{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 09/04/2026<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/05/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas  ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t...<br>DAVALI\t: 1 -...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t...<br>\t  Av. ...<br>\t ...<br>DAVALI\t: 2 -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/04/2026<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın davalı ... Belediye Başkanlığı adına Kültür, Sanat ve Yaşam Merkezi İnşaatı ile ... Sosyal Tesisleri yapım işi sözleşmeleri nedeniyle düzenlenen hakkediş karşılığı oluşan fatura alacaklarını diğer davalı ... Bankası A.Ş. Şubesi’ne temlik ettiğini, davalı Belediye Başkanlığı'nın söz konusu hak ediş karşılığı fatura ödemelerini temlik borçlusu olarak sözleşme kapsamın da süresinde temlik alacaklısına ödeme yapmadığını,  ... Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü'nün 19.03.2019 tarih ... sayılı yazılarıyla 3.901.093,35 TL net bedelin temlik alacaklısına ödenmek üzere emanet kaydı yapıldığının bildirildiğini, davalı bankanın hiçbir işlem yapmaması ve davalı Belediye’nin temlik alacağını ödememesi nedeniyle oluşan gecikme vs adı altında davacı firmanın hesabından kesintiler yapmaya devam ettiğinden davalı bankanın bir kez daha ihtar edildiğini, davacı firmanın temlik borçlusu üzerinde miktarın ödenmesi ya da ödetilmesi konusunda herhangi bir yaptırım ya da yetkisi bulunmadığını ileri sürerek  davalı bankaya temlik edilen alacağın temlik borçlusu diğer davalı belediye tarafından sözleşmeye konu vadelerde ödenmemesi, davalı bankanın da tahsil için işlem başlatmayarak tarafların haklarını kötüye kullanması suretiyle davacı firmanın davalı bankada bulunan alacağının öncelikle faiz masraf kesintileri yapılarak borca mahsup edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tanzimini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... Bank A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; banka ile kredili müşterisi davacı arasında ... Belediyesi ... Sosyal Tesisleri Yapımı işine istinaden 09.10.2018 tarihinde 4.093.756,34 TL,13.10.2018 tarihinde 1.801.093,35 TL tutarlı temlik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince firma ile kredi ilişkisine girilerek kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin karşılığı olarak tahsilin de kredi borcuna mahsup edilmek üzere toplamda 5.894.849,69 TL miktarlı temlik alındığını, temlik sözleşmesi gereğince davacının bankaya bu hususta dava açmasının hukuki yararı bulunmadığını, bankaya temlik edilen tutarların ödenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı Belediye Başkanlığı  cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin  ... Bank A.Ş.’ye 5.894.849,69 TL tutarlı temlik verdiğini, bu temlike nakit olarak 1.994.849,69 TL Belediye tarafından 1.494.849,69 TL’sinin direk temlik alacaklısı banka hesabına yatırıldğını, 500.000,00 TL’sinin ise firmaya gönderildiğini, firma tarafından temlik ödemesi için temlik alacaklısı bankaya yatırıldığını, 9 ve 10 numaralı hak edişlerin temlik alacaklısı olan ... Bank A.Ş.’nin emanetinde bulunan toplam 3.901.093,35 TL’nin 1.000.000,00 TL’si 20.12.2018 tarihinde, 2.000.000,00 TL’si 25.12.2018 tarihinde, 900.00,00 TL’si 26.12.2018 tarihinde temlik alacaklısı olan Banka yerine sehven ... Şti’ye ödemesinin yapıldığını, davalı idarenin emanet hesabı incelemesinde; 9 ve 10 no.lu hakkedişlerden kaynaklı olarak ödemelerin bir kısmı temlik alacaklısı ... A.