{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1229<br>KARAR NO: 2026/443 BOZMA ÜZERİNE<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/05/2022<br>NUMARASI\t: 2020/340 Esas, 2022/324 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 09/04/2026<br>  Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br> GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Davacı alt yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 16.08.2018 tarihli sözleşme uyarınca; davalının yükleniminde olan iş için 28 adet ısıtma-soğutma cihazı imali ve kurulumu işini üstlendiğini, sözleşmede ödemelerin ne zaman yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeye uygun ifa yükümlülüğünü yerine getirdiği ve sistemin dava dışı iş sahibi tarafından kabul edildiği halde bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davacı alt taşeronun, sözleşme ve ekleri gereğince üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, cihazların sözleşme eki teknik şartnameye uygun şekilde  çalışır vaziyette teslim edilmediğini, ayıplar nedeniyle testlerin tekrarlandığını ve sürecin uzadığını,  teslim sürecinin uzaması nedeniyle oluşan maliyetin davacı tarafa fatura edildiğini, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. davacı yüklenici,  davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında, 16.08.2018 tarihli ... No’lu Ekipman Satın Alma Sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yan alt yüklenici, davalı ise asıl yüklenicidir.   Davacı yanın; davaya konu  İstanbul Anadolu 20.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile; faturaya dayalı olarak; 869.720,00 Euro asıl alacak, 83.207,19 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 952.927,19 Euro  talep ettiği ve takip tarihindeki TL karşılığını da harca esas değer olarak takipte gösterdiği,  ödeme emrinin davalı yan 31.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı yanın takibe,borca ve fer'ilerine 03.02.2020 tarihinde itiraz ettiği, istinaf incelemesine konu davanın ise süresinde 02.09.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/340 E., 2022/324 K.sayılı,11.05.2022 tarihli kararı ile: Taraflar arasında eserin ayıplı olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunduğu, mahallinde yapılan keşifte eserin sorunsuz şekilde çalıştığının tespit edildiği, eseri kullanmakta olan Turkcell yetkililerince herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, cihazların  istenilen değerde ve normal verilerde çalıştığı, level testleri sırasında yaşanan aksaklıkların ve sorunların yüklenici firma tarafından giderildiği, yükleniciye işten el çektirildiği ispat edilmediği müddetçe eksik işlerin, ayıplı işlerin de yüklenici tarafından giderildiği karine olarak kabul edildiği, davalı yanca sözleşmeye aykırı olarak cihazlara kuyu suyu ve şantiye elektriği verilerek cihazlar kullanılmaya çalışıldığı, yüklenici tarafından eserin kabulü yapılmadan önce davalı yanca verilen kuyu suyunun neden olduğu hasar nedeni ile cihazlardaki bir kısım parçalar değiştirilerek eserin yeniden sözleşmeye uygun hale getirildiği, tanık beyanlarının değerlendirildiği, davalının düzenlenmiş olduğu enerji bedeli ve gecikme bedeli faturalarının davacı yanca kabul edilmediği ve ticari defterlere kaydedilmediği, cihazların tümünün son teslim tarihinden önce davalıya teslim edildiği, sadece teslim aşamalarında oluşan gecikme sebebiyle davalının 4.717,00 Euro gecikme cezası kesebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı istenebileceğine dair hüküm ve teamül de olmadığından  davalıdan vade farkı istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak 865.003,00 Euro üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince kamu bankalarının EURO cinsinden vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmak suretiyle faiz işletilmesine, takibin bu şekilde devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacak likit olmadığından ve yargılama gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dairemizce  2022/2145 E., 2024/371 K. Sayılı,  08.05.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle, taraflar arasındaki 16.08.2018 tarihli sözleşmeye göre davacının sözleşme süresinde taahhüt ettiği 28 adet ısıtma-soğutma cihazının testlerinin tamamlanarak davalıya sözleşmenin bitim tarihi olan 30.11.2018 tarihinden önce teslim ettiği,  sözleşmenin 11. maddesinde kararlaştırılan gecikme cezası ifaya etkili cezai şart olup,  her ne kadar bilirkişi raporlarında 7 adet cihaz gecikmeli olarak teslim edilmiş, buna göre gecikme cezası hesaplanmış ve mahkemece de bu gecikme cezası davacı alacağından mahsup edilmiş ise de, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 869.720,00 Euro alacağı olduğu, işin tamamının süresinde, eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiği, sözleşmeye konu cihazların tamamının teslimatlarının sözleşmede kararlaştırılan süreden önce yapıldığı, gecikmenin söz konusu olmadığı, asıl iş sahibi ile davalı arasında iş tesliminde sıkıntı yaşanmadığı, davacı alacağından gecikme cezası kesintisi yapılamayacağı, davacının alacağının likit olduğu, davacının işlemiş faiz talebinin davalı tarafın temerrüdü söz konusu olmadığından reddine dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davacı  vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 869.720 Euro asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince kamu bankalarının EURO cinsinden vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmak suretiyle faiz işletilmesine, takibin bu şekilde devamına, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.142.812,08 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemiz kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br> Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2024/2089 E., 2025/1575 K. sayılı,  17.04.2025 tarihli ilamı ile, \"Taraflar arasında düzenlenen 16.08.2018 tarihli sözleşme ile 28 adet ısıtma-soğutma cihazı imali ve kurulumu işi  kararlaştırılmıştır. Sözleşme sabit birim fiyatlı sözleşme olup, iş bedeli 2.492.000,00 Euro+KDV olarak belirlenmiştir. Davacı alt yüklenici, davalı yüklenicidir. Sözleşmede şantiye teslim tarihleri belirlenmiş olup, buna göre 5 adet cihaz 10.09.2018 tarihine kadar, 8 adet cihaz 20.10.2018 tarihine kadar, 8 tane cihaz 15.11.2018 tarihine kadar, 7 tane cihaz ise 30.11.2018 tarihine kadar teslim edilecektir. Kurulum ve devreye alma için sözleşmede tarih belirtilmemiştir. İş bedelinin son %50 kısmının ödenmesi için cihazların şantiyede ... testlerinin tamamlanması sonrası tüm cihazların testten geçmesi beklenmeden testi tamamlanan her bir cihaz için 10 gün içerisinde ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Ürünlerin yerine yerleştirilmesi yüklenici tarafından, montajı ise alt yüklenici tarafından yapılacaktır. Ürünlerin yerleştirileceği platformların ve gerekli elektrik, su, enerji vb altyapı ve bağlantılarının hazır edilmesi de yüklenicinin sorumluluğundadır.  ... test süreci sahada kurulumu yapılan ekipmanların ön devreye alma süreci öncesinde herhangi bir hasar olup olmadığını anlamak için yapılacak test sürecini tanımlamaktadır. ... test süreci ise entegre sistem testlerinin gerçekleştirildiği test sürecini tanımlamaktadır. Bu testlerde tüm sistemlerin birlikte çalışabildiği, tüm çalışma ve arıza modları test edilerek onaylanmaktadır.<br>Sözü edilen düzenlemeler ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; özellikle İlk Derece Mahkemesince mahallinde icra edilen keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi kurulu raporu ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, keşif esnasında ısıtma soğutma cihazlarının sözleşmeye ve teknik şartnameye göre amacına uygun şekilde çalıştığının tespit edildiği, davacı alt yüklenici sorumluluğunda olan ... cihazları ile davalı yüklenici sorumluluğunda olan diğer tüm seviye (level) testlerinde tespit edilen kusurların ve teknik şartnamenin 4. sayfasında reverse ozmoz suyu kullanılacağı belirtildiği halde kullanılmaması nedeniyle meydana gelen paslanma ve diğer problemlerin test aşamalarında giderildiği, davalı tarafça eksik ve ayıpların kendileri tarafından giderildiği hususunun ispat edilemediği, davacının sorumlu olduğu ileri sürülen gecikme cezası ve elektrik giderine ilişkin faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, cihazların montaj için uzun süre şantiyede bekletildiği, montaj ve testlerin binanın inşaat, yalıtım, mekanik, elektrik, tesisat işlerinin yapımına göre devam ettirildiğinden davacının dava dışı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen sözleşme bakımından gecikmeye neden olmadığı, ayrıca 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriğinin ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkin olabileceği, sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların  faturaya konulması durumunda ki buna muhatabınca itiraz edilmese dahi, bu kayıtların faturanın zorunlu ve olağan içeriğinden kabul edilmesi, düzenlemenin şekline olduğu kadar amacına da aykırı düşeceği, işin dava dışı iş sahibi tarafından 26.07.2019 tarihi itibariyle kabulünün yapıldığı, level testleri için tarih belirlemesi yapılmadığından test başlamadan önce davacıya yeterli süre verilerek cihaz ayarlarının yapılması imkanı tanınmadığı, testler sırasında kullanılan elektrik/enerji masraflarından davacının sorumlu olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.2024 tarih,2023/11-793 Esas ve 2024/149 Karar sayılı kararı)<br>Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 11.1. maddesinde \"Satıcının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini sözleşme hükümlerine uygun şekilde zamanında, gereği gibi ve/veya hiç yerine getirmemesi halinde ayıba esas cihaz adet bedeli üzerinden her gün için % 0,05 oranında cezai tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\" düzenlemesi mevcuttur. Dava konusu cihazların sözleşmeye göre şantiye teslim tarihleri belirlenmiş olup, dosya kapsamından şantiye teslim tarihlerinde gecikme olduğu anlaşılmaktadır. Tüm cihazlar son teslim tarihi olan 30.11.2018 tarihine kadar teslim edilmiş ise de, aşamalardaki 56 günlük gecikme sebebiyle davalının 4.727,00 Euro gecikme cezası istemekte haklı olduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince gecikmenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Dava konusu alacağın mevcut olup olmadığı; bilirkişi raporu alınmak suretiyle yapılan yargılama sonucu belirlenmiştir. Alacak miktarının likid olmadığı, bilirkişi raporuyla belirlendiği hallerde borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilemez. Bu durumda likit bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. \" şeklindeki gerekçe ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamı ve gerekçeleri dikkate alınarak; Dairemizce 20.11.2025 tarihli 2 celse de kesin bozma ilamına uyulmuştur.