{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/12/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ........ <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t: Av.....  Av.....<br>DAVA\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 31/03/2026<br>YAZIM  TARİHİ\t: 02/04/2026<br>\tDavacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 27/12/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında torna talaşı alışverişine dayalı ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 09.02.2018 tarihli yazılı sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı tarafa 465 ton torna talaşı bedelini ödediğini ancak davalının müvekkil şirkete sadece 372.461 kg'lık kısmını teslim ettiğini, müvekkili şirketin, davalı tarafla yapılan başka bir satım sözleşmesi nedeniyle borçlusu müvekkil şirket, alacaklısı davalı olan 7 adet bono senedi düzenlendiğini, dava konusu bono senetlerinden beş tanesinin ciro yoluyla dava dışı ........’ye, bir tanesinin de dava dışı ........ isimli kişiye geçtiğini, müvekkil şirketin, senetlerin bedelini ........ aracılığıyla ödediğini, 6 tane bononun bilgilerinin dilekçede mevcut olduğunu, dava konusu etmedikleri 7. bono senedine ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını, müvekkil şirketin davalı tarafa Konya .... Noterliğinin 14.07.2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname gönderdiğini, davalının Konya ... Noterliğinin 30.07.2021 tarih ... yevmiye sayı ile ihtarnameye verdiği cevapta ihtarnameye itirazla ihtarnameyi kabul etmediğini beyan ettiğini, davalının  müvekkili ile aralarında  akdedilen ticari satım sözleşmelerinden doğan edimlerini yerine getirmediğini ve ihtarname tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, 92.359 kg torna talaşının davalı tarafça davacı müvekkile aynen teslimine, olmadığı takdirde 92.359 kg torna talaşının İİK 24. madde gereğince takip tarihi itibariyle belirlenecek bedelinin tahsiline, dava konusu 05.10.2018, 05.11.2018, 05.12.2018, 05.01.2019, 05.02.2019, 05.04.2019 vade tarihli 10.000'er TL bedelli senetler nedeniyle davalıya ödedikleri toplam 60.000,00 TL'nin her bir senet için ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, taraflarına teslim edilmediğini iddia ettikleri 92.359 kg torna talaşı bedelinin ödenmesi ve ödendiğini iddia ettikleri 6 adet senet bedeli olan toplam 60.000 TL'nin ödenmesi taleplerinin taleplerinin birbiriyle illiyetli olmadığını, iki farklı konu ve iki farklı ihtilaf içerdiğini, buna göre davacının  her bir talebi için ayrı ayrı dava açması gerektiğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı harca esas değeri toplamının 70.000 TL olarak belirttiğini ve bu bedel üzerinden harç yatırdığını, ancak 92.359 kg torna talaş bedelini 277.077,00 TL olarak talep ettiğini, bu sebeple torna talaş bedelini 10.000,00 TL olarak göstererek harç yatırmasının hukuka uygun olmadığını, davacının borçlusu bulunduğu bono bedellerini ödediğinden söz ederek, müvekkilinden geri talep etmesini anlayamadıklarını, zira davacının, kendi borcunu ödediğini, bu sebeple parayı bir başkasından talep edemeyeceğini, bononun illiyetten bağımsız mücerret bir borç ikrarı olduğunu, davacının tacir olup bu durumu çok iyi bildiğini, yine senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının tanık dinletmesi talebine muvafakatlerinin olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, davacının talep ettiği İİK m.24'ün de uygulanamayacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \".....Kaldırma kararı sonrasında davalıya uyuşmazlık kapsamında yer alan torna talaşının ne şekilde teslim edildiği hususundaki delillerini açıklamak üzere süre verilmiş ancak davalı tarafça söz konusu hususta herhangi bir yazılı delil sunulmamıştır. Daha sonra davalı tarafa yemin metni sunmak üzere süre verilmiş davalı tarafın sunmuş olduğu yemin metni mahkememizce incelenerek uyuşmazlığa konu hususlar 22/10/2024 tarihli yemin metninde tespit edilerek davacı şirket temsilcisi ........'