{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/299 <br>KARAR NO\t: 2026/669<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/11/2025<br>NUMARASI\t: 2025/1189 Esas - 2025/975 Karar<br><br>DAVACI\t: ... (T.C. NO:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 27/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t  : 09/04/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 09/04/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye İş Bankası Maltepe Şubesi ile Amasyalı Yapı İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti. arasında 15.12.2009 tarihinde ... referans numarası ile 830.980,00.-TL için Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanarak Krediler kullandırıldığını; davacı, eşi ... ve oğlu ...'nın söz konusu sözleşmeye kefil olarak imza attığını, faiz oranlarının tek haneli yıllık rakamlara düşmesi nedeniyle alacaklı bankanın borç muaccel olmadan kredilerin ivedi geri ödenmesini talep ettiğini, devamında müvekkiline ve diğer borçlulara Kartal 11.nci noterliğinin 27.08.2010 gün ... yevmiyeli numaralı ihtarnamesi ile Türkiye İş Bankasına olan borçların ödenmesini istediğini, alacaklı İş Bankasının kötü niyetli olduğunu, Kadıköy 2. İcra Müdürlüğünün 2011/5294 Esas sayılı dosyasından 35.000,00.-TL + 500.000,00.-TL için ilamsız takip yolu ile icra takibi yaptığını, müvekkilinin protokol hükümleri gereği protokolün teminatı olarak 350.000.-TL + 500.000.-TL= 850.000.-TL borç karşılığında 5.000.000,00.-Dolar değerindeki villasına alacaklı banka adına ipotek tesisini gerçekleştirmiş olduğunu, Kadıköy 2.nci İcra Müdürlüğü dosyası üzerinden takip başlatıldığını, borçlu şirkete ait hizmet araçlarını seyir halinde yakalatarak yeddieminlere çektirip 18.10.2011 tarihinde araçların satış işlemini gerçekleştirdiğini, 5.000.000.-Dolar değerindeki villayı 1.000.000.-TL bedelle İş Bankası avukatı adına icra dairesinden satın aldığını ifade ve özetle; yolsuz tescil nedeni ile tapu iptal, tescil davasının kabulüne ve T.B.K.M 592 son hükmü gereği kefil konumundaki davacının borçtan kurtulduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiğinin aksine davalı banka tarafından usul ve yasaya tam anlamı ile uyulduğunu, davacının davalı bankaya borçlu olduğunu, borcun ödenmediğini ve bu borcun ödenmesine yönelik olarak iddia edildiği gibi banka çalışanları tarafından hukuka aykırı bir eylemde bulunulmadığının ispat edildiğini, davacının davalı bankaya borçlu olduğunu, davacının borcu kapsamında davaya konu edilen taşınmazı haksız bir şekilde işgal ettiğini, daha önce maliki bulunduğu taşınmazı müvekkili bankaya ipotek verdiğini ve borcun ödenmemesi nedeni ile taşınmazın cebr-i satış sonucunda bankaya ihale edildiğini ifade ve özetle; davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın  6100 sayılı HMK'nın 114/1-i ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK'nın 114/1-i ve HMK'nın 115/2 hükümlerinin vuku bulmadığı; Mahkeme'nin, Ana davanın derdest olması sebebiyle işbu davayı bekletici mesele yapması gerekirken usulden reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, TBK'nın 592 kapsamındaki taleplerinin Mahkemece incelenmediğini, kefilin TBK'nın 592 gereği sorumluluktan kurtulması, yolsuz tescil, ipoteğin usulsüz satışı gibi hususların önceki davada hiçbir şekilde tartışılmadığını, bu nedenle davanın esasına girilmemesi, usulden reddedilmesi ve  kesin hüküm doğmasının mümkün olmadığını; duruşma yapılmadan, yargılama görülmeden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca gerekçeleri ile birlikte Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti hakkında \"reddi hakim\" talebinde bulunulduğu, fakat dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğine karar verilmesi ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, böylelikle Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti hakkındaki reddi hakim taleplerinin kabul görmediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; istinaf talebinin süresinde yapılmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine, protokollerle borçlular lehine ödeme kolaylığı sağlanmış ise de, borçlu tarafından ödeme yapılmaması nedeni ile icra yolu ile alacağın tahsilinin sağlanmak zorunda kalındığını, Yargıtay denetiminden geçmiş bir hususun tekrar mahkemeniz önüne getirilmesinin şikayetçinin ne kadar kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, dava ve istinaf dilekçelerinde bulunulan ithamların hayal ürünü olup, davacının bu ithamların davalı banka nezdinde iftira suçunu oluşturduğunu, davacı-borçlu tarafın dilekçelerinde olayların kronolojik sırası gizlenmeye çalışıldığı gibi davanın içeriğinin de çarpıtılarak sunulduğunu, ihaleden sonra verilen tedbir kararının tescile engel oluşturmadığını, menfi tespit davasından verilen ihtiyati tedbir kararı \"teminatsız\" olarak verildiği için aslında \"yok\" hükmünde olduğu, ipotekli taşınmazın satışından menfaat sağlanmak adına sahte belge üretildiği iddiasının akıl almaz, haksız ve kötüniyetli olduğunu, iftira suçunu oluşturduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2025 tarih, 2025/1189 Esas - 2025/975 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava menfi tespit talebine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı arasında 15.12.2009 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının da anılan kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza attığı, anılan kredi sözleşmesi için daha sonra taraflar arasında yapılandırma protokolü imzalandığı, anılan protokol hükümlerine davalının aykırı hareketi nedeniyle hesabın kat işlemi yapıldığı ve davaya konu edilen Kocaeli ili Darıca İlçesi Fevzi Çakmak Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaz hakkın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, davalının protokole aykırı işlemleri nedeniyle 6098 sayılı yasanın 592.maddesi uyarınca davacının borçtan kurtulduğunun tespiti ile anılan taşınmazın tedbir kararına rağmen yolsuz olarak tescil edildiğinden tapusunun iptali ile davacı adına tescilinin talep edildiği, mahkemece menfi tespit istemi yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedildiği, daha sonra görevsizlik kararı verilerek dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, anılan mahkemece de görevsizlik kararı verilmesinden sonra Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından yargı yeri olarak Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin belirlendiği, mahkemece menfi tespit davasının kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-i maddesi uyarınca dava şartıdır.