{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1968 <br>KARAR NO\t: 2026/728<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2023<br>NUMARASI\t: 2022/718 Esas - 2023/491 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali(Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 24/10/2022<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/04/2026<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili: davacı bankanın Ihlamur Şubesi ile  davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini, diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını,  icra takibinden evvel keşide edilen ihtarname ile talep edilen alacağın davalılara bildirildiğini, temerrüdün gerçekleşmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine, imzalanan sözleşmeye istinaden ve sözleşmede yer alan temerrüt faizi ile ilgili düzenlemelere uygun şekilde icra takibine geçildiğini, bu nedenle, davalılar/borçlular tarafından yapılan itirazların herhangi bir hukuki dayanağı olmadığını, davalı borçluların itirazları, imzalanmış sözleşme hükümlerine göre geçersiz olduğunu, zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bu nedenle, takibe haksız olarak itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatına da mahkûm edilmesi gerektiğini, kullandırılan kredi belgelere bağlandığından itirazın hiçbir hukuki ve maddi dayanağı bulunmadığını, davalı kefilin kefaleti geçersiz olmadığını, davalı kefil ... şirket ortağı olup, iş bu nedenle eş rızası alınması gerekmediğini, davalı borçluların haksız ve kötüniyetli olarak İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacı taraf, davasını açarken sunduğu Arabuluculuk Tutanağının İstanbul  3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yönelik bir tutanak olduğunu, ayrıca sunduğu ihtarname de Beşiktaş 21. Noterliğinin ... yevmiye ve Beşiktaş  20 Noterliğin  Ocak 2020 tarihli ihtarname olduğunu, yani, davayı açarken 3. İcra Dairesindeki dosyayı konu edinmiş, 29 İcra Dairesinin dosyasına yönelik bir itirazı olmadığını,eğer sadece buna yönelik bir takip ve dava varsa huzurdaki davanın yanlış açıldığını, esastan reddi gerektiğini, nitekim dava dilekçesi ve ekleri ile icra dosyasındaki dayanak belgeler incelendiğinde Beşiktaş 21. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi dayanak yapıldığını, oysa bilirkişinin incelediği ihtarname (Ki davacı vekili tarafından sunulan belgeler arasında yoktur) Beşiktaş 20 Noterliğinin 22.1.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameden söz edildiğini, oysa bu ihtarname ve dayanak belgeler hem dava dilekçesinde hem de icra müdürlüğünde sunulmadığı,başka bir ihtarname sunulduğunu, bu durumda davacının mükerrer takip açtığı görüldüğünü, bu nedenle bu hususa açıkça itiraz ettiğimizi ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kısacası, davacı vekili ciddi hatalar yaparak, işbu davayı yanlış dosya üzerinden iptal ettirmeye çalıştığını, sözleşmede  özellikle faiz ve faiz oranları ile ilgili olarak ciddi bir şekilde davalılar aleyhine durum yarattığını, ayrıca, davalı ...'ın eşinin açık bir onayını da almadıklarını, öncelikle farklı bir dosyaya ilişkin olarak  sunulan arabuluculuk tutanağı ve ihtarnamesi nedeniyle, huzurdaki davanın dayanağı olmadığını, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini,  talep edilen alacaklar likit olmadığından ve takibe yapılan itiraz haklı olduğundan talep edilen icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini, karşı tarafın icra tazminatına mahkum edilmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporu gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre; 17.06.2020 takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan toplam 76.984,72-TL talep edebileceğini, davacı bankanın hesap katından itibaren temerrüt faizi işletmesi nedeni ile hesaplamalarla davacı arasında faiz