{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1998 <br>KARAR NO\t: 2026/600<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:19/10/2023<br>NUMARASI\t:2022/387 Esas - 2023/565 Karar<br><br>DAVACI\t:RİMA HAFRİYAT NAKLİYAT İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... <br>DAVALI\t:... <br>VEKİLİ\t:Av. ... <br>DAVA\t:Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t:20/07/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t:06/04/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:24/04/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile 50 ton kömür satışı ve nakliyesi konusunda yılbaşında anlaşma sağlandığını ancak bu anlaşma neticesinde yalnızca 15 ton kömürün bu zamana kadar teslim edildiğini, kalan kömür ve nakliyesi karşılığında dava konusu olan Halkbank Kocaeli Bekirpaşa Şubesi ... seri nolu 25.000-7L bedelli 25.07.2022 tarihli çek ile daha önceden ödemesi yapılan Halkbank Kocaeli Bekirpaşa Şubesi ... seri nolu 05.06.2022 tarihli 25.000-TL bedelli çekin davalıya verildiğini, 05.06.2022 tarihli çekin ödemesi banka tarafından süresinde yapılmasına rağmen ürünler bu zamana kadar teslim edilmediğini ve yine davacı şirketin vermiş olduğu dava konusu çek ise davalıda olup teslim edilmediğini, bu konuda Bilecik I. Noterliğinin 18.07.2022 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile teslim edilmeyen ürünlerin karşılığı verilen çekin ve ödemesi yapılan çek bedelinin iadesinin talep edildiğini, yukarıda detayı yazılı çeklere ilişkin kömür teslimi gerçekleşmemiş olup davacı şirketin mağdur edildiğini, davacıya verilen sözler yerine getirilmediğini ve çeklerin davacıya iade edilmediğini, hatta bir çekin ödemesinin gerçekleştiğini, davalı veya üçüncü gerçek ve tüzel kişiler tarafından 25.000,00-TL bedelli çekin bankaya ibraz edilerek arkasının yazılması, hatta kötü niyetle hareket etmek suretiyle kendisine verilen çeki icraya koyarak davacı şirketi telafisi mümkün olmayan zararlara sokabileceğini, Halkbank Kocaeli Bekirpaşa Şubesi ... Seri Nolu 25.000-TL bedelli 25.07.2022 tarihli çek açısında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı ile aralarında kömür teslimi ve nakliyesi konusunda satım sözleşmesi ile anlaştıklarını iddia ettiğini, davada ispat yükünün ise borçlu olmadığını iddia eden borçluya ait olduğunu ancak dava dilekçesinde söz konusu sözleşme sunulmadığı gibi davacının soyut beyanlarından öteye geçmediğini, davalı ile davacı taraf arasında hiçbir şekilde kömür alım satımına ve nakliyesine ilişkin olarak sözleşme yapılmadığını, davalının, davacıya hiç bir şekilde ve hiç bir nedenden kaynaklanan borcu da bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun haksız kazanç sağlamak amacıyla iş bu davayı açtığını, yine davacı tarafça kömür alım satımına ilişkin sözleşme sunulmamasının yanında, 15 ton kömürün kendilerine teslim edildiğine dair dosyaya ne bir irsaliye ne de bir fatura ibraz etmediğini, davalı ile aralarında iddia edildiği gibi bir ticari alış veriş ya da taahhüt bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi durumunda alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın REDDİNE,<br>2-İhtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının söz konusu çeki teslim edilmeyen ürünler nedeniyle bedelsiz olarak eline geçirdiğinin açık olduğunu, davalının, davacı aleyhine kötü niyetle hareket ettiğini, çekin bu durumda hiçbir karşılığı bulunmadığını, müvekkilin her hangi bir borcu da bulunmadığını, teslim edilmeyen mallar nedeniyle zararı bulunup alacaklı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/2023 tarih, 2022/387 Esas - 2023/565 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Halkbank Kocaeli/Bekirpaşa Şubesi, ... çek seri numaralı, 25/07/2022 keşide tarihli, 25.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde, davacının, davalı ile aralarında kömür alım-satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davalıdan 50 ton kömür alımı konusunda anlaştıkları, 15 ton kömür tesliminin yapıldığı, kalan kömür ve nakliyesi karşılığında davalıya verilen Halkbank Kocaeli Bekirpaşa Şubesi ... seri nolu 25.000-TL bedelli 25.07.2022 tarihli çek verildiği, çekin tahsil edildiği ancak ürünlerin teslim edilmediğinin iddia edildiği, bu nedenle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalının davacı ile aralarında bir ticari ilişkinin bulunmadığını ve davanın reddini savunduğu, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.