<br>Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan unsurlardır. Belirtmek gerekir ki, dava şartları davanın açılabilmesi için değil,  mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için aranan ve kamu düzeni ile ilgili olan zorunlu koşullardır.<br>Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.<br>Kesin hüküm ise bir hukuki uyuşmazlığı kesin olarak çözen son karardır. <br>Kesin hüküm, hem bireyler hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla hukuki güvenlik ve yargı erkine güven sağlandığından kesin hüküm kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Kesin hükümle, çelişik kararların ortaya çıkması engellenerek toplum hayatı için zorunlu olan hukuki istikrar sağlanır.<br>Kesin hüküm şekli ya da maddi anlamda olabilir. Şekli anlamda kesinlik, bir karara karşı belli bir aşamadan sonra kanun yollarına başvurulamamasını, diğer bir anlatımla kanun yolunun bulunmaması veya var olan kanun yollarının tükenmesini ifade eder. Maddi anlamda kesinlik ise bir hukuki uyuşmazlığın artık bütün bir gelecek için çözümlenerek son bulmasını, hükmün kesinleşmesinden sonra o davanın tekrar açılamamasını ifade eder.    <br>Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HMK'nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 303/1. maddesine göre bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. <br>Görüleceği üzere, maddi anlamda kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı olmasıdır.  Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir (6100 sayılı HMK. m.303/3).<br>İkinci koşul olan dava sebebinden amaç ise hukuki sebepler değil, davanın dayanağı olan ... ve olgulardır. Yani davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıalardır. Kesin hüküm haline gelen bir uyuşmazlıkta aynı vakıalara dayanılarak ikinci kez dava açılamaz.<br>Maddi anlamda kesin hükmün söz konusu olabilmesi için gerekli olan üçüncü koşul ise dava konusunun aynı olmasıdır. İlk kararın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucu aynı ise; diğer bir anlatımla ikinci davadaki talep sonucu ilk davada kesinleşen hüküm fıkrasını etkileyecek ve ortadan kaldıracak nitelikte ise dava konusu aynı sayılır. (Yargıtay Hukuk Genele Kurulunun 2016/(21)10-910 esas 2020/1024 karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda; davacı taraf davalı banka ile davacı arasında 23.06.2011 tarihinde borçların yeniden yapılandırılması ve tasfiyesi hususunda protokol imzalandığı, anılan protokol hükümleri hiçe sayılarak davalı tarafından 18.10.2011 tarihinde taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatarak borçluya ait dört aracın satıldığını, bankanın bununla da yetinmeyerek Kadıköy 2. İcra Müdürlüğünün 2011/5209 E. sayılı dosyası ile davacıya ait gayrimenkulün satışı için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı ve bu takip kapsamında taşınmazın satışının yapıldığı, eldeki menfi tespit isteminin davalının protokol hükümlerine aykırı davranması nedeniyle 6098 sayılı yasanın 592.maddesi gereği davacının borçtan kurtulduğunun tespitine yönelik olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; maddi anlamda kesin hükümden bahsedilebilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. <br>İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1744 esas 2020/98 esas sayılı dosyasıyla birleştirilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/255 esas sayılı dosyasına konu davanın davacılarından birisinin eldeki dosyada davacı olan ... olduğu, davalısının eldeki dosyanın davalısı olan banka olduğu, bu şekilde kesin hükmün ilk şartı olan davanın taraflarının aynı olması hususunun gerçekleştiği görülmüştür.<br>İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1744 esas 2020/98 esas sayılı dosyasında davacının talebinin davacı taraf davalı banka ile davacı arasında 23.06.2011 tarihinde borçların yeniden yapılandırılması ve tasfiyesi hususunda protokol ve davalının anılan protokolü ihlal etmesine dayanıldığı, bu şekilde dava sebeplerinin de aynı olduğu görülmektedir.<br>İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1744 esas 2020/98 esas sayılı dosyasında da davacının 6098 sayılı yasanın 592.maddesi gereği menfi tespit talep ettiği, eldeki davada da aynı talep sonucunun bulunduğu, dolayısıyla kesin hükmün üçüncü şartının da eldeki dava yönünden gerçekleştiği, dolayısıyla İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1744 esas 2020/98 esas sayılı dosyasından verilen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3491 esas 2023/6028 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen anılan kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki tespitinin isabetli olduğu, davalının kendisini vekille temsil ettirdiği ve tefrik öncesi duruşmalara katılarak davaya cevap verdiği dikkate alındığında 6100 sayılı yasanın 326/1. Maddesi, 323/1-ğ maddesi ve AAÜT’nin 7/1.maddesi gereğinde davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olduğu gibi, davacının reddi hakim talebi hakkında da mahkemece 03.10.2023 tarihli ek karar ile karar verildiğinden bu yöndeki istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br><br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/04/2026<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>*Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a3507921b56c254","SID":"908bbf29b79bd2e0"}}