Ş.’ye ve 3.900.00,00 TL’si sehven davacı firmaya yapıldığından başkaca ödenmesi gereken tutar gözükmediğini, davacı şirket işe devam etmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, davacı ... şirketinin münfesih duruma düştüğünü, şirket aleyhine belediye tarafından başlatılan toplam 12.646.237,00 TL bedelli 41 tane icra takibi olduğunu, davacı tarafından şirketin içinin boşaltılmış olduğunu, tebligat bile yapılamaz duruma geldiklerini, davalı idarenin dava konusu uyuşmazlık ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Davacının davalı belediye ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında sözleşmedeki 9 nolu ve 10 nolu hakedişlerdeki bir kısım alacağını davalı bankaya temlik ettiği, bu temlikten sonra da davacının davalı banka nezdinde kredi kullandığı, kullandırılan kredilerin bir müddet sonra ödenmediği, kredilerin ödenmemesi kapsamında davacı nezdinde faiz tahakkuk ettiği, bu kapsamda davacının iddia etmiş olduğu zarar kalemlerinin kredi sözleşmesine faiz işlemesi ve temlik borçlusunun temlik alacaklısına borcu ödememesine ilişkin olduğu, bu nedenle kredi alacağı ile temlik alacağı işlemlerinin birbirinden farklı olduğu, temlike konu alacağın geç ödenmesinden dolayı faiz istenilebilmesinin faizin feri ve nitelikli alacak olmasından dolayı asıl alacağa bağlı olduğu, bu nedenle de temlike konu alacağın geç ödenmesi hususunun alacağın ferisi niteliğindeki haklardan olduğu, bunun ancak temlik alan olan davalı bankaya ait olduğu, davalı belediyeden olan alacağın temlike konu edilerek kredi kullanılmasına izin verilmesi hususunun yüklenicinin finansman olanaklarını arttırmasına imkan veren bir işlem olduğundan ve dava konusu uyuşmazlıkta da davacının sözleşmeden kaynaklanan hakedişlerdeki bir kısım alacaklarını davalı bankaya temlik ederek kredi kullandığı, bu nedenle davacının kendi şirketi için kullandığı kredinin geç ödenmesinin sonuçlarının davalı belediyeye yansıtılamayacağı, bu nedenle de temlike konu olan ve davalı belediye tarafından da temlike konu olan alacağın geç ödenmesinden dolayı faiz isteme hakkının davalı bankaya ait olduğu, bu nedenlerle de davacının dava dilekçesi ve aşamalardaki iddia etmiş olduğu alacağın geç ödenmesinden bahisle bir zararının bulunmadığı sabit olduğundan davacının bu nedenle alacağı bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine\" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Yerel Mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı olup emsal olarak kabul edilen Yargıtay ilamının da somut olaya doğrudan uyarlanmasının mümkün olmadığını, dosya kapsamında birçok bilirkişi raporu celbedilmiş olup davacı aleyhine yapılan iş ve işlemlerin ortaya çıkarıldığını, ancak Yerel Mahkeme gerekçesinde Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2022/1452 Esas, 2023/1462 Karar sayılı ilamına atıfta bulunarak \" temlik edilen alacağın geç ödenmesi nedeniyle devreden tarafın, geç ödemeden dolayı faiz isteme hakkı olmadığı, zarar iddiası ile geç ödeme arasında illiyet bağı oluşmadığı\" belirtilerek karar verildiğini, bu kararın değerlendirmesinde hata bulunmadığını, bu kapsamda davanın kabulüne yönelik dosyada bilirkişi rapor alınması gerekirken, dosya kapsamında Yargıtay Kararları doğrultusunda bilirkişi raporunun düzenletilmediğini, celbedilen bilirkişi raporlarının bu hususta hiçbir incelemede bulunmadığını, davalı firmanın kredilendirime yaparak davacıya fatura alacağını avans olarak sunduğunu, davalı idarenin geç ödemesi nedeniyle faiz ve ferilerini davacıya yansıttığını, ancak davalı idare ile yapılan anlaşmada ise davalıya yansıttığı faiz haricinde tahsilatları için ayrıca faiz tahsil ettiğini, borcun kaynağı tek iken ve asıl borç sona ermiş iken dahi davacıya karşı borç yükünün arttırıldığını, davacı temlik ile borcunu devrettiğini, devir alanın banka  devir borçlusunun Belediye olduğunu, dava dilekçesinde talep olarak belirtilen hususta hiçbir inceleme gerçekleşmeden düzenlenmiş bir rapor olup, yeni bir rapor ile sadece temlik