{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2026/167 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2026/327<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 11/05/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından, dava dışı kredi borçlusu ... A.Ş.ne, ... tarihli ... TL, ... tarihli ... TL, ... tarihli ... TL ve ... tarihli ...-TL.lik  Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden ticari krediler (Ticari Krediler Diğer ve ...) kullandırıldığını, davalı kefiller ... ... ve ... ... A.Ş. ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olmaları nedeni ile toplam ...-TL tutarındaki kefalet meblağı kadar ve bu sözleşme uyarınca sorumlu oldukları Ticari Krediler Diğer (...) Kredisi yönünden Bankaya karşı hukuken sorumlu bulunduklarını, borçlu şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve taahhüt edilen borcun süresi içinde ödenmemesi  üzerine, dava dışı kredi borçlusu ... A.Ş. ile kredi ilişkisinin ... tarihi itibariyle kesildiğini,  Genel Kredi Sözleşmesi gereğince müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla taahhütte bulunan borçlu şirkete ve davalılara Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye no.lu hesabın kat edildiğine dair ihtarname keşide edildiğini ve alacağın  muaccel hale geldiğini,  ihtarname keşidesine ve alacağın muaccel hale gelmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine kredi borçlusu ve davalı kefiller hakkında tahsilde tekerrür olmamak üzere Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../... E sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, aynı zamanda dava dışı şirket ve davalı ... ... hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve ihtiyati haciz kararının işbu icra dosyası ile uygulandığını, işbu icra takibine davalıların yetkiye ve takibe (muacceliyete, temerrüde) yapmış olduğu itiraz neticesinde bu davalılar yönünden takibin durduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıların yetkiye ve takibin tamamına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanağı olmayan itirazının iptali ile yaptıkları ödeme dikkate alınarak talep ettikleri tutarda alacaklı olduklarının tespitine ve takibin devamına, davalıların, icra dosyalarına yaptığı mevcut itiraz ettiği alacak miktarı üzerinden asgari yüzde yirmi oranında icra inkâr tazminatı ile birlikte ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı  ... ...'nin  ikamet adresinin  ... Mah. ... Cd. ... Sk. No:../...  .../..., davalı ... A.Ş.’nin ticari merkezinin ... Mah. ... Cd. ... Sk. No:../... .../... olduğunu, Yetkili Mahkemenin genel yetki kuralı gereği  ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan öncelikle yetki yönünden  davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, icra takibine yalnızca yetki bakımından itiraz edildiğini, icra dairesinin yetki sorunu aşılmadan açılan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu edilen icra takip dosyasında  dava konusu edilen icra takip dosyasında davalıların borca itiraz bulunmadığından davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyasında davacı tarafından davalılar aleyhine kefil bulundukları kredi sözleşmesi nedeniyle   icra takibi yapılmış olup  davalılar tarafından icra takibine yetki bakımından itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının ve davacı tarafından alınan ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtilmiş olmasının  borca itiraz edildiği anlamına gelmediğini, davalılara karşı ...- ... Şubesi tarafından  Antalya ... Noterliği  ... tarih ... yevmiye sayılı Hesap Kat ihtarı gönderildiğini, buna karşı  beyan ve itirazlarının  Bakırköy ... Noterliği ... tarih, ... yevmiye sayılı  ihtarnamesi ile sunulduğunu, davalıların cebri icra tehdidi altında takibe konu borcu icra dosyasına ödediklerini, davacı bankanın alacağını tahsil etmesine karşın İcra takibine vaki itiraz varmış gibi  işbu davayı ikame etmesinin haksız  ve kötü niyetli olduğunu, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla öncelikle yetki yönünden davanın reddine, yetkiye itirazın kaldırılmasının icra hukuk mahkemesi görevinde olduğundan görevsizlik kararı verilmesini, dava konusu edilen icra takip dosyasında davalıların borca itirazı bulunmadığından davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile yasal avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. <br>Mahkememizin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile \"...