{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  4. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2026/510 <br>KARAR NO\t: 2026/443<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/10/2025<br>NUMARASI\t: 2025/702 E.  2025/790 K. <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2026<br>KARARIN YAZIM TARİH\t: 16/04/2026<br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.  <br>Dava, taraflar arasındaki arıcılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, \"Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usul yönünden reddine, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesi uyarınca karar kesinleşip yasal iki haftalık süre içinde istek halinde dosyanın görevli Beylikova Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine<br>\" dair verilen karara karşı davacı tarafından, davalıya 2023 yılı için 403.000,00 TL ödediğinin sabit olduğu, tozlaşma için arı kovanlarının kullandırılmasının hizmet niteliğinde tarımsal faaliyet olduğu, davalının 2023 yılı için belinlenen 300.000,00 TL gayrisafi hasılat sınırını aştığı, dolayısı ile davalının tacir olduğu, vergi kaydının bulunmamasının tacir kabul edilmesine engel teşkil etmeyeceği, bu hususta en azından bir bilirkişi raporu alınması gerektiği, kendileri de tacir olduğundan davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; <br>5235 sayılı  Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. <br>01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.  <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davacı tacir olsa da davalının tacir olmadığı, olayda mutlak ya da nispi nitelikteki ticari davanın bulunmadığı, davada görevli mahkemenin, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/04/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.    <br><br>Başkan V. ...<br>E-İmzalı<br>Üye ...<br>E-İmzalı <br>Üye ...<br> E-İmzalı<br> Katip ...<br> E-İmzalı<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a40e322a5eccc8f","SID":"1d2897b526cc8a97"}}