ün yemin metnini okuması ve yemin etmesi duruşma tutanağı ile tespit edilmiştir. İstinaf kararı doğrultusunda davacının davasını kanıtlamış olduğu nazara alınarak davanın kısmen kabulüne Davacının diğer talebi olan 6 adet bono bedelinin davalı taraftan tahsili isteminin incelenmesinde ; bonoların keşidecisinin ........, Lehtarının davalı ........ olduğu, bonoların dava dışı ........'ne cirolandığı ve ilgili bonoların ........ Bankasına tahsil kaydıyla teslim edilerek bono bedellerinin davacı şirketten tahsil edildiği, ilgili bonoların bir kısmında malen kaydının bulunduğu bir kısmında ise kayıt kısmının boş bırakıldığı kıymetli evrak niteliğindeki bonoların taraflar arasındaki ilişkiden mücerret olarak keşidecinin lehtara borçlu olduğunu gösterdiği ve bu bonolardan taraflar arasında dava konusu yapılan sözleşmeye yönelik verildiği gösteren herhangi bir delilin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından iş bu dava konusu bonoların bedelinin iadesi talebinin haklı ve yerinde olmadığı değerlendirilmekle fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yargılama giderleri hesaplanırken torna talaş bedeli dava dilekçesinde belirtilen 277.077,00 TL olarak  nazara alınmış davanın reddedilen kısmı olan 60.000,00 TL lik miktar ile dava değeri toplam 337.077,00 TL olarak esas alınmıştır....\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 92.359 kg torna talaşının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde İİK. 24. maddesine göre işlem tesisine,  fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından  92.359 kg torna talaşı yönünden  aynen teslim kararı verildiğini,  bu karar önceki istinaf mahkemesi kararı ile de uyumlu olup bu yönüyle istinaf taleplerinin bulunmadığını, zira davanın en önemli yazılı delilinin dosyaya sunulan sözleşme başlıklı yazılı belge olduğunu,  bu belgeye göre müvekkili şirketin 465 ton torna talaşı için ödeme yaptığını , davalının ise 465 ton torna talaşını teslim etmediğini, dosyaya sunulan belgenin bir alım satım sözleşmesinin kanıtı olduğunu, bilindiği üzere satım akdi ani edimli akitlerden olup kurulduğu andan itibaren ifası gerektiğini, mal teslimine ilişkin ayrıca bir belgenin davalı tarafça sunulmadığını, bu nedenle de yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, yerel mahkemenin, dava   dilekçesinde 277.077,00 TL torna talaşı bedeli belirtildiğinden  bahisle dava değerini torna talaşıyla ilgili kısım yönünden 277.077,00 TL olarak kabul ettiğini ve bu rakam üzerinden vekalet ücretine hükmettiğini, oysa dava dilekçesinde  'Dava Değeri' kısmında  torna talaşı bedeli olarak 10.000,00 TL belirlendiğini ve fazlaya ilişkin hakların  saklı tutulduğunu,  277.077,00  TL dava açılmadan önce 2021 yılında gönderilen  ihtarnamede zikredilen bedel olup dava aşamasında taraflarınca  böyle bir bedelden bahsedilmediğini,  yerel mahkemece aynen iadesi talep edilen 92.359 kg torna talaşının bilirkişi marifetiyle değerinin belirlenip yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bu rakam üzerinden nisbi olarak belirlenmesi gerektiğini,  kararı bu yönüyle istinaf ettiklerini,  yerel mahkemece bilirkişi atanarak torna talaşının davanın açıldığı tarihteki değerinin belirlenerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin belirlenmesini talep ettiklerini, yerel mahkeme kararının 6 adet bono bedelinin davalı taraftan tahsili istemine ilişkin ret gerekçesi incelendiğinde burada da açık  hataya düşüldüğünü,  bono bedellerinin malen kayıtlı olduğunu,  yerel mahkeme kararının; torna talaşı yönünden dava değerini 277.077,00 TL belirtildiği  iddiası ile 277.077,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca bonolar yönünden davanın reddine karar verilmesi yönlerinden kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin yani bonolarla ilgili talebinin reddine yönelik kararının doğru olduğunu, bu kısma ilişkin  istinaf taleplerinin bulunmadığını, ancak ilk derece mahkemesinin hurda talaşı yönünden verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece  mal teslimine ilişkin yazılı belge sunmalarının  istendiğini,  yazılı belge sunamadıkları  için de yemin teklif etme haklarının hatırlatıldığını, bunun üzerine  davacı tarafa yemin teklifinde bulunduklarını,  ancak davacı şirket temsilcisinin yemin edeceği duruşmada, mahkemece daha önceden hazırlanan  yemin metni değiştirilerek, davacı şirket temsilcisine yemin ettirildiğini, duruşma esnasında yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel  mahkemece hazırlanan yemin metninin taraflarınca hazırlanmış yemin metninin  tam karşılığı olmadığını, tarafların kendi üstlerine düşen ispat külfetine katlanmak zorunda olduklarını, cevap dilekçesindeki iddia ve savunmalarını tekrar ettiklerini, kısacası  davaya dayanak edilen belgenin, bir sözleşme olmayıp, bir ibra belgesi olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafa peyder pey olarak toplamda 465.000 kg torna talaşı verdiğini, davacı tarafın, bu talaşın parasını müvekkiline ödeyince 09.02.2018 tarihinde müvekkilinden ibra niteliğindeki söz konusu belgeyi aldığını, aslında bu alış veriş ile ilgili davacı şirket defterlerinde hiç bir kaydın olmamasının da bu durumdan kaynaklandığını,  yine davacının bizzat dinlettiği tanıkların taraflar arasındaki torna alışverişinin yoğun olarak 09.02.2018 tarihinden önce gerçekleştiğini belirttiklerini,   bu  durumun da yine kendi iddia ve savunmalarını doğruladığını,  her ne kadar hakimin hukuki bilgisi ile takdir edebileceği hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek yok ise de, davaya dayanak edilen söz konusu belgenin hukuki niteliğinin belirlenmesi açısından belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini beyanla kararın hurda talaşına ilişkin kısmı  yönünden  kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; alacak istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Harçlar Kanunu hükümlerine göre: \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Davacının, 92.359 kg torna talaşının davalı tarafça  aynen teslimini, olmadığı takdirde 92.359 kg torna talaşının İİK 24. madde gereğince takip tarihi itibariyle belirlenecek bedelinin tahsilini, dava konusu 05.10.2018, 05.11.2018, 05.12.2018, 05.01.2019, 05.02.2019, 05.04.2019 vade tarihli 10.000'er TL bedelli senetler nedeniyle davalıya ödediği, toplam 60.000,00 TL'nin her bir senet için ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının 70.000 TL üzerinden harç yatırdığı, davacının aynen teslimini talep ettiği  92.359 kg torna talaşının dava tarihi itibariyle bedeli belirlenerek bu bedel üzerinden harç tamamlatılması gerekirken harç tamamlatılmadan dava değerinin 277.077,00 TL kabul edilerek  Harçlar Kanunu'nun 30 maddesi uyarınca eksik harç tamamlattırılmaksızın aynı kanunun 32.maddesine aykırı olarak yargılama devam olunarak karar verilmesinin doğru olmadığından tarafların diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf taleplerinin kabulüne, re'sen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 vd. maddeleri doğrultusunda usulü işlemler tamamlandıktan sonra davanın esasına ilişkin delillerin toplanıp değerlendirilmesi için dava dosyasının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince; yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 4.731,79 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br> \t    Başkan ...          \t          Üye ...              \t           Üye ...       \t      \t       Katip ...<br>         e-imzalıdır                        e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br>.....<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0dcc7ac606cd2699","SID":"bfa396495b7260b3"}}