{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/619 <br>KARAR NO\t: 2026/759<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2025<br>NUMARASI\t: 2024/1036 Esas - 2025/1156 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 30/12/2024<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ : 22/04/2026<br>Davanın kabulüne verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; tarafların uzun süredir ticaret yaptığını, 01.01.2024-08.08.2024 tarihleri arasında davalıya 1.080.558,92-TL tutarında satış yapıldığını,382.049-TL ödeme alındığıhı, bakiye alacak olan 698.509,92-TL için İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi ... esas sayılı dosya üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını,icra takibine itirazdan bir gün önce 13.08.2024 tarihinde 360.000-TL ödeme yapıldığını, ödeme sonrasında dava tarihi itibariyle bakiye alacağın 338.509,92-TL olduğunu, faturaların davalı çalışanları tarafından teslim alındığını,vergi dairelerinden BA/BS formlarının celbi ile ticari defterler üzerinde yapılacak incelemede hesapların birbiriyle örtüştüğünü göstereceğini, 338,509,92-TL bakiye asıl alacak üzerinden itirazın iptaline,alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, satılan mal veya hizmetin gereği gibi yerine getirildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, fatura içeriğine süresinde itiraz edilmemesinin yalnızca karine oluşturacağını, hizmetin yapıldığını kesin olarak göstermeyeceğini, davacının talep ettiği alacağın likit olmadığını, yargılama gerektirdiğini,icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacının takibe konu ettiği açık hesabı oluşturan faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 01.01.2024 tarihi itibariyle açık hesabın 317.475,20-TL açılış bakiyesi ile başladığı, 2024 yılı faturalar toplamının 763.083,72-TL olduğunu,faturaların toplamının 1.080.558,92-TL olduğu, davalı tarafından ise takipden evvel davacıya 382.049-TL ödeme yapıldığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 698.509,92-TL alacaklı olduğunu,takip tarihinden sonra (13.08.2024) 360.000-TL tutarında harici ödeme yapıldığını, bu ödemenin asıl alacaktan mahsubuyla davacının 338.509,92-TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği,davacı taraf kendi ticari defter ve belgeleri ile alacaklı olduğunu ispat etmiş davalı ise yapılan usulüne uygun ihbara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğini, davanın kabulü ile; davalının itirazının  338.509,92-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına likit alacak nedeniyle davacı yararına  %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan  tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili;  incelemenin yalnızca davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre yapıldığını, borcun takip tarihinde muaccel olduğunu, dolayısıyla icra takibi başlatmakta haklı olduğunu ispat edemediğini, faturaların tek başına borcu ispat eden veyahut borç doğuran bir işlem/belge olmadığını,temel bir borç ilişkisinden kaynaklanmayan faturaların yahut temeldeki borç ilişkisinde üstlenilen edimlerin gereği gibi yerine getirilmediği durumlarda dâhi düzenlenen faturaların borç doğurucu değeri bulunmadığını, taraflarca sözleşme ile ödeme tarihi belirlenmemiş olup müvekkili temerrüde düşmediği müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi haksız olduğundan müvekkilinin asıl alacak ve takip ferilerinden sorumlu kılınmasının hukuka aykırı olduğunu  davacının tek taraflı olarak kendi defterine işlediği faturalara konu mal veya hizmeti verip vermediği irdelenip davacıdan buna yarar belgelerin istenmediğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine cari (açık) hesap   bakiyesinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından  09.08.2024 tarihinde İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takipde 698.509,92-TL alacağın tahsili istenilmiş ise de  338.509,92-TL alacak için itirazın kısmen iptali talep edilmiştir.6100 sayılı -HMK nın 222. Maddesinde; \"(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) \" hükümlerine yer verilmiştir.<br>Mahkemece 13.05.2025 tarihli duruşmada davalı vekilinin huzurunda  2023/2024 yılları ticari defterlerin ibrazı gerektiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağı taraflara  ihtar edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu bulunduğu belirlendiğinden , davalı ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde bulunan kayıtlarının davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, tarafların BA-BS formları mutabık olup her iki taraf 48 adet belge ile KDV hariç 635.903,10-TL tutar ile alış veriş yaptıklarını vergi dairesine bildirmişlerdir.Bu halde davalının faturaları tebliğ aldığı, itiraz ettiğini savunmadığı davacının ticari defterlerinde alacağı tesbit edilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 338.509,92-TL alacağı bulunduğunu kanıtlamış olup, itirazın iptaline ve likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 23.123,61-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.780,93-TL harcın mahsubu ile kalan 17.342,68-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafça yapılan 365-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/04/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"660d84b355a01387","SID":"582b971cb197a973"}}