{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/1063 Esas   2026/360 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1063 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/360<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ\t\t:  06/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2019/568 Esas 2023/265 Karar <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 25/10/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı dava vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlular arasında imzalanan 03/02/2015 ve 11/01/2017  tarihli GKS 'lerine davalının  her bir sözleşme için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL'ye kadar toplamda 2.000.000,00 TL limitle kefil olduğunu,  kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Beşiktaş 17. Noterliği aracılığıyla davalı ...'a 30/05/2018 tarihinde 40749 yevmiye numaral hesap kat ihtarının keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığından Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/1527 sayılı dosyasında banka alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazı sonucu durduğunu, belirterek davalının Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün  2019/1527 esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin aynen devamına, davalının takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesinde TBK 584 maddesi hükümlerine uyulmadığını,  kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için eşinin rızasının alınmak zorunda olduğunu, kefaletin, miktarı sınırlı olsa bile kefaletin tarih aralığının belli olmadığını, müvekkilinin bugüne kadar çekmiş olduğu bütün kredileri zamanında ödediğini, kefil olarak da bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;  icra takibinde talebin sadece 25/05/2018 tarih ve 40749 ihtarnameden kaynaklanan alacaklar olarak belirtildiği, davacı tarafça dava konusu takipte davalı taraftan kredi kartlarından kaynaklanan alacak talep edilmediğinden  hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği kanaatine varılarak ve   13/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, Ankara 6.İcra Müdürlüğünün 2019/1527 sayılı dosyasında davalı tarafın takibe itirazının 463.358,07 TL asıl alacak, 100.932,70 TL işlemiş faiz, 4.916,91 TL BSMV, 1.342,22 TL masraf ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 571.155,90 TL nakdi alacak tutarına itirazın iptaline, 11/10/2019 tarihinden itibaren asıl alacak tutarının 361.961,43 TL'lik kısmına yıllık %39, kalan 101.396,64 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren Merkez Bankasının kredili mevduat hesaplarına uyguladığı dönemsel faiz oranları yürütülmek suretiyle yukarıda belirtilen tutarlar üzerinden davalıdan tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>Bankanın takip tarihi itibariyle nakdi alacak tutarı olan 529.383,77 TL üzerinden İİK.67.maddesi uyarınca %20 oranında hesaplanan 105.876,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalının 39.190,00 TL gayri nakdi alacağa itirazın iptali ile 39.190,00 TL gayri nakdi alacağın davacı bankada açılacak vadesiz bir hesapta depo edilmek üzere davalıdan tahsili için gayri nakdi alacak yönünden takibin devamına,<br>Dava tarihinden sonra bankaca 09/01/2020 tarihinde ödenen 2 adet çek bedeli 3.200,00 TL, 28/01/2020 tarihinde 4 adet çek bedeli için ödenen 6.400,00 TL, 04/09/2020 tarihinde 1 adet çek bedeli olarak ödenen 1.600,00 TL, 28/06/2021 tarihinde ödenen 2 adet çek bedeli 3.200,00 TL olmak üzere toplam  banka tarafından ödenen 14.400,00 TL çek sorumluluk bedeli tutarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yıllık %39 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>Koşulları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun  hatalı değerlendirmeler içermekte olup, kabulü mümkün olmadığını, bilirkişinin depo ile ilgili görüşünün yerinde olmadığını, kefilin depo hükmünden sorumlu olduğunu, kredi kartlarından kaynaklanan alacağın hesaplamaya dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, <br>Uygulanan faiz oranını kabul etmediklerini,  tüm alacaklar için tacir olan davalının %39 üzerinden faiz uygulanması gerektiğini, alacaklarının eksik hüküm altına alındığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava;  banka alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br><br>Dava konusu Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2019/1527 E. sayılı dosyası incelendiğinde;  davacı banka vekili tarafından, dava dışı asıl borçlu şirket, dava dışı kefil ve rehin verenler ile davalı kefil aleyhine, kredi sözleşmeleri ve noter ihtarnamesine dayalı olarak 30/01/2019 tarihinde \"Beşiktaş 17. Noterliği 25.05.2018 tarih ve 40749 yevmiye nolu ihtarnamesinden kaynaklanan asıl alacağa\" açıklaması ile 520.998,79TL asıl alacak, 75.954,41TL işlemiş faiz, 3.797,72TL BSMV, 1.342,22 TL masraf, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 602.699,14 TL nakdi alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 39 faiz uygulanmasının ve 53.590,00 TL gayrinakdi kredi bedelinin bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı,  davalı tarafın, borca ve ferilerine itirazı sonucu takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı banka ile dava dışı  ... Seyahat Acentası Turizm A.