{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2026/440 - Karar No:2026/470<br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ        <br>       27. HUKUK DAİRESİ     <br>DOSYA NO\t: 2026/440 <br>KARAR NO\t: 2026/470\t  T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2026<br>NUMARASI\t\t: 2026/51 D.İş.-2026/51 K<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>KARAR TARİHİ\t:  27/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  27/04/2026\t  \t<br>\t İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine açılan ihtiyati tedbir istemine ilişkin  davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden vekilince  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tİhtiyati tedbir talep eden vekili: Müvekkiline ait  ... plakalı karavanın  karşı tarafa ait Karavan Dünyası isimli işyerine 29.08.2025 tarihinde onarım yapılmak üzere teslim edildiğini, davalı  tarafından 29.08.2025 tarihli sipariş formu düzenlediğini, sipariş formunda kaportanın yan panel değiştirilmesi veya sigorta eksperine kabul ettirmesi halinde hasarlı kısmı kapatmak amacı ile ... ünitesi takılması şeklinde 2 ayrı alternatif önerildiğini, hangi seçeneğin uygulanacağı hususunda müvekkili şirketin onayı alınmadan onarım işlemlerinin başlatılmamasının davalıdan talep edildiğini, ... uygulaması üzerinden müvekkilinin onayı olmadan işlemlere başlanmayacağının karşı tarafça müvekkiline bildirildiği halde müvekkilinin onayını almadan işlemlere başladığını,  kaportanın  yan paneli değiştirmeyerek yerine ... ünitesi takarak hasarı gizlemeye çalıştığını, ekspertiz incelemesinin ardından  aracın onarımının tamamlandığı belirtilerek müvekkili şirkete 15.10.2025 tarihli 126.466,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, ancak fatura bedeline müvekkili şirketin aracına yapılmayan onarım işlerinin de dahil edildiği görüldüğünden söz konusu faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini,  Ankara 16. Noterliğinin 04.11.2025 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya onarım bedelinin piyasa koşullarına uygun hale getirilerek ilk görüşülen tutarlara indirilmek suretiyle fatura edilmesi halinde ödeme yapılacağı, ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde aracın müvekkiline teslim edilmesi, aksi halde hakkında yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ancak davalının ihtarnameye herhangi bir cevap vermediği gibi karavanı da teslim etmediğini, 20.11.2025 tarihinde müvekkili şirket muhasebe müdürü tarafından karşı tarafa e-mail gönderilerek karavana yapılan işlemler için müvekkile verilen ilk teklifteki fiyatlara göre olması gereken onarım bedeli tek tek açıklanarak yapılan işlerin bedeli olarak toplam 1.359,60 Euro için fatura düzenlenmesi ve karavanın teslim edilmesinin istenildiğini, yine herhangi bir işlem yapılmadığını, 25.11.2025 tarihinde gönderilen hatırlatma e-mailine de dönüş yapılmadığını, 03.12.2025 tarihinde bu kez davalı olması gereken şekilde fatura tanzim etmemesine rağmen iyiniyet göstergesi olarak davalının ilk düzenlediği servis formunda belirtilen fiyatlar esas alınarak yapılan işlerin bedeli hesaplanarak onarım bedeli tutarı olan 66.187,50 TL’nın müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, davalının yetkili teknik servis olmadığı da öğrenildiğinden aracın kalan işlerinin başka bir firmada yaptırmak istendiği belirtilerek tekrar karavanın teslim edilmesinin istenildiğini, ancak yine bu e-maile de herhangi bir dönüş yapılmadığını, yapmadığı işlemler için fatura tanzim ederek kötü niyetli alacak iddiası ile müvekkili karavanı teslim edilmediğinden davalı hakkında tarafımızca Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/10133 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğunu, bu kez davalı Ankara 67. Noterliğinin 08.12.2025 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesini göndererek hem müvekkilin iade ettiği faturadaki kalan onarım bedelinin ödenmesini hem de karavanının kaldığı süre için günlük otopark bedelinin ödenmesini, ödemeler yapılıncaya kadar hapis hakkını kullanılacağını ve astronomik bir bedel olan günlük 1.000,00TL otopark bedelinin tahakkuk ettirilmeye devam edileceğini bildirdiğini, davalının iddia ettiği alacak tutarının yapılmayan işler ile ilgili olduğu ve aracın piyasa değerinin yaklaşık 1.500.000,00 TL olduğu hususları dikkate alındığında davalının  hapis hakkı olmadığı gibi, iddia ettiği alacak miktarı ile el konulan malın değerinin orantısız olduğunu ve davalının hukuka aykırı olarak araca el koyduğunu, Ankara 16. Noterliğinin 22.12.2025 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamenin gönderilerek ... plakalı aracın derhal müvekkili şirkete teslim edilmesi, yapılan ödemeye karşılık fatura düzenlenmesi, aksi halde uğranılan zararlara karşılık yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiğini, söz konusu ihtarname davalıya e-tebligatla  tebliğ edilmiş olup, herhangi bir dönüş yapılmadığını, ancak bu kez davalı tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde müvekkili aleyhine 24.12.2025 tarihinde Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2025/8309 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını,  icra takibine