{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1778 \t\t           (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2026/417                                           HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/07/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/37 E - 2023/452 K<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 03/04/2026<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/04/2026<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 5 yıl süreli 31/08/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığını, davalı şirketin sözleşme ve protokol kapsamında 9.500,00 m3 beyaz ürün ve 5 ton madeni yağ alması gerekirken yalnızca 3.836,00 m3 beyaz ürün ve 3,780824 ton madeni yağ alımı yaptığını, müvekkili tarafından düzenlenen 29/01/2019 tarihli ihtara rağmen davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine 09/08/2019 tarihli ihtar ile sözleşme ve eki niteliğindeki tüm protokollere aykırı hareket edilmesi nedeni ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin erken feshi nedeniyle 180.000,00 USD cezai şart,  asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle beyaz ürün için 226.574,92 USD  ve  maden yağı için 2.583,52 USD’nin muaccel hale geldiğini, cezai şart alacağı için 09/08/2019 tarihli ihtar ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, davalı tarafından verilen 150.000,00 TL teminat mektubunun nakde çevrildiğini, ayrıca müvekkili tarafından düzenlenen 600.000,00 TL bedelli kısmi cezai şart faturası ile tahsilat yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 USD bakiye cezai şart borcunun temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 17.500,00 USD'ye yükselmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, sözleşmenin feshi dışındaki haller için cezai şartın sözleşmeye konulduğunu, müvekkilinin çeklerinin iade edilmediğini, 150.000,00 TL teminat mektubu ile 600.000,00 TL nakit teminatın irat kaydedilmesi neticesinde davacının menfaat temin ettiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan bu işlem neticesinde müvekkil şirketin her türlü tazminat, talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı yanın bu davranışları sonucunda müvekkiline zarar vermesi nedeni ile alım taahhüdünün yerine getirilemediğini, bu yüzden cezai şartın koşullarının oluşmadığını  savunarak davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,  taraflar arasındaki 31/08/2015 tarihli protokolün Asgari Ürün Alım Taahhüdünden Kaynaklanan Cezai Şart başlıklı 4.5. maddesinde, her ne sebeple olursa olsun bayilik sözleşmesinin sonunda veya fesih tarihinde bu maddede bahsi geçen ve taahhüt ettiği halde perakende standart satış fiyatından TP’den satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 40,00 USD, TP’den (veya TP ile anlaşmalı olan madeni yağ üreticisinden/üreticilerinden) satın almadığı beher ton madeni yağ için 2.000,00 (ikibin) USD tutarında cezai şart bedelinin TP’ye ödeneceğinin davalı yanca kabul ve taahhüt edildiği, 4.6. Cezai Şart başlıklı maddede ise, protokolün, sözleşme ve bunlara uygun akdedilecek olan sair sözleşmelerin satış taahhüdü dışındaki hükümlerinin ihlal edilmesi halinde bayi tarafından, TP’ye 180.000,00 USD cezai şart ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğinin belirlendiği, anılan maddeler kapsamındaki cezai şartın, ifaya ekli cezai şart anlamını taşıdığı, bu bağlamda davacının, cezai şart protokolü ve/veya buna bağlı olarak akdedilecek sair sözleşmeleri feshetmeden önce veya feshettikten sonra talep ve tahsile yetkili olduğu, davacı tarafından 09/08/2019 tarihli  ihtarname ile; sözleşme ve protokollerden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve bayilik lisanslarının sonlandırılmış olması nedeni ile sözleşmenin feshedildiği, böylelikle sözleşme ve eki niteliğindeki protokollerde yer alan ilgili maddeler uyarınca davalı şirketin altı aydan uzun süren pompadan satış yapmamasına bağlı olarak lisansının iptal edilmesinden dolayı davacı şirket tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği,  5 yıl süreli yapılan sözleşmenin 31/08/2020 tarihinde sona ermesi gerekirken ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 16/08/2019 tarihinde feshin gerçekleştiği, sözleşmenin 4.6 Cezai Şart başlıklı maddesi gereğince davacının haklı feshi nedeniyle davalının anılan madde hükümleri gereğince 180.000,00 USD cezai şarttan sorumlu olduğu,  buna karşılık sözleşmedeki alım taahhüdünün 5 yıl olarak belirlenmesi ve bu sürenin fesih tarihinde dolmamış olması nedeni ile muaccel hale gelmeyen alım taahhüdünün yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceğinden asgari alım taahhüdünün yerine getirilememesinden ötürü cezai şarttan davalının sorumlu tutulamayacağı, davalıdan