<br>Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346). <br><br>Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.<br>Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.<br>Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun  687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.<br>Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir.<br>Kambiyo senedi düzenlenmesine neden olan hukukî ilişkinin, karşılıklı borç yükleyen sözleşme olması ve bu sözleşmeden doğan borcun ifası için kambiyo senedinin düzenlenmesi hâli ise sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.<br>Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, temel borç ilişkisindeki para borcunun (kambiyo senedindeki temel alacağın) karşılığı olan edimin ifa edilmemesi hâlinde kambiyo senedinin bedelsizliğinden bahsedebilmek için, borçlunun TBK'nın 125. maddesindeki seçimlik haklardan borcun ifa edilmemesi sebebi ile olumlu zararının tazminini veya sözleşmeden dönerek olumsuz zararının tazminini talep yolunu seçmesi gerekir. Zira seçimlik haklardan ilki olan borcun ifası ve gecikme tazminatının talep edilmesi durumunda, sözleşmenin ifasını talep eden taraf kendi borcunu ifa ile yükümlü olduğundan, senet henüz bedelsiz kalmayacaktır. Borçlunun zaten var olan borcun ifası ile gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçmesi ile alacaklı (kambiyo senedi borçlusu) ifayı talep etmek hakkını kaybederken, borçlu da asli edim yükümlülüğünü yerine getirme borcundan kurtulur. İşte bu noktada senedin bedelsizliği bu hâllerde gündeme gelecektir. (Hukuk Genel Kurulu2021/(19)11-659 esas 2022/82 karar)<br>Çek, bir ödeme aracıdır. TBK’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; davacının dava konusu çekleri keşide edip davalıya mal karşılığında teslim ettiği karine olarak kabul edilir. Karinenin aksi, iddia eden davacıya aittir. Bu sebeple, dava konusu çeklerin avans olarak verildiğini, çeklerin bedeli kadar malların teslim alınmadığını iddia eden davacının, bu iddiaları yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının, dava konusu çekler karşılığı mal teslim edildiğini savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas – 2019/5340 Karar, Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4510 esas 2021/6679 karar)<br>Eldeki davada; davacı taraf çekin satış sözleşmesi kapsamında önceden davalıya verildiğini, yani çekin avans çeki olduğunu iddia etmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere; kambiyo senedi olan çek nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükü davacı borçludadır. Gerek 6098 sayılı TBK’nın 207. maddesi gerek ise de, 6102 sayılı yasanın 780/1-b maddesi düzenlemesi göz önüne alındığında çeklerin avans çeki olduğu iddiasının davacı tarafından ispat edilmelidir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas – 2019/5340 Karar, Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4510 esas 2021/6679 karar)<br>Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.<br>Somut olayda; dosyaya gelen bilirkişi raporuna davalının defter ve kayıtlarında dava ve takip konusu yapılan kambiyo çeki ile ilgili bir kaydın bulunmadığı, ayrıca davalılara ait bir cari hesabında bulunmadığı, davacı tarafından ticari defterlerin sunulmadığı, ispat yükü davacıda olmakla birlikte davacının iddialarını ticari defterlerle ispatladığının söylenemeyeceği, davacı tarafından karşı taraftan sadır olan bir belge veya başka bir delil sunulamadığından açılan davanın ispatlanamadığı, davacının yemin delili hatırlatılmasına rağmen anılan delili kullanmadığı da anlaşıldığından davacının iddiasını ispat edemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacının ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/04/2026<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır<br>...<br>*Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62ad906a2af7a87f","SID":"41d38bc96ebbba7c"}}