{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi \t\t<br>Tarihi: 28/11/2022<br>Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi)<br>Birleşen Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas ...Karar<br>Davanın Türü: Tapu İptal Tescil, Olmazsa Tazminat (Yükleniciden harici taşınmaz alımı)<br>Dava Tarihi: 24/02/2017<br>Karar Yazım T: 01/04/2026<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Asıl davada davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasındaki kat karşılığı taşeronluk sözleşmesi ile, davalının müteahhitliğini yaptığı Antalya ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel üzerine inşa edilen toplam ... bloklu sitenin ... ve ... bloklarının anahtar teslim şeklinde yapımının, ayrıca projedeki ... ve ... blokları emsal görerek betonarme imalatlarının yapılmasının davacı tarafça üstlenildiğini, davacının sözleşme gereği ödeme yapmasına ve taahhüt ettiği işleri yerine getirmiş olmasına rağmen 5 adet bağımsız bölümün tapusu dışında hak edişlerini alamadığını, davacının ihtarlarına olumlu cevap alamaması üzerine yaptırdığı delil tespiti neticesinde alınan bilirkişi raporunda, inşaatın %66 oranında tamamlandığının ve bu yapım işlerinin maliyetinin 3.170.310,00 TL olduğunun belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL alacaklarının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asli müdahale davasında davacı vekili açtığı dava ile, davacı ve davalı arasında imzalanan sözleşmeye göre, davacıya hak ediş olarak verilecek ... bloktaki 31 adet dairenin 11 tanesinin asli müdahile devri konusunda davacıyla asli müdahil arasında tapu devir sözleşmesi imzalandığını, bütün dairelerin bedellerinin sözleşmede kararlaştırıldığı üzere eksiksiz olarak davacıya ödendiğini, ancak bu dairelerden sadece 4 tanesinin asli müdahile devredilip kalan 7 dairenin devrinin yapılmadığını, davacı ... şirketinin talep ettiği meblağın asli müdahilin alacağı kadarının davacıya değil, asli müdahil sıfatının taraflarına ödenmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... şirketinin davalı ... şirketinden şimdilik 500.000,00 TL olan alacağının asli müdahil sıfatıyla taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen davada davacı vekili açtığı dava ile, asıl dosyadaki asli müdahale dava dilekçesinde yazılı olan hususları tekrarla, davalı ... şirketiyle olan anlaşma gereği 849.600 Euro olan daire bedellerinin davalı ... şirketine ödenmesine karşın 7 adet dairenin davacıya tapu devirlerinin yapılmadığını, davalıların kötü niyet taşıdıklarını belirterek, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... blokta bulunan 2, 5, 9, 18, 21, 22 ve 30 nolu 7 adet dairenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline yapılmasına, bu talepleri uygun görülmezse dairelerin rayiç bedellerinin, rayiç bedelleri belli olmadığı takdirde günümüz değerine güncellenecek satış bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Asıl davada davalı vekili cevabında, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini ve süresinde işi bitirmediğini, bu hususta davacının temerrüte düşürüldüğünü, davacının yapmakla yükümlü olduğu ödemeleri yapmadığını, ödemelerin tamamının bizzat davalı tarafından yapıldığını, sözleşmede yer alan süreler uyarınca inşaat istenilen seviyeye gelmemesine rağmen, davacının işlerini yürütebilmesi amacıyla davacıya 5 adet dairenin verildiğini ve 22/05/2014 tarihli ibraname ile karşılıklı olarak ibralaşıldığını, davacının Kasım 2013 tarihinden sonra inşaata hiçbir şekilde gelmediğini ve davalının inşaatı kendi imkanlarıyla tamamlamak zorunda kaldığını, haksız ve kötü niyetli delil tespitine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davacının hak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının herhangi bir nedenle alacağı çıkması halinde davalının uğradığı zarardan doğan alacağının, davacının alacağından takas ve mahsup edilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Asli müdahale davası yönünden davacı ve davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>Birleşen davada davalı ... Ltd. Şti vekili cevabında, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen tüm iddiaların davalı ... Yapı Malz. Ltd. Şti ile davacı arasında geçtiğini, iki taraf arasında akdedilen hiçbir sözleşmenin kendilerini bağlamayacağını, şirketin davacı lehine herhangi bir edim yüklenmediğini,  yapma veya verme borcu altına da girmediğini, taraflar