{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/299 <br>KARAR NO:2026/566<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:21/11/2023<br>NUMARASI:2022/44 E. - 2023/172 K.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 1.FSHH MAHKEMESİNİN <br>2022/45-46-47-48-49 ESAS SAYILI DOSYALARI<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ :02/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DOSYA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 1993 yılından itibaren iştigal konusu olan yastık, yorgan, uyku pedi ve aksesuarları ile uyku ürünleri üretimi yaptığını ve ... tekstiline ilk yastık ve yorgan markası kazandırdığını, müvekkili şirketçe yaratılan ‘’... ...’’ markasını uzun yıllardır müvekkili şirket bünyesinde kullanıldığını, üretim yapıldığını ve son kullanıcı bayilere satıldığını, mağazalarında yine bu marka ve sloganlar ile ürün tanıtımları yapıldığı,  anılan marka ile üretilen ürünlerin iç ve dış pazarda ev tekstili sektöründe ciddi bir tüketici kitlesi tarafından beğeniyle kullanıldığını; Davalı tarafın hiçbir katkısı bulunmadan sırf boşta görünüyor diyerek haksız şekilde markanın tescilini istediğini ve firmanın durumdan haberdar olmamasından dolayı tescile hak kazandığını ancak marka ile ilgili hiçbir yatırım ve kullanımlarının olmadığını;Davalı yanın müvekkili şirketten iltibas ederek tescil ettirdiği markasının müvekkili şirket tarafından yıllarca kullanılan markanın aynısı olmakla birlikte, bu marka davalı tarafça hiç kullanılmadığını, davalı tarafın müvekkili şirket tarafından kullanılan birçok işarete de aynı tarihte toplu şekilde tescil talebinde bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu,Davalı tarafın kullanmayacağı halde haksız olarak bu markaları almak ve şirketi zora sokarak çıkar sağlamak amacı kendisinin mimar olup müvekkili firmanın bazı işlerini yaptığını sonrasında kendisi ile çalışılmadığı için öç almak ve hukuku dolanmak suretiyle bu yollara başvurduğunu, kendisinin üretici olmadığını, tekstil işi yapmadığını, bu isim ürün grubu ve markalarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını,  Müvekkilinin davalı tarafından tescil edilen marka için eskiye dayalı “...” söz konusu olup bu husus markanın esas sahibini ortaya koyar nitelikte olduğunu, bu sebeple davalının yapmış olduğu tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini; Davalının TPE nezdinde 14.05.2021 tarih ve ... no ve de 24, 25, 35 sınıflara ilişkin tescilli bulunan “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine, yargılama devam ederken üçüncü kişilere devretmesinin önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı markasına yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesini, markanın hükümsüzlüğü ile birlikte  davalının söz konusu markayı ürün veya hizmetler üzerinde kullanmasının, bu markalı ürünlerin depolanmasını, satışa arzını, ithal ve ihracının önlenmesini, markanın davalı tarafından reklam ve tanıtım malzemelerinde, antetli kağıtlarda, irsaliyelerde, fiyat listelerinde, faturalarda ve sair basılı evraklarda kullanmasının da önlenmesini, markayı taşıyan her ürünün toplatılmasını ve imha edilmesini talep ve dava  etmiştir.Birleşen Mahkemenin 2022/45 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin  her türlü maddi, manevi tazminat ve sair hakları saklı kalmak üzere davalının 27.04.2021 başvuru tarihli ... nolu ... kodlu sınıflara ilişkin olan ''... ... tescil ettirdiği markasının, müvekkilin \"... ...\" markasına yönelik gerçekleştirdiği tecavüzün tespiti, önlenmesi ve  davalının markasının  hükümsüzlüğüne  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Mahkemenin 2022/46 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin  her türlü maddi, manevi tazminat ve sair hakları saklı kalmak üzere davalının 06.05.2021 başvuru tarihli ... nolu\" 35. Sınıfa ait ...\" tescil ettirdiği markasının, müvekkilin \"...