{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2023/2450 <br>KARAR NO\t: 2026/731<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2023<br>NUMARASI\t: 2021/782 Esas - 2023/695 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/04/2026<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında medikal ürünlerin alım - satımına dair 23/03/2018 tarihli 24 ay süreli ürün Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davalının alacağını taahhüt ettiği ürünleri tedarik ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı hareket ederek ürünlerin sözleşmede belirtilen oranlarda tamamını almadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklanan tüm nedenlerle sözleşme uyarınca taahhüt edilen ancak sipariş edilmeyen ve müvekkilinin yedinde kalan ürün bedellerinden şimdilik 1.000-USD ve 1.000-Euro'luk alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yoksun kalınan kar kaybı nedeniyle 10.000-TL ve nakliye giderlerinden kaynaklanan 10.000-TL alacağının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vrilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu davayla zenginleşmek istediğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır ilaç sektöründe saygın bir işletme olduğunu ve çalışanlar tarafından kullanılmak üzere davalı ile satım sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafın tedarik edeceği ürünlerin orijinal ... ürünler olmasını, ... firmasının bu sözleşmeye ekli ... standardını sağlamasını ve ... koşullarına uygun olmasını, yasalara ve yönetmeliklere, ilgili kalite standartlarına sahip olmasını, her türlü ayıptan ari olmasını şart koştuğunu, davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmeyi kabul ettiğini, davacının müvekkiline sahte ürün gönderdiğini, sahte ürünlerin üretici firma ... tarafından tespit edildiğini, mahkeme kararıyla davacı tarafın deposunda yapılan aramada çok fazla sayıda sahte ... ürünü ele geçirildiğini, davacı şirket yetkilisinin ... sahte ürünü satması sebebiyle hapis cezasıyla cezalandırıldığını, ayrıntılı olarak dilekçede açıklanan tüm nedenlerle dayanağı olmayan davanın tümden reddine karar verilmesini, talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Taraflar arasında satış sözleşmesi imzalandığı, buna göre davacı - satıcının zamana yayılan mal temin etme borcunu yüklendiği, sözleşme konusu bazı malların davalıya teslim edildiği ancak edimler henüz tamamen ifa edilmeden davalının sözleşmeyi feshettiğini, her sözleşmede olduğu gibi satış sözleşmesinin temelinde de karşı tarafın edimini sözleşmeye uygun olarak ifa edeceğine dair duyulan güven yattığı,satış sözleşmesinin ani edimli borç doğuran sözleşmelerden olması bu beklentiyi tahfif etmeyeceği gibi eldeki davaya konu olan satış sözleşmesi gibi, edimin zamana yayıldığı satış sözleşmelerinde bu güvenin sözleşmenin imzalanmasından hitamına dek devam edeceğini, davalının, davacının orijinal olmayan ürün sattığından şüphelenmesi üzerine başlayan yargılama sürecinde, davalı yetkilisinin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2019/334-838 esas/karar sayılı kararı ile orijinal olmayan olmayan ürünleri satmak suretiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 30/1 fıkrasında düzenlenen suçu işlemesi nedeniyle cezalandırılmasına ve bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 11/12/2019 tarihinde kesinleştiği, mezkur fıkrada suça konu malı elinde bulunduran veya depolayan kişinin de cezalandırılacağının belirtildiği, dolayısıyla güven sarsıcı bu olaydan sonra davalıdan kendisini hapis cezasına mahkum olma pahasına sözleşmeyi sürdürmesini beklemenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Davalı tarafından açılan ve yapılan medikal ürün tedarikine ilişkin elektronik ihale, davacı müvekkili şirket tarafından kazanılmış ve akabinde taraflar arasında muhtelif medikal ürünlerin alım-satımına dair 23.03.2018 tarihli 24 ay süreli Ürün Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, Bu Sözleşme uyarınca; davacının davalının alacağını taahhüt ettiği tüm ürünleri tedarik ettiği, ancak davalı tedarik edilen ürünlerin bir kısmını müvekkilimden almış, büyük kısmını ise sözleşmedeki 24 aylık süre içinde