{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/12/2025<br>DAVA:Maddi Ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17/07/2021 tarihinde Alanya ... Mahallesi'nde ... Karayolu üzerindeki yaya geçidinde, davalı ...'nın kullandığı ... plakalı motosikletin muris ...'ya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında murisin vefat ettiğini, davacıların bu sebeple zarara uğradıklarını ve kazaya karışan aracın sigortasız olması sebebiyle davalı Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını, artırılmış haliyle davacı ... 666.383,02 TL, davacı ... için 632.929,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilan, davacı ... için 100.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı Güvence Hesabı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, yabancı uyruklu davacılar yönünden teminat şartının tetkik edilmesi gerektiğini, eksik evrak ve usulüne muvafık başvuru bulunmadığından temerrütün tahakkuk etmediğini, tazminat hesabının murisin kendi ülkesindeki gelir ve içtimai şartlar nazara alınarak yapılmasının icap ettiğini, kusur keyfiyetinin ehil bilirkişiler marifetiyle tavzih olunmasını, poliçe limiti ve mer'i mevzuat hükümlerinin gözetilmesini ve araç maliki yönünden ihbar noksanı bulunduğu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... ise süresinde cevap vermemiş, katıldığı duruşmadaki beyanında kazanın gece vakti gerçekleştiğini, önüne aniden yaya çıktığını, kusuru kabul ettiğini, davacıların zararını gidermek için elinden geleni yapacağını belirtmiştir.<br>DELİLLER:<br>Alanya 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin  ... E. ve ... K. sayılı dosyası,  Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı kusur raporu, tazminat bilirkişisi raporu ve tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince verilen kararda özetle; 17/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müteveffa ...'nın kusursuz, davalı sürücü ...'nın ise tam kusurlu olduğu, aktüerya bilirkişisince düzenlenen ... tarihli rapor ile ... tarihli ek rapor nazara alınmak suretiyle davacı ... yönünden 666.383,02 TL (davalı Güvence Hesabının bu miktarın 218.906,44 TL'sinden ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine; hükmedilen tazminatın 10.000,00 TL'sine, davalı Güvence Hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 05.01.2023 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, tazminatın 10.000,00 TL'yi aşan kısmına ıslah tarihi olan 27.01.2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, A... yönünden, 632.829,45 TL (davalı Güvence Hesabının bu miktarın 207.884,11 TL'sinden ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine; hükmedilen tazminatın 10.000,00-TL'sine, davalı davalı Güvence Hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 05.01.2023 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihinde tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, tazminatın 10.000,00 TL'yi aşan kısmına ıslah tarihi olan 27.01.2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... yönünden, 9.770,03 TL (davalı Güvence Hesabının bu miktarın 3.209,45 TL'sinden ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle bu davacıya verilmesine; hükmedilen tazminata davalı Güvence Hesabı yönünden başvuru tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, bakiye talebin reddi; davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine; davacı ... yönünden, 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliyle bu davacıya verilmesine, diğer davacılar A..., ... ve  ... yönünden ise 150.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliyle bu davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine hükmedilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın nüfus incelemesi yapılmadan karar verildiğini, destek pay dağılımında başka hak sahiplerinin bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiğini, davacı ... yönünden destek ilişkisinin yeterince araştırılmadığını, davacıların yabancı uyruklu olmaları sebebiyle teminat yükümlülüğünün incelenmesi gerektiğini, zarara sebep olan aracın sigortalanma yeterliliğinin araştırılmadığından davalı Güvence Hesabının sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davalı Güvence Hesabına başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini ve arabuluculuk giderinin de hesaba yükletilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacılar vekili ve davalı ... istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır.<br>İSTİNAFA CEVAP: <br>Davacılar vekili istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davalı Güvence Hesabının istinaf sebeplerine karşı olarak davacı ... yönünden destekten yoksun kalma talebinin zaten reddedildiğini, bu kişi bakımından yalnız manevi tazminat kalemine hükmedildiğini, bu nedenle ileri sürülen destek ilişkisine dair itirazların sonuca tesir etmediğini, kazaya sebep olan aracın zorunlu sigortasının bulunmaması sebebiyle Güvence Hesabının sorumluluğun vuku bulunduğunu, davacıların Kazakistan vatandaşı olup Lahey Sözleşmesi kapsamında teminattan muaf sayıldıklarını ve dava açılmadan önce Güvence Hesabına başvuru ile arabuluculuk sürecinin işletildiğini belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazası bağlı ölüm sebebiyle maddi ve manevi tazminat  isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin yakınlarının aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2. maddesi gereğince ölüm hâlinde, ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Güvence Hesabı ise, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması veya aracın tespit edilememesi halinde maddi zarardan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince sorumludur.<br>Davalı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin, yaya konumunda olan ...'ya çarpması neticesinde ... hayatını kaybetmiş, davacılar bu trafik kazası sebebiyle uğradıklarını ileri sürdükleri destekten yoksun kalma zararları ile manevi zararlarının sürücü ...'dan ve kazaya konu araç yönünden Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının bulunmaması hasebiyle Güvence Hesabı'ndan tahsilini talep etmişler, ilk derece mahkemesince yapılan  yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş bu karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf kanun yoluna müracaat olunmuştur.