süresi içerisinde 25.12.2025 tarihinde itiraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, davalı bugüne kadar itirazın iptali davası açmadığı gibi karavanı da teslim etmediğini, müvekkilini oyaladığını, üstelik kendisi asılsız alacak iddiası nedeniyle hapis hakkını kullandığını beyan ettiğinden müvekkilinin karavanı teslim alamamasına rağmen bir de sanki keyfi olarak araç oraya bırakılmış gibi günlük otopark ücreti tahakkuk ettirdiğini, müvekkilinin aracı karşı tarafın uhdesinde kaldıkça müvekkili zarar etmekte, şirketin işleri aksamakta, araçta değer kaybı ve kullanım mahrumiyeti zararları doğduğunu, ayrıca davalının husumeti nedeniyle karavana zarar vereceğinden endişe ettiklerini belirterek,  tüm yasal hakları saklı olarak öncelikle davalının işyeri olan \"...\" adresinde bulunan müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın müvekkiline teslim edilmesi hususunda HMK’nun 391.maddesi hükmü gereğince teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, TMK’nun 953/1.maddesi gereğince yeterince güvence gösterildiği takdirde alacaklının hapis hakkını kullanmasının mümkün olmadığını,  bu durumun güveni kötüye kullanarak hukuka aykırı el koymak olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece davalının hapis hakkı bulunduğundan müvekkilinin aracını iade etmeme hakkı bulunduğu kanaatine varılacak olursa, teminat miktarının bu madde hükmüne göre yeterli kabul edilecek miktarda takdir edilerek müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın müvekkiline teslim edilmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek  haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı tarafından elkonulan müvekkil şirkete ait ... plakalı karavan hakkında HMK m.391 gereği ihtiyati tedbir kararı verilerek, söz konusu karavanın teminatlı ve/veya teminatsız şekilde müvekkiline teslim edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince: Talebin HMK'nın 389. maddesine dayalı  ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, HMK'nın 389. maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" yine aynı yasanın  390/3 maddesinde; ''Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükümlerinin mevcut olduğu, yazılı usul hükümleri çerçevesinde talep ele alınmakla;istemin taraflar arasında  karavan tamirine ilişkin akdedilen eser sözleşmesi  kapsamında  hizmet bedeli nedeniyle yüklenici- karşı tarafın karavan üzerinde  haksız şekilde hapis hakkını kullandığı iddiasına dayalı iş sahibi- talep edenin maliki olduğu karavanın  teslimine ilişkin  ihtiyati tedbir  istemine ilişkin olduğu,  ihtiyati tedbir talep edenin iddiaları dikkate alındığında  eser sözleşmesi  kapsamında iş sahibi tarafından istenmeyen farklı kalemlere yönelik   işlerin yüklenici tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılan iş bedellerinin  piyasa rayiçlerinin üzerinde olup olmadığı hususları ileri sürülmesine rağmen bu konuda HMK'nun 390.maddesi gereğince ihtiyati tedbir isteminin kabulüne elverişli, yaklaşık ispat koşuluna uygun delil sunulmadığı, tedbir istemine dayanak olarak ileri sürülen iddiaların haklılığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla; HMK'nun 389 vd maddeleri gereğince yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı tarafın alacağını 15.10.2025 tarihli 126.466,00 TL bedelli faturaya dayandırdığını,ancak müvekkilinin aracına yapılmayan onarım işleri de dahil edildiğinden söz konusu faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini, haliyle artık işin yapıldığının ve fatura bedelinin doğru olduğunun ispat külfetinin davalıya ait olduğunu,  onarım bedelinin piyasa koşullarına uygun hale getirilerek ilk görüşülen tutarlara indirilmek suretiyle fatura edilmesi halinde ödeme yapılacağı ve aracın müvekkili şirkete teslim edilmesi, aksi halde hakkında yasal yollara başvurulacağı ihtarlarına rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediği gibi karavanın da teslim edilmediğini, davalı  tarafından herhangi bir alacağı bulunmamasına rağmen yapmadığı işlemler için fatura tanzim ederek kötü niyetli alacak iddiası ile müvekkilinin karavanı teslim edilmediğinden güveni kötüye kullanma suçundan Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/10133 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayetçi olduklarını, müvekkilinin gönderdiği ihtarnameye, e-maillere cevap vermeyen davalının,  savcılık şikayetinden sonra müvekkiline Ankara 67. Noterliğinin 08.12.2025 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesini göndererek; hem müvekkilinin iade ettiği faturadaki kalan onarım bedelinin ödenmesini hem de karavanının kendisinde kaldığı süre için günlük otopark bedelinin ödenmesini, ödemeler yapılıncaya kadar hapis hakkının kullanılacağını ve astronomik bir bedel olan günlük 1.000,00 TL otopark bedelinin tahakkuk ettirilmeye devam edileceğinin bildirdiğini, ancak davalının iddia ettiği alacak tutarı yapılmayan işlerle ilgili olup, aracın piyasa değerinin yaklaşık 1.500.000,00 TL olduğu hususları dikkate alındığında davalının iddia ettiği gibi bir hapis hakkı olmadığı gibi, iddia ettiği alacak miktarı ile el konulan malın değerinin orantısız olduğunu, dolayısıyla davalının hukuka aykırı olarak