\" markasına  yönelik gerçekleştirdiği tecavüzün tespiti, önlenmesi ve  davalının markasının  hükümsüzlüğüne  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Mahkemenin 2022/47 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin  her türlü maddi, manevi tazminat ve sair hakları saklı kalmak üzere davalının  29.04.2021 başvuru tarihli ... nolu 35. Sınıfa ait ''... ...\" tescil ettirdiği markasının, müvekkilin \"... ...\" tescil ettirdiği markasına  yönelik gerçekleştirdiği tecavüzün tespiti, önlenmesi ve  davalının markasının  hükümsüzlüğüne  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Mahkemenin 2022/48 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile;Müvekkilinin  her türlü maddi, manevi tazminat ve sair hakları saklı kalmak üzere davalının  29.04.2021 başvuru tarihli ... nolu 35. Sınıfa ait  ''... + ...\" tescil ettirdiği markasının, müvekkilin \"...\" markasına yönelik gerçekleştirdiği tecavüzün tespiti, önlenmesi ve  davalının markasının  hükümsüzlüğüne  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Mahkemenin 2022/49 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin  her türlü maddi, manevi tazminat ve sair hakları saklı kalmak üzere davalının 05.05.2021 başvuru tarihli ... nolu 35. Sınıfa ait ''...'\" tescil ettirdiği markasının, müvekkilinin \"...\" markasına yönelik gerçekleştirdiği tecavüzün tespiti, önlenmesi ve  davalının markasının  hükümsüzlüğüne  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacının ‘’...’’, ’... ’’, “... ...’’,‘’...+...’ ve “...’...’’ markalarını gerekçe göstererek Sınai Mülkiyet Kanununun 6/3 maddesi uyarınca hükümsüzlük isteminde bulunmuş ise de , hükümsüzlük talep edilen işaret üzerinde başvuru tarihinden önce yoğun ve markasal kullanımlar ile hak sahipliği elde etmesi gerektiğini; Davacı taraf ‘’... ...’’, “...”, “... ...”, “...” ve “...” ibarelerini tam tarih vermeksizin uzun yıllar kullana geldiğini ifade etmişse de ispata elverişli delil sunmadığını,  Davacının SMK 6/6. maddesi  kapsamında değerlendirmeye alınabilecek herhangi bir fikri mülkiyet hakkının bulunmadığını; taraf markaları arasında ayrıca  karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kendi oluşturduğu markaların özgün olduğunu , Davacı tarafından  kötü niyet iddialarının da gerçek dışı olduğunu, birleşen 2022/45 E., 2022/46 E., 2022/47 E., 2022/48 E., 2022/49 E. sayılı dosyalar yönünden de açılan davaların haksız ve mesnetsiz olduğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Somut olayda da davacı ve davalı bir dönem iş yapmış olup, davalı davanın markalarından haberdardır. Davacının, taraflar arasında geçmişte bir iş ilişkisi olduğundan davalının davacının markasal kullanımlarından haberdar olduğu iddiasıyla SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük talebinden bulunmuş olup, davalı yan ise bu iddiayı kabul veya inkar şeklinde herhangi bir beyanda bulunmamış, davacının beyanlarının aksini ispat eden delil sunmamıştır. Somut delillere ve kurum kayıtlarına göre davacının marka başvurusu yaptığı altı markanın başvuru tarihleri incelendiğinde, davalının, davacının kullandığı markaların esas unsurlarına yer vermek suretiyle peşi sıra altı marka başvurusunda bulunduğu hususu sabittir. Bu husus tipik marka yedekleme eyleminin  tezahürüdür ve bilirkişilerinde isabet ile ifade ettiği üzere davalı eyleminin hayatın ve ticaretin olağan akışı içerisinde açıklanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda ise davalı tescil başvurusunda bulunduğu markalar üzerinde  hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için yanlarına tali ekler eklemek suretiyle  başvuruda bulunmuş olup, başvuruda bulunduğu markaların esas unsurlarında yer alan ana unsurların  aynısının davacıya ait olduğunu ve ticari hayatta davacı yanca kullanıldığını  bildiğinden hareket ile başvuru anında kötüniyetli olduğu anlaşıldığından SMK 6/9 maddesine dayalı hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Uygulamada da , gerçek hak sahibi olmamakla birlikte başkasının ticaretinde kullandığı tescilsiz bir işareti, kendisinin