daha öncesinde 199.691,27 USD’nin tahsil edildiği de dikkate alınarak, davacının cezai şart alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin davalının kusuruyla haklı nedenle müvekkili tarafından feshedildiğini, sözleşme süresinin dolmamasının asgari alım taahhüdü nedeniyle talepte bulunulmasına engel olmadığını, davalının kendi kusuruna dayanamayacağını, bu durumda sözleşmedeki tüm borçların ve cezai şartın ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda eksik alım yapıldığının tespit edilerek alternatifli hesaplama yapıldığını, davalıdan tahsil edilen miktardan sonra dahi müvekkilinin alacağının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının sözlemenin erken feshi nedeniyle cezai şart ve asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şart talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, cezai şart istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında 31/05/2015 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ile aynı tarihi protokol ve bu protokole ek bila tarihli ayrı bir protokol imzalandığı, davacının 05/07/2017 tarihli ihtarname ile 06/06/2017 tarihinden itibaren alım yapılmadığının tespit edildiği belirtilmek suretiyle satış yapılmasının ihtar edildiği, 29/01/2018 tarihli ihtarname ile alım yapılmadığı belirtilerek alım yapılmasının ihtar edildiği, 28/11/2018 tarihli ihtarname ile 4,5 aydır alım yapılmadığı ve alım taahhüdüne uyulmadığının ihtar edildiği, 09/08/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeden ve protokolden kaynaklı edimlerin yerine getirilmediği, lisansın 30/04/2019 tarihinde sonlandırıldığı, alım yapılmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiği, aynı tarihli ayrı ihtarname ile erken fesih ve alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şartın ödenmesinin talep edildiği, davacı tarafından davalıya ait 150.000,00 TL teminat mektubunun paraya çevrildiği ayrıca davalı adına düzenlenen  600.00,00 TL bedelli kısmi cezai şart içerikli fatura düzenlendiği görülmüştür. <br>\t\tMahkemece iki  kez bilirkişi raporu alındığı, itirazlar üzerine 3.kez farklı heyetten alınan  27.06.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davalının lisansının 30.04.2019 tarihinde sonlandırılma gerekçesinin altı aydan uzun süre pompadan satış yapmaması dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen asgari ürün alım taahhüdü haricinde davalının sözleşme süresince ve tatil günleri de dahil her gün yirmi dört saat kesintisiz bir şekilde akaryakıt ve türevleri ile ürünlerin satışını sürdürmekle ve akaryakıt istasyonunu tüketiciye hizmet verebilir şekilde açık buldurmakla ilgili yükümlülüklere aykırı davrandığı, bu nedenle 180.000,00 USD cezai şarttan sorumlu olduğu, davalı şirket tarafından davacıdan sözleşme süresi boyunca satın alınan akaryakıt miktarının 3.836,00 m3, madeni yağ miktarının ise 3.708,24 kg olduğu, davalının sözleşme ve eki protokol hükümleri gereğince eksik almış olduğu akaryakıt miktarının 5.664,00 m3, madeni yağ miktarının ise 1.29176 ton olarak tespit edildiği, davalının bütün sözleşme dönemi boyunca 5 yıl sorumlu olacağı yönünde kanaate varılması halinde eksik alınan akaryakıt nedeni ile işleyecek olan cezai şart miktarının 226.560,00 USD olduğu, eksik alınan madeni yağ nedeniyle işleyecek olan cezai şart miktarının 2.583,52 USD olarak hesaplandığı, davalı şirketin tahsil edilemeyen cezai şart tutarının daha önceden tahsil edilen tutardan kaynaklanan tutarların mahsubu ile 29.452,25 USD olarak hesap edildiği, davalının erken fesihten kaynaklanan 180.000,00 USD cezai şartı ödemesi halinde eskisi gibi ticari hayatına devam etmesinin mümkün olamayacağı, davalının asgari alım tutarından kaynaklanan tahsil edilmeyen cezai şart tutarı olan 29.452,25 USD’yi ödemesi durumu da değerlendirildiğinde, erken fesihten kaynaklanan 180.000,00 USD cezai şart yerine davalının (180.000,00*2/10) 36.000,00 USD ödemesinin ticari faaliyetlerinin devamı açısından gerekli olduğu kanaatinin oluştuğu, tarafların itirazları üzerine alınan 28.03.2023 tarihli ek raporda; tarafların iktisadi durumu, davalı borçlunun ödeme gücü ve kabiliyeti göz önünde bulundurularak cezai şartın 36.000,00 USD’ye indirilmesinin uygun olacağı,  davalının 2019 yılı öz kaynaklarının (-) 560.656,07 TL olduğu, bilançosunda mal varlığının bulunmadığı, davalının net zararının 2018 yılında 514.192,00 TL, 2019 yılı itibariyle 698.286,18 TL olduğu nazara alındığında cezai şartın 36.000,00 USD’ye indirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede asgari alım taahhüdünün her yıl için ayrı ayrı belirlenmediği, sözleşmenin devamı süresince olacak şekilde belirlendiği, davalının sözleşme dönemi boyunca sorumlu olduğunun değerlendirilmesi durumunda eksik alınan