{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.                              <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/1106 <br>KARAR NO: 2026/1856<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/01/2026<br>NUMARASI: 2025/803 Esas - 2026/16 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/08/2022 tarihinde ... Mah. ....... Bulvarı-.......Caddesi ......./İSTANBUL adresinde, davalı şirket  tarafından yürütülen çalışmalar esnasında, \"...\" işi kapsamında yapılan çalışmalar esnasında müvekkiline ait .........atıksu hattına zarar verildiği teknik personeller tarafından tespit edildiğini, abonelere kesintisiz hizmet sağlayabilmek amacıyla bahse konu firmanın atıksu şebeke borusuna vermiş olduğu hasarın tazmini için  ...... no lu müracaat hesap kartı ile davalı aleyhine borç tahakkuk ettirildiğini, hasar bedelinin tahsili talebiyle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. ile  icra takip süreci başlatıldığını, borçlu şirketin, takip konusu 702.033,70-TL alacağa süresi içinde itirazda bulunmuşsa da itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı borçlunun sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz etmiş olması sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, dava konusu alacağın likit olduğundan, borçlu likit bir alacağa karşı itirazda bulunması sebebiyle, davalının % 20’den  aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde, borulara hangi noktalarda, ne şekilde ve ne tür bir zarar verildiği, verilen zararın tamamının müvekkili şirket tarafından mı verildiği, doğru denetim yapılsaydı hasarın tek işlemde giderilebilir olup olmadığı, müvekkili şirkete ilgili zarar ile ilgili bir bildirim yapılıp yapılmadığı, söz konusu hasarın ne gibi bir işlemden kaynaklandığının somutlaştırılmadığını,  haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için ortaya çıkan zararın haksız fiili meydana getiren fiil neticesinde olması gerektiğini, zarara sebebiyet veren bir fiilden de bahsetmenin mümkün olmayacağını, açıklanan sebepler ve icra takibine konu edilen hasar tazminatının haksız fiile dayalı alacaklar için bir ve iki yıllık zamanaşımı süreleri söz konusu olduğunu, davacının dilekçesinde beyan ettiği üzere 09.08.2022 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen hasara ilişkin zamanşımı süresinden sonra takibe ve dava aşamasına geçildiğini, bu sebeple davanın esası incelenmeksizin zamanaşımı sebebiyle reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Somut olay irdelendiğinde; davacının altyapı tesisatına 09/08/2022 tarihinde davalı tarafından zarar verildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan hasar tespit tutanağı ve buna bağlı hasar bedeli hesap çizelgesinde hasarın davalı tarafından meydana geldiğini belirttiği, böylelikle zararı ve tazminat yükümlüsünü hasar tespit tutanağına göre 09/08/2022 tarihinde öğrendiği, bu tarihten itibaren 2 yıl sonrasında 09/08/2024 tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığı, icra takibinin zamanaşımı süresinden sonra 27/03/2025 tarihinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu anlaşıldığından yapılan yargılama sonucu davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi  4. Hukuk Dairesi 2024/2610 Esas 2024/3213 Karar sayılı kararı).Davanın zamanaşımı sebebiyle reddine,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Tüzel kişinin yetkili organı birden çok kişiden oluşuyorsa ve hiçbirinin tüzel kişiyi tek başına temsil yetkisi yoksa zamanaşımının işlemeye başlayabilmesi için bütün kişilerin faili ve zararı öğrenmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas  2026/.... Karar sayılı 12/01/2026 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/04/2026<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc7d5625f3d2959a","SID":"9c7229cb440ec472"}}