araca el koyduğunu, müvekkilince gönderilen 22.12.2025 tarihli ihtarnameye rağmen aracın teslim edilmediğini, ihtarnameye davalı tarafça herhangi bir dönüş de yapılmadığını, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde müvekkili aleyhine 24.12.2025 tarihinde Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2025/8309 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine süresi içerisinde  itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu,  davalı bugüne kadar itirazın iptali davası açmadığı gibi karavanı da teslim etmediğini, müvekkilini oyaladığını, üstelik kendisi asılsız alacak iddiası nedeniyle hapis hakkını kullandığını beyan ettiğinden müvekkilinin karavanı teslim alamamasına rağmen bir de sanki keyfi olarak araç oraya bırakılmış gibi günlük fahiş tutarda otopark ücreti tahakkuk ettirdiğini, davalının  alacağı olduğunu, dolayısıyla da müvekkilinin aracında hapis hakkının bulunduğunu iddia ettiğini, ancak başlattığı icra takibi itirazla durdurulmasına rağmen itirazın iptali davası da açmadığını, bu nedenle müvekkilinin belirsiz bir süre daha aracını iade almamasının düşünülemeyeceğini, bu durumun açıkça müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, araç davalının uhdesinde kaldıkça müvekkilinin zarar ettiğini, şirketin işlerinin aksadığını, araçta değer kaybı ve kullanım mahrumiyeti zararları doğduğunu, ayrıca davalının husumeti nedeniyle karavana zarar vereceğinden endişe ettiklerini, HMK’nun 392/1.maddesi hükmü gereğince ihtiyati tedbir kararının teminatsız veya teminatlı şekilde verilebileceğini, TMK’nun 953/1.maddesi hükmü gereğince yeterince güvence gösterildiği takdirde alacaklının hapis hakkını kullanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davalının iddia ettiği alacağının tamamı tutarında teminat yatırılmasına karar verilmesi halinde, hem ihtiyati tedbir kararı verilmesinden davalının oluşabilecek tüm zararlarının temin edilmiş olacağını,  hem de TMK’nun 953/1.madde hükmü gereğince davalının hapis hakkı kullanmasının mümkün olmayacağını, mahkemece  buna rağmen iddiaların haklılığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve taleplerinin kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tTalep, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden  vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  <br>\tİhtiyati tedbir talep eden vekili; taraflar arasında araç tamirini konu alan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, aleyhine talepte bulunulan yüklenici tarafından tamir ve otopark ücreti kapsamında tamir bedeli olarak kesilen faturanın araca yapılmayan onarım işlerinin de dahil edilerek fahiş düzenlenmiş olduğu, kısmi ödeme yapılmış olmasına rağmen faturadaki bedel ve müvekkili aleyhine yapılan icra takibinde otopark ücreti kapsamında da takibin haksız olduğu gerekçesiyle takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğunu, aleyhine talepte bulunan tarafından kötüniyetle itirazın iptali davası açılmadığı gibi hapis hakkı kullanıldığının ileri sürüldüğünü, aracın teslim edilmemesine dayalı olarak Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu da belirterek ihtiyati tedbir kararı ile aracın  müvekkiline  teslim edilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemesince Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuruya ilişkin evraklar getirtilerek, icra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açılıp açılmadığı hususu da araştırılarak itirazın iptali davası açılmış ise davadaki talebin esas hakkında incelemeyi yapacak mahkeme tarafından değerlendirileceği hususu da dikkate alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre talepte bulunan vekilinin istinaf dilekçesinde, icra dosyasındaki borcun tamamına ilişkin teminatı ödeyerek aracın müvekkiline iadesi yönündeki talebi noktasında da taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki alacağa ilişkin icra takibi bulunduğu hususu da dikkate alınarak alacaklının hak ve menfaatleri de gözetilecek şekilde icra dosyasına teminatın yatırılması şartıyla talep hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, açıklanan bu hususlar üzerinde durulmaksızın soyut gerekçelerle ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek sonucuna göre talep hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t\t\t\t\t\t\t\t1-İhtiyati tedbir talep eden  vekilinin  istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t\t\t\t\t\t\t\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin  09/03/2026 gün ve 2026/51 D.İş Esas-2026/51 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi  gereğince kaldırılmasına,<br>\t\t\t\t\t\t\t\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t\t\t\t\t\t\t\t4-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan 732,00 TL  istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t\t\t\t\t\t\t  5-İhtiyati tedbir talep eden tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t\t\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27.04.2026  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>           Başkan             Üye           Üye     Katip <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7abc5d0dbf018499","SID":"c78d066b6a1b97de"}}