akaryakıt nedeniyle işleyecek olan cezai şart miktarının 226.560,00 USD, eksik alınan madeni yağ nedeniyle işleyecek cezai şart miktarının ise 2.583,52 USD olarak hesaplandığı, daha önce tahsil edilen cezai şart tutarının bu miktardan mahsubu ile davacının davalıdan 29.452,25 USD cezai şart talep edilebileceği, davalının yalnızca fesih dönemine kadar sorumlu olması gerektiği yönünde kanaat oluşması durumunda sözleşmenin başlangıç tarihi ile davalının temerrüt tarihi olan 19.08.2019 tarihi arasında eksik alınan akaryakıt nedeniyle işleyecek cezai şart tutarının 179.685,50 USD, eksik alınan madeni yağ nedeniyle işleyecek cezai şart miktarının ise 2.048,99 USD olarak hesaplandığı, bu durumda ödenmesi gereken cezai şart tutarının toplam (179.685,50+2.048,99)=181.734,50 USD olacağı, bununla birlikte davalıdan daha önce tahsil edilen cezai şart tutarı olan 199.691,27 USD göz önüne alındığında davacının davalıdan cezai şart alacağı talep edemeyeceği şeklinde görüş belirtildiği  anlaşılmıştır. <br>Somut olayda mahkemece davacının bayilik sözlemesini haklı nedenle feshettiği, 180.000,00 USD cezai şart talebinin yerinde olduğu, asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şart talebinin ise sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle yerinde olmadığı kabul edilerek davacı tarafından davalıdan yapılan toplam 199.691,27 USD tahsilat nedeniyle davacının talepte bulunmayacağı kabul edilmiştir. Sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği ve erken fesih nedeniyle davacının 180.000,00 USD talep edebileceğine yönelik mahkeme kabulü davalı tarafından istinafa getirilmediğinden sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabulü doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda, protokolün 4.4 maddesi uyarınca yıllık alım değil sözleşmesi süresi olan 5 yıllık süre için asgari alım taahhüdünün kararlaştırıldığı, yine  protokolün 6.3 maddesi gereğince davacının haklı feshi halinde fesih tarihine kadar  asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şart talebinde bulunulabileceği dikkate alındığında mahkemenin kabulü yerinde değildir . Dosya kapsamında son olarak alınan ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda sözleşme fesih tarihine göre yapılan hesaplama sonucunda davacının 181.734,50 USD asgari alım taahhüdünden kaynaklı cezai şart talebinde bulunabileceği tespiti dikkate alınmak suretiyle ve davacının sözleşmeyi erken feshi nedeniyle 180.000,00 USD cezai şart talebinde bulunabileceği de dikkate alınmak suretiyle aynı raporda 180.000,00 USD cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına neden olacağı belirtilerek 36.000,00 USD cezai şartın uygun olduğu yönündeki görüşle birlikte davacının toplam alacağının 36.000,00 USD+181.734,50 USD=217.734,50 USD olacağı, bu miktardan davacı tarafından tahsil edilen 199.691,27 USD 'nin mahsubu sonrasında davacı alacağının 18.043,23 USD olduğu, davacının daha az olacak şekilde 17.500,00 USD talepte bulunduğu anlaşıldığından, taleple bağlı kalınarak 17.500,00 USD'nin ihtarname tebliğ tarihine göre hesaplanan 19/08/2019 temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsiline yönelik HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/37 Esas, 2023/452 Karar ve 11/07/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a-Davacının davasının KABULÜ ile,<br>17.500,00 USD alacağın 19/08/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para cinsi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince\tAlınması gereken 6.689,48 TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan toplam 4.902,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.786,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>c-Davacı tarafından yapılan 7,80 TL vekalet harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 502,75 TL peşin harç, 4.400,00 Tl ıslah harcı olmak üzere toplam 4.991,25 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Tebligat, müzekkere, bilirkişi masrafı ve posta giderinden oluşan toplam 9.309,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>e-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>f-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>g-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 45.000,00 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>h-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye İrat kaydına,<br>ı-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine, <br>İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıranlara iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 03/04/2026  tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Katip ...<br>¸e-imza <br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f216a4f40a5847a","SID":"f2e0eab7ddd5d193"}}