borçlusunun, ihale sözleşmesine göre süresinde ödemediği \"Emanete aldığı Hakediş ödemesini\" ödeme yaptığı tarihe kadar temerrüdü nedeniyle oluşan faiz bedelinin tespitini, Belediye tarafından ödeme yapıldığı tarihe kadar, Banka tarafından davacıya borç olarak yazılan bedellerin, faiz, masraf ve ferilerin tespitini, Banka tarafından, Belediye ödeme yapana kadar geçen sürede davacı firmaya ait marj bedelinden ne kadar kesinti yapılarak kendisine alacak olarak kaydedildiğinin tespitini Banka tarafından temlik alacağının sona ermesi için temlik borçlusu Belediyeye ne kadar indirim yapılarak menfaat sağlandığının tespitini, raporla belirlenerek davacı firmaya verilen zararın tespiti gerekmekte iken bu durumun Mahkemece araştırılmadığını ileri sürerek açıklanan nedenlerle, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasını ve eksik hususlarda yeni rapor aldırılarak sonucunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava konusu uyuşmazlık, davacı tarafından davalı bankaya temlik edilen alacağın, temlik borçlusu diğer davalı Belediye tarafından davalı bankaya sözleşmeye konu olan vadelerde ödenmemesi nedeniyle davacının davalı bankada bulunan alacağının öncelikle faiz, masraf kesintisi yapılarak borca mahsup edilmesi suretiyle uğranılan zararın davalılardan tazminine  ilişkindir.<br>Dosyanın tetkikinde; davacı ile davalı ... Belediyesi arasında ... Sosyal Tesis yapım işi kapsamında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeden dolayı davacının davalı belediyeden sözleşme kapsamındaki 9 nolu ve 10 nolu hakediş alacaklarının toplam 5.894.849,69 TL'lik kısmını davalı bankaya devrettiği anlaşılmıştır. <br>Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ile gerekçeye emsal gösterilen kararın somut olaya uymadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki;  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 189. maddesi hükmünce alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır. Bunun sonucu olarak temlik edilen alacağın aslı ile işlemiş faiz ve temerrütten sonra işleyecek faizleri devralana geçeceğinden devredenin temlik ettiği asıl alacak ve faizlerini isteme hakkı bulunmamakta ise de, devredenin devralandan aldığı kredi karşılığı alacağını temlik etmiş olması halinde ve iş sahibinin ödemede temerrüdünden sonra devralana ödemek zorunda kaldığı kredi faizi ile devralanın temerrüt faizinden itibaren tahsil tarihine kadar iş sahibinden isteyebileceği temerrüt faizi arasında kalan ve iş sahibinin temerrüdünden kaynaklanan zararını isteyebileceğinin kabulü gerekir. <br>Bu durumda davacı tarafından  alacağını devredip aldığı kredi nedeniyle hangi tarihler arasında ne miktarda faiz ödemesi yaptığı sorulup sözleşme ve ekleri ile ödenen faizlerle belge suretleri getirtildikten sonra yeniden oluşturulacak bankacılık  hukuku ve munzam zarar konusunda uzman (3 kişilik) bilirkişi kurulundan devredilen alacakla ilgili talep edebileceği alacağın bulunup bulunmadığı ile davalıların sorumluluklarının  ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 6 Hukuk  2023/3520 E,  2024/4558 K)<br><br>Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup  istinaf kanun yolu başvurusu  açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-)Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ...Esas,...Karar sayılı 13/05/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine,<br>                         3-)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının  talep halinde başvuran tarafa  iadesine, <br>4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.09/04/2026<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>Üye ...<br>Üye ...<br>Katip ...<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9ffd83f9d17464a","SID":"0793e0dc7419fca8"}}