{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t               (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t        <br>ESAS NO\t: 2021/2109 <br>KARAR NO\t: 2026/750<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 14.09.2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/148 E., 2021/624 K.<br><br>DAVA \t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 09.04.2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 09.04.2026\t     \t<br><br>\tDavalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Davalının, müvekkili kooperatifin 301 numaralı ortağı olduğunu, bu ortaklığı karşılığında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ...Parselde kayıtlı 2. Etap A Blok 37 numaralı bağımsız bölümün kullanımına tahsis ve teslim edildiğini, Ankara Balı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/257 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda devir yoluyla ortak olduğunun tespit edildiğini, ortaklıktan kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2017/34404 sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, takip konusu alacak tutarının 166.600 TL olduğunu ileri sürerek, takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalının asıl alacak üzerinden %20'den az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle: Geriye yönelik 5 yıllık aidatların zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacının haberi olmaksızın inşaatın yüklenicisi ...'dan 330.000 TL bedelle daire satın almak istediğini ve 2012 Aralık ayında tapuda daireyi teslim alırken önüne konan üyelik devir belgesini kandırılarak imzaladığını, bu konuda Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/257 E. sayılı dosyası üzerinden açılan davanın istinaf incelemesinde olduğunu, müvekkilinin ortaklığını noterden dava dışı ...'e devrettiğinden ortaklığının sonlandığını, müvekkiline teslim edilen bir dairenin söz konusu olmadığını, üyelik devri ile tapu devrinin şart konmasının mümkün olmadığını, bu hususun kanuna ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, ekli belgelerden görüleceği üzere usulsüz aidat ödemelerinin gerçekleştirildiğini ve dekont üretildiğini, müvekkilinin davaya konu dairenin eksikliklerini kendi cebinden karşıladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile benimsenen 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı ödeme emrinin tebliği sonrası sunduğu itiraz dilekçesinde davacı kooperatifin üyesi olmadığını ileri sürmüş ise de, kooperatif kayıtlarına göre yönetim kurulunun 24.12.2012 tarih ve 300 sayılı kararıyla davalının ortaklığa kabul edildiği ve halen davacı kooperatifin ortağı sıfatını taşıdığı, mahkememizin 08/06/2017 tarih 2015/257 esas, 2017/411 karar sayılı kararıyla da davalının kooperatif ortağı olduğu belirlenmiş, karar kesinleşmiştir. Hal böyle iken davalının kooperatif ortağı olduğuna ilişkin bir kuşku bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı hissesini 02/06/2017 tarihli Altındağ 8. Noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde belirtildiği üzere davadışı ...'e devrettiğini belirtmişse de, KK.'nun 14. Ve anasözleşmenin 17. Maddesinde belirtildiği gibi kooperatife ortak olmak isteyenlerin kooperatife yazılı olarak müracaat etmeleri gerekmekte ve ortaklığa kabulün de yönetim kurulunca karara bağlanması gerekmektedir. Kooperatif kayıtlarında böyle bir karar bulunmadığı gibi davacı kooperatif de davalı tarafından gönderilen ihtarnameye ortaklığı devralan kişinin taşınmazı devralmaması, açılmış bulunan davanın kaybedilme ihtimaline binaen böyle bir devre başvurulması ve devir ve şartlarının usulüne uygun olmadığı gerekçeleriyle Sincan 3. Noterliğinin 03/11/2017 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle devri kabul etmediğini belirterek cevap vermiştir. Hal böyle iken, geçerli bir devir işleminden söz edilebilmesi için yönetim kurulunun ortaklığa kabul kararı vermesi ile devralanın ortaklık hak ve yetkilerinin kazandığının kabulü gerekeceğinden geçerli bir devir işleminden bahsedilemeyeceği için, dava konusu taşınmazın da halen üzerinde kayıtlı olduğu ve davacı kooperatifçe konut yapılacak arsalar kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile arsa sahiplerinden edinildiğinden ve mülkiyeti kendisine ait arsası bulunmadığından, hisseyi mülkiyeti devralmadan devralan kişinin aidat ödeme dışında kooperatiften edinebileceği bir yararı olmadığı da gözetilerek kooperatif kayıtları ve mahkememizin 2015/257 esas sayılı kesinleşen kararıyla da sabit olduğu üzere davalının kooperatifin halen ortağı olduğu kabul edilmiştir.<br>\tDavalının davacı kooperatifin ortağı olması nedeniyle KK'nun 23. Maddesi uyarınca kooperatifin amacının gerçekleşmesi için gereken ve genel kurul kararlarıyla alınması kararlaştırılan anasözleşmenin 21.maddesinde belirtilen aidat ve genel gider paylarını ödemek zorunda olduğu, hükme esas alınan ayrıntılı, gerekçeli, mahkememiz ve kanunyolu denetimine elverişli bilirkişi raporunda takip tarihi itibarıyla davalının davacı kooperatife 165.300,00 TL borcu bulunduğunun hesaplandığı ve davalının bundan sorumlu olduğu kanaatiyle davanın kabulüne,<br>\tDava konusu alacağın likit nitelikte olduğu gözetilerek, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince davalı borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine...\" karar verilmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kooperatif üyeliğini noter aracılığıyla tüm hak ve yükümlülükleriyle devretmesine rağmen bu husus değerlendirilmeden karar verildiği ve husumetin yanlış yöneltildiği, üyeliği devralan kişi tarafından açılan üyeliğin tespiti davasının sonucunun beklenmesi gerekirken bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğu, cevap dilekçesinde ileri sürülen borç artışı, takas-mahsup ve zamanaşımı itirazları ile sunulan delillerin incelenmediği, kooperatif tarafından daha önce 18.500 TL olarak bildirilen borcun sonradan artırılmasının haksız olduğu ve bu hususun araştırılmadan hüküm kurulduğu, eksik imalatlar nedeniyle yapılan giderlerin aidattan mahsup edilmesi yönündeki taleplerinin değerlendirilmemesinin eksik inceleme teşkil ettiği, zamanaşımı def’i hakkında inceleme yapılmamasının ve gerekçede yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğu, alacağın likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan tutardan daha fazla miktara hükmedilmesinin çelişkili ve gerekçesiz olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, üyelikten kaynaklanan parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.<br>Dosyanın tetkikinde, hükmün gerekçesinde\"..hükme esas alınan ayrıntılı, gerekçeli, mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle davalının davacı kooperatife 165.300,00 TL borcu bulunduğunun hesaplandığı ve davalının bundan sorumlu olduğunun kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.\" denilmiş ve hüküm fıkrasında davanın kabulüne itirazın iptaline karar verilmiştir.<br>Dava dilekçesinde dava değeri 166.500 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar üzerinden dava harcı yatırılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının davacı kooperatife borcu 165.300 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemenin de kabulü bu yönde olmasına rağmen kısmen kabul yerine tam kabul hükmü kurulmuştur. Kısa karar ve gerekçe arasında çelişki oluşmuştur.  <br>\t\tAçıklanan nedenlerle,  diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 297, HMK 353/1.a.4 madde gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.4 ve HMK m. 297 gereğince kabulü ile:<br>\t    Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/148 E., 2021/624 K. sayılı 14.09.2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,<br>\t2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\t   dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2026<br><br>        Başkan ...                   Üye ...                Üye ...                 Katip ...<br>   \t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37815ba5ccbb210f","SID":"748fa8c40ff82f48"}}