{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2026/1073 <br>KARAR NO\t: 2026/947<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>MAHKEMESİ\t : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t : 2026/227 Esas (Derdest)<br>KARAR TARİHİ\t : 03/03/2026  <br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ             : 22/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 22/04/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;05/11/2025 günü saat 22:15 sıralarında, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ...plakalı araç, ...-...istikameti .. karayolu üzerinde seyir halindeyken, davacıların  murisi ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını ve meydana gelen bu elim kaza neticesinde  davacılar yakınının vefat ettiğini, davacılar eşi ... ve çocuklarının murisin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, eşlerini ve babalarını genç yaşta, feci bir trafik kazası sonucu kaybetmenin derin üzüntüsünü ve travmasını yaşadıklarını, kazada kusuru olan sürücü, işleten ve sigorta şirketinin davacıların zararından sorumlu olduklarından bahisle 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı Sigorta Şirketi için temerrüt tarihinden, davalı sürücü ve ruhsat sahibi için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (Sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı eş için 250.000,00 TL, çocukların her biri için 150.000,00'er TL olmak üzere toplam 550.000,00 TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalının mal kaçırma ihtimaline binaen, davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı araç, taşınmaz ve banka hesapları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı  ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın hem kusur durumu hem de talep edilen tazminat miktarları bakımından hukuki dayanaktan yoksun olup fahiş nitelikte olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; HMK'nın 389/1. maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlanacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin getirildiği, davalıların adına kayıtla araç, taşınmaz ve banka hesaplarının  uyuşmazlık konusu olmadığı  ihtiyati tedbir talebinin yerinde görülmediğinden bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine, reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, para alacağının güvence altına alınmasına yönelik talebin yalnızca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 389 kapsamında değerlendirerek hukuki nitelendirmede hataya düştüğünü, tazminat davalarında davalıların malvarlığına yönelik geçici koruma taleplerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz mahiyetinde değerlendirilmesi gerektiğini, alacağın muacceliyeti ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalıların mal kaçırma ihtimalinin kuvvetli olduğunu ve ileride verilecek hükmün infazının imkansız hale gelmemesi için bu tedbirin zorunlu olduğunu, ölçülü talep edilen manevi tazminat yönünden ihtiyati  haciz kararı verilebileceğini belirterek davalılar ... ve ... adına kayıtlı araç, taşınmaz ve banka hesapları üzerine  553.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E:<br>Uyuşmazlık, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem iddiasına dayanan   maddi ve manevi tazminat davasında dava ile birlikte istenilen ihtiyati haciz isteğinin   reddedilmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebilecektir. <br> 6100 Sayılı HMK'nun 33. maddesi gereğince olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme mahkemeye aittir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz iki ayrı koruma tedbiri olup amaçları, konuları ve sonuçları bakımından birbirinden farklıdır. Biri diğerinin yerine geçmek üzere karar verilmez. Diğer bir anlatımla talep ya ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir şeklinde nitelendirilip hüküm altına alınmalıdır. Nitekim 6100 Sayılı HMK'nun 406/2. fıkrasında \"İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara iliskin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.\" denmiştir. Bu fıkranın gerekçesinde \"özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta -ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesi- gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.\" denmiştir.<br>Eldeki davada istem haksız fiile dayalı maddi, manevi tazminat (para alacağına) yönelik olup, davacıların  geçici hukuki koruma tedbiri isteğinin ihtiyati haciz olduğu açıktır. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebi yönünde değerlendirme yapılması gerekirken, ihtiyati tedbir hükümlerine göre yapılan değerlendirme ile talebin reddedilmesi usul ve  yasaya aykırı görülmüştür. <br>Dairemizce ihtiyati haciz istemi yönünden yapılan değerlendirmede , İcra ve İflâs Kanunu'nun  257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İcra ve İflâs Kanunu'nun  257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.<br>İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’inci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Dolayısıyla alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart olmayıp alacağın varlığının ve muaccel olduğunun  yaklaşık olarak ispatı gerekir. <br>Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup, tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olur. Somut olayda, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/9610 Soruşturma dosyası  kapsamı, toplanan deliller, ölümlü trafik kazası tespit tutanağı içeriği, hazırlık aşamasında aldırılan bilirkişi raporu, olay yeri inceleme raporu, dosyada mevcut CD içerikleri, bu CD lerin rapor haline getirilmiş dosyada mevcut tutanak içeriği ile davacılar yakınının;  05/11/2025 günü saat 22.15 sıralarında ... sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobili ile D300-03 nolu devlet yolunu takiben... istikametinden... istikametine bölünmüş yolun sol şeridinde seyir halindeyken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa gelip kendine hitaben yeşil ışıkta seyrini sürdürdüğü sırada aracının ön kısımları ile seyir istikametine göre yolun sağ tarafında emniyet şeridi üzerinde duraklamakta iken sola dönüş manevrası yapan müteveffa sürücü  sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu, dosyada mevcut ölüm muayene raporu içeriğine göre öldüğü, olayın oluşumunda davalı sürücünün kusursuz olmadığının tespit edildiği, bu bağlamda iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından 6098 Sayılı TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla; ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.<br>Keza, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki Uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/8964  esas 2022/15530 karar sayılı 28/11/2022 tarihli kararı da \"Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 Sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür\" şeklindedir. <br>Bu durumda,  dava dilekçesinde açıklama kısmında manevi tazminatının sadece sürücüden tahsili istenilmiş ise de; talep kısmında davalılardan tahsili belirtildiğinden, muaccel olan ve yaklaşık ispat koşulu oluşan tazminat  yönünden davacıların maddi ve  manevi tazminata ilişkin ihtiyati haciz isteminin, takdiren belirli bir teminat karşılığı ve hacizde ölçülülük ilkesi gereği belirlenen 553.000  TL üzerinden  davalılar ... ve ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar bakımından kabulüne karar verilmesi gerekirken,  istemin tümden reddine karar verilmesi hatalı  görülmüş, davacılar vekilinin istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir. <br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre, davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesinin 03/03/2026 tarihli gerekçeli ara kararının kaldırılmasına kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden karar verilmesi suretiyle; davacılar vekilinin  ihtiyati haciz talebinin davalılar ... ve ...  yönünden 2004 Sayılı İİK' un 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden takdiren %5 nakdi yada gayri nakti teminat üzerinden kabulüne, hacizde ölçülülük kapsamında takdiren 553.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... adına  kayıtlı olması halinde araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, davacının fazlaya ilişkin  isteminin reddine; ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince  KABULÜNE, <br>2-İlk Derece Mahkemesi olan Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/227 Esas sayılı derdest dosya üzerinden verilen 03/03/2026 tarihli gerekçeli ara kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Kararın Düzelterek Yeniden Karar Verilmesi Suretiyle;<br>a)Davacılar vekilinin  ihtiyati haciz talebinin davalılar ... ve ...  yönünden 2004 Sayılı İİK' un 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden takdiren %5 nakdi yada gayri nakti teminat üzerinden KABULÜNE,<br>b)Hacizde ölçülülük kapsamında takdiren 553.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... adına  kayıtlı olması halinde araç ve taşınmazlar üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,<br>c)İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine,<br>ç)Davacının fazlaya ilişkin  isteminin REDDİNE;<br>d)Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine,<br>4-Davacılar tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının ve gider avansının talep halinde yatırana iadesine, <br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 22/04/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 258/3. Fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b99578e75e243f1","SID":"eb5e58ce5f96fcf4"}}