{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1341 <br>KARAR NO\t\t: 2026/383<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t               : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t               : 17/03/2022<br>NUMARASI\t\t               : 2021/759 Esas 2022/218 Karar<br>ASIL DAVA DOSYASI<br>DAVA\t\t                : MENFİ TESPİT<br>BİRLEŞEN İZMİR 3.ATM'NİN 2018/1004 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA\t\t               : İSTİRDAT <br>KARŞI DAVA                               : ARAÇ KULLANIM VE DEĞER KAYBI BEDELİ<br>BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN <br>2019/124 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA\t\t                : MENFİ TESPİT <br>BAM KARAR TARİHİ\t               : 17/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t               : 18/02/2026<br><br>Davalı- karşı davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin klinik olarak veterinerlik hizmeti verdiğini ve bunun yanında bu alanda ihtiyaç duyulan ürünlerle ilgili ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin de aynı sektörde toptan ürün alım satımı yaptığını, davalı şirketin müvekkili şirketten uzun süre ürün almasını temin etmek amacıyla ve sadece müvekkili şirketle sınırlı olmamak üzere araç kampanyalı mal/ürün satışı düzenlendiğini, bu kampanya kapsamında ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araçların kullanımının müvekkili şirkete tahsis edildiğini ancak tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, araçların Nisan 2018 tarihinde müvekkili şirket adına devir ve tescil işlemlerinin yapılmasını, mal ve ürünlerin belirlenen şart ve fiyatlarla temin ve teslimi karşılığında toplam 500.000,00 TL olan 71 adet bono düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, davalının teslim almasına rağmen mal ve ürünleri temin edip müvekkili şirkete teslim etmediği gibi araçların tescilini de gerçekleştirmediğini belirterek, henüz vadeleri gelmemiş davalı elinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ilgili olarak; 30/09/2018 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli senet, 30/10/2018 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli senet, 30/11/2018 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli senet, 30/12/2018 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli senet, 30/01/2019 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli senet, ... plaka sayılı araç ile ilgili olarak; 05/09/2018 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli senet, 05/10/2018 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli senet, 05/11/2018 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli senet, 05/12/2018 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli senet, 05/01/2019 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli toplam 10 adet senetlere bağlı borçlarının bulunmadığnıın tespitine ve İİK' nun 72/2 maddesi uyarınca yatırılacak % 15 teminat mukabilinde tedbir yolu ile icra takibinin durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile ... plakalı ... Model . . motor,... şase nolu ve ... plakalı .. Model ... motor, ... şase nolu  araçlara dair sözlü olarak kısmi ödemeli araç satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin ... plakalı aracı 15.02.2018 tarihinde, ... plakalı aracın zilyetliğini 23.03.2018 tarihinde karşı yana teslim ettiğini, araçların mülkiyetinin hala müvekkil şirkete ait olduğunu, yapılan sözlü anlaşma uyarınca  davacı şirketin müvekkil şirkete 71 adet sıralı senet vererek senetleri düzenli olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, karşı yanın bu taahhüdüne istinaden müvekkil şirketin de mülkiyeti kendisine ait olan ve halen kredisi devam eden ... plakalı araç ile kiralık olan yine kredisi devam etmekte olan ... plakalı aracın, senetlerin bitiminin akabinde kayıtsız şartsız davacı yana kayıt-tescil etmeyi üstlenmiş olduğunu,  6 aydan fazla süredir araçların zilyetliğine sahip olan ve kullanan davacı şirketin araçların kredili olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli davranarak müvekkil şirketin Nisan 2018 de araçların tescilini gerçekleştirmeyi üstlendiğini iddia etmekte olduğunu, müvekkil şirketin iddia ettikleri bu edimi yerine getirmediğinden bahisle 05/09/2018 tarihli 7.000,000 TL bedelli bonoyu ödemediği gibi devam eden bonolar içinde mahkemeden ödeme yasağı talep edildiğini beyanla mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ... plakalı... Model ... motor, ...şase nolu araç ile kiralama kontratı uyarınca yasal zilyetliği müvekkil şirkete devredilmiş olan ... plakalı....Model ... motor, ... şase nolu aracın müvekkil şirkete teslimi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkil şirketin karşı yanca keşide edilmiş olan senetleri teslime hazır olmasına rağmen açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>Birleşen  İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/124 E. Sayılı dosyası açısından;<br>Davacı vekili  vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten ... ve ... plaka sayılı araçların devir ve tescili karşılığı toplam195.000,00 TL bedelli 25 adet bono verdiğini, araçların tahsisinin yapıldığını, ancak tescil işleminin gerçekleştirilmediğini belirterek, bedelsiz kalan bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bonolar nedeniyle icra takiplerinin tedbiren durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili  vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında ... plakalı ... Model ...motor, ... şase nolu ve ... plakalı... Model ... motor,....