{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1925 - 2026/604<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1925 <br>KARAR NO\t: 2026/604<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:19/07/2024<br>NUMARASI\t:2024/263 Esas - 2024/592 Karar<br><br>DAVACI\t:BONDİMA BİLİŞİM SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALI\t:AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Tazminat (Haksız Eylemden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:13/06/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t:06/04/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:24/04/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket adına kayıtlı olan 41 ... plakalı Dacia Dokker Combi Ambianca Ego-G 110 1,6 model araç meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır hasarlandığını, davalı Ak Sigorta A.Ş. K-...-0-0 Poliçe numaralı kasko trafik sigortacısı olduğunu, kaza nedeni ile sigorta şirketi tarafından ... no'lu hasar dosyası açıldığını, aracın pert olarak ayrıldığını, kasko poliçesine göre aracın piyasa güncel bedeli ödenmesi gerektiği ancak sigorta şirketi tarafından araç bedeli 210.000.00-TL olarak ödendiğini, davacı şirket adına kayıtlı aracın piyasa rayiç değeri en az 300.000.00-TL civarında olup ödenen bu tutarın aracın piyasa gerçek değerinin çok altında kaldığını, nitekim sigorta ile yapılan mutabakat belgesinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakkının saklı tutulduğunu, davalı sigortaya 14.04.2022 tarihli dilekçe ile ödenen 210.000,00-TL pert bedelinin araç değerinin altında olduğu belirtilerek bakiye 90.000.00-TL'nin 8 gün içinde ödenmesi talep edildiğini, 14.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ise de sigortacı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, davalı ile arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla aracın gerçek rayiç değerinin tespiti ile yapılacak bilirkişi incelemesi ile arcın gerçek değeri belirlenerek bakiye pert bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi için iş bu dava açmak zorunluluğu doğmuş olduğunu, sunulan nedenlerle; her türlü talep hakları ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak; 100.00,00-TL bakiye pert bedelinin davalı sigorta şirketinin eksik ödeme yaptığı tarihten itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete, gönderilen dava dilekçesi ekinde dava konusu hasar ve zarara ilişkin olması gereken belgelerin yer almadığını, bu nedenle davacının delillerini görüp değerlendirmeden, davaya ve ihbara yanıt verebilmelerinin mümkün olamayacağını, öncelikle bu hususların saptanabilmesi, davanın esasına ve usule ilişkin itirazları sunulabilmesi için tüm delillerin taraflarına tebliği gerektiğini, bu nedenle HMK'nın 121. md. gereğince tüm delil ve belgelerin davalıya tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, davalı şirketin müseccel adresi İstanbul ili olup, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, 41 ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde K-...-0 no.lu kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, 20.11.2021 tarihli kazanın davalı şirkete ihbarı üzerine şirket nezdinde ... no.lu hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında araç pert total işlemine tabi tutulduğunu ve aracın rayici ile sovtaj değeri belirlenmek üzere ekspertiz incelemesi yapıldığını, ekspertiz incelemesi sonucunda; aracın rayiç değerinin 210.000,00-TL olarak belirlendiğini ve belirlenen bu tutar davacının da kabulü doğrultusunda sigortalıya ödendiğini, sorumluluğu kaza tarihindeki aracın rayiç bedeli yani Yargıtay'ın belirlediği gerçek zarar ilkesi ile sınırlı olduğunu, bu kapsamda 20.11.2021 tarihli kazaya ilişkin aracın rayiç bedeli o tarihteki emsalleri baz alınarak hesaplandığını ve ödendiğini, davalı şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu bu kapsamda yerine getirdiğini, aracın emsal özellikleri dikkate alınırken uyuşmazlık konusu kaza öncesindeki durumunun dikkate alındığını, modeli, yılı, kilometresi eski hasarları da dahil olmak üzere tüm teknik özelliklerin değerlendirildiğini aracın kaza tarihindeki emsal değerinin aracın eski hasar kayıtları ve kilometresi ile model ve yılı da dikkate alınarak belirlenmek üzere alanında uzman bilirkişiler tarafından değerlendirilmesini talep ettikleri, aracın o dönemki rayiç bedeli 190.000,00-TL - 200.000,00-TL civarlarında olmasına rağmen şirketlerince 210.000,00-TL ödeme yapıldığını, bu nedenlerden, esasa ilişkin cevap bilahare delil sunma hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin davalıya tebliğini, davanın yetkili ve görevli olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan 20.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olmadığını, rapora somut itirazlarda bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 15.05.