{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/59 - 2026/483<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/59 \t\t                                            (ESASTAN RET)<br>KARAR NO\t: 2026/483<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2022/529 E -  2023/593 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2026<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/04/2026<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tasfiye halindeyken tasfiye memurunun arandığını ve davacı şirket hakkında icra takibi başlatıldığının söylendiğini, müvekkil şirketin söz konusu takipten bu şekilde haberdar olduğunu, icra dosyasında tebligatın TK'nın 35. maddesi uyarınca kullanılmayan tescil adresine yapıldığını, bu nedenle davacı şirketin takibi öğrenemediğini ve icra takibinin kesinleştiğini, davalı şirketin piyasada ihtiyaç duyduğu malları temin edebilmek amacıyla kendisinde bulunan müşteri çeklerini ciro ettiğini, bahsi geçen çekleri müvekkil şirket lehine düzenlediğini ve sonrasında davacı şirkete ciro ettiğini, sonrasında satıcılara karşı güven ilişkisi oluşturduğunu ve çeklerin ürünleri satan satıcılara verilmesini sağladığını, bu kapsamda davacı şirkete 638.000,00 TL bedelli on bir (11) adet çek sunduğunu, bu çeklerin karşılığı olarak alınan ürünlerin ve malzemelerin müvekkil şirkete değil davalı şirkete teslim edildiğini ve çekleri ciro yoluyla davacı şirketten alan satıcılar tarafından satılan malların ve malzemelerin faturalarının davacı şirket adına düzenlediğini, ticari ilişkinin yürütüldüğü esnada müvekkil şirket ortağı ve yetkilisi ... ...'ın aynı zamanda davalı şirkete kayyum olarak atandığını, yani her iki şirketin de aynı kişi tarafından yönetildiğini, dolayısıyla ismi geçen kişinin tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, cari hesap nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini  talep etmiştir.<br><br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ödeme emrinin davacı şirketin ticaret sicil gazetesinde yer alan adresine usulüne uygun şekilde gönderildiğini, ancak adresin kapalı olması nedeniyle tebligatın iade edildiğini, bunun üzerine TK'nın 35. maddesi uyarınca tebliğ işleminin gerçekleştirildiğini ve takibin kesinleştiğini, söz konusu takibin cari hesaptan kaynaklandığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini  talep etmiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, konuya ilişkin alınan bilirkişi raporları ile tarafların usulüne uygun olarak defter tuttukları ve söz konusu ticari defter kayıtları kapsamında davacı şirketin davalı yana 371.383,75 TL borçlu olduğu hususunun tespit edildiği, her ne kadar davacı şirket tarafından yapılan işlemlerin usulsüz olduğunun tespiti noktasında ... ...'ın tanık olarak dinlenilmesi talep edilmiş ise de, dava konusu iddiaların tanık beyanı ile ispat edilemeyeceği ve kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; çeklerin karşılığı olarak alınan malların ve malzemelerin müvekkil şirkete değil davalı şirkete teslim edildiğini, bu süreçte her iki şirketin ... ... tarafından yönetildiğini, malların ve malzemelerin neden davalı şirkete teslim edildiği, müvekkil şirket kayıtlarına bu durumun neden işlenmediği, davacı şirketin satım konusunda niye borçlandırıldığı hususlarının aydınlatılması amacıyla ismi geçenin dinlenmesi gerektiğini, aynıca bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, müvekkil şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle muhasebe kayıtlarının hatalı tutulduğunu, davalı şirket ile hiçbir ilgisi bulunmayan dava dışı ... Möble Limited Şirketi'ne verilen çeklerin davalı şirket çekleri ile karıştırıldığını ve davalı şirket lehine hatalı kayıt tutulduğunu, bu kapsamda dava dışı şirkete verilen 100.000,00 TL bedelli ve 50.000,00 TL bedelli çeklerin davalı şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, fatura ve irsaliye kayıtlarına ilişkin ayrıntılı inceleme yapılması gerektiğini, satılan malların ve malzemelerin teslim adresinin davalı şirketin fabrika adresi olduğunu, belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın 3.132,30 TL'si yönünden borçlu olmadığının tespiti yönünde hüküm kurulmuş ise de, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, ayrıca 374.516,05 TL için davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ifade edilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının, icra takibine konu cari hesap nedeniyle borçlu olup olmadığı ve bu kapsamda takibin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve icra takibinin iptali talebine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davaya konu cari hesap nedeniyle, davalı alacaklı şirket tarafından 02/03/2022 tarihinde  Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4360 Esas sayılı takip dosyası ile 374.516,05 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu içeriğine, diğer yandan eldeki davada kötüniyet tazminatı verilmesine yönelik şartların oluşmadığının anlaşılmasına, göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, <br>2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 15/04/2026  tarihinde oy birliği ile karar verildi.      \t\t\t\t<br><br><br>Başkan <br>     e-imzalıdır           <br> <br>Üye  <br> e-imzalıdır<br> <br>Üye <br> e-imzalıdır <br> <br>Katip <br> e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23657b9e90219c7d","SID":"08d390a5efc04a20"}}