şase nolu  araçlara dair sözlü olarak kısmi ödemeli araç satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin ... plakalı aracı 15/02/2018 tarihinde, ... plakalı aracın zilyetliğini 23/03/2018 tarihinde davacı tarafa teslim ettiğini, araçların mülkiyetinin müvekkili şirkete ve dava dışı ...'a ait olduğunu, müvekkili şirketin iddia ettikleri bu edimi yerine getirmediğinden bahisle 05/09/2018 tarihli 7.000,000 TL bedelli bonoyu ödemediğinden bahisle devam eden bonolar içinde İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1003 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve bu dosyada ödeme yasağı kararının alındığını, mahkeme dosyasının aynı ticari ilişkinin dava konusu edildiği İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1003 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen İzmir 3 ATM'nin 2018/1004  Esas Sayılı dosyası Açısından;<br>Davacı  vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin klinik olarak veterinerlik hizmeti verdiğini ve bu anlamda ihtiyaç duyulan bölümlerin ticaretini yaptığını, davalının da aynı sektörde ürün alım satımı yaptığını, davalı şirketin müvekkil şirketin kendilerinden mal alımını temin etmek amacı ile araç kampanyalı ürün satışı düzenlediğini ve bu kapsamda iki adet aracın kullanımını müvekkil şirkete tahsis ettiğini ancak tescilini gerçekleştirmediğini, davacının söz konusu araçların devir ve tescil işleminin yapılması ve mal ve ürünlerin belirlenen şart ve fiyatlarla temini ve teslimi karşılığında toplam miktarı 500.000,00 TL olan 71 adet bono düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, davalının senetleri teslim almasına rağmen mal ve ürünleri temin edip teslim etmediği gibi araçların tescilini de gerçekleştirmediğini, davacının toplam 31.000,00 TL bedelli 8 adet bonoyu davalının banka hesabına ödediğini ve ihtarname ile araçların tescili ve malların teslimini talep ettiğini, davalının ihtarname içeriğine uymadığını beyanla ödenen bono bedelinin istirdadını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı  vekili cevap ve  karşı dava dilekçesinde özetle; Dava konusu araçlara dair sözlü olarak kısmi ödemeli araç satış sözleşmesi yapıldığını, araçların zilyetliğinin davacıya teslim edildiğini, sözlü anlaşma uyarınca davacıdan 71 adet sıralı senet alındığını, davacının senetleri ödemesinden sonra araçların tescilinin kararlaştırıldığını, davacının 05/09/2018 tarihli 7.000,00 TL bedelli bonoyu ödemediğini, diğer ödemeleri de yapmayacağını, buna rağmen araçların kendisinde olduğunu ve teslim etmediğini, araçların ödemesi yapılmadan ve hatta ödemeleri belli bir meblağa ulaşmadan davacının iddia ettiği gibi Nisan 2018 de tescil kayıt işlemlerinin yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, senetlerin tahsil kabiliyeti olup olmadığının muamma olduğunu, nitekim ödenmeyen senetten sonraki senetler için de tedbir kararı alındığını, TBK 260/1 maddesi uyarınca aldığını geri vermekle yükümlü olduğunu, iki adet aracın tedbiren kendilerine teslimi gerektiğini beyanla davacının davasının reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile araçların kullanım bedeli olan 5.000,00 TL ve değer kaybı olarak 1.000,00 TL'nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince \"Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;<br>Asıl dava (2021/759) menfi tespit davası, birleşen Mahkememizin 2018/1004 E.sayılı dosyası istirdat davası ve karşı dava araç kullanım bedeli ve değer kaybı,  birleşen İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/124 E.sayılı dosyası  menfi tespit ve istirdat  davasıdır.  <br>Mahkememiz 2021/759 E.sayılı dosyasında; davacının, klinik olarak veterinerlik hizmeti verdiği ve bu alanda ihtiyaç duyulan ürünlerle ilgili ticari faaliyette bulunduğu, davalının aynı sektörde toptan ürün alım satımı yaptığı, davalının  araç kampanyalı mal/ürün satışı düzenlendiği, kampanya kapsamında ... plaka sayılı ve  ... plaka sayılı araçların kullanımını davacıya tahsil ettiği,  araçların  devir ve tescil işlemlerinin yapılması, mal ve ürünlerin belirlenen şart ve fiyatlarla temin ve teslimi karşılığında toplam 500.000,00-TL olan 71 adet bono düzenlenerek davalıya teslim edildiği, davalının teslim almasına rağmen mal ve ürünleri temin edip müvekkili şirkete teslim etmediği, araçların tescilini gerçekleştirmediği iddiası ile vadeleri gelmemiş davalı elinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ilgili olarak; 30/09/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli senet,  30/10/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli senet, 30/11/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli senet, 30/12/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli senet, 30/01/2019 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli senet,... plaka sayılı araç ile ilgili olarak; 05/09/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli senet, 05/10/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli senet, 05/11/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli senet, 05/12/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli senet, 05/01/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli toplam 10 adet senete bağlı davalıya borçlu olmadığının tespiti amacıyla mahkememizde iş bu menfi tespit davasını açtığı,<br>Birleşen İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/124 E.sayılı dosyasında;  davacı tarafından ... ve ... plaka sayılı araçların devir ve tescili karşılığı davalıya 30.08.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli, 05.09.2019 vade tarihli 7.000,00-TL  bedelli,  30.09.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli, 05.10.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli,  30.10.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli, 05.11.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli,  30.11.2019 vade tarihli 11.000,00-TL bedelli, 05.12.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli,  30.12.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli, 05.01.2020 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli,  30.01.2020 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli, 05.02.2020 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli,  05.02.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 28.02.2019 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli,  05.03.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 30.03.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli,  05.04.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 30.04.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli,  05.05.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 30.05.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli,  05.06.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 30.06.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli,  05.07.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 30.07.2019 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli,   05.08.