arasında  herhangi bir hukuki veya sözleşmesel  ilişki bulunmadığını, davacının da  bu yönde bir iddiası olmadığını belirterek, bu durumda davacının müvekkiline yönelttiği davanın husumetten reddine  karar verilmesini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, asıl dava yönünden yapılan incelemede: dosya içerisinde mevcut, mahkemeye aslı ibraz edilen 22/05/2014 tarihli \"ibraname ve daire satış protokolü\" başlıklı belgede \"... Yapı Malzemeleri İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti. ... ada ... parseldeki ... Blok 7, 14, 16 ve 28 numaralı bağımsız bölüm olan daireleri ... Yapı Malzemeleri İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin ... TC numaralı şirket yetkilisi ...'ın isteği üzerine kendilerine alacağı bu daireleri 64 No...Pasaport numaralı ... üzerine satış gerçekleşmiştir. Ayrıca taraflar arasında yapılmış olan 31/07/2013 tarihli kat karşılığı taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacağın iş bu satış talimatı ile beraber son bulmuş olup, taraflar birbirlerini ibra etmişlerdir.\" kaydının bulunduğunun görüldüğü, davacı tarafça bu satış protokolündeki ibraya ilişkin ikinci cümlenin belgeye sonradan eklendiği iddiasında bulunulduğu, ancak belgedeki imzalara itiraz edilmediği, davanın çözümü açısından incelenmesi gereken hususun, ispat hukuku kuralları çerçevesinde, davalının taraflar arasındaki 31/07/2013 tarihli taşeronluk sözleşmesinin 22/05/2014 tarihli ibraname ve daire satış talimat protokolü belgesi ile son bulduğu iddiasının incelenmesi olduğu, davacı tarafın söz konusu belgedeki imzayı inkar etmediği, ancak sözleşmedeki ibra ile ilgili ikinci cümlenin belgeye sonradan eklendiğini iddia ettiği, ayrıca inşaatın belgenin düzenlendiği tarihten sonra da kendisi tarafından yapıldığını ve tespit dosyası ile mahkemece yapılan keşiflerdeki tespit edilen safhaya kendisi tarafından getirildiğini iddia ettiği, davalı iş sahibinin ise belgenin düzenlenmesinden sonra davalının el çektiğini ve inşaatın belirlenen safhaya kendileri tarafından getirildiğini iddia ettiği, mahkemece ibraname ve daire satış talimat protokolü başlıklı belgedeki ibarenin sonradan eklenip eklenmediği hususunda bilirkişiden rapor alındığı, alınan rapordan söz konusu ibarenin sonradan eklenmediğinin anlaşıldığı, eser sözleşmelerinde taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra işin yüklenici tarafından devam ettirildiği iddiasının ancak yazılı delille kanıtlanması gerektiği, her ne kadar bu kapsamda bir kısım faturalar ibraz edilmiş ise de, bu faturaların delil niteliğinde olmadığı, genel geçer nitelikte olduğu, kaldı ki fatura ile bu hususunda ispatının mümkün olmadığı, ancak yazılı delille ve genel ispat kurallarıyla bu hususun ispatlanabileceği, gelinen aşamada davacının inşaatın taraflar arasındaki ibranameye rağmen kendisi tarafından tamamlandığı hususunu ispatlayamadığının kabulü ile asıl davanın reddine karar vermek gerektiği, <br>Birleşen Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede, dosyada mevcut 2 Ağustos 2013 tarihli adi yazılı tapu devir sözleşmesi başlıklı davalı ... Ltd. Şti. ile davacı arasında düzenlenen sözleşmede davalılar arasında yapılan 31/07/2013 tarihli kat karşılığı taşeronluk sözleşmesine istinaden, Antalya ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan F ve G blokların inşaatına karşılık iş sahibi davalı ... tarafından taşeron davalı ...'a devri kararlaştırılan bağımsız bölümlerden 11 adedinin 849.600 Euro karşılığı davacıya devrinin, satış bedelinin 331.600 Euro'sunun kapora olarak verileceği, kalan bedelin de 01/09/2013 tarihinde, 10/11/2013 tarihinde ve 10/07/2014 tarihinde kısım kısım ödeneceğinin kararlaştırıldığının görüldüğü, 331.600 Euro'nun birleşen dosya davacısı tarafından davalı taşeron ... Ltd. Şti'ne ödendiği hususunun davalı ...'ın kabulünde olduğu, yine 4 adet taşınmazında devrinin davalı ... tarafından davalı taşeron ...'