{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1085 <br>KARAR NO: 2026/492<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2022<br>NUMARASI\t: 2020/710 Esas, 2022/129 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 16/04/2026 <br>  Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; yüklenici tarafından açılan, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair  verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Davacı vekili; davacının iş yapmakta olduğu, dava dışı .... A.Ş yetkilisi ...'in vasıtasıyla, davalı yan ile iletişime geçtiğini ve fuar standı konusunda çizim yapılması ve proje hazırlanması bakımından 20.000 TL ücret karşılığında anlaşıldığını, projenin tamamlandığını ve bir örneğinin davalıya gönderildiğini, davalının projeyi aldığını, ancak bir daha müvekkilini aramadığını ve ödeme yapmadığını, sonrasında davacı hazırlanmış projeye dair işin dava dışı ...'a yaptırıldığının öğrenildiğini, standın davacının projesini hazırladığı şekilde yapıldığının da yerinde taraflarınca tespit edildiğini, projesinin başkasına uygulatıldığını belirterek; 20.000 TL nın en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili  cevap dilekçesi ile; davalı şirketin, dava dışı ... ile anlaştığını, davacı ile herhangi bir anlaşma yapmadığını ve bu yönde davacı şirkete bir taahhütte de bulunmadığını,  bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin işbu davada husumet ehliyeti bulunmadığını, davalı şirketin, katılacağı Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı için stant ihtiyacı olduğunu;  dava dışı ... .... A.Ş. yetkilisi ...'e ilettiğini, ayrıca istenen fuar standının ebatları ve stantta bulunması gereken tüm özelliklerin de ...'e ayrıntılı olarak bildirildiğini,  davalı şirket ile ... .... A.Ş.'nin,  davalının talep ettiği özellik ve ebatlarda bir stant projesi çizimi, imalatı ve kurulumu hususunda anlaştıklarını, ardından ... .... A.Ş yetkilisi ... ve onun adına bir kaç firmanın hazırlamış oldukları proje çizimlerinin davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin hazırlanan proje çizimlerinden bir kaçını beğendiğini ve ardından da istediği projeyi ... Şti' ne bildirdiğini, dava dışı ... Şti'nin talep edilen proje çizimine uygun olarak standı imal ederek;  kullanıma hazır şekilde  davalı şirkete teslim ettiğini, standın davalı şirket tarafından fuarda kullanıldığını ve  yapılan hizmetin bedelinin de dava dışı ...'ya ödendiğini, davacı yanın iddia ettiğinin aksine davalı şirket ile kendileri arasında bir anlaşma yapılmadığını, kendilerine 20.000-TL ödeneceğinin de taahhüt edilmediğini, davacı tarafından üretilmiş bir eser bulunmamakta ve ortaya konulan çizimlerin özgün nitelik taşımamakta olduğunu, çizimi yapılan standın davalının fikri düşünceleri çerçevesinde yapıldığını, zaten davacının yapmış olduğu çizimler esas alınarak stant çizilmemiş olduğunu belirterek;  davanın husumet yokluğundan, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir. <br>Dosya, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2020 tarih ve 2020/93 Esas 2020/319 Karar sayılı kesinleşmiş yetkisizlik kararı ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.<br>Mahkemece 15/02/2022 tarihli  karar ile; davacının, dava dışı şirketin aracı olması  ile davalı ile aralarında fuar standı yapılması hususunda anlaşmaya varıldığı, projenin davalı şirkete gönderildiği ancak ücret ödemesi yapılmadığını iddia ettiği, davalının ise davacı ile anlaşma yapılmadığını, anlaşmanın dava dışı, davacı tarafın aracı olduğunu beyan ettiği şirket ile yapıldığını, ödemenin de bu şirkete yapıldığını ve sözleşmenin tarafının dava dışı şirket olduğunu savunduğu, dinlenilen tanık beyanlarının davacı tarafın iddialarını doğruladığı, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde de, dava dilekçesinde belirtildiği üzere dava dışı şirket yetkilisinin ve onun adına birkaç firmanın hazırlamış oldukları proje çizimlerini kendilerine gönderdiklerini ifade etmesinin; borç ilişkisinin