farkı oluştuğunu, davacı bankanın 17.06.2020 takip tarihi itibari ile, 66.367,57-TL taksitli ticari kredi asıl alacak tutarı için takip tarihinden tamamen tahsiline kadar %38,40 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi talep edebileceği kanuni takip hesabının incelenmesi sonucunda 30.09.2021 tarihinde kredi garanti fonundan 54.852,27-TL tahsilat yapıldığının görüldüğünü, icra takibi ve itirazın iptali davasında daha fazla miktarlar talep edilmekle birlikte davacı alacağının bilirkişi raporu ile belirlenen toplam 76.984,72-TL olduğunu,davalıların itirazının 66.367,57-TL asıl alacak, 10.111,57-TL temerrüd faizi, 505,58-TL BSMV olmak üzere toplam 76.984,72-TL üzerinden  iptaline , fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %38.40 temerrüd faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına  alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ:  Davacı taraf, davasını açarken sunduğu arabuluculuk tutanağı 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ait olduğunu, sunduğu ihtarnamenin de Beşiktaş 21. Noterliği'nin ... yevmiye ve 20 Ocak 2020 tarihli ihtarnamesi olduğunu, bu davanın konusu olması gereken 29. İcra Dairesinin ... (Yeni Numara ... Esas) Esas sayılı dosyası 2 yıl kadar takip edilmemiş, davacı vekili ciddi hatalar yaparak, işbu davayı yanlış dosya üzerinden iptal ettirmeye çalıştığı, mahkeme de bu eksikliği fark etmeyerek yanlış karar verdiğini, icra dosyasında yapılan itirazları tekrar ettiğini ve mahkemenin bu itirazları değerlendirmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde harca esas miktarının 400,64-TL olduğunu  hesaba katmadan, asıl alacağa hükmettiğini, oysa, mahkemenin vereceği 400,64-TL üzerinden olması gerektiğini, davanın 400,64-TL üzerinden açıldığını, davacı vekili lehine hükmedilecek tutar bu dava değerini geçemeyeceğini, asıl miktar üzerinden hesaplayarak hata yaptığını, dava devam ederken ödenen 54.852,27-TL esas borçtan düşüldükten sonra, birikmiş faiz ve gerçek alacak miktarı hesaplanması gerekirken mahkemenin bu işi icra dairesine bırakması yasal olmadığını, davacı taraf, müvekkillere hesap kat ihtarnamesi yollamadığını, hesap kat ihtarı olmadığından tarafların temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, müvekkillerinden ... evli olup, banka ile yapılan ve şirket adına verilen bir kefalette yasa gereği eşinin açık rızasının alınması gerektiğini, bu rıza olmadığına göre, verilen kefaletin geçersiz olduğunu, icra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olacağını, işlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava; ... teminatlı ticari kredi nedeniyle doğan borcun itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Alınan bilirkişi raporunda; 17.06.2020 takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan toplam 76.984,72-TL talep edebileceğini, davacı bankanın hesap katından itibaren temerrüt faizi işletmesi nedeni ile hesaplamalarla davacı arasında faiz farkı oluştuğu, davacı bankanın 17.06.2020 takip tarihi itibari ile, 66.367,57-TL taksitli ticari kredi asıl alacak tutarı için takip tarihinden tamamen tahsiline kadar %38,40 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi talep edebileceği kanuni takip hesabının incelenmesi sonucunda 30.09.2021 tarihinde ... den 54.852,27-TL tahsilat yapıldığı tesbit edilmiştir.<br> İstanbul 29. İcra Dairesinin ... (eski esas ...) Esas sayılı dosyasında davalı borçluların  66.367,67-TL asıl alacak olmak üzere toplam 80,129,88-TL alacağın asıl alacağına %38,40 oranda temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek tahsili için davacı tarafça  borcun sebebi olarak  :\"i<br>92111 karton numaralı ... Ticari Kredi \" gösterilerek  ilamsız icra takibi başlamıştır. İcra dosyasında takibin dayanağı  belgeler arasında Beşiktaş 21. Noterliğinin  20 ocak 2020 tarihli ... yevmiye,Beşiktaş 20 Noterliğinin 20.ocak 2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi eklenmiştir.