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli toplam  195.000,00-TL bedelli 25 adet bono verildiği, araçların tahsisinin yapıldığı, ancak tescil işleminin gerçekleştirilmediği iddiası ile  bedelsiz kalan 25 adet bonodan dolayı   davalıya  dolayı borçlu olmadığının  tespiti amacıyla mahkememizde iş bu menfi tespit davasını açtığı,<br>Mahkememiz birleşen 2018/1004 E.sayılı dosyasında; davacı karşı davalı tarafından  davalı karşı davacıya 06/09/2018 tarihinde  30/05/2018 vadeli 3.000,00-TL bedelli,  30/06/2018 vadeli 3.000,00-TL bedelli,  30/07/2018 vadeli 3.000,00-TL bedelli,   30/08/2018 vadeli 3.000,00-TL bedelli,  05/05/2018 vadeli 2.500,00-TL bedelli, 05/06/2018 vadeli 2.500,00-TL bedelli, 05/07/2018 vadeli 7.000,00-TL bedelli, 05/08/2018 vadeli 7.000,00-TL bedelli bonolar   nedeniyle ödenen 31.000,00-TL nin istirdatını talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Gerek asıl dosyada gerekse de birleşen dosyalarda davacı taraf davalıyla aralarında  araç kampanyalı mal/ürün satışı düzenlendiğini, bu kampanya kapsamında ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araçların kullanımını müvekkili şirkete tahsis edildiğini ancak tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, araçların Nisan 2018 tarihinde müvekkili şirket adına devir ve tescil işlemlerinin yapılması, mal ve ürünlerin belirlenen şart ve fiyatlarla temin ve teslimi karşılığında toplam 500.000,00-TL olan 71 adet bono düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, davalının teslim almasına rağmen mal ve ürünleri temin edip müvekkili şirkete teslim etmediği gibi araçların tescilini de gerçekleştirmediğini belirterek asıl ve birleşen davalara konu ettiği bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı tarafça da davacıyla aralarında kampanyalı mal/ürün satışı şeklinde bir ticari ilişki olmadığı, kısmi ödemeli araç satış sözleşmesi yapıldığının ileri sürüldüğü, dolayısıyla davalının davacıya herhangi bir mal/ürün vermediği davalının beyanları ile de sabit olmuştur. <br>Taraflar arasındaki sözleşmenin davalının iddia ettiği gibi kısmi ödemeli araç satış sözleşmesi olduğunun kabulü halinde, yapılan sözleşme geçerli bir sözleşme değildir. Şöyle ki;   TBK nun 264. Maddesinde; Ön ödemeli taksitle satış, alıcının taşınır bir malın satış bedelini önceden kısım kısım ödemeyi, satıcının da bedelin tamamen ödenmesinden sonra satılanı alıcıya devretmeyi üstlendikleri satıştır.<br>    Ön ödemeli taksitle satıs sözlesmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Sözleşmede aşağıdaki hususlar belirtilir:<br>    1.Tarafların adı ve yerleşim yeri.<br>    2.Satışın konusu.<br>    3.Toplam satış bedeli.<br>    4.Taksitlerin sayısı, tutarı, vadesi ve sözleşmenin süresi.<br>    5.Taksitleri kabule yetkili banka.<br>    6.Alıcıya karşı üstlenilen faiz miktarı.<br>    7.Alıcının yedi gün içinde sözleşme yapılması konusundaki irade açıklamasını geri alma hakkı.<br>    8.Alıcının sözleşmeden cayma hakkı ve bu sebeple ödeyeceği cayma parası.<br>    9.Sözleşmenin kurulduğu yer ve tarih.\"  şeklinde düzenleme bulunduğu, davalı tarafından yapıldığı iddia edilen sözleşmenin TBK nın 264. Maddesinde tanımı yapılan sözleşme olduğu, bu sözleşmenin geçerlilik şartının yazılı şekilde yapılması olduğu, ancak taraflarca dosyaya yazılı bir sözleşme sunulmadığı, dolayısıyla böyle bir sözleşme yapılmış ise bu sözleşme geçerli olmadığından her iki tarafında aldıklarını geri vermesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Zaten gerek davacı taraf gerekse de davalı taraf aldıklarını geri vermeyi şartlı olarak kabul etmişlerdir. Davacı taraf senetlerin iadesini, yaptığı ödemelerin istirdatını, davalı taraf da araçların iadesini ve araçların değer kaybı ve kullanım bedeli talep etmiştir. <br>Sözleşme geçersiz olduğuna göre davacı taraf davalıya verdiği, asıl dava ve birleşen davalara konu ettiği senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talepleri hususunda haklıdır. Davalı taraf da araçların iadesini talep etmekte haklıdır. Ancak dava konusu iadesi talep edilen araçların yargılama devam ederken davalı tarafa teslim edildiği hususu taraf beyanları ile sabittir. <br>Tüm bu bilgiler ışığında; Asıl dava dosyası 2021/759 esas sayılı dosya yönünden ; davanın kabulü ile davacının dava konusu edilen senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1004 esas sayılı dosyası yönünden; davalı tarafça, davacıya teslim edilen ... ve ... plaka sayılı araçların davalı tarafa teslim olması nedeniyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 31.000 TL nin ... ve ... plaka sayılı araçların iade tarihi olan 28/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,   karşı dava yönünden; dava konusu edilen araçların 15/02/2018 tarihinden dava tarihi olan 06/09/2018 tarihine kadar yapmış olduğu kaza ve hasar kayıtlarının olmadığı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından mahkememize bildirildiğinden, davacının araçlarla ilgili değer kaybı talebinin reddine, ayrıca kullanım bedeli talebine ilişkin olarak ise; taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğundan ve davacı/karşı davalı  tarafça davalı/karşı davacıya ödenen 31.000 TL nin bu süreçte davalının uhdesinde kaldığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı/karşı davacının kullanım bedeli de talep edemeyeceği kanaatine varılmakla bu talebin de reddine, ayrıca davacı vekilinin  ... plaka sayılı aracın yediemine teslimi talebinin zaten araç üzerinde tedbir bulunduğundan  reddine,  Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/124 esas sayılı dosyası yönünden; davacının dava konusu 25 adet toplam 195.000 TL bedelli senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu senetlerden  97.000 TL lik kısım için davacı tarafça İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2019/11062 esas sayılı dosyasında davacı tarafça 15.08.2019 tarihinde 97.000 TL yatırıldığından bu bedelin davacıya istirdaten iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.     <br>Her ne kadar  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.H.D.' nin 29.09.2021 tarih 2020/1287 E. 2021/1318 K.sayılı ilamı ile davaya konu senetlerin kambiyo vasfında olup olmadıkları değerlendirilerek mahkemenin görevinin değerlendirilmesi yönünde mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; davaya konu senetlerin kambiyo vasfında olup olmadıklarının mahkememizin görevli olmasına bir etkisinin olmayacağı, çünkü tarafların her ikisinin de şirket olup tacir oldukları ve her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olan bir dava olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. \" şeklindeki gerekçe ile \" ASIL DAVA DOSYASI 2021/759 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN;  DAVANIN KABULÜ İLE; Dava konusu olan keşidecisi davacı .... A.