{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br><br>ESAS NO\t\t: 2025/374 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2026/290<br>DAVA\t\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 07/05/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 01/04/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafça, ...  A.Ş.ye ait, çek numarası; ...  olan ...  tarihli keşide yeri ... olan ...  TL tutarlı tacir çeki sebebi ile Antalya ... . İcra müdürlüğü ... /...  esas numaralı icra dosyası ile takip başlatıldığını, ancak takip dayanağı söz konusu çeki müvekkilinin tanzim etmediğini, çek altında bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çekin tanzim ve ibraz tarihlerinde yurt dışında olduğunu, çekin kimin düzenlediğini bilmediğini, icra takibinden daha önce haberdar olsa da dosyadan çek fotokobisini istediğinde imzanın sahte olduğunu fark ettiğini, savcılığa şikayette bulunduklarını, taşınmazına haciz konulduğunu, meskeniyet şikayetinde bulunduklarını beyan ederek davanın kabulü ile menfi tespit talebinde bulunmuştur.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının tacir olmanın gereklerini yerine getirmediğini, dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, çekten daha önce haberdar olduğunu, davacının iddiasının borçtan kurtulmaya çalışma olduğunu, davacının iddiasının suç unsurunu içerdiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Antalya ... . İcra Dairesinin ... /...  Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.<br>Mahkememizden verilen ...  tarih ve ... /...  Esas - ... /...  Karar sayılı kararı Antalya BAM ... . Hukuk Dairesinin ...  tarih ve ... /...  Esas - ... /...  Karar sayılı kararı ile kaldırılmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.<br>Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmış ve rapor mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava, takip konusu çekte davacı ciranta adına atılı imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. <br>Dava, icra takibi sırasında, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit talebine ilişkin olmakla, kural olarak bu tür davalarda ispat yükü takip alacaklısı olan davalıya aittir (HGK., 05/11/2003 T., 2003/13-695 E., 2003/630 K.). Yargıtay 12. HD'nin  2019/5272 esas,2020/2821 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Burada atıf yapılan  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle \"imzanın borçluya ait olduğunu\" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir. (HGK., 06/02/2008 T., 2008/12-77 E. 2008/90 K.) <br>6102 sayılı TTK'nun 790. maddesinde; Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Davalı müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla çeki eline geçirmiştir. Davacı ise sahtelik itirazında bulunmaktadır. Yargıtay kararlarında da bahsedildiği üzere;  Sahtelik defi mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Bu açıklamalar ışığında, takibe konu kambiyo senedindeki imzanın davacı/takip borçlusuna ait olduğunun ispatı, davalı/takip alacaklısına düşmektedir.<br>Mahkememizce yukarıda açıklanan gerekçeler ve emsal içtihatlar uyarınca yapılan yargılama sonucunda ...  tarihli gerekçeli karar ile özetle \"... ...  tarihli grofoloji uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan rapor içeriği dikkate alınarak, takip konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, davacının Antalya ... . İcra Dairesi'nin ... /...  Esas sayılı dosyasındaki takibe konu ... çek numaralı ...  tarihli ...  TL tutarlı çekten dolayı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin haksız olduğu anlaşılsa da kötüniyetli olduğu yönünde kabule göre bir bilgi ve belge dosya kapsamından anlaşılmadığından, davacının tazminat talebinin reddine\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Antalya BAM ... . HD., ... /...  esas, ... /...  karar sayılı ilamı ile; \"...Raporun incelenmesinde; mukayeseye esas yeteri kadar imzanın mevcut olup, raporun kendi içinde bilimsel verilere uygun ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davalının imza konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Ancak davacının şahsı adına işletmesinin bulunması ve çekteki cironun işletmenin adı yazılarak yapılmış olması, davalının, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirtmesi karşısında, öncelikle davacının ticari defterleri üzerinde usulüne uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, dava konusu çekin davacı defterlerinde yer alıp almadığı incelenerek, çekin defterlere kaydedilmiş olması halinde, her ne kadar imza davacıya ait çıkmasa da, davacının bu çeki benimsemiş olabileceği üzerinde durulup, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuş, davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu haklı görülmüştür. <br>Kabule göre de, davanın takip nedeniyle menfi tespit davası olduğu, dava değerinin toplam takip tutarı üzerinden gösterilip harçlandırıldığı ancak hüküm kurulurken, sadece takip konusu çeke ilişkin bir dava varmış gibi çek yönünden hüküm kurulması doğru görülmemiş, istinaf edenin sıfatı gözetilerek, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.\" gerekçeleriyle mahkememiz kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Kaldırma kararı sonrasında ...  tarihli bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi raporu ile,<br> \"Davacı vekili ...  tarihli beyan dilekçesinde müvekkilin ticari defter ve kayıtlarınin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...  ...  ...  Mah. ...  Sk. No:.. /...  ... / ...  adresinde olduğunu beyan ederek yerinde inceleme talep etmiş olup, Davacının ticari defter kayıtları üzerinde ilgili adreste ...  tarihinde yapılan incelemede; Davacının ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ...  TC Kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğu,<br>Davacı tarafça tarafıma ibraz edilen ekte yer alan 2014 ve  2015 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı,  <br>Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davacının incelemeye ibraz edilen  2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin bu haliyle sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, <br>Davacının 2014 ve 2015 yılı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede gerek ... Alına Çekler ve gerekse ... Verilen Çekler hesabında dava konusu  takibe konu ... çek numaralı ...  tarihli ...  TL tutarlı çek kaydına rastlanılamadığı, <br>Dava ve takip konusu çekin Davacının 2014 ve 2015 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, <br>Davacının 2014 ve 2015 yılı ticari defter kayırlarında çeki düzenleyen ...  ... Şirketine ilişkin de herhangi bir kayda rastlanılamadığı... \" hususlarında görüş bildirilmiştir. <br>Mahkememizce kaldırma kararı uyarınca davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış olmakla, dava konusu çekin davacı defterlerinde yer almadığı tespit edilmiş ve bu suretle davacı tarafça imzası kendisine ait olmayan çekin ayrıca defterlere kaydedilmediği ve dolayısıyla davacı tarafından bu çekin benimsenmediği anlaşılmış ve davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı vekili, icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan, davanın niteliği gereği burada kastedilen tazminat türü, kötü niyet tazminatıdır. Mahkememizce kaldırma kararı öncesindeki gibi takibin haksız olduğu anlaşılsa da; kötüniyetli olduğu yönünde kabule göre bir bilgi ve belge dosya kapsamından anlaşılmadığından, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE;<br>1-Davacının Antalya ... .  İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu ...  çek numaralı ...  tarihli ...  TL tutarlı çekten dolayı icra dosyasında davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, <br>2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, <br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>4-Davacı tarafça dava açılışta yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafça yapılan  davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvuru harcı vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>8-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,<br>Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026<br><br>Katip ...<br> E-imzalı<br> <br>Hakim ...<br> E-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50761b12748adf4e","SID":"ec07e2ed92ba0e13"}}