{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/745 <br>KARAR NO: 2026/875<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2025<br>NUMARASI: 2022/143 E. -  2025/952 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 22/04/2026\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/10/2025 tarih ve 2022/143 E - 2025/952  K kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat 22.15 civarında müvekkili ...'ın taşıdığı malzemeleri davalı ...A.Ş adlı işyerine indirmek için işyerine gittiğinde davalı iş yerinde çalışan ... isimli şahsın dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek kusurlu davranışıyla kullandığı forklift ile müvekkiline çarparak müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, haksız fiilin gerçekleştiği tarihin ... olması ve kanun maddesi gereğince zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde davayı açabileceği düzenlendiğinden kendilerince davanın yasal süresi içerisinde açıldığını, müvekkili ... ile davalı ... AŞ. arasında işçi işverenlik ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin nakliyeci olduğundan davalıya taşıma hizmeti verdiğini, taşıma ilişkisinden kaynaklı olduğu için dahi söz konusu dava ticaret mahkemelerinin uyuşmazlık konusuna girmekle birlikte ayrıca davalı ...AŞ.'de meydana gelen kaza nedeniyle işyerini ve işyerinde meydana gelebilecek rizikoları teminat altına alan sigorta şirketinin de davada taraf sıfatı ile yer alıyor olması nedeniyle söz konusu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Aliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ...'ın nakliyecilik işiyle uğraştığını, müvekkili ...'ın hiç bir kusuru bulunmamasına rağmen davalı ... AŞ.'de çalışan ... isimli şahsın kusurlu davranışla dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek kullandığı forklift aracını o sırada indirdiği malları kontrol eden müvekkile doğru sürmüş ve müvekkilin ağır derecede yaralanmasına sebep olduğunu, somut olayda davalı işyerinde çalışan ...'nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı dolayısıyla kusurlu davranışı ile müvekkiline zarar verdiğinin açık olduğunu davalı ... AŞ.'nin ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, haksız fiil sonucu müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralanması nedeniyle müvekkilin eşi ve çocukları da bu süreçte manevi açıdan son derece yıprandıklarını, oldukça zor günler geçirdiklerini, halen de geçirmeye devam ettiklerini, somut olayda müvekkili ...'ın ağır bir şekilde bedensel zarara uğraması ve bu durumun müvekkilinin vücudunda sabit bir iz bırakması, müvekkilin tam olarak iyileşememe hatta bir daha yürüyememe ihtimalinin bulunuyor olması nedeniyle müvekkilleri ..., ... ve ...'ın müvekkilinin yaşamları boyunca o şekilde izlemek zorunda kalmaları müvekkillerin duygusal kişilik haklarına saldırı teşkil etmekte ve aile ilişkilerinden kaynaklanan kişisel değerlerine saldırı niteliği taşıdığını, bu nedenle müvekkilleri lehine davalı ... AŞ. ve davalı ... aleyhine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, haksız fiil sonucu dosyada bulunan belgeler neticesinde davacının mağdur olmaması için davalının mal varlığı yönünden ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini hüküm altına almıştır. Somut olayda haksız fiilin varlığı ve bir zararın meydana geldiği sabit olduğundan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini, müvekkillerin haksız fiil nedeniyle zarara uğradığı sabit olduğundan müvekkillerin hak kaybına uğramamaları için öncelikle teminat aranmaksızın bunun mümkün olmaması halinde ise uygun bir teminat karşılığından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, öncelikle davanın kabulüne, öncelikle teminat aranmaksızın ihtiyati hacze, bunun mümkün olmaması halinde ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati hacze karar verilmesine, Geçici ödeme talebimizin kabulüne ve geçici ödeme olarak müvekkil ... lehine 10.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminata, yine geçici ödeme olarak müvekkiller ..., ...ve ...'ın her biri için 10.000,00 TL toplamda 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, haksız fiil nedeniyle meydana gelen zararların tazmini için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil ...'