İlk Derece Mahkemesince icra dosyasına takipten sonra ihtirazı kayıtla ödeme yapıldığı ve yine ihtirazı kayıtla bu ödemenin alacaklıya verilmesine muvafakat edildiği, davalıların itirazlarından vazgeçmedikleri hususları birlikte gözetilerek davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktarın tespiti ve davalıların itirazın iptali için açtığı bu davada hukuki yararının devam ettiği hususu gözetilmeksizin  borcun tamamının icra takip dosyasına itirazın iptali davası açılmadan önce ödendiği yanılgılı değerlendirmesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Kabule göre de, İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinden dolayı davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle davalılar vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Sonuç olarak,  davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına...\" gerekçesiyle davanın yeniden görülmesi için Mahkememizin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş olmakla Mahkememizin .../... Esas sayılı esasına kaydı yapılmıştır.<br>Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında yeniden yapılan yargılamada; dosya banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde icra dosyasına takipten sonra itirazi kayıtla ödeme yapıldığı ve yine itirazi kayıtla bu ödemenin alacaklıya ödenmesine muvafakat edildiği, davalıların itirazlarından vazgeçmedikleri hususları birlikte değerlendirilerek davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktarın tespiti için bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... ... tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; \"...Davacı banka tarafınca, dava dış şirkete açılan ve kullandırılan takip ve dava konusu borçlu cari hesap ve kredi mevduat hesabı kredisinden doğan banka alacağı, davalı kefiller ... ... ve ... ... şirketinin kefalet limitleri içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerin sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden sorumlulukları doğmaktadır.<br>Her birinin ayrı ayrı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin Sayın Mahkemenin ara kararla talep ettiği üzere ... takip tarihi itibariyle kefalet sorumlukları aşağıda gösterilmektedir.<br>Davacı banka tarafınca ödeme emrinde temerrüt faizine baz asıl alacak (Anapara + kredinin takip hesabına intikaline kadar işlemiş akdi faizi + BSMV) tanımına uygun olarak takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmişse de, anapara olarak talep edilen tutarlara kat ve temerrüt tarihine kadar işletilecek akdi faizin kapitalize edilmesi mümkün iken davacı bankanın ... tarihinden ... tarihine kadar işlettiği akdi faizin tamamının temerrüt faizine baz asıl alacak olarak kapitalize edilmesini talep ettiği, bu nedenle anapara tutarının asıl alacak olarak kabulüyle, kat tarihinden itibaren ... tarihine kadar akdi faiz ve ... tarihinden ... tarihine kadar temerrüt faizi talep tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır.<br>1- ... numaralı Kredili mevduat (... ...) kredisi:<br>\t\t\t...<br>Tablo özetlendiğinde dava dışı şirketin kullandığı kredili mevduat hesabı kredisinden davalı kefillerin takip tarihi itibariyle kefalet sorumlulukları:<br>...        Asıl alacak<br>   ...        İşlemiş akdi faizi<br>     ...        İşlemiş temerrüt faizi<br>    ...       Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.<br>Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %21,12 temerrüt faizine ve faiz üzerinden yansıtılacak %5 gider vergisine tabidir.<br>2-... numaralı borçlu cari hesap kredisi: <br>\t\t\t...<br>Tablo özetlendiğinde dava dışı şirketin kullandığı kredili mevduat hesabı kredisinden davalı kefillerin takip tarihi itibariyle kefalet sorumlulukları:<br>...     Asıl alacak<br>    ...      İşlemiş akdi faizi<br>   ...       İşlemiş temerrüt faizi<br>     ...     Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. olmaktadır.<br>Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren 9044,68 temerrüt faizine ve faiz üzerinden yansıtılacak %5 gider vergisine tabidir.\" sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>... tarihli ek raporda özetle; \"...Taraflar arasındaki çerçeve kredisi sözleşmesinin “Temerrüt (Muacceliyet) halleri ve Takip Hükümleri başlığı altındaki 4.maddesinde ve 4.3 maddesinde bankanın belirtilen hallerde dilediği anda noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla sözleşme ile açtığı cari hesap veya hesapların tamamını veya bir kısmını kat edebileceği yazılı olup, davacı banka tarafından dava dışı asıl kredi borçlusu ... ... ile davalı kefillere hitaben düzenlenen ve keşide edilen ... tarihli noter ihtarnamesiyle sözleşmenin 4.maddesi uyarınca tek taraflı olarak dava dışı şirketin kredi hesaplarının kat edilerek taraflar arasındaki süresiz kredi sözleşmesinin ve akdi ilişkinin sona erdirildiği ve ihtarnameyi takiben kat ihtarnamesinde borç bakiyesi gösterilen iki ayrı kredi hesabına ilişkin banka alacağına muaccel kılınarak ... tarihli icra takibine konu edilmiştir. <br>Dosyaya tevdi edilen kredi hesap hareketlerinde, kredi hesaplarının ... kat tarihi öncesinde kredili mevduat hesabının ... faizlerinin, ... numaralı kredi hesabının ise ... tarihli anapara ve faizlerinin ödenmediği ayrıca, kredinin teminatını