Ş. , lehdarı davalı ... Şti olan  30/09/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli,  30/10/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 30/11/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 30/12/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 30/01/2019 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 05/09/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/10/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/11/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/12/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/01/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli toplam 50.000 TL tutarlı 10 adet senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1004 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; ASIL DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı tarafça, davacıya teslim edilen ... ve ... plaka sayılı araçların davalı tarafa teslim olması nedeniyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>31.000 TL nin ... ve ... plaka sayılı araçların iade tarihi olan 28/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>Davacı vekilinin  ... plaka sayılı aracın yediemine teslimi talebinin reddine, KARŞI DAVANIN REDDİNE, BİRLEŞEN 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/124 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>DAVANIN KABULÜ İLE;<br> Dava konusu olan keşidecisi davacı ... A.Ş. , lehdarı davalı .... .. Şti olan  28.02.2019 vadeli 3.000,00.-TL tutarlı, 30.03.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.04.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.05.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.06.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.07.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.08.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.09.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.10.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.11.2019 vadeli 11.000,00.-TL tutarlı, 30.12.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.01.2020 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 05.02.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.03.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.04.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.05.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.06.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.07.2019 vadeli, 7.000,00.-TL tutarlı, 05.08.2019 vadeli, 7.000,00.-TL tutarlı, 05.09.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.10.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.11.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.12.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.01.2020 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.02.2020 vadeli, 7.000,00.-TL tutarlı olmak üzere toplam 195.000,00-TL miktarlı toplam 25 adet  senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafça İzmir 19.İcra Müdürlüğü' nün  2019/ 11062 E.sayılı dosyasına yatırılan 97.000,00-TL'nin davacı tarafa istirdaten iadesine, <br>Davacı vekilinin teminatların iadesi talebinin kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin her iki tarafın dava öncesindeki ve dava sürecindeki beyanları doğrultusunda sabit olduğunu, dolayısıyla karşı yanca ikame edilen asıl davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında sözlü olarak yapılan anlaşma gereğince müvekkil şirketin, davacı-karşı davalı şirkete ... şase nolu ve ... plakalı .... Model....motor aracı 15/02/2018 tarihinde, ... plakalı ... Model .... motor aracı 23/03/2018 tarihinde teslim ettiğini, tarafların araçların devirlerinin araçların kredilerinin bitiminde verileceği konusunda mutabık kaldıklarını, araçlara ait ruhsatların araçlarla aynı anda teslim edildiğini, ruhsat bilgilerinden iki aracın da kredisinin olduğunun rahatlıkla tespit edileceğini, dolayısıyla karşı yanın bu durumdan haberdar olmadığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu, henüz senet ödemelerinin başlamadığı Nisan 2018 tarihinde müvekkil şirket tarafından araçların tescilinin gerçekleştirileceğinin taahhüt edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu, sözleşmeye aykırı davrananın karşı yan olduğunu, buna rağmen mağdur edilenin müvekkil şirket olduğunu, karşı yanın Nisan 2018'de araçların devirlerinin gerçekleştirileceği yönündeki beyanlarının iddiadan ibaret olup hiçbir somut delille desteklenemediğini, davacı-karşı davalı şirketin müvekkil şirkete 71 adet sıralı senet verdiğini, karşı dava ve cevap dilekçelerinde ayrıntılı olarak bahsedilen sözleşme gereğince davacı-karşı davalının, müvekkil şirkete verdiği sıralı senetlere istinaden 31.000 TL ödeme yaptığını, akabinde araçların devirlerinin kredilerin bitiminde gerçekleştirileceği konusunda anlaşılmasına rağmen karşı yanın araçların devrini talep ettiğini, müvekkil şirketin karşı yanın talebine olumlu cevap vermemesi üzerine karşı yanın senet ödemelerini durdurduğunu ve sözleşmeyi feshettiğini, taraflarca sözleşmenin feshedildiği hususunda bir uyuşmazlığın bulunmadığını, uyuşmazlığın, karşı yanın müvekkil şirkete ödediği 31.000 TL'lik ödemenin geri istenmesi üzerine müvekkil şirketçe araçların kullanımına yönelik bedel talep edilmesi üzerine çıktığını, tüm dilekçelerde bahsedilen karşı yanın ödediği bedele ve sözleşmenin feshedildiğine yönelik müvekkil şirketin bir itirazının bulunmadığını, yine taraflarınca Beyoğlu 20. Noterliği'nden 11.09.2018 tarih ve 16540 yevmiye numarasıyla çekilen dosyada mübrez ihtarname içeriğinden de görüleceği üzere, dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden önce karşı yana 2 iş günü içerisinde zilyetliğinde bulunan araçların teslim edilmesi, intifadan men edildikleri ve keşide edilen kalan tüm bonoların teslim alınması hususlarının bildirildiğini, dolayısıyla karşı yanca açılan menfi tespit davalarında eldeki deliller doğrultusunda ön inceleme duruşmasında karar vermek mümkün iken mahkemenin yargılamayı 2 sene uzattığını, 2 senenin sonunda da davanın