{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2026/103 Esas<br>KARAR NO\t:2026/287<br><br>DAVA:Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ:07/02/2026<br>KARAR TARİHİ:08/04/2026<br><br>Mahkememizde görülen şirketin ihyası davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibinde müvekkilinin borçsuz olduğunun tespiti maksadıyla açmış oldukları .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı menfi tespit davasında, Tasfiye Halinde ... Gıda ve Tarımsal Ürünler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı olarak yer aldığını, iş bu davada verilen 20.01.2026 tarihli ara karar ile adı geçen şirket aleyhine ihya istemli dava açılması için 2 haftalık süre verildiğini belirterek, davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Gıda Ve Tarımsal Ürünler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin (VKN: ...) ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını ve yargı merci gibi hareket etmediğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla olağan tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br> Bahsi geçen maddenin ikinci fıkrası uyarınca; tasfiyenin kapanmasından sonra alacaklıların alacağının tahsili istemli dava açması durumunda mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse tasfiye olunan şirketin sadece bu işlemlerin yapılması için yeniden tesciline karar verileceği hususu düzenlenmiştir. <br>Somut olayda, davacı tarafça .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla ihyası istenen şirket aleyhine dava açılmış olup; adı geçen mahkemece davacı tarafa şirketin ihyasını sağlamak için yetki ve süre verildiği, son tasfiye memuruna yapılan tebligatla taraf teşkilinin sağlandığı, TTK'nın 547/2 maddesinin koşullarının oluştuğu hususu anlaşıldığından davanın kabulüyle, ek tasfiye kararının açılan bu dava ve bu davaların işlemleri ve infazı ile sınırlı tutulmamasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ihyası istenilen şirketin terkininde kusuru bulunmadığından ve yasal hasım olarak davada yer alması gerektiğinden lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayin edilmesine yer olmadığına, TTK'nın 285. maddesi uyarınca tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olmaları, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının kusursuz olduklarını ispatlamadıkları sürece müteselsil sorumluluklarını gerektirmesi, TTK'nın 541. maddesi gereğince henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi  ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekliliği karşısında  yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına ve atanan tasfiye memurunun şirketin son tasfiye memuru olması nedeniyle kendisine takdiren ücret tayinine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-Davanın KABULÜ ile;<br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Gıda ve Tarımsal Ürünler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ve bu dosyanın işlemleri ve infazı ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile ek tasfiye işlemleri için ticaret siciline yeniden TESCİLİNE,<br>2-İhyasına karar verilen şirketin son tasfiye memuru olan ...'nun (TCKN:...) TTK'nın 547/2 maddesi gereğince şirketi münferiden temsile yetkili olarak tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin son tasfiye memuru olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına,<br>3-İhya ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde TESCİL VE İLANINA,  <br>4-Harç peşin ve yeterli alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve yasal hasım konumunda olduğu anlaşıldığından bu davalı lehine yada aleyhine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 577,90-TL yargılama gideri ile 732,00-TL başvuru harcı, 732,00-TL peşin harç toplamı 2.041,90-TL yargılama giderinin davalı ...'ndan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,<br>8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra ilgili tarafa resen iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a40ab4eb69a24071","SID":"1ce25b944d823ce4"}}