{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1609 <br>KARAR NO: 2026/1598<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2025<br>NUMARASI: 2023/497 Esas - 2025/92 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  Davalı ... tarafından müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, örnek no: 7 ödeme emri 14/12/2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini,, müvekkili şirket tarafından  15/12/2022 tarihinde takibe ve borca itiraz edildiğini ancak borca itiraz edilmesine rağmen, alacaklı görünen tarafından takibin kesinleştirilerek müvekkilinin mallarının haczedildiğini, müvekkilinin bilgisi dışında müvekkilinin banka hesaplarına ve araçlarına da haciz konulduğunu, müvekkili şirketin yetkilisi ..., 1 Temmuz 2023 tarihinde davacı şirketin aracı ile ......'ten İstanbul'a gelirken araç ........ girişinde yakalandığını ve çekici marifeti ile yediemine kaldırıldığını, 1 Temmuz 2023 tarihi cumartesi gününe denk geldiği için İcra Dairelerinin kapalı olması sebebiyle icra dosyasında işlem yapılamadığını ve müvekkilinin aracının yediemine çekildiğini, araç içerisinde 283 kilo kurban eti olduğunu, haksız haciz ve yakalama sebebiyle etlerin bozulduğunu, araçta bulunan düğün eşyalarının da nakliye aracılığıyla İstanbul'a gönderildiğini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, müvekkili icra dairesinde çalışan sorumlular hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/....... Soruşturma sayılı dosyasıyla şikayetçi olduğunu ve soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin itirazından sonra takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, İcra Müdürlüğü'nün ihmali ve alacaklının kötü niyeti ile takip durdurulmamış ve dosya kesinleştirilerek haciz işlemlerine geçildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun takip, haciz ve yakalama sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarara karşılık, gerçek maddi zararın belirlendiğinde artırmak şartıyla şimdilik kısmen 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, manevi zarara karşılık, müvekkilin ticari itibarının sarsılması sebebiyle 100.000,00 TL'nin  yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili  ıslah dilekçesi ile  maddi tazminat talebini 60.467,80 TL'ye yükseltmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, icra memurlarının olayın oluşumunda kastının bulunmadığını, müvekkili idarenin  İİK'nın 5. maddesine göre sorumluluğun olmadığını,  İİK 5. maddesi gereğince İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından dolayı idare aleyhine tazminat davası açmanın koşullarının oluşmadığını, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ve maddi veya manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak  herhangi bir şart oluşmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098  sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Haksız haciz sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Her ne kadar davacı haksız işlemden dolayı manevi tazminat talep etmişse de  davalıların takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davalılara yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>1-Davacı tarafça davalı  ... aleyhine  açılan maddi tazminat davasının kısmen  kabulü ile; davacının 2.136,11 TL haksız hacizden kaynaklı maddi tazminatının, 1.000,00 TL'sinin 02/01/2023  tarihinden  itibaren, 1.136,11 TL'sinin  11/12/2024 ıslah tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2-Davacı tarafça davalı... yönünden açılan manevi tazminat davasının koşulları oluşmadığından reddine,<br>3-Davacı tarafça davalı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının  reddine,<br>...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme'nin davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına ve buna ilişkin davanın reddine dair kararın hakkaniyete aykırı olduğunu,  davalı ... vekilinin takibe itiraz edildiğine dair evrakı incelemesine ve takibin durması gerektiğini bilmesine rağmen haciz işlemlerine devam ettiğini, ayrıca icra müdürlüğünün de kötü niyetli olarak takibe devam ettiğini, müvekkilinin etlerinin bozulduğunun tanık beyanları ile ispatlandığını, davalı taraf takibe itirazdan sonra da kötü niyetli olarak müvekkili sürekli tehdit ederek kendisinden tahsilat yapmaya çalıştığını beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; Görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri değil Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, .... İcra Müdürlüğünün ... İcra. sayılı dosyasında yapılan işlemler usul ve yasaya uygun olup, müvekkili idarenin  İİK'nın 5. maddesine göre bir sorumluluğu bulunmadığını  beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup  olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava;  İİK'nın  5. maddesi gereğince  İcra Memurunun kusuru ve haksız hacizden kaynaklandığı iddia edilen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi \"İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır.Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.\"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.Dosya kapsamından davalıların tacir olmadığı ve eldeki davanın da TTK 4. ve 5. maddelerinde sayılan ticari davalardan olmadığı anlaşılmış olup şu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile,  İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/.... Esas 2025/... Karar sayılı, 18/02/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, <br>5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, <br>6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. ve 362/1/c. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/04/2026<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9187e153a1123353","SID":"fbb77e6a0158af5c"}}