varlığını ikrar olarak değerlendirildiği, taraflar arasında yapılacak ödemenin miktarı hususunda uyuşmazlık bulunmadığından; bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalının anlaşmanın ve ödemenin dava dışı şirkete yapıldığını beyan etmiş ise de, ödemenin kanıtlanamadığı, bir an için ödemenin yapıldığının kanıtlanmış olduğu kabul edilse dahi ödemenin davacı tarafa yapılması gerektiğinden, dava dışı firmaya yapılan ödemenin, kötü ödeme olarak kabul edileceği, gerekçesi ile;  davanın kabulü ile, 20.000,00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; cevap dilekçesi tekrarlanmakla birlikte; yapılan hizmetin bedelinin dava dışı ...'ya ödendiğini, ilgili fatura ve banka dekontunu mahkemeye sunduklarını, davacının hiç bir iddiasını ispatlayamadığını,  dinlenen davacı tanığı ...'ın davacı şirket çalışanı olduğunu, tarafsız olamayacağını, davacı tanığına sordukları soru üzerine ise baştan itibaren ifade ettikleri hususu teyit ettiğini ve  \"ben sözleşmenin kimler arasında yapıldığını bilmiyorum\"  dediğini, diğer tanık ...'nın ise şirkete davadışı ... yetkilisi ... beyin geldiğini ifade ettiğini ancak. onunla birlikte davalı şirketin yetkilisi de geldi şeklinde isim yer tarih belirtmeden bir beyanda bulunduğunu ancak ... yetkilisinin hangi amaçla orada olduğunun izah edilmediğini, soru üzerine, \"biz davalı firma ile kurulum, proje hazırlanması ve imalat işlemlerinin tamamlanması üzerine bir anlaşma hazırlamıştık\" dediğini, sadece tasarım bedeli olarak 20.000 TL ye yapılmış bir anlaşmanın söz konusu olmadığının davacı tanığı tarafından da  ifade edildiğini,  işin bedelinin 20.000TL olduğunun hangi delil ile ispat edildiğinin anlaşılamadığını, garip bir biçimde bedel ile ilgili taraflar arasında bir ihtilaf yoktur denildiğini, alanında uzman bilirkişiye bu tasarımın piyasa bedelinin ne olduğunu tespit edilmesinin  gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava; tasarımın kullanıldığı iddiasıyla açılan tazminat davası iken eser sözleşmesinden doğan alacak davası olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, görev ve husumet itirazları hakkında karar verilmediğini,  uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin; Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu,   katılamadıkları duruşmada, tahkikatın bittiği bildirilerek; HMK'da belirlenen usule aykırı olarak aynı duruşmada apar topar karar verildiğini,  yetki itirazımız kabul edilerek, yetkili yere dosya gönderildiği halde yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulduğunu ve  vekalet ücretine de hükmedilmediğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.     \t<br>Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yanın iddiasına göre davacı yan yüklenici, davalı yan ise iş sahibidir.<br> Taraflar arasında; yazılı  eser sözleşmesi bulunmamaktadır. <br>Somut olayda; davacı vekili; davacının iş yapmakta olduğu; dava dışı .... A.Ş yetkilisi vasıtasıyla, davalı yan ile iletişime geçtiğini ve fuar standı konusunda çizim yapılması ve proje hazırlanması bakımından 20.000 TL ücret karşılığında anlaşıldığını, projenin tamamlandığını ve bir örneğinin davalıya gönderildiğini, ancak ödeme yapmadığını, sonrasında davacının hazırladığı projenin dava dışı bir şirkete verilerek uygulandığının öğrenildiğini, belirterek;  iş bedeli olan 20.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili  cevap dilekçesi ile; davalı şirketin, katılacağı Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı için stant ihtiyacı olduğunu;  dava dışı ..... A.Ş. yetkilisi ...'e ilettiğini,  davalı şirket ile ... ... A.Ş.'nin,  davalının talep ettiği özellik ve ebatlarda bir stant projesi çizimi, imalatı ve kurulumu hususunda anlaştıklarını, ardından ..... A.