{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/373 - 2026/720<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2026/373 <br>KARAR NO\t: 2026/720<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/1561 Esas 2025/835 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 01/04/2026<br>YAZIM TARİHİ                    : 01/04/2026<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2025 tarih ve 2025/1561 Esas 2025/835 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket sigortalısına ait sabun cipsi emtiasının yüklü olduğu ... nolu konteynerler, ... Liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem akabinde hasarlandığını, ekspertiz incelemesi neticesinde konteynerlerin ve konteynerler içerisindeki emtianın, ... ... limanında bulunduğu sırada meydana gelen deprem sonrasında tümüyle yandığı ve tamamının zayi olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'ya İzafeten ... Deniz Acenteliği A.Ş. taşıyan sıfatıyla TTK md. 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2023/16115 Esas dosyası ile takip başlattıklarını, takibe davalı/borçlular tarafından yapılmış olan itirazın haksız olup, tamamen kötüniyetli olarak alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/16115 Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ilgili konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davayı görmeye görevli ve yetkili olmadığını, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğunu, işbu davanın 18 Aralık 2022 tarihli konişmentoya dayandırıldığını, bahse konu konişmentodan kaynaklanan bir uyuşmazlık doğması halinde Marsilya Ticaret Mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğunu, ilgili maddenin tercümesinin “İş bu yük senedi ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünde olduğunu, davacı konişmentonun tercümesini yetki şartını kapsayan maddeleri tercüme etmeden sunduğundan dolayı konişmentonun ilk sayfasının tercümesini ekteki gibi mahkeme bilgisine sunduklarını, yetki şartı uyarınca bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret Mahkemeleri münhasıran yetkili olup Mahkememizin işbu davayı görmeye yetkili olmadığını, yük senedinin ön yüzündeki ve aynı yük senedine uygulanan hüküm ve şartlarındaki maddelerin lafzı ve yukarıda alıntılanmış olan Yargıtay kararları ve doktrin uygulaması gereği yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2025 tarih ve 2025/1561 Esas 2025/835 Karar sayılı kararı ile; Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğu, işbu davanın 18/12/2022 tarihli konişmentoya dayandırıldığını, konişmentonun  yetki  şartını kapsayan maddesinin  “İş bu yük senedi ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünü düzenlediğini, yetki şartı uyarınca bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret Mahkemeleri münhasıran yetkili olup, mahkemenin işbu davayı görmeye yetkili olmadığı anlaşılmakla davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; davalının iddia ettiği yetki klozunun yer aldığı konşimentoda her iki tarafın imzasının bulunmaması sebebiyle, mahkemece kabul edilen yetki şartının geçersiz olduğunu, yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TBK 13 ve TBK 14 uyarınca, \"sözleşmede her iki tarafın imzası\" olması gerektiğini, HMK 17-18 uyarınca da yetki sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, bu durumda sadece bir tarafın imzasının bulunduğu konşimentoya dayanarak yetki anlaşması yapılamayacağını,  Konşimentodaki yetki şartıyla ilgili olarak Yargıtay'ın 22.06.2020 tarihli kararında, konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna hükmedildiğini,  kabul anlamına gelmemek ile birlikte, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi, yetki şartı Borçlar Kanununun 20 ve 21. maddeleri kapsamında \"Genel İşlem Şartı\" olup, yazılmamış sayılması gerektiğini, bu nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1561 Esas, 2025/835 Karar Sayılı 24/09/2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak, mahkemenin yetkili olduğuna ve HMK m.353/a-3 uyarınca dosyanın yeniden görülmesi için ilgili mahkemeye gönderilmesine  karar verilmesine, istinaf incelemesi süresince kararın icrasının geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1561 Esas 2025/835 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden usulden karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir.<br>5718 sayılı yasanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi başlıklı 40.maddesinde, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre tayin edileceği belirtilmiştir.<br>MÖHUK'un \"Yetki anlaşması ve sınırları\" başlıklı 47. Maddesinde ;Türk mahkemelerinin   yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebileceği düzenlenmiştir.<br>Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması \"uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda\" olmalıdır.Öte yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak \"belirli\" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.<br>     Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.<br>6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır.<br> TTK'nın 1228. Maddesine göre ise; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun  ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdigi, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Konişmento içeriği TTK'nın 1229. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. Konişmentonun kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır.Dava konusu konşimentoda taşıyan imzası mevcuttur.<br>Somut uyuşmazlıkta taşımaya esas konişmentoda; alıcı dava dışı şirket, taşıyan ..., yükleme limanının Endonezya, tahliye limanın ..., geminin yabancı bayraklı gemi olduğu görülmüştür.<br>Taşıyanın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, yabancı merkezli bir şirkettir. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açıktır. Ayrıca dava konusunun  münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı da görüldüğünden uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, kamu düzenine aykırı ve  münhasır yetki esasına ilişkin  düzenleme mevcut olmadığının kabulü gerekmiştir.<br>Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, Konişmento'da “İş bu yük senedi ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünü düzenlediği, MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi ile  davaya konu uyuşmazlıkla ilgili  yetkili mahkeme belirlenmiş olmasına göre Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından mahkemece süresinde yapılan  yetki itirazının kabulü ile davaya bakma yetkisi Marsilya Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle milletler arası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br> HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                   :<br>1)- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2025 tarih ve 2025/1561 Esas 2025/835 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,<br>Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 01/04/2026 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"96eaa796801f0735","SID":"73de2740088e55ba"}}