{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/2293 <br>KARAR NO: 2026/923<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 01/12/2022<br>NUMARASI: 2018/344 Esas - 2022/991 Karar <br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/04/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/04/2008 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını,  ... plakala aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL geçici iş göremezlik ve 50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL maddi tazminatın sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; Davacı vekili 30/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 50 TL sürekli iş  göre -mezlik tazminatını talebini 95.517,57 TL'ye;  50 TL geçici iş göremezlik tazminatını 4.482,43-TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacıya 25.06.2009 tarihinde 6.782,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacıdaki zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulüne; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.585,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 76.414,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 30/08/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davacı müvekkilinin müterafik kusuru sebebiyle %20 oranında indirim yapılarak karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince müvekkilinin kamyonetin arkasında seyahat etmesinin müterafik kusur olarak değerlendirildiğini ve müterafik kusurun en üst sınırı olan %20'den kusur indirimi uygulandığını, müterafik kusur indiriminin yapılabilmesinin ancak kusurun kazanın oluşumunda etkili ise mümkün olabileceğini, müvekkili aleyhine müterafik kusur indirimini kabul etmemekle birlikte somut olayda kamyonetin arkasında yolculuk yapılmasının kazaya etkisinin olup olmadığına ilişkin yeterli bir inceleme yapılmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 12/04/2008 tarihinde  davalıya ..... poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı .........'un sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nın  \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı  Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Tazminat -tan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu 44. madde) öngörülen  sebepler,daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Anılan madde  kapsamın da yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek;içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2016/17865 E.- 2019/7355 K. sayılı kararı).Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde ; olayla ilgili ceza yargılamasının yapıldığı Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/173 Esas sayılı dosyasında alınan beyanlardan da anlaşıldığı üzere, davacının kazada yaralanan dava dışı akrabalarıyla birlikte, pancar toplamak için .......'dan ..........'e gitmek üzere dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun kasa kısmına bindiği, kaza esnasında kamyonun devrilmesi neticesinde yaralandığı,  davacının yük taşıma aracının kasa kısmına yolcu olarak binmesinin zarara etkili olduğu değerlendirildiğinde, hesaplanan  tazminat tan Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları da göz önüne alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  552,10 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbb1338924357530","SID":"af8f535a5afd7894"}}