{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/910 <br>KARAR NO: 2026/613<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/01/2021<br>NUMARASI: 2016/319 Esas - 2021/11 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Hasar Bedelinin Tahsili<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yurt dışında ikamet eden vekil edeninin Türkiye'de bulunduğu sırada kendisine ait ... yabancı plakalı aracıyla seyir halinde iken trafiğin durması neticesinde durakladığı esnada,  aracın arkasında bulunan... plakalı bir araca en arkadan gelen ... plakalı aracın çarpması ve  çarpmanın etkisiyle de... plakalı aracın müvekkiline ait araca arkadan çarpması neticesinde 27/05/2014 tarihinde meydana gelen çoklu trafik kazasında, vekil edenine ait yabancı plakalı araçta 5.867,75 Euro'luk hasar oluştuğunun yurt dışında yaptırdığı ekspertiz incelemesi ile belirlendiğini, kazaya ... plakalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini ve tam kusurlu olduğunu, söz konusu aracın ZMM sigortacısına yapılan başvuru neticesinde 15/09/2015 tarihinde 2.090,00 TL ödeme yapılmış ise de bu ödemenin 607,85 Euro bedele karşılık geldiğini, bakiye zararın ise ödenmediğini beyanla, 5.259,90 Euro maddi tazminatın tahsil tarihindeki TL karşılığının söz konusu kusurlu aracın işleteni, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ise davanın reddini  savunmuşlardır.Dosya kapsamından davacının yargılama sırasında 24/05/2017 tarihinde  hayatını kaybettiği ve  davanın yasal mirasçıları tarafından birlikte sürdürüldüğü tespit edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;\" 27/05/2014 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davalı sürücü ...idaresindeki ... plakalı araç, ... plakalı araca arkadan çarpmış ve çarpmanın etkisiyle... plakalı araç da önündeki davacıya ait ... plakalı araca çarpmış, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, kazada davacı aracının arka tampon, bagaj kapağı ve arka panelinde hasar meydana gelmiş ve davacı aracını Belçika'da yaptırmış olup, 5.867,75 Euro tutarındaki ödemeye ilişkin faturada kaza ile ilgisi bulunmayan aracın ön kısmı için yapılan 867,00 Euro  ödemenin mahsubunun gerektiği ve davacının talep edebileceği zararının 4.818,67 Euro olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen hasardan davalı sürücü ...sürücü olarak, davalı ... işleten olarak, davalı ... AŞ'nin ise  ... plakalı aracın sigortacı olarak sorumlu olup, davalı Sigorta şirketinin 15/09/2015 tarihinde davacıya yaptığı 2.090,00-TL (605,42 Euro) tutarındaki ödemenin davacının talep edebileceği hasardan mahsubu ile davacının davalılardan bakiye 4.213,25 Euro alacağının bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafın dava dilekçesinde bakiye hasar bedelinin tahsil tarihindeki TL karşılığını talep etmesi nedeniyle davanın kısmen kabulü ile bakiye hasar bedeline ilişkin 4.213,25 Euro tazminatın TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar vermek gerektiği...\" şeklindeki gerekçeyle;<br>-Davanın kısmen kabulüne,<br>-4.213,25 Euro'nun tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ile davalılar ...ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, mahkemece verilen 11/11/2021 günlü ek kararla; davalılardan ...ve ... vekilinin istinaf harçlarını ve istinaf masraflarını verilen yasal süre içerisinde yatırmadığından bahisle HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu ek kararın adı geçen davalılar vekiline usulüne uygun şekilde 02/05/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen  ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığı görülmüştür.Bu durumda istinaf incelemesinin sadece davalı sigorta şirketi vekilinin  istinaf başvurusu  bakımından  yapılması gerekmiştir.  Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün her hangi bir kusuru olmadığı halde, kusurlu olduğu kabul edilerek vekil edeni sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmesinin hukuka aykırı bulunduğu, hasar bakımından esas alınan rapor hüküm vermeye elverişli olmadığı için yaptıkları konuya ilişkin itirazları üzerinde durulmaksızın yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, hasar onarım bedelinin Türkiye'deki piyasa koşullarına göre tespit edilmesi gerekirken yabancı ülke şartlarına ve yabancı para birimi üzerinden belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, tüm bunlardan ayrı vekil edeni sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu için herhangi bir duraksama oluşmaması için  bu hususa karar yerinde açıklık getirilmesi ve bunun sonucu olarak da vekil edeni sigorta şirketinin yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumluluğunun da bu duruma göre belirlenmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olmasının da doğru bulunmadığı, düzeltilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasarına dayanılarak açılmış maddi tazminat istemine ilişkindir.