hukuki menfaat yokluğundan reddine karar vermek yerine senetlerin hükümsüzlüğüne karar vererek müvekkil şirket aleyhine yüklü miktarda vekalet ücretine hükmettiğini, dava süresince müvekkil şirketin mağdur edildiğini, mahkemece taraflar arasında eşitlik ilkesinin gözetilmediğini, mevcut kararla da traji komik bir durumun ortaya çıkarıldığını, ilk derece mahkemesinin yanlı ve taraflı olduğunu, müvekkil şirket açısından yaşanan mağduriyetin giderilmesi çabasında olmadığı dosya kapsamında sabit olduğunu, taraflar arasındaki sözlemenin niteliği ne olursa olsun sözleşmenin geriye dönük feshedildiğinin davanın başından beri açık olduğunu, tarafların geriye dönük fesih gereğince aldıklarını vermekle ve sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince zenginleştikleri ölçüde bunu iade etmekle yükümlü olduklarını, ilk derece mahkemesinde sözleşmenin geçersiz olduğu kanaatinde dahi sonucun aynı olduğunu, tarafların karşılıklı olarak aldıklarını vermeleri gerektiğini, TBK madde 260'da; \"Satıcı, alıcının taksitleri ödemede temerrüde düşmesi sebebiyle satılanın alıcıya devrinden sonra sözleşmeden dönerse, her iki taraf aldığını geri vermekle yükümlüdür. Satıcı, ayrıca hakkaniyete uygun bir kullanım bedeli ve satılanın olağandışı kullanılması sebebiyle değerinin azalması halinde tazminat da isteyebilir.\" denildiğini, karşı yanın taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırı olarak (senet ödemelerinin bitiminde devir yapılacağı) araçların devrinin yapılmadığından bahisle senet ödemelerini durdurduğunu, her ne kadar araçların devirlerinin kendi savunmalarının aksine Nisan 2018'de gerçekleştirileceğini beyan etmişler ise de, bu iddiaların söylemden ibaret olduğunu, hayatın olağan akışına göre düşünüldüğünde yaklaşık 500.000 TL değerindeki iki aracın hiçbir ödeme yapılmadan devirlerinin gerçekleştirilmeyeceğinin de her türlü izahtan uzak olduğunu, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından müvekkil şirkete ödenen bedelin karşı yana iadesine karar verilmesi karşısında karşı yanın da müvekkil şirkete kullanım bedeli ödemesine karar verilmemesinin  hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece verilecek kararın basit olduğunu, karşı yanca açılan menfi tespit davalarının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin uhdesinde olan 31.000 TL'nin karşı tarafa iade edilmesi gerektiğini, araçların müvekkil şirkete teslim edilene kadar karşı tarafça kullanıldığı süre boyunca müvekkil şirkete aylık kullanım bedelinin ödenmesi gerektiğini, mahkemenin 2 sene boyunca 8 celse duruşma yaptığını, duruşma tutanakları incelendiğinde duruşma içeriklerinin taleplerinin reddinden başka araştırma ve inceleme içermediğinin görüleceğini, mülkiyet haklarının müvekkil şirkette olan araçların teminat karşılığında dahi müvekkil şirkete iadesine karar verilmemiş tedbir taleplerinin dayanaksız şekilde sürekli olarak reddedildiğini, 09/07/2019 tarihli celse tutanağından da görüleceği üzere karşı yanca talep edilen 31.000 TL’yi depo etme karşılığında araçların iadesi taleplerinin  karşı yana sorulduğunu, karşı yanın beyan vermesi üzerine reddedildiğini, karşı yanın müvekkil şirket cephesinde yarattığı mağduriyetin ilk derece mahkemesi tarafından da sürdürüldüğünü, sözleşmenin bozulduğunun taraflarınca ve karşı tarafca defalarca dile getirilmesine rağmen ilk derece mahkemesince araçların tesliminin yargılamayı gerektirir dendiğini, mülkiyet hakkının müvekkil şirkette olan araçların dava tarihinden itibaren karşı yanca kullanılmasına ilk derece mahkemesi tarafından izin verildiğini, dava sonunda da karşı davalarının hukuki olmayan gerekçelerle kabul edilmediğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararların karşı yanda bile şaşkınlıkla karşılandığından şüphelerinin bulunmadığını, müvekkil şirketin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının da çiğnendiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak HMK madde 24 ve devamındaki yargılamaya hakim olan ilkelerin gözetilerek yargılama yapılarak, karşı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı yanca açılan menfi tespit davalarının kabulüne karar verilecek olsa dahi müvekkil şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin yarı oranında olması gerektiğini, müvekkil şirketin dava dilekçesini tebliğ almadan önce 11/09/2018 tarihli ihtarla senetlerin teslim alınması yönünde karşı yana bildirimde bulunulduğunu, taraflarınca sunulan cevap dilekçelerinde ve karşı dava dilekçesinde senetlerin teslime hazır olunduğunu ancak karşı yanca teslim alınmadığının beyan edildiğini, ön inceleme aşamasından önce davacı-karşı davalının dava konusu senetlere yönelik açmış oldukları menfi tespit davasının taraflarınca kabul edildiğini, ancak mahkemece araçların iadesinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle yargılamaya devam ettiğini ve yargılama süresince yargılama yapmadığı gibi menfi tespit davalarının ve istirdat davasının kabulüne karar vererek müvekkil şirket aleyhine usul ve yasaya aykırı olacak şekilde vekalet ücretlerine hükmettiğini, asıl ve birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/124 Esas sayılı dosyasında ikame edilen menfi tespit davaları ile birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1004 Esas sayılı istirdat davası ön inceleme duruşmasından önce taraflarınca kabul edildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmolunacağını, dolayısıyla müvekkil şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin kabulünün mümkün olmadığını, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince, müvekkil şirket tarafından araçlara yönelik kullanım bedelinin talep edilip edilemeyeceğini, edilebilecekse araç başına aylık ne kadar kullanım bedelinin talep edilebileceği hususlarının araştırılmadan hüküm kurulduğunu, her ne kadar yargılamanın 2 sene sürse de ilk derece mahkemesinin cevap dilekçelerini sunduklarından bu yana davalarını reddetmeye yönelik tutum içerisinde olduğunun aşikar olduğunu, sözleşmenin geçersiz olması ve 31.000 TL'nin dava süresince müvekkil şirketin uhdesinde kaldığından bahisle müvekkil şirketin kullanım bedeli talep edemeyeceği kanaatine varıldığı şeklindeki gerekçenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin geçersizliğine karar verilecek olsa dahi müvekkil şirketin 2 adet aracın karşı yan tarafından kullanıldığını