teşkil eden davalı müteselsil kefillerin kefaletten ayrılma talepleri, davacı bankanın dava dışı şirketin riskinin yönetiminde sübjektif istihbaratının kredi sözleşmesinin 4.maddesi uyarınca davacı bankaya kredi sözleşmesinin tek taraflı feshi konusunda yetki verdiği, davacı bankanın bir günlük atıfet süresi vermek suretiyle noter ihtarnamesiyle dava dışı şirketin kredi hesaplarına muacceliyet verdiği, davalı kefillerin sözleşmede yazılı adreslerine gönderilen kat ihtarnamesinin davalı ... ...’nin adresinde çalışanı imzasına tebliğ edildiği, davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin adresinden bila tebliğ iade edilmekle birlikte sözleşmenin 6.3 maddesi uyarınca yeni adresin noter aracılığıyla bildirilmemesi ve sözleşmede yazılı adresin kanuni ikametgah olmasının kabul edilmesi nedeniyle tebliğ sayılarak davalıların ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunduklarının belirlenmesiyle, raporumuzda her iki krediden doğan banka alacağı takip tarihi itibariyle hesaplanmış ve hesaplanan tutardan davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulundukları sonucuna varılmıştır.<br>Davalılar vekilince itirazına konu ortada eksik bir inceleme olmadığı, durdurulan icra takibine karşı davacı bankanın icra takibi itibariyle kredilerden doğan alacağının hesaplanmasında raporumuzda yer alan denetime elverişli hesap tablolarımıza yapılan somut bir itiraz bulunmamakta olup, takibe yapılan itirazın mahiyetinin değerlendirilmesi yanı sıra, yetki ve görev itirazları Sayın Mahkemenin taktirindedir.\" sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında yeniden yapılan yargılama sonunda; itirazın iptali isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile \"...Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\"  gerekçesiyle davanın yeniden görülmesi için Mahkememizin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Davalılar vekili tarafından dosya temyiz edilmiş, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile \"...Uyuşmazlık, takibin başlatılmasından ve itirazın iptali davası açılmasından önce ihtirazi kayıtla kefiller tarafından icra dosyasına yapılan ödemeye ve yine davadan önceki ... tarihinde borcu ödeyen borçlular tarafından paranın alacaklıya ödenmesi için verilen muvaffakatnameye rağmen davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Somut olayda davacı banka, kullandırdığı kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine hesabı kat edip davalılara ihtar göndermesine rağmen borcun ödenmemesi neticesinde takip başlatmış, borçlu kefiller ise ... tarihinde ihtirazi kayıtla takip konusu borcu ferîleriyle birlikte ödemiş, akabinde de davacının ... tarihli dava dilekçesinde de belirttiği üzere davalılar ihtirazi kayıtla yatırılan paranın alacaklıya ödenmesine ... tarihinde muvaffakat etmişler, dava ise ... tarihinde yani muvaffakat sonrasında açılmıştır. Hal böyle olunca Dairemizin .../... E. .../... K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacının yapılan ödeme kapsamında işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı hususu gözetilmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.\" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiş, dosya Mahkememize gönderilerek yukarıdaki esası aldığı görülmüştür.<br>Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada  <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br>Takip dosya borcunun tamamının dava tarihinden önce borçluların muvafakati ile davacı tarafa  ödendiği tarafların kabulündedir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih,  2017/19-822, 2018/1754 Karar sayılı emsal içtihadında; \".,.Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi  takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da  ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur (Hukuk Genel Kurulunun 09.02.2011 tarih ve 2011/13-29 E.,  2011/56 K., 23.05.2018 tarih ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K. sayılı kararları)...\" şeklinde belirtilmiştir. <br>Dava konusu somut olayda, borcun tamamının icra takip dosyasına itirazın iptali davası açılmadan önce ödendiği görülmekle hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı tarafından kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE, <br>3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE<br>4-Davacı tarafından yapılan giderlerin  kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Davalı ... ... tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ...'ye VERİLMESİNE,<br>6-Davalı ... ... AŞ tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak ... ... AŞ'ye VERİLMESİNE, <br>7-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,  <br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere ... TL'nin Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"998bb739e91e133f","SID":"d7f315c74e8dcf53"}}