hak sahibi olmadığını bile bile tescili için başvuruda bulunan kimse kötü niyetli addedilmektedir.Kötüniyet karşısında davalının tescil aldığı tüm emtia grubunun hükümsüz kılınması gerekmedir. Zira davalı tescil anında bir kısım emtialar yönünden iyiniyetli bir kısım emtialar tescili yönünden kötüniyetli olarak kabul edilemez( aynı yönde Yargıtay11. Hukuk Dairesi’nin  2021/2382 esas, 2022/6790 karar ve 10.10.2022 tarihli ilamları.) Toplanan deliller, marka tescil belgeleri, Davacı yanca sunulu kataloglar, mali bilirkişi tarafından düzenlenen davacı adresinde incelenen ticari defter ve kayıtlar, e defter beratları, ticaret odası kayıtları, faturalar kapsamına göre; davacının üzerinde gerçek hak sahibi markaları yoğun olarak 2017 yılından beri yastık, yorgan, alez, yatak takımları, uyku ürünleri ve mağazacılık kapsamında yoğun olarak kullandığı , davalının ise ticari bir faaliyet içinde tescile bağlanan markaları kullanmadığına dair delil sunamadığı, tescil ettirdiği markaları yedekleme amacıyla tescil ettirdiği ,davalının tescil anında kötüniyetli olduğu ve SMK 6/9 maddesine dayalı olarak asıl ve birleşen davaların kötüniyetli tescile dayalı olarak hükümsüzlüklerine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı yan davalının eyleminin marka hakkına tecavüz de oluşturduğu ve eyleminin tespiti ile önlenmesine de karar verilmesini talep etmişse de davalının dava konusu markaları yedeklemek amaçlı olarak  ve kötüniyetle tescil ettirdiği ancak ticari olarak yani davacı ile iltibas yaratacak şekilde kullandığı yönünde delil bulunmadığından marka hakkına tecavüzün tespiti istemlerin reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-Dosya kapsamında sunulmuş olan belge ve dokümanların müvekkili şirketin dava konusu markaları yıllardır yoğun biçimde kullandığını ispat ettiğini, taraflarınca sunulu kataloglar, mali bilirkişi tarafından, müvekkili şirketin adresinde incelenen ticari defter ve kayıtlar, e defter beratları, ticaret odası kayıtları ve faturalar kapsamına göre; müvekkili şirketin  üzerinde gerçek hak sahibi markaları; \"yoğun olarak 2017 yılından beri yastık, yorgan, alez, yatak takımları, uyku ürünleri ve mağazacılık kapsamında kullandığı , davalı tarafın  ise ticari bir faaliyet içinde tescile bağlanan markaları kullanmadığına dair delil sunamadığı, tescil ettirdiği markaları yedekleme amacıyla tescil ettirdiği\" hususu sabit görüldüğünü, <br>-Davalı tarafından tescil ettirilmiş olan markaların müvekkili tarafından yılardır kullanılmakta olan markalar ile aynı olduğu herhangi bir bilirkişi incelemesine gerek kalmaksızın ortada olduğunu, davalının  dava konusu  markaların esas unsurlarında yer alan ana unsurların aynısının müvekkili şirkete ait olduğu ve ticari hayatta müvekkili şirketin  kullandığını bildiğinden hareket ile başvuru anında kötüniyetli olduğu açıkça ortaya çıktığını,hükümsüzlük kararının yerinde olduğunu ancak \"marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi yönündeki taleplerimizin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Markaya tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemi hallerinde Yargıtay kararlarında “dürüst kullanım” ilkesi de değerlendirilmekte olup dürüst kullanımın bir hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edildiğini, dürüst kullanım ilkesiyle bağdaşmayan hallerde ise marka hakkına tecavüz söz konusu olacağını, müvekkili şirketin dava konusu markaları  davalı tarafın haksız tescilinden yıllar önce kullanmaya başladığını, dava konusu markalara maddi ve manevi olarak vermiş olduğu  emekler ile ülkemizde ve dünya çapında ulaştığı tanınmışlık düzeyi de dikkate alındığında davalı tarafa haksız kazanç ve yarar sağlayabileceği ve de müvekkilinin markasının itibarını veya ayıt edici karakterinin zedelenebileceğini,  dava konusu markalara yönelik marka hakkına tecevüzün tespit edilmesine, tespit edilen tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  <br>-... sayılı “...” markasının dava tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece, ... sayılı “...” markası, dava tarihi olan 25.02.2022 tarihinde tescilli olmayıp, 02.02.2023 tarihinde tescil edildiğini,  yani dava tarihinde tescilli marka olmaması sebebiyle hükümsüzlük davasının mevsimsiz açıldığını, bir başka deyişle dava tarihinde markanın hükümsüzlüğü talebi koşullarının mevcut olmadığı, markaya tecavüz edildiğine dair somut bir delilin de sunulmadığı  birleşen 2022/49 E. sayılı davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, <br>-mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müvekkiline ait marka başvurularının tarihlerinin yakın olması, müvekkilinin bu alanda bir projesi olduğunun delili olup, asla kötü niyetin ve yedeklemenin bir göstergesi olarak kabul edilemeyeceğini,başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler de göz önüne alındığında, müvekkilinin bir proje üzerinde çalıştığını,  kararın gerekçesinin SMK m.9 ile çeliştiğini,  kanun koyucu, marka sahibine, tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre içerisinde kullanmaya başlaması gerektiğini ifade ettiğini, kural olan iyiniyetin varlığı ve kötüniyet iddiasının ispatı iken, mahkemece bu ispat yükü hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın tersine çevrildiğini ve müvekkili ispat etmesi gerektiğinden bahisle davaların kabulüne karar verildiğini, <br>-davanın esas konusunu oluşturan hususun karıştırılma ihtimalinin var olup olmadığı olduğunu,, bilirkişilerce, dosya kapsamının geniş olması sebebiyle, müvekkiline ait tescilli markaların esas unsurları hatalı olarak belirlendiğini, bu unsurların davacı tarafça kullanılıp kullanılmadığına bakıldığını,  her ne kadar bilirkişilerce davacının, müvekkili markaları ile ortak olarak kullanmış olduğu ibareleri farklı ibarelerle birlikte kullandığı tespit edilmişse de, bu ibarelerin birlikte kullanıldığı davacı markaları bir bütün olarak değerlendirilerek karıştırılma ihtimalinin varlığı dikkate alınmadığını,  yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini,<br>-Davacı, “..., ..., ..., ..., ...” ibarelerini tam bir tarih vermeksizin uzun yıllar kullanageldiğini ifade etmişse de, bu iddiasını ispata elverişli yeterli bilgi veya belge sunumu gerçekleştirmediğini,<br>-Bilirkişilerce hazırlanan heyet raporunda, bilirkişilerin yoğun emek ve çaba sarf ederek kötüniyete ilişkin değerlendirmelerde de bulunduklarını, bununla birlikte kötüniyet hususu hakim tarafından dosya kapsamındaki deliller ile serbestçe değerlendirilmesi gerekli bir olgu olup, bilirkişilerin inceleme yetkisi dışında kaldığını, bu çerçevede, bilirkişilerce yetki aşılarak gerçekleştirilen, birtakım zorlama değerlendirmelere katılmadıklarını, <br>-Davacı tarafça sunulan delillerde, hak sahipliğinin ispatı yönünden yetersiz olmakla birlikte, görülen kullanımlar ürünlerin adlarına yönelik olup, herhangi bir hizmeti kapsamadığını, taraflarınca daha önce de sunulan dilekçelerde yer verildiği üzere, davacı tarafça gerçekleştirilen kullanımlar, ev tekstili eşyaları üzerinde olup, 35. Sınıf kapsamında çeşitli malların tüketiciler için bir araya getirilerek satışa sunulması hizmetleri yönünden davacı tarafça herhangi bir kullanım ortaya konulmadığını, bu kapsamda, bilirkişilerce davacının ..., ..., ..., ... ibarelerini 35. Sınıf kapsamındaki hizmetler yönünden kullandığına yönelik yapılan tespitin hatalı olduğunu,  hükümsüzlük değerlendirmesi mal ve hizmet sınıflandırması üzerinden yapılmakta olup, bilirkişilerce tespit edilen sınıfların kapsamında kalan tüm mal ve/veya hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna yönelik değerlendirmelerin de hatalı ve eksik olduğunu<br>-müvekkiline ait tescilli marka ile davacının kullandığını iddia ettiği işaret arasında herhangi bir karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markanın bir bütün olarak korunduğunu, markanın bir kısım unsurlarından hareketle iltibas tehlikesinin bulunduğu sonucuna varılamayacağını,  müvekkiline ait tescilli