ve talep edilmesine rağmen müvekkil şirkete iade edilmediğini, müvekkil şirketin bu süreçte araçlarından mahrum kaldığını, dosyada sundukları belgelerle de sabit olduğu üzere ... plakalı araç için kredi, .... plakalı araç içinde kira bedeli ödediğini, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak müvekkil şirketin mahrum kaldığı karşı yanın zenginleştiği bedelin belirlenmesi ve bu bedelin müvekkil şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini, değer kaybı taleplerinin kabulü gerektiğini, araçların 15/02/2018 ve 23/03/2018 tarihinde karşı yanın kullanımına verildiğini ve yaklaşık 2 yıl karşı yan tarafından kullanıldığını, taraflarınca araçlarda meydana gelen değer kaybının talep edilmesine rağmen mahkemece araçların kaza ve hasar kaydı olmadığından bahisle değer kaybı taleplerinin reddedildiğini, konuya ilişkin red hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, araçların karşı yanın uhdesinde kaldığı süre boyunca kullanılarak araçların km değerlerinin artmasına sebep olunduğunu, dolayısıyla araçların değerlerinde azalış meydana geleceğinin açık olduğunu, araçlarda meydana gelen değer kayıplarının tespitinin yapılarak karşı yanca tazmininin gerektiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin kendi içerisinde çeliştiğini, ilk derece mahkemesi tarafından sözleşmenin geçersiz olması nedeni ile tarafların aldıklarını vermekle yükümlü oldukları kanaatine varıldığını, davacı-karşı davalı açısından senetlerden ötürü borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talepleri ile müvekkil şirket açısından araçların iadesi taleplerinin haklı olduğuna karar verildiğini,  bu tespitlere bir diyeceklerinin olmamakla birlikte tüm bunlara ek olarak araçlarının neredeyse 1,5 sene boyunca karşı yanca kullanıldığını, tarafların aldıklarını vermekle yükümlü olduklarının tespit edildiği halde kullanım bedeli taleplerinin reddedilmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, yaklaşık 1,5 yıl müvekkil şirkete ait 2 araç karşı yanın uhdesinde kaldığını, müvekkil şirketin uhdesinde kalan 31.000 TL'yi faiziyle birlikte ödemesine karar verilmesi karşısında karşı yanında uhdesinde kalan araçların iadesinin yanı sıra kullanım bedellerinin de faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin yaklaşık 1,5 yıl 2 aracından mahrum kaldığını, karşı yanın ise, 1,5 yıl araçları kullandığını, sözleşmenin feshi nedeni ile veya geçersizliği nedeni ile nasıl tanımlanırsa tanımlansın her iki tarafta aldıklarını iade ile yükümlü olduğunu, karşı yanın iade yükümlülüğünün sadece araçların iadesi ile son bulmadığını, karşı yanın müvekkil şirkete ait araçları kullandığı süre boyunca 2 araç kiralamaktan kurtularak kazanç sağladığını ayrıca araçların yıl ve model yönünden değer kaybettiğini, bu nedenle sözleşmenin geçersizliği nedeni ile tarafların aldıklarını aynen iade ile yükümlü oldukları hükmü gereğince sadece araçların iadesinin karşı yanın iade sorumluluğundan kurtulması sonucunu doğurmayacağını, ne zaman ki karşı yanın araçları aldıkları şekilde (km,yıl,model bazında) iade ederlerse o zaman iade yükümlülüğünü yerine getirmiş olacaklarını, karşı yanca bu şekilde iade yapılmasının mümkün olmadığı yani araçları aldıkları gibi iade edemeyecekleri gözetildiğinde (1,5 yıllık eskime söz konusu) araçlar için kullanım bedeli ödemeleri gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen alenen hukuka aykırılık taşıyan bu kararın (yargılama süreci de dahil olmak üzere) Hukuk Devleti tarafından korunmasının beklenemeyeceğini, senetler nedeni ile karşı yanın borçlu olmadığına ve ödediği 31.000 TL'nin iadesine karar verilmesi karşısında araçlarını almış olan müvekkil şirkete araçların kullanımına ve değer kayıplarına yönelik bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek bedelin müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini,  karmaşıklıktan uzak davanın yargılamaya dair hiçbir işlem yapılmadan 2 yıl gibi uzun bir sürede, hukuka, yasaya, yargıtayın yerleşik içtihatlarına tüm yasal mevzuata aykırı olarak karara çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, istinaf ve duruşma taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesi neticesinde asıl davanın ve birleşen davaların (İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/124 Esas sayılı ve  İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1004 Esas sayılı) reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla istinaf incelemesi neticesinde asıl dava ve birleşen davalardaki menfi tespit ve istirdat taleplerinin yasaya uygun olduğuna karar verilmesi durumunda bu davalarda müvekkil şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin yasaya uygun olarak kaldırılmasına veyahut düzeltilmesine, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak karşı davalarının kabulüne, yine karşı davaları ile birlikte karşı yanın istirdat davasının kabulü durumunda bedeller arasında takas/mahsup ilişkisi kurularak hüküm kurulmasına veya yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine yeniden yargılama yapılmak üzere gönderilmesine, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İzmir 3 ATM'nin 2021/759 Esas sayılı dosyası ve birleşen İzmir 6.ATM'nin 2019/124 E.sayılı dosyası açısından dava; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı tarafça düzenlenerek davalıya verilen davaya konu senetlerin bedelsiz kaldığı iddiası ile  davaya konu senetlerden dolayı  davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır. <br>Birleşen İzmir 3 ATM'nin   2018/1004 E.sayılı dosyasında esas dava açısından dava;  bedelsiz kaldığı iddia olunan dava konusu senetlerin ödenmiş olması nedeni ile davalıdan istirdadı;<br>Karşı dava açısından dava ise; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacıya fiilen teslimi gerçekleşen davaya konu iki adet aracın, davacı tarafta kaldığı süre için araç kullanım bedeli ve  kullanım süresi  içerisinde araçlarda meydana geldiği iddia olunan değer kaybı  istemine ilişkindir.  <br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde\"  ASIL DAVA DOSYASI 2021/759 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN;  DAVANIN KABULÜ İLE; Dava konusu olan keşidecisi davacı ... . A.Ş. , lehdarı davalı .. ...