{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/974 <br>KARAR NO: 2026/1933<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/12/2025<br>NUMARASI: 2024/1035 Esas-2025/1185 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket tarafından 11/01/2021 tarihinde \"....Mah ...... Cd. .../İstanbul\" adresinde müvekkili kuruma ait  ......- .... .. mm çelik isale hattına delinmek suretiyle hasar verildiğini, dava konusu hasarlara ilişkin hazırlanan fatura, tutanak, hasar bedeli hesap çizelgesi, iş emri, davalı şirket tarafından hasar yerinde yapılan çalışmalara ilişkin fotoğraflarında sunulduğunu, dava konusu hasarların meydana geldiği adreste yapılan kazı çalışmalarının davalı şirket tarafından yapıldığının olay mahallinde çekilen fotoğraflarla sabit olduğunu, dolayısıyla hasar ile davalı şirketin faaliyetleri arasında illiyet bağının mevcut olduğunu hasarın davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini, davalı aleyhine ..... İcra Dairesi 'nün ...esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu, itiraz üzerine 03/09/2024 tarihinde  arabuluculu ğa başvurulduğunu, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamaması üzerinde davalı tarafından  ....... İcra Dairesi 'nün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı taraf beyanlarında 11.01.2021 tarihinde çelik isale hattına zarar verildiğini öğrendiğini ileri sürerek davacının 07/09/2023 tarihinde müvekkili şirkete yönelik icra takibi başlattığını, davacı tarafın açıkça zamanaşımı süresi geçtikten sonra müvekkili şirketten talepte bulunduğunu, zamanaşımı def-imiz dikkate alınarak işbu taleplerinin öncelikle usulden reddini mahkeme aksi kanaatte ise, davacının, müvekkili şirket tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında su hatlarının zarar gördüğünü iddia ettiğini, bu iddiaya ilişkin olarak müvekkili şirket kayıtlarında yapılan kontrolde hasarın meydana geldiği iddia edilen yer olan \"..... .Mah .....Cd...../İstanbul\" adresinde bulunan altyapının ...... Anonim Şirketi'ne (V.N.:...) ait olduğunu, kazı çalışması var ise bu şirket tarafından yapıldığını, belirtilen hatta müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu delillerinde de hasar tespit tutanağında söz konusu kazı çalışmasının müvekkili şirket tarafından yapıldığına dair tek bir somut delil sunmadığını, kabul etmemekle birlikte, davacının iddia ettiği gibi su hattına zarar verilmiş ise bu zararın ...A.Ş. firması tarafından yapılmış olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin, belirtilen adreste kazı çalışması bulunmadığını, yapılan incelemede söz konusu bölgede kazı çalışması yetkisinin ... iştirakı olan ...... Anonim Şirketi'ne ait olduğunun tespit edildiğini, açılan davanın reddini  istemiş tir. İlk Derece Mahkemesince; \"Davacının altyapı tesisatına 11/01/2021 tarihinde davalı tarafından zarar verildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan hasar tespit tutanağında hasarın davalı tarafından meydana geldiğini belirttiği, böylelikle zararı ve tazminat yükümlüsünü 12/01/2021 tarihinde öğrendiği, bu tarihten itibaren 2 yıl sonrasında 12/01/2023 tarihi itibariyle  alaca ğın zamanaşımına uğradığı, icra takibinin zamanaşımı süresinden sonra 07/09/2023 tarihinde açıldığı davalının cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu anlaşıldığından yapılan yargılama sonucu davanın zamanaşımı sebebiyle reddine,\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Genel zamanaşımı  süresi nin 10 yıl olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. 6098 sayılı yasanın 72. maddesine göre; \"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.\"Dosya kapsamından dava konusu hasarın 11.01.2021 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından düzenlenen 12.01.2021 tarihinde tutanakta hasarın davacı tarafından onarıldığının anlaşıldığı,  dolayısı ile davacının bu tarihte zararı ve tazminat  yükümlüsü nü öğrendiği ve haksız eylemden kaynaklana alacak için zamanaşımının bu tarihte başladığı, somut olayda genel zamanaşımı yahut uzamış zamanaşımı koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak  aşağı daki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/.....Esas  2025/..... Karar sayılı 29/12/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL  maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/04/2026<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8211d751f46cf83c","SID":"c20ccc58d55518b5"}}