Ş' nin; bir kaç firmanın hazırlamış oldukları proje çizimlerini davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin hazırlanan proje çizimlerinden bir kaçını beğendiğini ve ardından da istediği projeyi ... Şti' ne bildirdiğini, dava dışı ... Şti'nin talep edilen proje çizimine uygun olarak standı imal ederek;  kullanıma hazır şekilde  davalı şirkete teslim ettiğini, standın davalı şirket tarafından fuarda kullanıldığını ve  yapılan hizmetin bedelinin de dava dışı ...'ya ödendiğini, davacı yanın iddia ettiğinin aksine davalı şirket ile kendileri arasında bir anlaşma yapılmadığını, kendilerine 20.000-TL ödeneceğinin de taahhüt edilmediğini, belirterek; davanın husumet yokluğundan, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.<br> Mahkemece; dinlenilen tanık beyanlarının davacı tarafın iddialarını doğruladığı, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde de, dava dilekçesinde belirtildiği üzere dava dışı şirket yetkilisinin ve onun adına birkaç firmanın hazırlamış oldukları proje çizimlerini kendilerine gönderdiklerini ifade etmesinin; borç ilişkisinin varlığını ikrar olarak değerlendirildiği, taraflar arasında yapılacak ödemenin miktarı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalının anlaşmanın ve ödemenin dava dışı şirkete yapıldığını beyan etmiş ise de, ödemenin kanıtlanamadığı, gerekçesi ile;  davanın kabulü ile, 20.000,00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Somut olayda; her ne kadar gerekçede taraflar arasında ödemenin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, cevap dilekçesinde ikrar bulunduğu ve davalı yanın işi yaptığını iddia ettiği şirkete ödeme yapmadığını belirtmiş ise de; davalı yanın eser sözleşmesi ilişkisini reddettiği, eser ilişkisinin dava dışı ... ... ... A.Ş ile kurulduğunu belirttiği bu durumda davalı yan tarafından yapılan bir ikrarın mevcut olmadığı, davalı yanın bu iş için ... Mobilyaya ödediği 23.000,00 TL lik ödeme makbuzunun da dosya içerisinde mübrez olduğu ve davanın tarafları arasında yazılı bir eser sözleşmesinin bulunmadığı görülmüştür. Davalı tarafça akdi ilişkinin varlığı inkâr edilmiştir. Sözleşme ilişkisini ispatlamakla yükümlü olan davacı, HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafça dosyaya bu iddiayı ispatlayacak yazılı bir belge ya da tanık dinlenmesini mümkün kılacak yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir evrak ibraz edilmemiştir. Bu nedenle yazılı belge ile akdi ilişkinin varlığını kanıtlayamayan ve tanık beyanı için yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunamayan davacı, dava dilekçesinde açıkça \"yemin\" deliline dayanmamış olması da dikkate alınarak; taraflar arasında eser sözleşmesi ispatlanamadığından; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Davalı yan istinaf dilekçesinde daha önce dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinden gelmiş olması sebebi ile vekalet ücreti ve yargılama  giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş ise de; HMK'nın yürürlük tarihinden sonra ise \"Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri\" başlığı altında düzenlenen HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrası ile yargılamanın tekliği esası benimsenmiş ve görevsiz/yetkisiz mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği kabul edilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,<br>2-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/02/2022 tarih ve 2020/710 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3- Davanın REDDİNE,  <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN<br>1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 390,45 TL eksik harcın DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,<br>4-Davalı tarafından yapılan 371,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALI YANA VERİMESİNE,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 20.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN<br>1- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde  DAVALI TARAFA İADESİNE,<br>2-Davalı  tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 109,60 TL tebligat ve posta  gideri olmak üzere toplam 330,30 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d3cc92c32c38722","SID":"ab1ac9c5ede1f8a9"}}