{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 16/04/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/02/2026<br>NUMARASI\t\t:... Esas  ...Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t:...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/04/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin alacağının tahsili maksadıyla başlatmış oldukları icra takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olup iptalinin gerektiğini, davalı ... Belediye Başkanlığı'nın müvekkili şirketten farklı tarihlerde iki adet hizmet alımı gerçekleştirdiğini, Davalı Belediye'nin, doğrudan temin yöntemi ile hizmet satın alarak müvekkili şirketin ilk olarak 2023 yılında ... Mahallesi ... Caddesi (... Meydanı ile ... Caddesi arası) yeraltı otopark yapımı işini yaptığını, ekte teklif mektupları ile müvekkili şirket ile davalı Belediye arasındaki mail yazışmalarının sunulmakta olduğunu, müvekkili şirketin, davalı Belediye'nin 16.01.2024 tarihinde ihalesini yaptığı Mimari konsept projesi hizmet alımına katıldığını  ve ihalenin, müvekkili şirketin uhdesinde kaldığını, ekte taraflar arasındaki imzalanan sözleşmenin, proje teslimine dair evrak ve hak ediş evraklarının sunulmakta olduğunu, bu işlere ait faturaların müvekkili şirketin, iş kabulleri sonrası hak edişlere uygun düzenleyerek davalı ... Belediye Başkanlığı'na gönderdiğini, davalı Belediye Başkanlığının müvekkili şirketten aldığı bu hizmetlerin bedelini ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan hizmet alımları için düzenlenmiş olan, Mimari Konsept Projesi Hizmet Alımı'na yönelik 06/03/2024 tarihli, ... fatura nolu ve 1.679.400,00 TL bedelli fatura ve  ... Mahallesi ... Caddesi (... Meydanı ile ... Caddesi arası) yeraltı otopark yapımı işi için Zemin İyileştirme ve ... Projesi Hizmet Alımı'na yönelik 11/12/2023 tarihli, ... fatura nolu ve 420.000,00 TL bedelli fatura alacaklarını tahsil etmek için davalı Belediye Başkanlığı'na karşı ...İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, Davalı Belediye'nin başlattıkları icra takibine, \"...Yasal yedi günlük süresi içerisinde takip ile ilgili borca ve işlemiş faizine ve tüm fer'ilerine itiraz ediyoruz. Müvekkilimiz ... Belediye Başkanlığı'nın, icra takibinde alacaklı olarak görünen tarafa bir borcu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ediyoruz.\" demek suretiyle hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız şekilde itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, davalı Belediyenin yapmış olduğu itirazın, açıkça kötü niyetli ve haksız olup zaman kazanmaya yönelik olduğunu, itiraza konu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayandığından, itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna taraflarınca başvurulduğunu, ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirketin iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin  Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilafların çözüm mercinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu,  müvekkili Belediye'nin tacir olmadığını, ticari işletme işletmemekte olduğunu, ticari faaliyet için herhangi bir sözleşme yapmadıklarını, davacı şirket tarafından birbirinden tamamen bağımsız iki farklı alacak için iddia ve taleplerde bulunulmakta olup, davacı tarafin iki ayrı dava açmasının gerektiğini, öncelikle en geniş manada zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, başlatılan icra takibinde reeskont avans faizi talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili belediyenin tacir olmadığı için ticari faizden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili idarenin dosyaya gerçekleştirdiği itirazında haklı olduğunu, davacı şirketin iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili İdarenin temerrüde düşürülmüş olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte takip tarihinden öncesi için faiz talep edilebilmesinin de yasal olarak mümkün olmadığını, davacı tarafın davasını ispat ile mükellef olduğunu, hangi Belediye personeline hangi gün ve tarihte ne şekilde teslimat yaptığını ispatlaması gerektiğini, müvekkili İdarenin Mali Hizmetler Müdürlüğü muhasebe kayıtlarında davaya konu alacak talepleri ile ilgili herhangi bir alacak kaydına rastlanmadığını, müvekkili İdareye öncesinde tebliğ edilmiş bir faturaya da rastlanmadığını, huzurdaki davada tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, yazılı belge ile ispat edilmesi gereken iddiaların söz konusu olduğunu, %40 oranında icra inkar tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idarenin itirazında haklı olduğunu, konuyla ilgili Mali Hizmetler Müdürlüğü arşivinde davacı iddialarını destekler herhangi bir belge bilgiye rastlanmadığını, aradan da oldukça uzun bir süre geçtiğini, 2024 yerel seçimlerinden sonra müvekkili İdarede birçok yeni atamalar, görev yeri değişen, emekli olan personel de söz konusu olduğunu, bu kapsamda davacının hizmet sunduğunu gören bilen personel bilgisine de rastlanamadığını, uzunca süreler bu miktarda büyük bir alacak iddiasının bekletilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaklardan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  uyuşmazlığın 6100 Sayılı Yasanın 4. Maddesinde belirtilen istisnai nitelikte belirtilen uyuşmazlıklardan da olmadığı, davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılamayacağı ve 6102 Sayılı Yasanın 5/3. Maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, dava tarihi itibariyle göreve ilişkin kuralların uygulanması gerektiği ve buna bağlı olarak davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmadığı gerekçesi ile; <br>\"1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,<br>2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,<br>3-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>4-6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE, GÖNDERİLMESİNE,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Her ne kadar sayın mahkeme görevsizlik kararı vermiş ise de, dosyanın gönderildiği mahkemenin de olası görevsizlik kararı verebilmesi ihtimali söz konusu olabileceğini, yargılamanın gereksiz yere uzamasının önüne geçilebilmesi anlamında istinaf etme zorunluluğu doğduğunu, görevsizlik kararının bir üst mahkeme tarafından denetlenmesinın usul ve yasaya uygun olacağını, yerel mahkemece duruşma yapılmadan karar verilmesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.02.2026 tarihli,...Esas ... Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu açıkça tespit edilmiş olduğunu, kararın davalı idare tarafından hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak istinaf edildiğini, duruşma yapılmadan karar verilmesi hukuka uygun olduğunu, davalı yanın  vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin itirazlarının yersiz olduğunu, bu sebeplerle davalı idarenin yaptığı haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini ve davalı vekili hakkında HMK'nın 351. maddesine göre disiplin para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya ilişkin  alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin olup Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK'nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verildiği; karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br> 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava tarihi itibariyle de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir.<br>     6102 sayılı TTK'nın 16. maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.<br>Aynı maddenin ikinci fıkrası ise \"Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.' şeklinde düzenlenmiştir.<br>Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bu türden uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi ve ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların her ikisinin de tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davacı tarafın ticaret şirketi olması nedeniyle, 6102 sayılı TTK m. 124(1) hükmü uyarınca tüzel kişi tacir olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Fakat sözleşmenin karşı tarafı olan davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tacir sıfatını haiz olmadığından, eldeki dava ticarî dava niteliğinde değildir. Bu nedenle uyuşmazlık  hususunda Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  <br>Davalı vekilinin, Mahkemece duruşma yapılmadan dosya üzerinden karar verildiği yönündeki istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Yine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik 08/07/2021 tarih ve 2021/378 (E) - 2021/1418 (K) sayılı kararında HMK'nin 30, 114, 115 ve 138. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; <br>\"1-Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracaktır. Bilindiği üzere dava aşamaları, dava dilekçesinin esasa kaydı ile başlamaktadır.<br>2-Mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vermelidir. Bu kanunun emredici düzenlemesidir. Mahkeme gerek görürse bu hususta tarafları dinleyecektir. Bu konuda hakime takdir hakkı verilmemiştir.<br>3-Söz konusu dava şartı noksanlığının sonradan tamamlanması mümkün olmamalıdır. Eğer bir dava şartı noksanlığı taraflarca sonradan giderilebilecek ise, bu durumda hakim acele etmemeli, bu hususta gerekirse duruşma açarak tarafları dinlemeli, sonucuna göre karar vermelidir.<br>4-Dava şartı noksanlığı açık olmalı ve tebligatlar yapılmış, dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmış, hatta ön inceleme duruşması yapılmış olsa bile sonuç değişmemelidir.<br>Bu şartların mevcut olması halinde mahkeme usul ekenomisi ilkesini de esas almak suretiyle, dilekçeleri tebliğ etmeden dahi dava şartı noksanlığı nedeniyle, davanın usulden reddine karar verebilecektir.<br>Dilekçe tebliğ edilmeden, davanın usulden reddi kararı verilmesi halinde, tarafların hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilip edilmeyeceği hususuna gelince; davanın usulden reddi kararında davalı aleyhine bir hüküm kurulmamaktadır. Ayrıca görevsizlik veya yetkisizlik kararında, davaya görevli veya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yine dilekçeler usulünce tebliğ edilecek, davalı hukuki dinlenilme hakkına ulaşacaktır.\" şeklinde belirtilmiş, dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesinin, tamamlanmasının mümkün olmadığı hallerde, hakimin bir tereddütü yoksa  duruşma yapılmadan ve hatta dava dilekçesi tebliğ edilmeden dahi usulden ret kararı verilebileceği yönünde karar verilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. <br>Davalı vekilinin, vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br> Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince; \"Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.\"<br>Yargılama giderlerinin neler olduğu HMK'nın 323. maddesinde sayılmıştır. Bu maddenin 1 fıkrasının (ğ) bendinde \"Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti\" yargılama giderleri arasında gösterilmiştir.<br>Görevsizlik ya da yetkisizlik halinde verilecek karar \"usulden ret\" kararıdır (HMK md. 115/2). Diğer bir anlatımla, görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da söz konusu kararlar, davanın esasını çözmeyip, davacı bu kararların kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam olunmasını sağlayabilmektedir (HMK m. 20).<br>HMK'nın 323 ve 331/2 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi halinde, yargılama giderlerine davanın devam olunduğu görevli ve yetkili mahkeme tarafından hükmedilir. Görevsizlik ve yetkisizlik kararının kesinleşmesine rağmen taraflarca ilgili mahkemeye gönderilme talebinde bulunulmazsa bu kez görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkeme talep üzerine durumu tespit ederek, yargılama giderine kendisi hükmeder.<br>Somut olayda ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararı uyarınca, görevsizlik kararıyla birlikte HMK'nın 331/2 maddesinde yazılı amir hükmü gereğince yargılama giderlerine ve bu arada vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/02/2019 gün ve 2017/2-3004 esas, 2019/217 karar sayılı ilamı ve 23/02/2021 gün ve 2017/3-1008 esas, 2021/153 karar sayılı ilamı doğrultusunda bu kapsamda ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.<br>Her ne kadar davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde davalı vekili hakkında HMK 351. Ve 329. Maddeleri uyarınca kötüniyetle istinaf başvurusunda bulunduğundan idari para cezasına hükmolunmasını talep etmiş ise de HMK'nın 351 ve 329. Maddeleri kapsamında davalı vekilinin sadece vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunda bulunmadığı, görevsizlik kararına ilişkin de istinaf başvurusunda bulunduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunda kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı vekili hakkında idari para cezası takdir edilmemiştir.<br>Açıklanan nedenlenre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2026 tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararına karşı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/04/2026\t\t\t\t<br>...<br>Başkan...<br>Üye...<br>Üye...<br>Katip...<br> <br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11642053d7d84ec6","SID":"0ea3a2f74492189d"}}