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğe göre değerlendirime yapıldığını, oysaki  09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararında; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ve 92. maddelerde geçen ‘Genel Şartlar’ ifadelerinin iptal edildiğini, yine konuya ilişkin Yargıtay ve BAM kararlarına göre değer tespitinin aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi vs husular nazara alınarak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihindeki  içtihatlar ve mevzuata göre hesaplama ve değerlendirme yapılmamış olup hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, öte yandan bilirkişinin aracın değeri ile ilgili tespitlerinin de son derece yetersiz ve soyut olduğunu, rapordaki aracın rayiç değerine ilişkin tespitlerin somut bir dayanağı bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 tarih, 2024/263 Esas - 2024/592 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında eksik ödenen araç pert bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacıya ait olup davalı sigorta nezdinde sigortalı olan aracın 20.11.2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle pert işlemine tabi tutulduğu, davalı sigorta tarafından araç bedelinin 210.000,00-TL belirlenerek davacıya ödeme yapıldığı, kasko şirketi olan davalının aracın rayiç değerini düşük olarak belirlediğinin iddia edildiği, bu nedenle de şimdilik 100,00-TL üzerinden aracın rayiç değerinin belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü sigortacıya aittir.<br> Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.1.maddesinde “Sigorta Bedeli” düzenlenmiş olup, B.3.3.1.1.maddesinde; “Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. \" şeklinde düzenlenmiştir.<br> 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesine göre; \"Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.\" 6102 sayılı TTK'nın 1459.maddesine göre ise;\" Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder.\" 6102 sayılı TTK'nın 1486/1 maddesine göre, TTK'nın 1459. madde hükmüne aykırı yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğu düzenlenmiştir. Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1427/2. maddesi hükmüne göre; \"Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur.\" Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi \"Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur\" düzenlemesini getirmiştir. Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. (6098 sayılı TBK’nın 132.maddesi)<br>Eldeki davada; sigortalı yanca, davalı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin piyasa değerinin altında kaldığı ve bu nedenle eksik ödeme yapıldığı iddia edilmiş, taraflar arasında imzalanan varlığı inkar edilmeyen 12/01/2022 tarihli \"Mutabakatname\"de açıkça sigortalı aracın piyasa güncel değerinin 210.000,00 TL olduğu yönünde tarafların mutabık kaldığı, sigortalının mutabakatnamede yazılı miktarın kendisine ödenmesi kaydıyla davalı şirketi ibra ettiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Araç bedelinin sigortalıya ödendiği, ancak davacının mutabakatname üzerine firmasının fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı olduğuna ilişkin ihtirazi kayıt koyduğu görülmektedir. O halde taraflar arasında düzenlenen 12/01/2022 tarihli mutabakatname içeriğinin TBK'nın 132.maddesi uyarınca tam bir ibra olduğu söylenemez. Bu durumda davacının talebi araştırılmalı, yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığı denetlenmelidir.<br>Mahkemece 31.10.2022 tarihli duruşmada alınan ara karar ile meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı olup olmadığı, varsa miktarının hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, alınan 20.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda da, aracın rayiç değeri olan 210.000,00-TL'nin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının ödenmemesi gerektiğinin bildirildiği, Mahkemece bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Oysaki davacının talebi davalı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin piyasa değerinin altında tespit edildiği ve ödendiği noktasındadır, Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığı gibi, alınan raporda hükme esas alınmak için yeterli değildir.<br>O halde Mahkemece yapılması gereken iş, dosyanın bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile, davacı sigortacının aracının rizikonun gerçekleştiği tarihteki rayiç bedelinin, davalı sigortacı tarafından tespit edilen bedel ile uyumlu olup olmadığı, yapılan ödemede yetersizlik bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor almak, araç sovtajının kimde kaldığını araştırmak, araç sovtajının davacıda mı davalı da mı kaldığına göre eksik ödeme olup olmadığını belirlemek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 tarih, 2024/263 Esas ve 2024/592 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.06/04/2026<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"101de8049bd785b9","SID":"a884102508d0fa69"}}