{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t               (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t  <br>ESAS NO\t: 2022/29 <br>KARAR NO\t: 2026/751<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 23.12.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/453 E., 2020/847 K.<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 09.04.2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 09.04.2026\t   <br>\tDavacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif genel kurulunda alınan kararlar doğrultusunda 2017 ekim ayı dahil aidat borcu ile 2017 eylül ayı dahil faiz borcunu ikaz ve ihtarlara rağmen ödemediğini, davalı aleyhine Ankara 25.İcra Müdürlüğü'nün 2018/9275 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, dava aşamasından önce arabuluculuk şartının yerine getirildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, her ortağın genel kurulda belirlenmiş olan ve kooperatifin amacının gerçekleşmesini sağlayacak aidatları ve gecikme bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, mezkur icra takibinin işlemiş ve işleyecek olan faiz ve ferileri ile birlikte kaldığı yerden devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından aidat alacağı ve bu alacağa ilişkin faiz talepli başlatılan  Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9275 Esas sayılı  dosyasına yapılan itiraz  neticesinde açılan iş bu davada davalının 2011 yılında tapusunu üçüncü kişiye devrettiği aynı zamanda kooperatiften Ankara 35 Noterliğinin 22/06/2015 tarihli ... yevmiye no ile istifasını bildirdiği, söz konusu istifanın 03/07/2015 tarihinde davacı kooperatife tebliğ edildiği,  kooperatif ana sözleşmesinin 13.maddesi uyarınca bildirim tarihi itibari ile üyelikten ayrılmanın gerçekleştiği, davacı tarafından 10/10/2017 Ekim ayı dahil ait borcu talep edildiği,  davalının 03/07/2015 tarihinde kooperatiften ayrıldığı gözetildiğinde davalının bu tarihten sonraki aidatlardan sorumlu olamayacağı önceki döneme ait aidat borcundan kaynaklı takip tarihi itibariyle 562,32-TL asıl alacak, 168,69-TL işlemiş faiz alacağının  bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davaya konu alacağın likit alacak olması nedeni ile 731,01-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatına...\" karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının noter aracılığıyla istifa etmiş olmasının tek başına kooperatiften doğan mali yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, kooperatiften edinilen taşınmazın iade edilmemesi halinde aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, KK uyarınca ortaklıktan çıkışın ancak ortaklıktan doğan hakların iadesi ile hüküm ifade edeceği, davalının tahsis edilen konutu uhdesinde tutmaya devam etmesi nedeniyle ortaklıktan doğan yükümlülüklerinin sürdüğü, davalının istifası sonrasında da kooperatif tarafından tahsis edilen taşınmazı iade etmediği ve fiilen kullanmaya devam ettiği, mahkemece eksik inceleme yapıldığı ve yalnızca istifa olgusuna dayanılarak karar verildiği, kooperatifin henüz tasfiye edilmediği ve ortakların inşaat ve diğer giderlere katılma yükümlülüğünün devam ettiği, davalının bu  yükümlülüklerden kaçınmasının hakkaniyete aykırı olduğu, bilirkişi raporunun hukuki nitelendirme içerdiği ve hatalı değerlendirmelere dayandığı, mahkemenin bu rapora dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.<br>Davalı kooperatiften üyelik devralmadığını, taşınmazı sattığını, ve noter aracığı ile ile kooperatiften istifa ettiğini, kooperatife herhangi bir borcu olmadığını bildirmiştir.<br>KK'nun 10. Maddesine göre her ortağın ortaklıktan çıkma hakkı vardır. Buna kooperatiflerde  açık kapı ilkesi denilmektedir.<br>Davacı kooperatifte bulunan taşınmazın tapusunu 24.03.2011 tarihinde dava dışı ...'a devretmiş ve Ankara 35. Noterliğinin 22.06.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı istifanamesi 03.07.2015 tarihinde kooperatife tebliğ edilmiştir.<br>Uyuşmazlık tapuyu devreden davalının aidat yükümlülüğünün devam edip etmediği, takip konusu yapılan 2017 yılına ait aidat borçlarından dolayı  davacı kooperatifin alacağının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Ortaklıktan çıkmanın hüküm ifade edebilmesi bazı koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. KK 10. maddesi gereği istifanın hüküm ifade edebilmesi için ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekmektedir. Davalının istifa iradesi kooperatif kanalıyla edindiği daireyi iade iradesi içermemektedir, davacı istifadan önce dairesini üçüncü kişiye devretmiştir. Davalının istifa tarihinde kooperatif tasfiye sürecine de girmemiştir. Davalının bu kapsamda kooperatif  aidat ve gecikme cezalarından sorumluluğu devam etmektedir.   <br>Bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda, denetime elverişli, yeni bir bilirkişi raporu alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir.<br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK353/1.a.6 madde uyarınca, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın  kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:<br>\t  Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/453 E., 2020/847 K. sayılı 23.12.2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,<br>\t2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\t   dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2026<br><br>        Başkan ...                   Üye ...                Üye ...                Katip ...<br>   \t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0114cb11c46c7db5","SID":"1b871c217e7219a3"}}