ın uğramış olduğu maddi zararların tazmini için müvekkili lehine davalılar aleyhine haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminata, yine müvekkil ... lehine davalı ... AŞ. ve davalı ... aleyhine 100.000,00 TL manevi tazminata, müvekkiller ..., ... ve ... lehine davalı ... AŞ. Ve davalı ... aleyhine ayrı ayrı 50.000,00-TL toplamda 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Anonim Şirketi vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili firma arasında herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmadığından davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkili ile davacılar arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, kazazede ...’dan hiçbir hizmet almadıklarını, dosyanın ... Firmasına İhbar edilmesini talep etmiş, davanın ticari dava olmadığını belirtmiş, davaya konu kazada kazazede, bekleme alanı yerine yükleme alanında forkliftin çalışma sahası içerisinde sigara içtiği için kazanın gerçekleştiğini, müvekkili firma da yükleme sevkiyat bölümünde yapıldığını, sevkiyat bölümünün işin içeriği ve tabiatı nedeniyle birçok tır, kamyon gibi ağır vasıta araçların gidip geldiği, yüklemelerin yapılması için forkliftlerin kullanıldığı yani trafiğin yoğun olduğu tehlikeli bir bölüm olduğunu, müvekkilinin iş yeri sevkiyat bölümünde işçilerin sigara içmesi için ve gelen misafir tır şoförlerinin çay içip dinlenmesi için bekleme alanı bulunduğunu, bu bekleme alanını müvekkili firma çalışanları; sevkiyat işçileri, forkliftlerin sürücülerinin de kullandıklarını, sevkiyat bölümünde güvenli ve uygun bir bekleme alanı bulunmasına rağmen kazazede davacı ısrarla yükleme alanında forkliftin çalışma sahası içerisinde sigara içerek yüklemeyi izlemek, malları takip etmek için ayakta gezindiğini, kaza da akşam karanlığında çalışma sahası içerisinde ...’ı görmeyen forklift kullanıcısı ...’nin davacıya çarpması sonucu gerçekleştiğini, kazayı yapan davalı işçinin, davacıyı bekleme alanına geçmesi konusunda defalarca uyardığını, kendisine akşam karanlığından göremediğini bu nedenle tır dorsesinin arkasında beklememesi konusunda uyarmış ve davacıyı bekleme alanına gönderdiğini, kazayı yapan ...'nin, davacıyı bekleme alanına gönderdikten sonra çalışmaya devam ettiğini, ancak ... fark etmeden davacı tekrar aracına bakmak gerekçesiyle tekrar yükleme alanına geldiğini, ...’nin kullandığı forkliftin geri ikaz lambaları ve geri gelirken çalan uyarı sirenleri çalışmasına rağmen kazazedenin tekrar yükleme alanına geri gelmesi nedeniyle elim kazanın gerçekleştiğini ancak müvekkilinin meydana gelen kazada hiç bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek husumet itirazları doğrultusunda davanın husumetten reddine karar verilmesini, görevsizlik itirazlarımızın kabulü ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, Arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek koşulu ile zamanaşımına uğramış taleplerin zamanaşımından reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde haksız ve mesnetsiz davanın tüm taleplerle birlikte reddine karar verilmesini, mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacı tarafın alacaklarının zamanaşımına uğradığını, .... A.Ş. adına düzenlenen ... numaralı 19.10.2021 -19.10.2022 tarihleri arasında geçerli \"Ticari Paket Sigorta Poliçesi\" bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu davacının taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Yargılama sonunda toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile, 31.330,80 TL geçici iş göremezlik zararı, 1.959.140,21 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.166,63 TL bakıcı gideri, 34.000,00 TL tedavi gideri ve 8.330,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 2.038.967,64 TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 1.500.000,00 TL ile sınırlı olmak ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...A.Ş ve ... yönünden ise tazminatın tamamından olay tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının geçici iş göremezlik zararına, sürekli iş göremezlik zararına, bakıcı gideri zararına, tedavi gideri zararına ve yol gideri zararına sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, Davacıların manevi tazminat isteminin kabulü ile, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ...için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile, 31.330,80 TL geçici iş göremezlik zararı, 1.959.140,21 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.166,63 TL bakıcı gideri, 34.000,00 TL tedavi gideri ve 8.330,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 2.038.967,64 TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 1.500.000,00 TL ile sınırlı olmak ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...A.Ş ve ... yönünden ise tazminatın tamamından olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının geçici iş göremezlik zararına, sürekli iş göremezlik zararına, bakıcı gideri zararına, tedavi gideri zararına ve yol gideri zararına sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, Davacıların manevi tazminat isteminin kabulü ile, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ...için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacılar ve davalılarca yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacılar vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince tanzim oldurulan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ilk derece mahkemesince aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ve ek raporunda taraflarınca ısrarla müvekkili ...'