{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/524 <br>KARAR NO: 2026/507<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2019/353 Esas -  2021/978 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/05/2017 günü, davalıların ..., işleteni ve sürücüsü oldukları ... plakalı aracın,  yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelene kaza neticesinde davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün  kusur lu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla (HMK.m.107) 1.000,00-TL  maddi tazminatın (250,00-TL hastane tedavi ve bakım masrafları, 250,00-TL tedavi sürecindeki kazanç kaybı 250,00-TL sürekli işgücü kaybı,  250,00-TL  eko -nomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar) tüm davalılardan 15/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek reeskont ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, 300.000,00-TL manevi tazminatın 15/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiş; Davacı vekili 27/09/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile; tedavi ve bakıcı gideri yönünden  talebi 250,00-TL den 4.914,65-TL ye, 5.164,65-TL  geçici  iş göremezlik  yönün -den 250,00-TL olan talebi 21.302,77-TL ye artırdıklarını belirterek, toplam 26.717,42-TL nin davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden, davalı sürücü ve işleten bakımından  kaza  tarihinden itibaren işletilecek reeskont ticari faizi  ile tahsilini talep etmiştir.Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesi  kapsamın -da başvuru şartının gerçekleşmediğini, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespitinin, özürlülük oranının dikkate alınması gerektiğini, aktüerya hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz  esas alınarak hesaplama yapılmasının gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatı ile bu döneme mahsusu  tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda '' ..... davalı sürücü ...... idaresinde bulunan .... plakalı aracın seyir halinde iken ters yöne girerek karşı istikamete yaya olarak geçmek isteyen davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, 11/06/2020 havale tarihli kusura yönelik alınan  bilirkişi raporuna göre  davacı yayanın % 25 oranında,  davalı  sürücü  ...'ın i %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tarafların itirazı üzerine......'de öğretim görevlisi olan üç kişilik kusur bilirkişisinden alınan  13/04/2021 tarihli  bilirkişi raporuna göre,  davalı sürücü .......ın % 90  oranında asli kusurlu,  davacı yaya ...'ın ise % 10 oranında tali kusurlu olduğunun belirlendiği ve bu tespitin ceza dosyasında alınan kusur raporu ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle hükme esas alındığı, maluliyete ilişkin alınan 15/01/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre  davacının 15/05/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü  Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin hesaplanması için  Aktüerya, SUT uzmanı ve İş Güvenliği Uzmanından  oluşan bilirkişisi heyetinden alınan rapora göre  davacının 21.552,77 TL geçici iş göremezlik, 4.799,25 TL bakıcı gideri ve 365,40 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 26.717,42 TL talep edebileceği, somut olayda herhangi bir başvuru bulunmadığından davalı ...açısından dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden  olayın oluş şekli, davalının kusurunun yoğunluğu, kaza dolayısıyla davacının uğradığı cismani zarar, tarafların sosyo-ekonomik durumları ve davacının  hissedeceği manevi zarar dikkate alınarak davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL talep edebileceği ...'' gerekçesiyle ;<br>1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, <br>365,40 TL Tedavi gideri, 4.799,25 TL Bakıcı gideri ve 21.552,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 26.717,42 TL maddi zararın davalılar Yaşar ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren (15.05.2017), davalı ...A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren(16.05.2019) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken mütesselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Ekonomik geleceğin sarsılması dolayısıyla uğranılan zarar ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin toplam 500 TL'lik fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile,<br>30.000,00 TL manevi tazminatın  kaza tarihinden itibaren (15.05.2017) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin 270.000,00 TL'lik talebin REDDİNE  karar verilmiştir. <br>Karara karşı davacı vekili ile davalı ... ve  davalı ... tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekilinin istinaf nedenleri; dava konusu olayda müvekkilin hiçbir kusurunun bulunmadığı, davalı tarafın %100 kusurlu olduğu, maluliyet yönünden dosyaya sunulan sağlık raporlarının değerlendirilmediği, ATK raporu ile sunulan  raporlar arasındaki çelişkilerin  giderilmediği,  kaza sonucu müvekkilinin görevini yerine getiremediği, kazadan önce müvekkilinin aylık geliri ortalaması 10.000,00-TL iken kaza sonrası oluşan ağır rahatsızlık nedeniyle gelir ortalamasının 3.000,00-TL'ye düştüğü, müvekkilinin iyi bir kariyere sahip iken, meydana gelen kaza nedeniyle kariyerinin  kaza öncesi gibi olmadığı,  iktisadi geleceğinin  tehlikeye düşmesinden dolayı zarara uğradığı,  maddi zararının mahkemece hükmedilenden çok daha fazla olduğu ve  hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük olduğu hususlarına yöneliktir.