ın muvafakatı ile birleşen dosya davacısı adına devredildiği hususunun tüm tarafların kabulünde olduğu, birleşen dosya davacısı tarafından ödemenin yapıldığı, ancak davalı taşeronun devri kararlaştırılan 11 adet bağımsız bölümün devrini yapmadığının iddia edildiği, ancak ödemeye ilişkin kayıt ve belge ibraz edilemediği, davalı ... Ltd. Şti ile davacı arasında düzenlenen taşınmaz devrine ilişkin sözleşmenin adi yazılı nitelikte olduğu, bilindiği üzere, tapulu taşınmazların satışı TMK'nin 706, BK'nun 213 (6098 sayılı TBK'nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmeyeceği, yani, taşınmaz devrine ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olmadığı, bu nedenle, dosyada mevcut 2 Ağustos 2013 tarihli adi yazılı tapu devir sözleşmesi başlıklı davalı ... ile davacı arasında düzenlenen sözleşme nedeniyle hak talep edilmeyeceğinden, bu davalı hakkında davanın reddi gerektiği, birleşen dosya davacısı ile davalı ... Ltd. Şti arasında ise sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla bu davalı yönünden husumete ilişkin şartın dosyada mevcut olmadığı gerekçesiyle, ana dava dosyasında davanın reddine, Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/03/2019 tarih ... Esas, ... Karar sayılı birleştirme kararı ile açılan dava dosyasında ise davanın reddine karar vermiştir. <br>İlk derece mahkemesi, ... şirketi vekilinin talebi üzerine verdiği 28/02/2023 tarihli tavzih kararıyla, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hükmün icrasının tereddüt uyandırdığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin tavzih talebinin kabulüyle, söz konusu vekalet ücretlerinin \"davalılara verilmesi\" şeklindeki hüküm fıkralarının bu vekalet ücretlerinin \"ayrı ayrı davalı şirket vekillerine verilmesi\" şeklinde tavzihine karar vermiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ... şirketi vekili 21/02/2023 tarihli istinafında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda imalatın eksik tespit edildiği, raporun önceki raporlarla çelişkili olduğu, eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edildiği, bu karinenin aksini savunanın iddiasını ispatla mükellef olduğu, ibraname adlı belgeden sonra davalının yaptığı para transferi, davacının yaptığı malzeme alımı ve yaptırdığı delil tespiti varken, bu belgenin tümüyle bir ibraname olarak geçerli olduğunun hukuken kabul edilemeyeceği, bu belgenin yalnızca belgede bahsi geçen 4 adet taşınmaz yönüyle ibra niteliğini taşıdığı, ayrıca %66 inşaat seviyesine karşılık sadece 5 adet tapunun verilmesinde ivazlar arasındaki fahiş fark durumunun mahkemece değerlendirilmediği, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ... şirketi vekili 22/02/2023 tarihli istinafında, hükmün 8. ve 9. maddelerinin giriş cümlelerinde bahsi geçen vekalet ücretinin hangi davalıya ait olacağının açık bir şekilde belirtilmiş olmasına rağmen, hükmün son kısmında bahsi geçen vekalet ücretlerinin davalılara verilmesi şeklinde hüküm kurulmuş olmasının hükmün icrasında karışıklığa sebebiyet verecek mahiyette olduğu, taraflarınca her ne kadar hükmün tavzihi/ düzeltilmesi için mahkemeye başvurulmuş ise de, bu hususun düzeltilmemesi ihtimaline karşın istinaf yoluna başvurma zorunluluğu doğduğu gibi, nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Asli müdahil/ birleşen dosya davacı vekili, müvekkilinin sözleşme gereği tüm ödemeleri zamanında ... şirketine elden yaptığı ve karşılığında güvence teşkil etmesi adına ...'dan aldığı 3 adet bono asıllarını birleşen dosyaya sundukları, bu bonoların arkasına şirket yetkilisinin el yazısıyla \"teminat olarak verilmiştir. Tapuda geri iade edilecektir\" ibaresini yazdığı, bu hususlar ile bonoların tanzim ve vade tarihleri dikkate alındığında, bonoların davacının kararlaştırılan ödemeleri yapması üzerine verildiğinin sabit olduğu, bonolar yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan dinlettikleri tanık beyanıyla bu hususun doğrulandığı, ... şirketi yetkilisinin isticvap edilmesi gerektiği, temliken tescil kapsamında hukuki durumun değerlendirilerek birleşen davanın kabulü yerine, sözleşmenin adi yazılı olması nedeniyle geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, sözde ibraname isimli belgenin sözleşmeyi fesheden bir belge olmadığı, bu belgenin 4 adet taşınmaz değeri yönünden makbuz niteliğinde sayılabileceği, tarafların kendi aralarında düzenledikleri belgenin asli müdahil yönünden hüküm ifade ettiğinin kabulünün hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle asli müdahale davasının reddine karar verilmesinin de hatalı olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Asıl ve birleşen dosya davalısı ... şirketi vekili, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi yönünden herhangi bir itirazlarının olmadığı, asli müdahale talebine ilişkin olarak herhangi bir karar verilmediğinden hükümde eksiklik bulunduğu, harcı yatırılan asıl davadaki asli