<br>Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... istinaf yasa yoluna başvurmadıklarından, davalı ... hakkındaki hüküm kesinleşmiştir.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Alanya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2023 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'nın taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 50/1 maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün  mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 05/06/2024 gün, ... esas ve ... sayılı kararında, katılan vekilinin 16/06/2023 tarihinde istinaf talebinden vazgeçtiklerini belirten dilekçelerinden dolayı istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).<br>1-Davacıların Kazakistan vatandaşı oldukları, Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti'nin 01/03/1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne taraf bulunduğu, anılan Sözleşme'nin 17. maddesinde de akit devlet vatandaşlarından yabancı olmaları yahut dava devletinde ikametgah veya meskenlerinin bulunmaması sebebiyle teminat istenemeyeceğinin düzenlendiği, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğunu öngören Anayasa'nın 90. maddesi de gözetildiğinde, davacıların teminat gösterme yükümlülüğünden muaf olduklarının kabulü gerekmiştir.<br>2-Davalı Güvence Hesabı vekilinin trafik kazasına karışan motosikletin sigortalanma yeteneğinin araştırılmadığını ileri sürdüğü, dosya kapsamından motor gücü 8,2 ve silindir hacmi 139 cc olan, daha önceden trafik sigortası da yaptırılmış bulunan ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin sigorta kabiliyetini haiz olduğu anlaşılmaktadır.<br>3-Keza davalı Güvence Hesabı vekili, dava öncesi davalı Güvence Hesabı'na usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamı itibarıyla davacıların 23/12/2022 tarihinde davalı Güvence Hesabı'na başvurdukları ve arabuluculuk sürecini de işlettikleri sabit olduğundan, bu yöne ilişkin itirazlın kabulü mümkün değildir.<br>4-Somut uyuşmazlıkta destek ...'nın Kazakistan vatandaşı olduğu hususu da nazara alınmaksızın, şahsi haline ve ailevi durumuna ilişkin resmi kayıtlar usulünce celp ve tetkik edilmeksizin tanzim olunan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Oysa destekten yoksun kalma tazminatının sıhhatli, denetime elverişli ve hüküm tesisine müsait bir surette hesaplanabilmesi için, müteveffanın medeni halinin, eş ve çocuklarının bulunup bulunmadığının, anne ve babasının hayatta olup olmadığının, diğer bir ifadeyle destekten yararlanabilecek şahısların kimlerden ibaret bulunduğunun hiçbir duraksamaya mahal bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması zorunludur. Bilhassa müteveffanın yabancı uyruklu, bu meyanda Kazakistan vatandaşı olması karşısında, ailevi ve şahsi durumunu tevsik eden resmi kayıt ve belgeler usulüne uygun şekilde temin edilmeksizin, eksik verilere dayalı hesaplamaya itibar edilmesi kabil değildir. <br>Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  26/04/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın yalnızca eşi ve bir çocuğu yönünden hesaplama yapıldığı, oysa anne ve babasının hayatta olup olmadığı ile başka çocuklarının bulunup bulunmadığının belirli olmadığı belirtilmiş; devamında, desteğin nüfus kayıtlarının celbi ile anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılması be davacılar dışında bulunan çocuklar yönünden de pay ayrılmak suretiyle ek aktüer raporu alınması gerekirken eksik ve hatalı hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmeyerek bozulmuştur.<br>Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin (maddi olayda olduğu gibi dava dışı destek kişilerin bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmadan) toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “… eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.<br>Hüküm kurmaya elverişli olmayan tazminat bilirkişisi raporları dikkate alınmak suretiyle eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı Güvence Hesabı vekilinin teminat dava şartı, başvuru şartı ile kazaya sebebiyet veren motosikletin trafik tesciline tabi olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı Güvence Hesabı vekilinin aktuerya raporuna yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kesinleştiği dikkate alındığında davalı Güvence Hesabı ile sınırlı olarak esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın, davalı Güvence Hesabı yönünden yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı Güvence Hesabı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yeniden kurulacak hükümde davalı Güvence Hesabının sorumluluğuna karar verildiği takdirde, davalı ... hakkında kesinleşen hükümle tahsilde tekerrür oluşturmamasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı Güvence Hesabı vekilinin teminat dava şartı, başvuru şartı ile kazaya sebebiyet veren motosikletin trafik tesciline tabi olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı Güvence Hesabı vekilinin aktuerya raporuna yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 25/12/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince davalı ... yönünden hükmün kesinleştiği dikkate alındığında davalı Güvence Hesabı ile sınırlı olarak ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>4-Davanın, davalı Güvence Hesabı yönünden yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yeniden kurulacak hükümde davalı Güvence Hesabının sorumluluğuna karar verildiği takdirde, davalı ... hakkında kesinleşen hükümle tahsilde tekerrür oluşturmamasına,<br>5-Davalı Güvence Hesabı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına<br>6-Davalı Güvence Hesabı tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 20.501,71 ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,<br>7-İİK.'nın 36/5 maddesi gereğince davalı Güvence Hesabı tarafından Alanya İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına icranın geri bırakılması kararı için yatırılan teminatın iadesine,<br>8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 17/03/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. \t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d614a020cb226da2","SID":"c32a57e1519f07f7"}}