Ş. şirket arasında 11/07/2017   tarihli 1.000.000,00 TL   limitli ve  03/02/2015 tarihli 1.000.000,00 genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen 424.652,36 nakit alacak ile 219.000,00 TL gayri nakit alacağın (1) gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 30/05/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefile 01/06/2018  tarihinde tebliğ olmuştur. <br>\tYargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporunda, dava tarihi itibarıyla davacı bankanın 463.358,07 TL asıl alacak, 100.932,70 TL işlemiş faiz, 4.916,91 TL BSMV, 1.342,22 TL masraf ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 571.155,90 TL nakdi alacağı bulunduğu, asıl alacağın diğer kredilerden kaynaklanan 361.961,43 TL'lik kısmına yıllık % 39,00, kredili mevduat hesabından kaynaklanan 101.396,64 TL'lik kısmına ise TCMB tarafından kredi kartları için ilan edilen ve takip tarihi itibariyle yıllık % 33,00 olan faizin(TCMB tarafından ilan edilen faizin değişmesi halinde değişen oranın dikkate alınması kaydıyla) uygulanması gerektiği, İcra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada, davacı bankanın 463.358,07 TL asıl alacak, 61.026,19 TL işlemiş faiz, 3.051,29 TL BSMV, 1.342,22 TL masraf ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı olmak üzere toplam 529.383,77 alacağı bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle depo tutarının 42.390,00 TL olduğu, icra takip tarihinden sonra, 03/09/2019 tarihinde 4835425 ve 4835424 nolu çekler için toplam 3.200,00 TL yasal yükümlülük ödemesi yapıldığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle kalan depo tutarının 39.190,00 TL olduğu bildirilmiştir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda  yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacı ile davalılar  arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>Davacının istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamındaki uyuşmazlık, davacının alacağı hesap edilirken kredi kartına ilişkin kat edilen alacağın da hesaba katılması gerekip gerekmediği, mahkemece hükme esas alınan faiz oranının usul ve yasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. <br>Davacı vekilince kredi kartlarından kaynaklanan alacağın hesaplamaya dahil edilmemesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, yukarıda özetlenen icra takip dosyası ile sabit olduğu üzere dava konusu icra takip talebinin dayanağının Beşiktaş 17. Noterliği'nin 25/05/2018 tarih, 40749 numaralı ihtarnamesi olup, itirazın iptali davasının takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğu dikkate alındığında, mahkemece sadece takibe dayanak ihtarnameye konu alacak yönünden yapılan hesaplamanın hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. <br>Davacı vekilinin faiz oranına ilişkin itirazları değerlendirildiğinde; <br>Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl alacağın ticari kredilerden kaynaklı 361.961,43 TL'lik kısmına talep gibi %39 oranında, kredili mevduat  hesabından  kaynaklan 101.396,64 TL'lik kısmına ise  TCMB tarafından kredi kartları için ilan edilen ve takip tarihi itibariyle yıllık %33 olan faizin (TCMB tarafından ilan edilen faizin değişmesi halinde değişen oranın dikkate alınması kaydıyla) uygulanmasına karar verilmiştir.<br>Davacı bankaca asıl alacağın tamamını yıllık %39 oranında faiz uygulanması talep edilmiş ise de, asıl alacağın 101.396,64 TL'lik kısmının kredili mevduat hesabından kaynaklanmakta olup, KMH kredisi 5464 sayılı Kanuna tabidir. 5464 sayılı Kanun uyarınca TCMB tarafından 3 aylık dönemler itibarıyla temerrüt faiz oranı tespit edilecektir. <br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, asıl alacağın kredili mevduat hesabından kaynaklanan 101,396,64 TL'lik kısmına ise TCMB tarafından kredi kartları için ilan edilen ve takip tarihi itibariyle yıllık %33 olan faizin (TCMB tarafından ilan edilen faizin değişmesi halinde değişen oranın dikkate alınması kaydıyla) uygulanmasına karar verilmiş olup, alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>Hal böyle olunca mahkemece, bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, esnek ticari hesap yönünden 5464 sayılı Kanun uyarınca TCMB tarafından 3 aylık dönemler itibarıyla temerrüt faiz oranının belirleneceği gözetilerek anılan kalem yönünden de yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda, \"Sözleşmede açık hüküm bulunmadığından davalı kefil Şirket’in depo tutarından sorumlu olmadığı düşünülmekle birlikte, Sayın Mahkemece bu görüşümüze katılınmaması durumunda, davalı kefilin sorumlu olacağı depo tutarının;İcra takip tarihi itibariyle depo tutarının 42.390,00 TL,İcra takip tarihinden sonra, 03.09.2019 tarihinde 4835425 ve 4835424 nolu çekler için toplam 3.200,00 TL yasal yükümlülük ödemesi yapıldığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle ise kalan depo tutarının 39.190,00 TL olduğu\" belirtilmiş ise de, mahkemece bilirkişi raporunun ayrık olarak, davalı kefilin depo talebinden sorumlu olduğuna karar verilmiş olup, davacı bankanın depo hükmüne ilişkin istinaf itirazı ilk derece mahkemesince depo kararı verildiği gözetilerek dosya ile uyumlu görülmemiştir. <br>Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı  tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2026<br><br> Başkan-              Üye -                  Üye -               Zabıt Katibi -<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5df5c7a6a95f8c68","SID":"b9bcbe8a1918b1e1"}}