<br>Mahkemece; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirket ... Ltd Şti'nin ortaklarını ve yöneticilerini gösterir kayıtların getirtildiği, 14.11.2017 tarihinden itibaren davalı ...'ın  davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, TBK nın 584 maddesine 6455 sayılı kanunla eklenen  3. fıkrasına göre davalı ...'ın davalı şirkete verdiği kefalet için eşinin rızası gerekmediğinden davalılar vekilinin bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde dava değerini; 400,64-TL (Harçlar kanununun 29. Maddesinin III. Fıkrası uyarınca İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasından yatırılan 400,64-TL harcın mahsubunu talep ediyoruz) göstermiştir. Ancak, 24.10.2022 tarihli, ... numaralı sayman mutemet makbuzunda; davacı bankanın 80,70-TL başvuru harcı, 967,75-TL peşin harç olmak üzere toplamda 1.059,95-TL peşin  harçlar yatırılmış ,tevzi formunda dava değeri 80.129,88-TL gösterilmiştir. Sonuç itibariyle; İstanbul 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davalıların itirazının iptalinin talep edildiği dikkate alınarak yapılan hesaplamada 400,64-TLicra dosyasına yatırılan harç +967,75-TL=1.368,39-TL peşin harç yatırılmış olup elde ki davada icra takip dosyası alacağın  5.473,57:4= 1.368,40-TL peşin harç  yatırması gerekmekte olup; davacı vekilinin dava değerini icra dosyasında yatırılan peşin harcı yazdığı anlaşılmakla; mahkemece bu maddi hatanın yargılama sırasında düzeltilmesini istemesi gerekirken düzeltmediği ,gelinen aşamada peşin harcın gerçek dava değeri üzerinden yatırıldığı anlaşılmakla dava dilekçesinde yapılan maddi hata neticeye müessir bulunmamıştır.<br>Dava dilekçesinde davacı vekili tarafından yapılan diğer hata ise  aynı taraflar arasında olan bir başka icra dosyasına ait arabulucu tutanağı eklenmiş ise de, davacı tarafça 03.07.2023 tarihli dilekçe ekinde dosyaya ait arabulucu son tutanağı  sunulmuş olup, arabulucuya başvuru davadan evvel tamamlanmış olmakla yapılan bu maddi hata nedeniyle davanın reddini talep etmek Arabulucu Kanunun ile amaçlanan tarafların davadan evvel dava konusunu müzakere etme ile bağdaşmayacak şekilde ölçüsüz olduğu kabul edilmiş, sonuca etkili bulunmamıştır.<br>İcra takibinin ... ticari kredi olduğu belirtilmekle birlikte ; takip dayanağı belgeler arasında icra takibine konu olmayan taksitli ticari kredi ,KMH alacağına ilişkin ihtarnamede eklenmiş ise de ;icra takibi ve dava dilekçesinde dava ve icra takibi ile ilgisi olmayan belgelerin sunulması nedeniyle davanın reddi sözkonusu olmayacaktır.Bilirkişi incelemesinde bu ayrıştırmalar bilirkişi tarafından yapılmıştır.Kararın gerekçesinde yer verilen ... ödemesinin infazda nazara alınmasına ilişkin ibarenin düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; ... ödemeleri borçlu tarafından yapılmış ödeme sayılmadığından hüküm fıkrasında gösterilmediğinden yapılan bu hatanın düzeltilmesi talebi yerinde görülmemiştir. <br>Son olarak; işlemiş faiz bakımından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği ileri sürülmüş ise de; İİK nın 67 maddesinde itiraz edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatı verileceği düzenlendiğinden asıl alacak,işlemiş faiz bakımından bir ayrım yapılmadığından davalı vekilinin işlemiş faiz bakımından icra inkar tazminatı hesaplanamayacağı yönündeki istinaf nedeni de yerinde değildir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalılar vekili tarafından karara ilişkin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 5.258,83-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.314,08-TL harcın mahsubu ile kalan 3.944,75-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan 163-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd3df0899050146d","SID":"2283dffd0aa4921f"}}