markalar şekil, renk ve yazım unsurları ile davacı tarafça hak sahipliği iddia edilen işaretlerden ayrıldığını, davacı tarafça eskiye dayalı kullanım yoluyla hak sahipliği iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesini gerektiğinden kararın kaldırılmasını  talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle ;Yerel Mahkemece tarafların tüm iddiaları dinlenmiş, taraflara delillerini bildirmeleri için gerekli süreler verilmiş, bildirilen deliller araştırılmış ve hepsi tartışılmış olduğunu, taraflarınca dosya muhteviyatında sunulmuş olan belge ve dokümanların müvekkili şirketin dava konusu markaları yıllardır yoğun biçimde kullandığını ispat ettiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının, tüm iddiaların detaylı bir şekilde değerlendirildiği, taraf beyanlarının tamamını karşılar ve somut gerçekliği net bir şekilde ortaya koyan hüküm kurmaya elverişli olduğunu davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi yönündeki taleplerine ilişkin olarak davacı tarafça bu taleplerini karşılayacak herhangi bir hukuki gerekçe gösterilemediğini,Davacı tarafça, müvekkilin bu markaları kullandığı hususunun da ispat edilemediğini, Mahkemece görülen davada davacı adına ne bir marka tescili bulunmakta ne de müvekkilinin bu işaretleri kullandığına dair herhangi bir delil bulunduğunu, Davacı vekilince gerçekleştirilen istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, 2022/44 esas sayılı dosyasında davalı adına ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın davacının \"... ...\" markasına tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü ,Birleşen mahkemenin 2022/45 esas sayılı dosyasında  davalı adına ... tescil nolu \"... ibareli markanın davacının \"... ...\" markasına  tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü ,Birleşen mahkememizin 2022/46 esas sayılı dosyasında  davalı adına ... tescil nolu ...\" ibareli markanın davacının \"...\" markasına  tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü,Birleşen mahkemenin 2022/47 esas sayılı dosyasında  davalı adına ... tescil nolu \"... ...\" ibareli markanın davacının \"... ...\" markasına  tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü, Birleşen mahkemenin 2022/48 esas sayılı dosyasında  davalı adına ... tescil nolu \"... + ...\" ibareli markanın davacının \"...\" markasına  tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü, Birleşen mahkemenin 2022/49 esas sayılı dosyasında  davalı adına ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın davacının \"...\" markasına  tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesi, markanın hükümsüzlüğüne taleplerini ilişkin olarak açılmıştır.Hükümsüzlüğü talep edilen markalara ait tescil  kayıtları ile davacı yana ait marka tescil belgeleri celp edilmiştir.DAVALI ADINA TESCİLLİ OLUP HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İSTENEN MARKALAR   *davalı adına ... tescil nolu \"...\" şekil  ibareli markanın 24,25 ve 35.sınıflar için 14.5.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.   *davalı adına ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın 24,25 ve 35.sınıflar için 27.4.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. *davalı adına ... tescil nolu ...\" ibareli markanın 35.sınıflar için 6.5.2021tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.*davalı adına ... tescil nolu \"... ...\" ibareli  markanın  35.sınıflar için 29.4.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.* davalı adına ... tescil nolu \"... + ...\" ibareli markanın 35.sınıflar için 29.4.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.*davalı adına ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın 35.sınıflar için 5.5.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.(B marka yargılama sırasında tescile bağlanmış olup, TMMK’nun 13.4.2023 tarihli evrakları ekinde tescil belgesi gönderilmiştir.DAVACI  ADINA TESCİLLİ MARKALAR *davacı adına ...  tescil nolu \"...\" şekil  ibareli markanın 20.sınıflar için 23.11.