<br>Davalı ...'ın istinaf nedenleri; mahkemece belirlenen kusurun doğru olmadığı, ceza mahkemesi dosyasından alınan kusur raporu ile mahkemece hükme esas alınan kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiği, davacının da sürücü kadar kusurunun olduğu, davacının ekonomik durumuna yönelik SGK hizmet dökümü getirilmeyerek eksik inceleme yapıldığı, aktüerya bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin, tedavi giderleri, bakıcı giderleri yönünden de  hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu hususlarına yöneliktir.<br>Davalı ...'ın istinaf nedenleri; mahkemece belirlenen kusurun doğru olmadığı, ceza mahkemesi dosyasından alınan kusur raporu ile mahkemece hükme esas alınan kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin  karar verildiği, davacının da sürücü kadar kusurunun olduğu, davacının ekonomik durumuna yönelik SGK hizmet dökümü getirilmeyerek eksik inceleme yapıldığı, aktüerya bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin, tedavi giderleri, bakıcı giderleri yönünden de  hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu hususlarına yöneliktir.<br>Dava;  trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine  ilişkindir.<br>Dosya kapsamından davalı sigorta şirketi nezdinde .......... sigortalı bulunan davalı ..........' ın maliki/işleteni, diğer davalının sevk ve idaresindeki ..............  plaka sayılı aracın, karşıdan karşıya geçmeye çalışan davalı yayaya çarpması neticesinde meydana gelen 15/05/2017  günlü trafik kazasında davacının yaralandığı, sağ ayak  bileğinde meydana gelen kırıklar nedeniyle  cerrahi operasyon geçirdiği ve kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...' ın tam kusurlu bulunduğu iddiasıyla aracın sürücüsü, maliki ve ... aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Somut olayda davacı taraf, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ileri sürmüş; davalılar  ise kazaya davacı tarafın sebebiyet verdiğini, davacının en az sürücü kadar kusurlu olduğunu  savunmuştur.<br>(1)Eldeki davanın yargılaması sırasında, kazanın oluşumu ve kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranların ne olduğuna ilişkin olarak  Trafik Bilirkişisi Ali Kaçar  tarafından  düzenlenen 11/06/2020 günlü rapordaki kusura ilişkin değerlendirmelere itiraz edilmesi üzerine ...... Makine Fakültesi  öğretim  üyelerinden oluşan  Prof.Dr......., Prof.Dr...... ve Doç.Dr....... tarafından düzenlenen  13/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; dava konusu olayda davalı sürücü ... yönetimindeki aracın meskun mahalde tek yönlü yolda, ters yönde seyretmemesi gerekirken, bu kurala uymayarak  tek yönlü yolda özensiz şekilde ters yönde seyrederek, dikkat ve özen  yüküm -lülüğüne aykırı şekilde  görüş alanı içinde, karşıdan karşıya geçen davacı yayaya karşı son derece dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak  yanındaki kızının uyarılarına rağmen yola yeterince dikkat etmeyerek, mevcut hızıyla davacı yayaya çarptığından  davalı sürücü ........ olayda %90 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ... ise, her ne kadar tek yönlü yolda karşıdan karşıya geçmekteyse de olay yerinin meskun mahal olduğunu, her an bir aracın kural ihlali yapabileceğini dikkate alarak her iki yöndeki araç trafiğini de kontrol etmesi gerekirken kısmen dalgın ve dikkatsiz davrandığından kendi yaralanmasında %10 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğuna dair belirlemelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin kaza tespit tutanağındaki tespitler yanında olayla ilgili olarak görülerek davalı araç sürücüsünün cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve yasa yolu denetiminden geçmek suretiyle   03/03/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılan ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki tespitler ile de tam olarak örtüşmesi karşısında mahkemece, davalı sürücünün %90 kusur oranına göre sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının  doğru bulunmasına  göre;  istinaf eden davacı vekili, davalı Yaşar ve ... tarafından yapılan ve açıklanan hususları amaçlayan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>(2)Haksız fiil sonucu çalışma gücünün kaybedildiği, bedensel bütünlüğün bozulduğu ve maluliyet oluştuğu iddiasıyla tazminat talep edilmesi durumunda; zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile davacının iyileşme süresinin ne olduğu ve davacının iyileşme süresi içerisinde bir başkasının yardımına ihtiyat duyup duymadığı, duyuyor ise süresinin ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, bu yöndeki  belirlemelerin  ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite  Hastane -lerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Bkn: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/01/2022 gün ve 2021/7309 E.