Şti olan  30/09/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli,  30/10/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 30/11/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 30/12/2018 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 30/01/2019 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 05/09/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/10/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/11/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/12/2018 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli, 05/01/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli toplam 50.000 TL tutarlı 10 adet senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1004 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; ASIL DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı tarafça, davacıya teslim edilen ... ve ... plaka sayılı araçların davalı tarafa teslim olması nedeniyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>31.000 TL nin ... ve ... plaka sayılı araçların iade tarihi olan 28/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>Davacı vekilinin  ... plaka sayılı aracın yediemine teslimi talebinin reddine, KARŞI DAVANIN REDDİNE, BİRLEŞEN 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/124 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>DAVANIN KABULÜ İLE;<br> Dava konusu olan keşidecisi davacı ....A.Ş. , lehdarı davalı ... Şti olan  28.02.2019 vadeli 3.000,00.-TL tutarlı, 30.03.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.04.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.05.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.06.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.07.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.08.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.09.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.10.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.11.2019 vadeli 11.000,00.-TL tutarlı, 30.12.2019 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 30.01.2020 vadeli 9.000,00.-TL tutarlı, 05.02.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.03.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.04.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.05.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.06.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.07.2019 vadeli, 7.000,00.-TL tutarlı, 05.08.2019 vadeli, 7.000,00.-TL tutarlı, 05.09.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.10.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.11.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.12.2019 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.01.2020 vadeli 7.000,00.-TL tutarlı, 05.02.2020 vadeli, 7.000,00.-TL tutarlı olmak üzere toplam 195.000,00-TL miktarlı toplam 25 adet  senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafça İzmir 19.İcra Müdürlüğü' nün  2019/ 11062 E.sayılı dosyasına yatırılan 97.000,00-TL'nin davacı tarafa istirdaten iadesine, <br>Davacı vekilinin teminatların iadesi talebinin kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine \" karar verilmiştir.<br>İş bu karar davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Esas dava dosyasında davacı tarafça; Davalının davacı ile aynı sektörde toptan ürün alım satımı yaptığı, davalının  araç kampanyalı mal/ürün satışı düzenlendiği, bu  kapsamında taraflar arasındaki sözleşme gereğince davaya konu ... plaka sayılı ve  ... plaka sayılı araçların kullanımını davacıya tahsis ettiği,  araçların  devir ve tescil işlemlerinin yapılması, mal ve ürünlerin belirlenen şart ve fiyatlarla temin ve teslimi karşılığında davacı tarafça  toplam 500.000,00-TL olan 71 adet bononun davacı tarafça düzenlenerek davalıya verildiği,  davalının teslim almasına rağmen mal ve ürünleri temin edip müvekkili şirkete teslim etmediği gibi araçların  tescilini gerçekleştirmediği iddiası ile vadeleri gelmemiş olan ve davalı elinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ilgili olarak; 30/09/2018 vade tarihli 3.000,00-TL,  30/10/2018 vade tarihli 3.000,00-TL, 30/11/2018 vade tarihli 3.000,00-TL,  30/12/2018 vade tarihli 3.000,00-TL, 30/01/2019 vade tarihli 3.000,00-TL, ... plaka sayılı araç ile ilgili olarak ta; 05/09/2018 vade tarihli 7.000,00-TL, 05/10/2018 vade tarihli 7.000,00-TL, 05/11/2018 vade tarihli 7.000,00-TL, 05/12/2018 vade tarihli 7.000,00-TL, 05/01/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli olmak üzere davaya konu toplam 10 adet senet nedeni ile   davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/124 E.sayılı dosyasında  davacı tarafça; Davaya konu  ... ve ... plaka sayılı araçların devir ve tescili karşılığı davalıya 30.08.2019 vade tarihli 9.000,00-TL, 05.09.2019 vade tarihli 7.000,00-TL,  30.09.2019 vade tarihli 9.000,00-TL, 05.10.2019 vade tarihli 7.000,00-TL,  30.10.2019 vade tarihli 9.000,00-TL, 05.11.2019 vade tarihli 7.000,00-TL,  30.11.2019 vade tarihli 11.000,00-TL, 05.12.2019 vade tarihli 7.000,00-TL,  30.12.2019 vade tarihli 9.000,00-TL, 05.01.2020 vade tarihli 7.000,00-TL,  30.01.2020 vade tarihli 9.000,00-TL, 05.02.2020 vade tarihli 7.000,00-TL,  05.02.2019 vade tarihli 7.000,00-TL, 28.02.2019 vade tarihli 3.000,00-TL,  05.03.2019 vade tarihli 7.000,00-TL, 30.03.2019 vade tarihli 9.000,00-TL,  05.04.2019 vade tarihli 7.000,00-TL,30.04.2019 vade tarihli 9.000,00-TL, 05.05.2019 vade tarihli 7.000,00-TL, 30.05.2019 vade tarihli 9.000,00-TL,  05.06.2019 vade tarihli 7.000,00-TL, 30.06.2019 vade tarihli 9.000,00-TL, 05.07.2019 vade tarihli 7.000,00-TL, 30.07.2019 vade tarihli 9.000,00-TL,    05.08.2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli olmak üzere  toplam  195.000,00-TL bedelli 25 adet bono verildiği, araçların davacıya fiilen tahsis edildiği, ancak tescil işleminin gerçekleştirilmediği iddiası ile  bedelsiz kalan 25 adet bonodan dolayı   davalıya  dolayı borçlu olmadığının  tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen İzmir 3 ATM'nin 2018/1004 E.sayılı dosyasında davacı tarafça; Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı tarafça davalıya 06/09/2018 tarihinde ödenen ve bedelsiz kaldığı  iddia olunan 30/05/2018 vadeli 3.000,00-TL,  30/06/2018 vadeli 3.000,00-TL,  30/07/2018 vadeli 3.000,00-TL,   30/08/2018 vadeli 3.000,00-TL,  05/05/2018 vadeli 2.500,00-TL, 05/06/2018 vadeli 2.500,00-TL, 05/07/2018 vadeli 7.000,00-TL, 05/08/2018 vadeli 7.000,00-TL bedelli bonolar   nedeniyle  toplam31.000,00-TL nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen iş bu dosyadaki karşı dava dilekçesinde davalı- karşı davacı tarafça; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacıya fiilen teslimi gerçekleşen davaya konu iki adet aracın, davacı tarafta kaldığı süre için araç kullanım bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL ve  kullanım süresi  içerisinde araçlarda meydana geldiği iddia olunan değer kaybı nedeni ile şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL'nin davacı -karşı davalıdan tahsilini istemiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Gerek asıl dava dosyasında, gerekse de birleşen dava dosyalarında davacı tarafça; davalı şirket ile aralarında  araç kampanyalı mal/ürün satışı düzenlendiğini, bu kampanya kapsamında ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araçların kullanımının davalı tarafça davacı şirkete tahsis edildiğini, ancak davalı tarafça araçların tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, araçların Nisan 2018 tarihinde davacı şirket adına  devir ve tescil işlemlerinin yapılması, mal ve ürünlerin belirlenen şart ve fiyatlarla temin ve teslimi karşılığında  toplam 500.000,00-TL bedelli 71 adet bononun düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, davalının senetler karşılığı mal ve ürünleri temin edip davacı şirkete teslim etmediği gibi araçların tescilini de gerçekleştirmediği  iddia edilerek asıl ve birleşen davalara konu ettiği bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı tarafça da davacıyla aralarında kampanyalı mal/ürün satışı şeklinde bir ticari ilişki olmadığı, kısmi ödemeli araç satış sözleşmesi yapıldığının ileri sürüldüğü, dolayısıyla davalının ,davacıya herhangi bir mal/ürün vermediğinin davalının beyanları ile de sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalının iddia ettiği gibi kısmi ödemeli araç satış sözleşmesi olduğunun kabulü halinde, yapılan sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığı,  davalı şirket tarafından yapıldığı iddia edilen sözleşmenin TBK nın 264. maddesinde tanımı yapılan sözleşme olduğu, bu sözleşmenin geçerlilik şartının yazılı şekilde yapılması olduğu, ancak taraflarca dosyaya yazılı bir sözleşme sunulmadığı, dolayısıyla böyle bir sözleşme yapılmış ise bu sözleşme geçerli olmadığından her iki tarafında aldıklarını geri vermesinin gerektiği, zaten gerek davacı tarafça, gerekse de davalı tarafça aldıklarını geri vermeyi şartlı olarak kabul ettikleri,  davacı tarafın senetlerin iadesini, yaptığı ödemelerin istirdadını, davalı tarafın da araçların iadesini ve araçların değer kaybı ve kullanım bedelini talep ettiği, sözleşme geçersiz olduğuna göre davacı tarafın, davalıya verdiği asıl dava ve birleşen davalara konu ettiği senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talepleri hususunda haklı olduğu, davalı şirketin de araçların iadesini talep etmekte haklı olduğunu, ancak dava konusu iadesi talep edilen araçların yargılama devam ederken davalı tarafa teslim edildiği hususu taraf beyanları ile sabit olduğu, bu tespitlere göre; asıl dava dosyası olan  2021/759 esas sayılı dava dosyası  yönünden ; davanın kabulü ile davacının dava konusu edilen senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1004 esas sayılı dosyası yönünden, davalı tarafça, davacıya teslim edilen ... ve ... plaka sayılı araçların davalı tarafa teslim olması nedeniyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 31.000 TL nin ... ve ... plaka sayılı araçların iade tarihi olan 28/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,   karşı dava yönünden ise, dava konusu edilen araçların 15/02/2018 tarihinden dava tarihi olan 06/09/2018 tarihine kadar yapmış olduğu kaza ve hasar kayıtlarının olmadığı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından mahkemeye bildirildiğinden, davacının araçlarla ilgili değer kaybı talebinin reddine, ayrıca kullanım bedeli talebine ilişkin olarak ise, taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğundan ve davacı/karşı davalı  tarafça, davalı/karşı davacıya ödenen 31.000 TL'nin bu süreçte davalının uhdesinde kaldığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı/karşı davacının kullanım bedeli de talep edemeyeceği kanaatine varılarak  bu talebin de reddine, birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/124 esas sayılı dosyası yönünden, davacının dava konusu 25 adet toplam 195.000 TL bedelli senetlerden dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu senetlerden  97.000,00 TL' lik kısım için davacı tarafça İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11062 esas sayılı dosyasında  15.08.2019 tarihinde 97.000,00 TL yatırıldığından bu bedelin davacıya istirdaten iadesine karar verilmiş olmakla, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına    göre davalı -karşı davacı  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.     <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2022 tarih, 2021/759 Esas ve 2022/218 Karar sayılı kararına karşı davalı-karşı davacının  istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Asıl dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken  3.415,50 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan   853,75 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.561,75 TL' harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Birleşen İzmir 6.ATM.nin 2019/124 Esas sayılı dava dosyası yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken  13.320,45 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 3.330,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 9.990,45 TL harcın  davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>Birleşen İzmir 3.ATM.nin 2018/1004 Esas sayılı dava dosyası yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken  2.117,61 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 529,25 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.588,36  TL harcın  davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Karşı dava yönünden davalı- karşı davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>5- İstinaf yoluna başvuran davalı ve karşı davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>7-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2026<br><br> <br>  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f099d932f981ef6c","SID":"8ee2a4eca1174b70"}}