{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2026/263 <br>KARAR NO:2026/497<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:14/01/2026 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI:2026/8 E. - <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:<br>DAVA:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde... sayı ile kayıtlı \"...\" ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin adına tescilli markası ile otomotiv sektöründe uzun süredir faaliyet gösterdiğini,  keza ikinci el araç alım-satımı ve  oto kaplama/araç kaplama ve sair hizmetleri de sunduğunu,  ancak hal böyle iken, davalı taraf müvekkilinin izni olmaksızın aynı sektör içerisinde  müvekkilinin tescilli markasının ayırt edici çekirdek unsurunu aynen içerecek şekilde “... ...” ibaresi ile ticari faaliyetlerde bulunduğunu, davalının bu şekildeki kullanımının tüketici açısından aynı işletme veya bağlı işletme/şube/iş ortaklığı algısı doğurduğunu, müvekkilinin davalının bu kullanımına son vermesi amacıyla noterlik aracılığı ile ihtarname keşide ettiğini ancak davalının söz konusu kullanımlarına devam ettiğini ve müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlaline sebebiyet verdiğini iddia ederek, mezkur eylemlerin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; \"Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE\", karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... numara ile tescilli \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının bu ibareyi \"... ...\" şeklinde otomotiv ve ikinci el araç alım-satım sektöründe, özellikle Instagram, ..., ... ve kendi internet sitesi gibi dijital mecralarda izinsiz ve yoğun biçimde kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini, bu ihlalin noter e-tespit tutanakları ve ihtarnamelerle sabit olduğunu, ilk derece mahkemesinin \"bilirkişi raporu bulunmadığı\" gerekçesiyle yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığına dair red kararının HMK m.390/3 hükmüne aykırı olduğunu, zira mevcut belgelerin hak sahipliğini ve tecavüzü göstermeye yeterli bulunduğunu, dijital mecralardaki kullanımın telafisi güç zararlar doğurduğunu ve marka değerini zedelediğini, talep edilen tedbirin davalının tüm ticari faaliyetini durdurmayıp sadece markasal kullanımın engellenmesine yönelik ölçülü bir talep olduğunu belirterek; ilgili platformlarda \"...\" ibaresinin kullanıcı adı, ilan başlığı ve işletme adı olarak kullanılmasının durdurulmasına, içeriklerin kaldırılmasına ve bu kararın uygulanması için servis sağlayıcılara müzekkere yazılmasına karar verilmesini, mahkemesinin red kararının kaldırılmasını ve ihtiyatı tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava,marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni  ref’i istemine dayalı olup davacı tarafından ihtiyati tedbir talep edilmiştir.Davacı vekili, ... numarası ile  35, 37 ve 39. sınıflarda tescilli “...” ibareli markanın müvekkiline ait olduğunu, otomotiv sektöründe, özellikle ikinci el araç alım-satımı ve araç kaplama hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini davalı şirketin “... ...” ibaresiyle aynı sektörde faaliyet gösterdiğini,  tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verdiğini beyanla davalı kullanımının  ... internet sitesi, “.......” Instagram hesabı, ... ve ... galeri sayfalarında sürdüğünü ileri sürerek markasal kullanımın tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.17/08/2023 başvuru tarihli,  ... numaralı  ile tescilli “...” markasının 35, 37 ve 39. Sınıflarda  davacı ... adına kayıtlı olduğu görülmektedir.Davacı tarafından delil olarak  16/06/2025 tarihli noter ihtarnamesi, 29/12/2025 tarihli Bakırköy ... Noterliği e-tespit tutanağı,dijital platformlara ilişkin URL’ler ve ekran görüntüleri  delil olarak sunulmuştur.İlk Derece Mahkemesi  14/01/2026 tarihli ara kararıyla,dosyada bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit veya rapor bulunmadığı,  ve delil tespiti talebi de olmadığı, bu nedenle mevcut aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle  ihtiyati tedbir talebinin  reddine karar verilmiş,davacı vekili tarafından  istinaf başvurusu yapılmıştır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki  düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde,\"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına göre ,Davacı tarafından delil olarak  16/06/2025 tarihli noter ihtarnamesi, 29/12/2025 tarihli Bakırköy ... Noterliği e-tespit tutanağı, dijital platformlara ilişkin URL’ler ve ekran görüntüleri  delil olarak sunulmuş ve  bunların yaklaşık ispata elverişli ve yeterli olduğu bilirkişi raporu alınmasında zorunluluk bulunmadığı ileri sürmüşse de, noterlik e-tespit tutanağına bağlanan  ilgili internet sitesi, e-ticaret siteleri  ve sosyal medya hesaplarına ilişkin içerikler hakkında  bilişim uzmanı marifetiyle yapılmış herhangi bir teknik inceleme veya tespit raporu bulunmadığı, bu itibarla internet adresleri ve sosyal medya hesapları  ile davalı şirket  arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu ve bu mecralarda davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz oluşturabilecek kullanımların mevcut olduğunu gösterir nitelikte delil bulunmadığı, dolayısıyla bu aşamada  marka hakkına tecavüz iddiasının yaklaşık ispatı şartının mevcut olmadığı, eldeki davada delil tespit talebinin de bulunmadığı, tedbire ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu  dikkate alındığında mevcut delil durumuna  göre yasal şartları oluşmayan tedbir talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  tarih ve 2026/8 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f76fa136dc1ed962","SID":"206ca6b98f759043"}}