ın gerçek gelirinin tespiti ve yapılacak tespit üzerinden hesaplama yapılması  talep edilmesine rağmen bu itirazlarının dikkate alınmadığını, İlk derece mahkemesinin dosyası kapsamında  müvekkili hakkında düzenlenen sosyal ekonomik durum tutanağındaki miktar kaza tarihindeki durumuna ilişkin olduğunu,  2021 yılında asgari ücret net 2.825,90 TL olup  bilirkişi raporunda ... tarihli sosyal ve ekonomik durum tutanağındaki belirtilen miktar dahi asgari ücretin üzerinde olup bilirkişi tarafından müvekkilinin gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesinin raporun eksik inceleme ile tanzim olduğunu gösterdiğini, Yargıtay içtihatlarında da sabit olduğu üzere müvekkili ...'ın gerçek geliri üzerinden hesaplama yapılması gerekirken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'ın kaza tarihindeki gerçek gelirinin tespiti amacıyla ilk derece mahkemesince kolluk vasıtasıyla yaptırılan sosyal ekonomik durum tespit tutanağı ve dosya kapsamına alınan müvekkilinin %25 oranında pay sahibi olduğu ... Ltd. Şti.'ne ait evraktan görüleceği üzere müvekkilinin gerçek gelirinin asgari ücrettin kat be kat fazlası olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, yine müvekkilinin nakliyecilik işi yapması nedeniyle ilgili meslek odasına gelir tespiti için müzekkere yazılması dahi ilk derece mahkemesince gerçekleştirilmediğini, kaldı ki müvekkilinin gelir tespitine yönelik dosya kapsamındaki delillerden dahi  müvekkilin asgari ücretten fazla gelir elde ettiği sabit olmasına rağmen mahkemece takdir yetkisi kullanılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulüne, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  27/11/2025 tarihli,  2022/143 E. , 2025/952 K. sayılı kararının  kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş. vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kazayı yapan forklift sürücüsü ...’nin işe başlama tarihinin 2009 olduğunu, müvekkili firmada bir çok evrak yükünün olması, çalışanın eski bir çalışan olması nedeniyle 2021 evrakı sunulduğunu,  davacının çok daha eski tarihli isg evrakları bulunduğunu, müvekkili firmada tam zamanlı İSG uzmanları ve iş yeri hekimi bulunduğunu, yasal mevzuata uygun bir şekilde çalışanlara belirli aralıklarla isg eğitimleri verildiğini, sadece evrak fazlalığı ve çalışanın çok eski bir çalışan olması nedeniyle bu şekilde olduğunu, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafın, ...’nin depocu olduğunu ama görev tanımı dışında işler yaptığını ve bu sırada kazanın gerçekleştiğini iddia ettiğini, müvekkili firmanın da depocuların çoğu forklift kullandığını ve bu onların asli işleri olduğunu, depo denilen yerin mahkemenin de takdir edeceği üzere malların istiflendiği, araçlara yüklendiği ağır eşyaların forklift ile taşındığı bölüm olduğunu, ağır ve insan gücüyle taşınamayacak malzemeler depocular tarafından forklift ile taşındığını, yani davacının iddialarının asılsız ve altı boş ithamlar olduğunu, müvekkili ile davaya konu kaza arasında uygun illiyet bağının kesildiğini beyan ederek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, husumet itirazları doğrultusunda davanın husumetten reddine karar verilmesini, görevsizlik itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek koşulu ile zamanaşımına uğramış taleplerin zamanaşımından reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde haksız ve mesnetsiz davanın tüm taleplerle birlikte reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş. Vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle;  Davacı taraf istinaf başvurusu için gerekli usuli işlemleri tamamlamadığını, maluliyet oranı tespitinin, yetkili merci tarafından tespit edilmediğinden hesaplamaya esas alınamayacağını, maluliyetin mevcut ise yetkili  merci tarafından tespitinin gerekli olduğunu,  davacı tarafın dosyada mevcut bilirkişi kusur raporlarında yapılan trafik-iş kazası tespiti neticesinde sgk'ya başvurmamış olup huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,  olayın iş kazası olduğundan, teminat dışında olduğunu, buna ilaveten, kazazede kişi kendi dikkatsizliği ve kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, bu durumun sigortalı tarafından önlenmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat taleplerinin teminata dahil olmadığını, ... açısından davanın reddi gerektiğini,. kazazedenin yakınları için talep edilen manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik zararlarının sgk’nın sorumluğunda olduğunu,  poliçe kapsamında olmadığını beyan ederek davacının istinaf talebinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.  <br>Davacılar tarafından 03.01.2026 tarihinde istinaf baş vurusu yapıldığı mahkemece davacılara 05.01.2026 tarihli muhtıra gönderildiği gönderilen muhtırada her bir davacının ayrı ayrı 732 TL istinaf karar harcı(maktu) 2002 TL İstinaf Kanun yoluna başvurma harcı yatırması ayrıca  tek bir 2000 TL istinaf avansı yatırması hususunun ihtar edildiği,     muhtıranın davacılar vekiline 10.01.2026 tarihinde tebliğ edildiği davacılar vekili tarafından 15.01.2026 tarihinde    davacı  ... adına    732,00 TL istinaf karar harcı (maktu) 2.002,00 TL İstinaf Kanun yoluna başvurma harcı  yatırıldığı,  22.01.2026 tarihinde ise  2.000 TL istinaf avansı yatırıldığı mahkemece bunun üzerine 15.02.2026 tarihli karar ile \"Davacıları istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına\" karar verildiği, kararın 21.02.2026 tarihinde davacılara tebliğ edildiği, davacılar tarafından 07.03.2026 tarihinde bu karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmüştür.<br>Mahkemece davacılara gönderilen muhtıra usulüne uygun olmadığından kesin sürenin sonuçlarını meydana getirmeyecek olup bu nedenle davacıların ek karara yönelik istinaf talebinin kabulüyle davacıların istinaf nedenlerinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.   <br>Dava haksız fiil nedeniyle uğranılan bedensel zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>Davacının  ... plakalı araç ile  ... tarihinde davalı...ne ait yükü  işyerine indirdiği esnada davalı iş yerinde çalışan ...'nin kullandığı forkliftin davacıya çarpası sonucu yaralandığı sabittir.<br>Davalı ... davacının ... bünyesinde  şoför olarak çalıştığını  beyan etmiş ise de dosyadan buna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Davacı ...'nın SGK kayıtları incelendiğinde  olay tarihinde sigortalı şekilde çalıştığına dair bir kayıt olmadığı görülmüştür. <br>Mahkemece aldırılan 13.05.2024 tarihli raporda; davacı ...'ın olayın meydana gelmesinde  %15; davalı ...nin  %50, davalı  ...'nin %35 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği görülmüştür.<br>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan ... tarihli raporda; ... tarihinde gerçekleşen olay nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirme neticesi ...'ın 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, iki ay süreyle bakıcı yardımcı desteği tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranlarının engel oranının %48 olduğunun belirtildiği görülmüştür.   <br>Davacının  olay tarihinde  kazandığı  gelire dair dosyaya delil sunmadığı görülmüştür.<br>Mahkemece aktüer bilirkişilerden  15.10.2024 tarihli kök 06.02.2025 tarihli ek rapor aldırılmış olunup raporda davacının  geliri asgari ücret üzerenden hesaplandığı görülmüştür. <br>Davacının Gelir İdaresi Başkanlığı Sorgusu incelendiğinde; Kara yolları taşımacılığıyla ilgili özel ve ticari araçlar için çekme ve yol hizmetleri yardımı faaliyetiyle iştigal ettiği görülmüştür.<br>Davacı vekili müvekkilinin şirket ortağı olduğunu ve kazancının asgari ücretten fazla olduğunu  iddia ettiğine göre davacının kazadan önce ne kadar gelir elde ettiğinin   ilgili  Meslek  Odalarına yazı yazılması, davacının sahibi ve ortağı olduğunu iddia ettiği şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek şirket ortağı ise elde edebileceği gelirin sorulması, SGK ve çalıştığı iş yerinden gelire ve ödemelere ilişkin belgelerin getirtilmesi, kendi hesabına çalışıyorsa ilgili kuruluşlardan gerekli belgelerin sorulması, gelirin kazadan önce geriye doğru tespitinin yapılması, limited şirket ortağı olduğunun belirlenmesi halinde davacının, kişisel yetenek ve emeğinin şirket gelirine katkısının ne olduğunun tespit edilmesi bu şekilde belirleme yapılamaması halinde davacının yerine çalıştırılabilecek kişiye verilecek ücretin tespit edilmesi buna göre davacının gerçek gelirinin  bulunması gerçek gelirin asgari ücretin üzerinde olması halinde yeniden aktüer raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.  (Yargıtay 4. HD   2025/13340 Esas  2026/976 Karar)<br>Açıklamalar ışığında davacıların istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 md uyarınca kabulü ile; davacıların istinaf sebeplerine göre davalıların istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.   <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/10/2025 tarih ve 2022/143 E - 2025/952 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacıların istinaf sebeplerine göre davalıların istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>5-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine , <br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>8-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 22/04/2026  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9859e11ca8781949","SID":"b13fe6e8ec5aef95"}}