{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 8. Hukuk Dairesi<br><br>ESAS NO\t\t: 2026/780<br>KARAR NO\t\t: 2026/933<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.01.2026<br>NUMARASI\t\t: 2025/383 D.İş Esas, 2025/383 D.İş Karar<br>TALEP\t\t: HAKİMİN REDDİ<br>KARAR TARİHİ\t: 20.04.2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.04.2026<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/383 D.İş Esas, 2025/383 D.İş Karar<br> sayılı dosyasında verilen reddi hakim talebinin reddi kararına karşı, hakimin reddi talebinde bulunan davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilen dosya heyetçe incelendi;<br>İSTEM : Hakimin reddi talebinde bulunan davalı taraf talep dilekçesinde özetle; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1087 Esas sayılı dava dosyasında görevli ....'in 12.06.2025 tarihli oturumda, davanın esasına ilişkin kısa açıklamasını tutanağa yazmak istemediğini; bunu yaparken tutanağa bu hususta herhangi bir red gerekçesi yazmak yerine kürsüyü beş altı kez yumrukladığını, buna hakkı olmadığını, tarafsızlığını yitirmesinden dolayı davadan çekilmesi gerektiğini; savunma hakkını ihlal ettiğini söylemesi üzerine oturduğu kutsal makamdan ayağa kalkarak adeta fırlayarak dövüşmeye yeltendiğini, duruşmayı aleyhine olacak şekilde provoke ettiğini, haksız tahrikte bulunduğunu, Hakim’in tavır ve söylemleri; İÜ Hukuk Fakültesi 1995 yılı mezunu ve 26,5 yıl Harita Mühendisi olarak çalıştığını, yüz akıyla kamu görevinden emekli olduğunu, emekli öncesi ve sonrası adli bilirkişilik listelerinde yer aldığını kendisini hayretler içinde bıraktığını, olay, tanıkların doğrudan ve bizzat görgülerinde gerçekleştiğini, adı geçen yargılama sürelerinin görevlerinin gereğini yapacağına ve vicdanlarına güvendiğini belirterek, hakimin reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI : İlk derece mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalının reddi hakim talebinin reddine, reddi hakim talebinde bulunan .... TC kimlik numaralı davalı ... ..'ın 6100 sayılı HMK'nın 42/6. maddesi uyarınca takdiren Beşbin Türk Lirası disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Hakimin reddi talebinde bulunan davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 12.06.2025 tarihli duruşma tutanağında; tanıkların sözünü kestiğine, duruşma düzenini bozduğuma, ihtara rağmen devam ettiğime dair tek satır hâkim tespiti bulunmadığını, HMK. m.154 uyarınca duruşmanın yegâne resmî belgesi tutanak olduğunu, tutanağa girmemiş fiilin var kabul edilmesi mümkün olmadığı, bu nedenle disiplin para cezasının hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı oğlu/davacılar kardeşi, davacı gelini/davacılar yengesi, müteveffanın eşi yönünden davacı yeğeni/müteveffanın çocukları yönünden davacılar kuzeni, karşı taraf vekili, mahkeme personeli olup tamamı taraflı veya hiyerarşik bağımlı olduğunu, disiplin yaptırımı, objektif delile dayanması gerektiğini, taraf yakınlarının sübjektif anlatımıyla ceza verilemeyeceğini, tutanaktan açıkça görüldüğü üzere esasa ilişkin kısa beyanının tutanağın sonuna ısrarı sonucu geçirildiğini, İlki 48 kelimelik ikincisi 42 kelimelik toplam 90 kelimeden ibaret iki cümleden oluşan beyanınım  “düzeni bozma” olarak yorumlanmasının Anayasa m.36, HMK m.27, AİHS m.6 hükümlerine aykırı olduğunu, tutanakta davacı vekilinin e-duruşma ile katıldığının sabit olduğunu, bu durum merkezi SEGBİS altyapısında oturum logu, ses/görüntü kaydı bulunması ihtimalini doğurduğunu, bu delil araştırılmadan ve toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.   <br>GEREKÇE : Talep; hakimin reddi isteğine ilişkindir. <br>Hakimin reddi HMK'nın 36 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceği, hakimin de bizzat çekilebileceği hükme bağlanmıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması, davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.<br>HMK'nun 36. maddesinde hakimin red sebepleri örnekleyici olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda somut olay özelliklerine göre yorum ve kıyas yoluyla göre çoğaltılabilmeleri mümkündür. <br>Somut olayda; davacı 12.06.2025 tarihli oturumda, davanın esasına ilişkin kısa açıklamasını tutanağa yazmak istemediğini; bunu yaparken tutanağa bu hususta herhangi bir red gerekçesi yazmak yerine kürsüyü beş altı kez yumrukladığını, buna hakkı olmadığını, tarafsızlığını yitirmesinden dolayı davadan çekilmesi gerektiğini; savunma hakkını ihlal ettiğini söylemesi üzerine oturduğu kutsal makamdan ayağa kalkarak adeta fırlayarak dövüşmeye yeltendiğini, duruşmayı aleyhine olacak şekilde provoke ettiğini, haksız tahrikte bulunduğunu belirtilerek hakimin tarafsızlığının şüpheye düştüğü ileri sürülmektedir. Hakimin  duruşma düzenini sağlamaya yönelik tutum ve davranışına ilişkin iddialar hakimin reddi sebebi değildir. HMK'nın 240. ve devamı maddelerinde tanıkların dinlenme  usulü yer almaktadır. Mahkemece usule aykırı olarak yapıldığı ileri sürülen hususlar işin esası yönünden istinaf ve temyiz sebebi olup, iddiaya konu durumun HMK'nın 36. maddesinde belirtilen şekilde hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.<br>Buna göre hâkimin taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşılmasına göre; merci mahkemesince reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde ve talepte bulanan aleyhine HMK'nın 42/6 maddesi gereği para cezasına hükmedilmesinde yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine göre hakimin reddi talebinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla hakimin reddi talebinde bulunan davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>KARAR  :  Gerekçesi  yukarıda  izah  edildiği   üzere; <br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/383 D.İş Esas, 2025/383 D.İş Karar<br> sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, hakimin reddi talebinde bulunan davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına gerek bulunmadığına,<br>3-Hakimin reddi talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kalan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine,<br>5-7035 Sayılı Yasanın 30. maddesi ile eklenen HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 43/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20.04.2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3c35493f8135092","SID":"11172e650cb25c7a"}}