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. *davacı adına ...  tescil nolu \"...\"  ibareli markanın 20,24 sınıflar için 19.11.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. *davacı adına ... tescil nolu \"...\"  ibareli markanın 20,24 sınıflar için 19.11.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. *davacı adına ...  başvuru nolu \"... \"  ibareli markanın 20,24 sınıflar için  marka başvurusunun bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 27/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ; esas dava ve birleşen davalarda hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu ...”, ... tescil no.lu “...”, ... tescil no.lu “... ...”, ... tescil no.lu “... ...”, ... tescil no.lu “...+...” markalarının davalı adına tescil edilmiş olduğu ve ... başvuru no.lu “...” ibaresi için davalı adına tescil başvurusu yapılmış olduğunu, (yargılama sırasında tescili bağlanmıştır) fatura içerikleri ile davacının dilekçe ekinde sunduğu ... ibaresi ... ..., ... ... ..., ... ... ...unsurlu ibareleri ile 05.07.2017 tarihinden itibaren 24.sınıf mal/hizmet sınıfı eşyalar yönünden, dosya ekine sunulu davalı delil dilekçesi sayfa 108, 109, 111, 113, 114, 115, 118 (... Mayıs Ağustos 2021)   içeriğinde “..., …” ibaresi ile 24. sınıf mal/hizmet yönünden kullanıldığı, fatura içerikleri ile davacının dilekçe ekinde sunduğu ... ibaresi ... ..., ..., ... ... unsurlu ibareler ile 01.12.2017 tarihinden itibaren 35.sınıf mal/hizmet sınıfı eşyalar yönünden, dosya ekine sunulu davalı delil dilekçesi sayfa 41, 42, 45, 60, (...  Mayıs Ağustos 2021)   içeriğinde “... ..., …” ibaresi ile 35.sınıf mal/hizmet yönünden kullanıldığı, fatura içerikleri ile davacının dilekçe ekinde sunduğu ... ... ibaresi ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ... unsurlu ibareler ile 26.07.2017 tarihinden itibaren 35.sınıf mal/hizmet sınıfı eşyalar yönünden, kullanıldığı, fatura içerikleri ve davacının dilekçe ekinde sunduğu delil dilekçesi eki ... ibaresi ... ... ..., ... ... ..., unsurlu ibareler ile 05.07.2017 tarihinden itibaren 35.sınıf mal/hizmet sınıfı eşyalar yönünden, dosya ekine sunulu davalı delil dilekçesi sayfa 65, 93, 94, 95, 96, 98, 99, (... Mayıs Ağustos 2021)   içeriğinde “... , …” ibaresi ile 35.sınıf mal/hizmet yönünden kullanıldığı, Fatura içerikleri ve davacının dilekçe ekinde sunduğu delil dilekçesi eki ... ibaresi ... ... ..., ...  ...,  ... ...  unsurlu ibareler ile 05.07.2017 tarihinden itibaren 35.sınıf mal/hizmet sınıfı eşyalar yönünden, dosya ekine sunulu davalı delil dilekçesi sayfa 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 19, 20, 21 (... ... Mayıs Ağustos 2021)   içeriğinde “... ..., ...., ... ..., ...,...…” ibaresi ile 35. sınıf mal/hizmet yönünden kullanıldığı, Esas davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “...” markasının 24, 25, 35. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu; markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; ... ibaresinin 05.07.2017 tarihinden itibaren 24. sınıf mallarda davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiş olmakla, ... tescil no.lu “...” markası 24. sınıf yönünden SMK m. 6/3 uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğu, Birleşen 2022/45 E. sayılı davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “...” markasının 24, 25, 35. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu; markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; ... ibaresinin 05.07.2017 tarihinden itibaren 24. sınıf mallarda davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiş olmakla, ... tescil no.lu “...” markasının 24. sınıf yönünden SMK m. 6/3 uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğu, Birleşen 2022/46 E. sayılı davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “... ...” markasının 35. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğu; slogan markasındaki esas unsurlardan birinin “...” ibaresi olduğu; ... ibaresinin 01.12.2017 tarihinden itibaren 35. sınıf hizmetlerde davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiş olmakla, ... tescil no.lu “... ...” markası 35. sınıf yönünden SMK m. 6/3 uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğu, Birleşen 2022/47 E. sayılı davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “... ...” markasının 35. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğu; markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; ... ... ibaresinin 26.07.2017 tarihinden itibaren 35. sınıf hizmetlerde davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiş olmakla, ... tescil no.lu “... ...” markası 35. ssınıf yönünden SMK m. 6/3 uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğu, Birleşen 2022/48 E. sayılı davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “...+...” markasının 35. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğu; markanın esas unsurunun “...” ve “...” ibaresi olduğu; ... ibaresinin 05.07.2017 tarihinden itibaren 35. sınıf hizmetlerde davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiş olmakla, ... tescil no.lu ... tescil no.lu “...+...” markası 35. sınıf yönünden SMK m. 6/3 uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğu, Birleşen 2022/49 E. sayılı davada hükümsüzlüğü talep edilen ... başvuru no.lu “...” ibaresi için 35. sınıfta davalı adına tescil başvurusu yapıldığı; markadaki esas unsurlardan birinin “...” ibaresi olduğu; başvurunun halihazırda tescil sürecinin devam ettiği; ... ibaresinin 05.07.2017 tarihinden itibaren 35. sınıf hizmetlerde davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiş ise de, dava konusu ... başvuru no.lu “...” ibaresinin henüz tesciline karar verilmemiş olduğundan SMK m. 6/9’a dayalı tescilli markanın hükümsüzlüğü koşullarının bu aşamada oluşmadığı, Davacı taraf, esas dava ve birleşen davalarda SMK m. 6/6’ya dayalı hükümsüzlük talep etmişse de bu maddeye dayanak yapılan fikri mülkiyet hakkının ne olduğu somut olarak açıklamamış olmakla, esas dava ve birleşen davalarda SMK m. 6/6’ya dayalı hükümsüzlük nedeni tespit edilemediğini, Davacının, taraflar arasında geçmişte bir iş ilişkisi olduğundan davalının davacının markasal kullanımlarından haberdar olduğu iddiasıyla SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük talebi olduğu; davalı tarafın bu iddiayı kabul veya inkar şeklinde herhangi bir beyanı olmayıp, sessiz kalmayı seçtiğini; Ancak davacının marka başvurusu yaptığı altı markanın başvuru tarihleri incelendiğinde, davalının, davacının kullandığı markaların esas unsurlarına yer vermek suretiyle peşi sıra altı marka başvurularında bulunmuş olmasını hayatın ve ticaretin olağan akışı içerisinde açıklamanın mümkün olmadığını, somut olayda davalının gerek esas dava ve gerekse birleşen beş davaya konu marka başvurularında iyiniyetli olmadığını, Esas davada ... tescil no.lu “...” markasının,  Birleşen 2022/45 E. sayılı davada ... tescil no.lu “...” markasının,  Birleşen 2022/46 E. sayılı davada ... tescil no.lu “... ...” markasının,  Birleşen 2022/47 E. sayılı davada ... tescil no.lu “... ...” markasının, Birleşen 2022/48 E. sayılı davada ... tescil no.lu “...+...” markasının, SMK m. 6/9 uyarınca hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği; Birleşen 2022/49 E. sayılı davada ... başvuru no.lu “...” ibaresinin henüz tesciline karar verilmemiş olduğundan SMK m. 6/9’a dayalı tescilli markanın hükümsüzlüğü koşulları bu aşamada oluşmadığını, davacının  dilekçesinde  hükümsüzlük taleplerinin yanı sıra, davalının markasal kullanımlarının önlenmesi vs. taleplerinde  bulunulmuşsa da aynı dilekçelerde davalının bu markaları hiçbir surette kullanılmadığının beyan edilmiş olduğu ve davalının markasal kullanımını gösterir herhangi bir delil de sunulmamış olmakla, esas dava ve birleşen dava dosyalarında marka hakkına tecavüz yönünden herhangi bir tespit yapılamadığını nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir. Davalı vekilinin istinaf istemine ilişkin olarak; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davalının adına ... tescil nolu \"...