almadığını, davalının sözleşmeye aykırı hareketleri nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşme uyarınca tedarik edilen ve davalı tarafından alınması beklenen ve fakat alınmayan malların son kullanım tarihlerinin geçtiğini, Davalı tarafından yazılı ve/veya şifahi fesih bildirimi de olmadığını, zararın tazmini için  9.9.2021 tarihli ihtarname keşide edilmiş ve davalıya tebliğ edilmişse de davalı zararımızı gidermeyi kabul etmemiş, ihtarnamemize karşı ihtarname keşide ederek bu kez sözleşmeyi feshettiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde ürünlerin sahte olup olmadığına ilişkin bir tespit yapamadığını, mali bilirkişisinin tespit ve kanaatleriyle dosyaya sundukları  hukuki mütalaanın ciddi manada çeliştiğini, bilirkişi raporu ile hukuki mütalaa arasındaki çelişkiyi gidermesi gerekirken, gidermeden hüküm tesis etmesi de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>GEREKÇE: Satın alma sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla  davacının kar kaybı ve masraflarının  davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasında 23.03.2018 tarihli satın alma sözleşmesi -sözleşme eki listede belirtilen sayıda ... ürünün listede yazılı fiyattan satın alınmasına ilişkin imzalanmıştır.<br>Davalı vekili; müvekkili şirketin üretim prosesinde çalışan işçilerin kullandığı ekipmanların \"Beşeri Tıbbi Ürünler İmalathaneleri Yönetmeliği\"ve İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu hükümleri gereği çalışanların üretim esnasında kullanacağı ekipmanların standarda bağlandığını ,müvekkili şirket tarafından da sektördeki en iyi kalitelerden olan ... orijinal ürün alımı için anılan sözleşmeyi imzaladığını ne var ki; ürünlerden şüphelenilmesi üzerine ... şirketini davet ederek ürünleri incelettirdiklerini, ürünlerin orijinal olmadığının laboratuvarda yapılan incelemeden anlaşıldığı gibi davacı şirket yetkilisinin yapılan soruşturma sonunda hakkında ceza davası açıldığı ve davacı şirketin deposunda çok sayıda orijinal ... olmayan ürün tespit edildiğini ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini savunmuştur.<br>Davaya cevap dilekçesi ekinde sunulan ... şirketinin \"gizli koduyla\" davacı şirkete gönderdiği 27 mayıs 2019 tarihli yazıda \"şirketi ziyaretlerinde davacıdan teslim alınan ürünlerin laboratuvarda yapılan incelemesinde ürünlerin taklit olduğunun tespit edildiği, ürünleri teslim eden hakkında yasal işlem başvurusunda bulunulacağı davacıya bildirilmiştir. Dosyaya sunulan Bakırköy 1 Fikri Sınai Ceza mahkemesinin 2019/334-838 karar sayılı ilamından anlaşıldığı üzere davacı şirketin deposunda yapılan aramalarda çok sayıda taklit ürünler elde edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde davalının yaptığı satın alma sözleşmesi ile satın almak istediği orijinal ... ürünler yerine taklit ürün teslim edilmek suretiyle sözleşmenin ihlal edildiği anlaşılmakla , davalı tarafından yapılan feshin haklı ve hukuka uygun olduğunun kabulü gerekir. Sabit olan olgulara bağlı olarak feshin haklı olduğu sonucuna bağlı olarak davacının haksız feshin sonuçlarına bağlanan kar kaybı ve yaptığı nakliye masraflarını davalıdan isteyemeyecektir. Bu halde, öncelikle tespiti gereken husus fesih bildiriminin haklı olup olmadığı noktasında olup, bu belirlemeyi yapacak olan da hakim olup; mali müşavir bilirkişi ile uzman raporu arasında çelişki bulunmasının tartışılmasının gerekliliği bulunmamaktadır. Ürünlerin sahte olup olmadığının tespit edilemediği yolunda ki iddiada bizzat üretici firmanın test raporu ve mahkemece elde edilen ürünler ile kanıtlanmış olup,davacı yargılama sırasında ... den ürün tedarik ettiğini ispatlayabilecek durumda iken bu yolda bir delil ileri sürmediğinden karara ilişkin tüm istinaf nedenleri yerinde değildir.<br>Açıklanan nedenlerle; sözleşmenin davalı tarafından haklı olarak fesih edildiğine ilişkin tespitleri dosya kapsamına uygun ve yerinde bulunduğundan karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 100-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,<br>HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.20/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"059a7da01af4ae38","SID":"d0d99f37b3224b1f"}}