{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/444 - 2026/859<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/444 <br>KARAR NO\t: 2026/859<br>KARAR TARİHİ\t: 13/04/2026<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/237 ESAS 2022/892 KARAR <br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>İHBAR OLUNAN\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (ZMMS Poliçesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                :  13/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ  :  13/04/2026<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/237 esas 2022/892 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, ZMMS poliçesi kapsamında 3. kişiye ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tazmini amacıyla  başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait aracın müvekkili sigorta şirketi nezninde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç dava dışı sürücü tarafından sevk ve idare edilmekteyken meydana gelen trafik kazasında yine dava dışı üçüncü kişinin yaralandığını, yapılan başvuru ve açılan dava üzerine zarar gören üçüncü kişiye tazminat ödendiğini, ayrıca dava dışı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunu, bu sebeple ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili gerektiğini belirterek ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ise, araç işleteni olmadığını, aracın kaza tarihinde uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ...'e kiralandığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı ve davacı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince davacının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalarında, sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Genel Şartlarında düzenlenmiş olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Genel Şartlarının 4. maddesinde ağır kusur ve kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetname olmaksızın motorlu araç kullanma, uyuşturucu alarak veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusurlu olması gibi haller  sigortacının sigortalısına rücu sebepleri olarak gösterilmiştir.<br>            2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin kara yolunda araç sürmelerinin yasak olduğu belirtilmiştir. <br> Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin \"Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı\" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan \"b-2\" bendinde \"alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.<br> Bununla birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten  sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. <br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.<br>Somut olayda, davacı sigortacının, söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabileceği, davalının  sözleşmenin tarafı ve sigorta ettireni (sigortalı) olduğu, sigortalının, aracı uzun süreliğine dava dışı ...'e kiralaması nedeniyle işleten sıfatını taşımaması, davalı sigortalının dava dışı  kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorun olup, sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimsenin, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalı sigortalı olduğu, bu nedenle, davacı sigorta şirketi tarafından, 3. kişiye yapılan ödemenin, varsa şartları davalı sigortalıya rücu edilebileceği,  sigortalı aracın 06/09/2019 tarihinde, 1.08 promil alkollü olduğu belirlenen dava dışı ...'ün  sevk ve idaresindeyken üç tekerlekli bisikletle seyir halinde olan ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından ...'a  ödeme yapıldığı, ilk derece mahkemesince,  nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde alkolün münhasıran etkili olduğunun, davalıya ait araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğunun, davacı tarafından, kazada yaralanan ...'a yapılan ödemenin  ise gerçek zarar ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan raporun, tüm dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacı sigorta şirketinin, meydana gelen kaza nedeniyle 3. Şahsa yaptığı ödemeyi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B. 4.c maddesine göre  sigorta sözleşmesinin tarafı davalıya karşı rücu hakkı bulunduğu, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Alacak likid olmadığından mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yerinde olup, ayrıca davacı vekili tarafından takip talebinde temerrüt faizi olarak avans faizi istenilmiş ise de sigortalı aracın hususi olduğu ve davacının halefiyet prensibi gereği zarar gören 3. kişi yerine dava açtığı dikkate alındığında, mahkemece yasal faize hükmedilmesi yerinde olup   davacı vekilini  bu husustaki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının  ESASTAN REDDİNE,<br> 2)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL  maktu  istinaf karar harcının davacıdan  alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.715,98.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 2.929,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.786,98.TL  nispi  istinaf karar harcının davalıdan  alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,<br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Katip<br> <br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"987d64247b340a48","SID":"6c6532146f7622c8"}}