava arkadaşı olmadıkları halde, hesaplanan harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinden müteselsilen sorumlu tutulmaları da isabetsiz bulunmuş, bu hususa ilişkin adı geçen davalıların istinaf itirazlarının ise bu nedenle kabulü gerekmiştir. Bilirkişi raporları kapsamında taşınmazlara ilişkin düzenlenen fatura tarihleri( 19/07/2018) itibariyle devre konu 40 adet taşınmazın rayiç bedelinin 9.845.157,00 TL olarak hesaplandığı ve mahkemece hükme esas alındığı( davacı harçtan muaf tutulmuş olmakla harç ikmali yapılmaksızın) anlaşılmış olmakla, Dairemizce, hükme esas alınan rapor kapsamındaki hesaplamalara göre, davalı ...'ye devredilen toplam 25 adet taşınmazın 1.557.627,00 TL, davalı ... ( ...) şirketine devredilen toplam 14 adet taşınmazın 7.311.411, 00 TL ve davalı ... (...) şirketine devredilen 1 adet taşınmazın 935.534,00 TL değere sahip oldukları anlaşılmış olup bu tutarlar esas alınmak suretiyle davalıların, tapu iptal tescil davası yönünden hükmün ferilerine ilişkin sorumlulukları belirlenmiştir<br>Açıklanan tüm nedenlerle, davalı yanların istinaf istemlerinin hükmün ferilerinden olan yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretleri yönünden (davacı tarafın istinafa gelmemesi gözetilerek ve istinafa gelen davalı taraflar aleyhine hüküm yasağı dikkate alınarak) kısmen kabulüne, sair tüm istinaf istemlerinin ise reddine karar vermek gerekmiş, yine kamu düzenine ilişkin görülmesi nedeniyle davalı ... şirketi genel kurulunun 07/05/2018 tarihli, 2018/02 karar sayılı, \"Hisse Devirleri, Müdür Atanması\" karar konulu kararının mutlak butlan nedeni ile geçersiz olduğunun tespiti gerektiğinden genel kurul kararının butlan sebebine dayalı iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıyla hükmün ferileri yönünden yeniden bir karar verilmesi ve hükmün (A) bendi yönünden davanın, davalılardan ... yönünden kabul nedeniyle kabulüne yönelik karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı kamu düzeni de gözetilerek KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,<br>\tAnkara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21/12/2023 tarih 2019/222 Esas 2023/919 sayılı kararının HMK'nın  353/(1)-b.2  KALDIRILMASINA, <br>\tB)Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, <br>\t(A)1-Davalı ... yönünden açılan davanın kabul nedeniyle KABULÜ ile, davalı ...'e Ankara 2. Noterliği'nin 07/05/2018 tarihli, 08147 yevmiye numaralı \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" ile devredilen ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nin devir işleminin İPTALİNE, şirket hisselerinin davacı ... ... adına TESCİLİNE, <br>2-Davacı ... ...'ın şirket müdürü olarak tescili talebi yönünden hukuki yarar bulunmadığından REDDİNE, <br><br>(B)-Davalı ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın KABULÜ ile, Davalı ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti.nin  07/05/2018 tarihli, 2018/02 karar sayılı, \"Hisse Devirleri, Müdür Atanması\" karar konulu genel kurul kararının mutlak butlan nedeni ile GEÇERSİZ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>(C)-Davalı ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti'nden satış yolu ile; <br>a)Davalı ... adına devredilen; <br>1-... Parsel sayılı taşınmaz, <br> Yukarıda listesi verilen (C fıkrası a ve b bendindeki) taşınmazlara ilişkin olarak, Davalı ... Yatırım Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd.Şti.'den satış yolu ile davalılar adına yapılan tescillerin muvazaa nedeni ile İPTALİ ile ... Yatırım Nakliye Gayrimenkul Ticaret Ltd. Şti adına TESCİLİNE, <br>(D)Davalı ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi (Eski unvan: ... Yapı İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş) adına devredilen; ... Parselde kayıtlı taşınmaz yönünden davanın konusunun kalmadığından esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,  <br>\tC)1-Hisse devrinin iptali ve tescil talebiyle açılan davada; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 93.926,25-TL harçtan, davalı ...'in davayı ön inceleme aşamasından sonra kabul etmesi dikkate alınarak 1/3 oranında indirim yapılarak 62.617,50-TL harçtan, peşin alınan ve tamamlatılan 24.250,74-TL harcın mahsubu ile bakiyesi  38.366,76-TL harcın,  davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>2-Tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 672.522,67-TL harcın, davalılar ... bu tutarın 106.401.50-TL'sinden, ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Bu tutarın 499.442,49-TL'sinden ve  ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A,Ş. (Eski unvan: ... Yapı İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş) bu tutarın 66.678,68-TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla bu davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Dosyada tapu iptal ve tescil talepli davada adli yardım kararına istinaden suç üstü ödeneğinden karşılanan müzekkere ve posta gideri olarak 315,05-TL'nin,  davalılar ... bu tutarın 50,41-TL'sinden, ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Bu tutarın 233,14-TL'sinden ve  ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A,Ş. (Eski unvan: ... Yapı İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş) bu tutarın 31,50-TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla bu davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından adli yardım kararının kaldırılmasından sonra tapu iptal ve tescil talepli davada yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 847,70 TL ve bilirkişi ücreti olarak 9.000,00.-TL olmak üzere toplam 9.847,70.-TL yargılama giderinin, davalılar ... bu tutarın  1.575,63-TL'sinden, ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Bu tutarın 7.287,30-TL'sinden ve  ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A,Ş. (Eski unvan: ... Yapı İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş) bu tutarın 984,77-TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla bu davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>5-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,<br>\t6-Hisse devrinin iptaline esas davada davanın kabulüne karar verilmekle davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 181.250,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, <br>7-Tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan  402.451,57- TL vekalet ücretinin davalılar ... bu tutarın  64.392,25-TL'sinden, ... Petrol İnşaat Enerji Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Bu tutarın 297.814,16-TL'sinden ve  ... Turizm Sağlık Sanayi Ticaret A,Ş. (Eski unvan: ... Yapı İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş) bu tutarın 40.245,16-TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla bu davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>\t8-Genel kurul kararının iptali talebiyle açılan davada davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Yat. Nak. Gay. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, <br>\tD)1-Davalı ... tarafından yatırılan toplam 23.909,16-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, <br><br>\t2-Davalı ... tarafından yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t3-Davalı ... Petrol şirketi tarafından yatırılan toplam 168.500,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t4-Davalı ... Petrol şirketi tarafından yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 450,00 TL posta giderinin kararın niteliği dikkate alınarak davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı ... şirketi tarafından yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının kararın niteliği dikkate alınarak davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı ... tarafından yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının kararın niteliği dikkate alınarak davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2026<br><br>Başkan -         Üye -                  Üye -            Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e63e08fdeaf5c328","SID":"a7811e3d686e5c54"}}