{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2057 - 2026/1243<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2057 <br>KARAR NO\t: 2026/1243<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>Başkan          :<br>Üye               :<br>Üye               :  <br>Katip             :<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/05/2024<br>NUMARASI\t: 2022/... Esas, 2024/... Karar <br><br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/04/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 20/04/2026<br><br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>                                               GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/12/2013 günü davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada ... adına kayıtlı ... sevk ve idaresinde bulunan ...  plakalı araç ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur oranına göre ...'ün %75 kusurlu bulunduğunu, davacının kaza sonucunda çok ağır bir şekilde yaraladığını, davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı kaza sonrasında uğramış olduğu iş gücü kaybı nedeni ile ileride herhangi bir işte çalışamayacak durumda olduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 2022/46705 sayılı arabulucuk dosyası ile uzlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ileşimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>ISLAH: Davacı vekili 20.10.2023 günlü ıslah dilekçesi ile; Dava dilekçesinde belirtilen 9.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 63.481,70 TL artırarak dava değerini 73.381,70 TL olarak belirlemiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, sigortalı aracın kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddi gerektiğini, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının ve illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından  Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından  rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, bakım ve iyileşme süresi dönemine ilişkin taleplerden sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen  kabulü ile; 73.381,70-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24/07/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi bilirlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakıcı giderine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçedeki teminat tutarıyla sınırlı olarak sorumlu olabileceğini,  motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 8 yıl içinde zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi 11/12/2013 olup, dava tarihinin ise 20/05/2022 olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan hesap raporunda kullanılan hesaplama yönteminin 09.06.2021 tarihli Kanun  değişikliğine aykırı olduğunu, bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemece yargılama sırasında belirtilen itirazlarının hiçbirisinin gerekçeli kararda irdelenip tartışılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin yalnızca poliçe limitleri dahilinde, dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faiz ile sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 73.381,70-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24/07/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi bilirlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakıcı giderine yönelik talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" denilmektedir. <br>Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, \"Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br> Yine kaza tarihinde yürürülükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 60. maddesinde de “ Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ıttılaı tarihinden itibaren bir sene ve herhalde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene sonra istima olunmaz. Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsî davaya da o müruru zaman tatbik olunur.” hükmüne yer verilmiştir. Zaman aşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir. <br>Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır. <br>Bu açıklamalara göre eldeki dosyaya baktığımızda davaya konu kazanın 11.12.2013 tarihinde meydana geldiği,  2918 sayılı sayanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin 11.12.2021 tarihinde dolacağı, zamanaşımı süresi içerisinde meydana gelen Covid 19 salgını sebebi ile zamanaşımı süresinin durmuş olduğu, 3 ay 5 günlük durma süresinin de eklenmesi halinde zamanaşımı süresinin bu kez 14.03.2022 gününde dolacağı dikkate alındığında eldeki davanın açılmış olduğu 20.05.2022 tarihinde 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu, buna göre mahkemesince davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf  başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine şeklinde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>Yine, Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; mahkemesince hazırlanan gerekçeli karar incelendiğinde karar içeriğinde davalının en temel savunma nedeni olan zamanaşımı defi konusunda hiçbir irdeleme yapılmadığı görülmüştür. Mahkemesince yargılama sırasında 06.04.2023 günlü celsede 1 nolu ara karar ile herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin \"davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine\" şeklinde ara karar ile zamanışımı definin reddine karar verilmiş, buna ilişkin hiçbir gerekçe oluşturulmamıştır. Bilindiği üzere, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli oluşturulması gerekmektedir. Özellikle tarafların davanın esasına ilişkin olarak yapmış oldukları savunmalar noktasında mutlaka gerekçe yazılması gerekmektedir. Ne var ki, mahkeme davalının en temel savunması olan ve hatta davanın reddi sonucunu doğuracak olan zamanışımı defi savunması kapsamında hiçbir gerekçe oluşturulmadan bu husus tartışılmadan ara karar ile red kararı verilmiş olması bu yönü ile da hatalı olmuştur. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; <br> HMK 353/1-b-2 maddesine göre\" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Kabulü ile; <br>2-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar  sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>3-DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİ İLE REDDİNE,<br>4-a)-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından ıslah harcı ile birlikte peşin alınan 352,70 TL harcının mahsubu ile, bakiye 379,30 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>b)-İlk derece mahkemesince 09.05.2024 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br><br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümleri uyarınca hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>8-6235 sayılı Kanun gereğince arabulucuya ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>9-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri bakımından;<br>10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>11-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>12-Davalı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 394,00 TL istinafa dosya gönderme giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>13-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.20.04.2026           <br><br><br>Başkan                        Üye                                      Üye                                                      Katip<br>e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t                    e-imzalıdır<br><br>                          İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88375559592a065b","SID":"b6c82ded844f0ba7"}}