\" şekil  ibareli markanın 24,25 ve 35.sınıflar için 14.5.2021 tarihinde tescil edildiği  ve davalı adına ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın 24,25 ve 35.sınıflar için 27.4.2021 tarihinde tescil edildiği  ve bu iki markanın davacınına ...  tescil nolu \"...\" şekil  ibareli marka ile ayniyet derecesinde benzer olup, aynı sınıflarda kullanıldığı ve davacının 2017 tarihinden beri kullanımı bulunması nedeniyle öncelik hakkı bulunduğu, davalı adına ... tescil nolu ...\" ibareli markanın 35.sınıflar için 6.5.2021tarihinde tescil edildiği ve davacı adına ... tescil nolu \"...\" markası ile benzer olup iltibas yarattığı, davalı adına ... tescil nolu \"... ...\" ibareli  markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; ... ... ibaresinin 26.07.2017 tarihinden itibaren 35. sınıf hizmetlerde davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiş olduğu,  davalı adına ... tescil nolu \"... + ...\" ibareli markanın, davacı adına ...  tescil nolu \"...\" markası ile benzer olduğu, dava konusu davalı markalarının esas unsurlarının, davacının markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede, sınıfsal olarak da  SMK'nın 6/1. maddesi anlamında  benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların aynı olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, davalının marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davacının  dava konusu ..., ..., ..., ... esas unsurlu markalarını, 2017 yılından itibaren aktif biçimde kullandığı, davacının marka başvurusu yaptığı altı markanın başvuru tarihleri ile davalının, davacının kullandığı markaların esas unsurlarına yer vermek suretiyle peşi sıra altı marka başvurusunda bulunduğu, her bir markanın ayrı ayrı isimleri olması nedeniyle aynı anda bu isimlerin marka olarak düşünülmesinin hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmadığı aksinin de davalı tarafça kanıtlanamadığı, kötüniyet iddiasının da ispatlandığı anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun bu yönlerden reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.Davalı adına ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın 35.sınıflar için 5.5.2021 tarihinde tescil edildiğinin anlaşıldığı, Yargıtay 11. HD. 2021/4762 E., 2022/9362 K. 22/12/2022 tarihli kararı ile, \"...Hükümsüzlük davası için markanın tescil edilmiş olması 556 sayılı KHK 42. maddesi ile dava şartı olarak belirtilmiş ise de markanın  karar verilmeden önce tescil edildiği ve dolayısıyla HMK 115. maddesi gereğince dava şartının yerine gelmiş olduğu gözetilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken mevsimsiz açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. \" gerekçesi ile dava devam ederken tescil edilen markalar yönünden mevsimsiz dava açılmadığı anlaşılmakla, bu yönde hüküm kurulmasında aykırılık bulunmadığı, ... ibaresinin 05.07.2017 tarihinden itibaren 35. sınıf hizmetlerde davacı tarafından kullanıldığı, bu marka yönünden de  kötüniyet iddiasının da ispatlandığı anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarih ve 2022/44 E., 2023/172 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili taraflarından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, <br>2-Asıl ve birleşen davalar yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00X6=4392,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.138,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.253,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-Asıl ve birleşen davalar yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00X6=4392,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.565,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.826,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,<br>4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,<br>5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cd29daae8ccd7b7","SID":"9911e39b25e6736e"}}