(1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (-aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere) usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıya ait aracın yabancı plakalı olduğu, davacının geçici olarak geldiği Türkiye'de meydana gelen trafik kazasında aracının hasarlanması nedeniyle ikamet ettiği Belçika'ya götürülerek orada tamir edildiği, bu tamir için davacı adına KDV dahil 5.867,75 Euro bedelli fatura düzenlendiği, dolayısıyla davacının yaşadığı yabancı ülke koşullarına göre oluşan zararının davalı taraftan talep edebileceğinden ve aracını Türkiye'de tamir ettirmek gibi bir zorunluluğu olmadığından, eldeki dava kapsamında temin edilen 24/04/2017 günlü bilirkişi heyet raporunda faturaya bağlanan tamir bedelinin davacının yaşadığı ülke rayiçlerinde olduğu, hasarın kazayla uyumlu bulunduğu açıklanmış olup, rapordaki konuya ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi nedeniyle mahkemece hükme esas alınmasının doğru olmasına, ayrıca söz konusu bu raporda kazanın oluşumunda taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin değerlendirmenin de dosyaya oluşa uygun ve kazaya karışan araç sürücülerinin kendi aralarında düzenledikleri kaza tespit tutanağındaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin kabul şeklinde de bir yanılgı bulunmadığına ve davacının yabancı para cinsinden uğradığı maddi zararlarının, yabancı para cinsinden belirlenmesine engel yasal bir düzenleme de bulunmamasına göre; davalı sigorta şirketi vekilinin açıklanan hususları amaçlayan istinaf başvurusunun yerinde olmadığınden reddine karar verilmesi gerekmiştir. (2)Bununla birlikte; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu belirleyen poliçe limiti kaza tarihi itibariyle 26.800,00-TL ile sınırlı olup, eldeki dava açılmadan önce yapılan kısmi ödemeyle poliçe limitinin bir bölümünün tüketildiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu 83 (Türk Borçlar Kanunu 99) maddesi; sözleşmeden veya sözleşme dışı bir nedenden kaynaklanmış olmasına göre bir ayrım yapmaksızın, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunun, vade veya fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının istenebileceği hükmünü taşımakta olup, infazın bu hüküm çerçevesinde gerçekleştirileceği de sabit olup, mahkemece zaten bu yönde karar verilmiştir. Ancak, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu ve kalan limitin ne bulunduğunun hüküm yerinde açıkça gösterilmemiş olması hususu, infaz aşamasında tereddüt oluşmasına sebebiyet verebileceğinden doğru görülmemiştir. (3)Ne var ki, hüküm altına alınan yabancı para alacağının dava tarihindeki TL karşılığının davalı sigorta şirketinin azami sorumluluğunu belirleyen  poliçe limitinin altında kalması nedeniyle, tüm davalıların yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumluluklarının, harçlandırılmış dava değerine göre  aynı olacağı, sigorta şirketi lehine bir ayrım yapılamayacağı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumluluklarının oranlama yapılarak belirlenmesi gerektiği yöndeki istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Ancak, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen şekilde oluşan isabetsiz uygulamanan giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan bu hususa münhasır kabulü ile; ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ve karşılıklılık ilkesi gözetilerek, hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece hatalı  olduğu sonucuna varılan hususun düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,<br> 1/İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../01/2021 tarih ve 2016/.... Esas - 2021/.... Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) ve (3) nolu bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE,<br>a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırıldığı anlaşılan 231,70-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı sigorta şirketine iadesine,<br>b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına, <br>2/İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../01/2021 tarih ve 2016/... Esas - 2021/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>a/Davanın kısmen kabulü ile; 4.213,25 Euro'nun tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan (- davalı sigorta şirketinin 4.213,25 Euro tazminata ilişkin  sorumluluğu   26.800,00-TL olduğu anlaşılan poliçe  limitinden, davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan 2.090,00-TL'lik  ödemenin  düşülmesiyle kalan 24.410,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla-)  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin ise reddine, <br>b/Alınması gereken 926,71-TL harçtan peşin alınan 289,24-TL'nin mahsubu ile bakiye 637,47-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>c/Davacı tarafından yapılan 461,40-TL tebligat gideri, 1.500.00-TL bilirkişi ücreti, 29,20-TL başvurma harcı, 289,24-TL peşin harç, olmak üzere toplam 2.279,84-TL yargılama giderinden kabul red oranına göre 1.823,87-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>ç/Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 4.080,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>d/Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 3.370,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,<br>3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12005197a4e58a90","SID":"4865ffe5fcda19a5"}}