müdahale davasının da reddine karar verilerek yargılama giderleri ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Asıl dava, hak ediş bedelinden kaynaklanan alacağın tahsiline istemine, asıl davadaki asli müdahale davası, davacıyla asli müdahil arasındaki harici taşınmaz satışına dair tapu devir sözleşmesi gereğince, davacının, davalıdan olan alacağının asli müdahile ödenmesi istemine, birleşen dava ise, davacı ve davalı şirket arasındaki tapu devir sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescil, terditli olarak taşınmazların bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Asıl dosya davacısı ile davalı arasında TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, birleşen dosya davacısı ile ... şirketi arasında harici taşınmaz satım sözleşmesi mevcut bulunmaktadır. Eser sözleşmesi ilişkisinde ... şirketi yüklenici (taşeron), davalı ... şirketi ise iş sahibi (asli yüklenici), harici taşınmaz satım sözleşmesi ilişkisinde ise, asli müdahil/ birleşen dosya davacısı ... alıcı, ... şirketi ise satıcı konumundadır. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1. HMK'nun 297. Maddesine göre; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir<br>3.2. ... vekilinin 17/10/2017 havale tarihli davacı taraf yanında davaya dahil edilme talepli dilekçesi HMK 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen fer'i müdahale talebi  niteliğindedir. ... vekilinin, asıl davada davacının, davalıdan olan 500.000,00 TL alacağının asli müdahil sıfatıyla taraflarına ödenmesine karar verilmesi talebine ilişkin 24/11/2017 tarihli dilekçesi ise, HMK 65. maddesinde düzenlenen asli müdahale davası niteliğinde olup, bu talep yönünden asli müdahil tarafından nispi harç yatırılmıştır. Mahkemece bu asli müdahale davasına dair, kararda herhangi bir gerekçeye yer verilmemiş ve asli müdahale davası hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Bu durum, emredici nitelikteki HMK. 297.maddesindeki yasal düzenlemeye uygun düşmemekte olup, asli müdahale davası yönünden, birleşen dosyada açılan davanın daha önce açıldığı gözetilerek, derdestlik ve hukuki yarar dava şartlarının da değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. <br>3.3.Mahkemece davacının ödemeye ilişkin kayıt ve belge ibraz edemediği gerekçesiyle birleşen dava reddedilmişse de, birleşen dava yönünden mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm tesis edilmiştir. Birleşen dosya davacısı ile, davalı ... şirketi arasında imzalanan \"Tapu Devir Sözleşmesi\" başlıklı 02/08/2013 tarihli sözleşmede, 11 adet dairenin satış bedeli 849.600 Euro olarak belirlenmiştir. Bu sözleşme gereğince davacı alıcı tarafın, davalı satıcı tarafa 331.600 Euro ödeme yaptığı hususunda alıcı ve satıcı taraf arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Alıcı taraf, kalan kısmın tamamının elden satıcıya ödendiğini ve karşılığında güvence olarak 3 adet bononun alındığını iddia ederken, satıcı taraf ise, 331.600 Euro dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını savunmaktadır. Bu doğrultuda, sözleşmede peşinat dışında taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılan kalan miktarlarla aynı bedelleri içeren 358.000 Euro, 80.000 Euro ve 80.000 Euro bedelli, borçlu kısmında ... şirketinin kaşesi ve bu şirketin yetkilisi ...'ın ismi ve imza yer alan 3 adet bono fotokopisinde, bononun arka kısmında ... şirketi yetkilisinin kendi el yazısıyla yazdığı ileri sürülen \"teminat olarak verilmiştir tapuda geri iade edilecektir\" ibaresi yazılı bulunmakta olup, bu ibarenin yanında ve altında isim ve imza yer almamaktadır. Birleşen dosyada dinlenilen davacı tanığı da davacı tarafın iddialarını doğrulamaktadır. Bu konuda, davalı ... şirketinin yetkilisi usulünce isticvap edilerek beyanının alınması, sözleşme ve bono içeriklerinin değerlendirilmesi suretiyle, söz konusu bonoların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup olmadıklarının belirlenerek, davacı tarafından davalı ... şirketine 331.600 Euro dışında ödeme yapılıp yapılmadığının gerekçeli olarak tespiti sonucunda hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan ve değerlendirilmeden eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir. <br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 01/04/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>...\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7266d852c9bfb6a7","SID":"e4a468311c3cc27b"}}