-2022/122 K. sayılı içtihadı). Bu durumda davaya konu kaza tarihinin 15/05/2017  olduğu gözetildiğinde maluliyete ilişkin belirlemenin \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,  hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama  bulunmamak tadır. Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 2 İhtisas Dairesi'nin 15/01/2021 tarih, 258 Karar sayılı raporuna göre    davacı  ...’ın 15/05/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan  Özür -lülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında  fonksiyon -el araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş açıklandığı, hükme esas alınan aktuer bilirkişi raporunda da  ATK raporu  esas alınarak tazminat hesaplaması yapıldığı  anlaşılmaktadır. Eldeki davada, kaza tarihi 15/05/2017 olduğu gözetildiğinde, hükme esas alınan ve ATK 2. İhtisas Dairesi'nce, kazazedenin görmüş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi  neticesinde, kazazededeki  yaralanmaların niteliği de gözetilerek aralarında ortopedi ve trav.uzmanı ile radyoloji uzmanını da bulunan heyetçe düzenlenen rapordaki  maluliyete ilişkin belirlemelerde  bir isabetsizlik bulunmadığından,  davacı vekilinin bu yöne temas eden  istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>(3)Emsal araştırması ve SGK kayıtları esas alınarak davacının 15.05.2017 - 15.09.2017 tarihleri arası (4) aylık geçici iş göremezlik dönemi için yapılan hesaplama, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin kararları ile Dairemizin kararlarına uygun olup, tazminat hesaplamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>Bununla birlikte; tedavi giderlerinden olan ve fakat 2918 sayılı KTK'nın 98. madde hükmü kapsamı dışında kaldığı konusunda duraksama bulunmayan yol giderlerinden de davalıların  sorumlu tutulmasında ve davacı tarafından yapıldığı kabul edilen yol giderlerinin davacının yaralanmasının niteliği ile bu yaralanmaya bağlı olarak tedavi gördüğü dikkate alındığında, kişinin tedavi gördüğü merkezlere gidip gelmesi sırasında yapılan yol gideri hesaplamanın makul ve isabetli olmasına, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından da 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi kapsamında davalıların sorumlu olmasına göre davacı ve davalıların  tazminat hesaplamasına ilişkin  istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>(4)Tarafların  manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarına gelince;<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.<br>Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan  nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Talep konusu kazanın meydana geldiği tarih  (15/05/2017), kazanın oluş şekli, kusur durumu (kazanın oluşumunda %90 kusurun davalı araç sürücüsünde oluşu, kazazede davacının ise %10  kusurunun bulunması), davacının yaralanmasının niteliği (kaza neticesinde vücudunda kemik kırığı oluşacak ve 4 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanmış olup, maluliyet oranı %0 olduğu tespit edilmiştir), davacı kazazenin kaza tarihindeki yaşı (38), tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, kazanın; yayanın  karşıdan karşıya geçtiği  sırada oluşu dikkate alındığında, yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle davacı taraf yararına hüküm altına alınan manevi tazminat  miktar ının manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; davacılar yararına hüküm altına alınan  manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre az veya fazla olmadığı, isabetli bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; manevi tazminatın miktarına yönelik olarak istinaf eden taraflarca  yapılan istinaf başvurularının da reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,<br>1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı  davacı vekili ile davalı ... ve ... tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,<br>2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılardan alınması gereken 3.874,36-TL harçtan davalılarca peşin yatırılan 1.937,58-TL harcın düşümü ile bakiye 1.936,78-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>3/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 651,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama  giderlerinin üzerinde  bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.02/04/2026<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4ea06d72dd3b1e5","SID":"ba43a32001550172"}}