<br>Yargıtayın bozma ilamının kesin bozma ilamı olduğu  ve ilama dairemizce uyulduğundan; bozma ilamında belirtildiği şekilde gecikme cezası olarak hesaplanan  4.727,00 Euro'nun asıl alacak olarak  hesaplanan  869.720,00 Euro'dan  düşülerek ve alacak likit olmadığında icra inkar tazminatı isteminin reddedilerek; aşağıdaki şekilde  karar verilmiştir.<br>Yargılama sırasında davalı vekilleri tarafından; Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi  Başkanlığının 25.05.2025 tarihli yazısı sunularak; davacı yanın faturalarda usulsüzlük yaptıklarının ispatlandığını ve bu nedenle de Dairemizce yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirtmişlerse de; yazının incelenmesinde; yazı içeriğinde faturaların imza ve düzenlenme tarihlerinin farklı olabileceğinin anlatıldığı, usulsüzlük tespitinin yapılmadığı anlaşıldığından; davalı yanın yeniden bilirkişi incelemesi yapılması istemi reddedilmiştir.<br> Yine davalı vekili tarafından, asıl dosyada davacı yanın dosyada vekil olmayan  Av. ... tarafından temsil edildiği ileri sürülmüş ise de dosyanın incelenmesinde, bu vekilin dosyada vekil olduğu ancak, bu vekilin davacı şirket tarafından 13.06.2025 tarihinde azledildiği, ve aynı tarihte bu vekilin uyap kaydının silinmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili tarafından; davaya konu icra takibindeki ödeme emrinde usulsüzlük olduğu iddiası ile dava açtıkları ve bunun sonucunun beklenmesini talep ettikleri ancak İstanbul Anadolu 3. İcra hukuk Mahkemesinin 2026/152Esas 2026/270 ayılı 08/04/2026 tarihli kararı ile  takibin iptaline ilişkin şikayetin  reddine  karar verildiği, kararda istinaf yolu açık olsa da  takibin 2020 yılı esaslı olduğu ve şikayetin Dairemizin son celsesine yakın yapılmış olduğu nazara alınarak; kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmamasına karar verilmiştir. <br>Yine son celse davalı vekili tarafından dava dosyasında bir çok usulsüzlük yapıldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunduklarını belirterek; bu suç duyurusu sonucunun bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de duruşma sırasında; şikayet dilekçesinde  herhangi şüpheli belirtmediklerini, usulsüzlük yapanların savcılık tarafından tespit edileceğini belirtmiş olması karşısında;  dosyanın geldiği aşama ve toplanan deliller dikkate alınarak;  bu şikayetin sonucunun bekletici mesele yapılması isteminin reddine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,<br>A-Davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 865.003,00 EURO asıl alacak üzerinden İPTALİNE,<br>B-Asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının EURO cinsinden vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle FAİZ İŞLETİLMESİNE, takibin bu şekilde DEVAMINA,<br>-Fazlaya ilişkin tüm taleplerin REDDİNE,<br> C-Takip konusu alacak likit olmadığından ve alacağın varlığı yargılamaya gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 521.567,00 TL nispi harçtan davacı yanca yatırılan 111.713,87 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 409.853,13 TL  harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ve 111.713,87 TL peşin harç olmak üzere toplam 111.768,27 TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA ÖDENMESİNE,<br>4-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 419,90 TL keşif harcı, 500,00 TL keşif araç ücreti 1.700,10 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 14.620,00 TL yargılama giderinden kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 13.271,05 TL'nin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 94,00TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 5.094,00 TL yargılama giderinden kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 470,01 TL'nin DAVACIDAN TAHSİLİYLE DAVALIYA VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,<br>6-Davacı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden; davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan AAÜT gereği 883.578,11 TL nispi vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA ÖDENMESİNE, (Kabul edilen 865.003.00 Euro'nun dava tarihi 02.09.2020 deki kuru olan 8,78 TL den toplam 7.594.726,34 TL üzerinden hesaplanan)<br>7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan121.796,16 TL nispi vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA ÖDENMESİNE, (Red edilen 771.974,38  Euro'nun dava tarihi 02.09.2020 deki kuru olan 8,78 TL den toplam  771.974,38 TL üzerinden hesaplanan)<br>8-Kararın kesinleştiğinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana  İADESİNE,<br>9-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.198,20 TL sinin davalıdan, 121,80 TL sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, <br> İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN( Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile)<br>1-Davacı  tarafından yatırılan 80,70  TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,<br>2-Alınması gereken 519.248,41 TL harçtan, davalı yanca peşin olarak yatırılan 130.311,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 388.937,36 TL harcın davalı yandan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan 220,70  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 100,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 321,50 TL istinaf yargılama giderinin  davalıdan alınarak  davacı tarafa VERİLMESİNE,<br>4-Davalı yanca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dair duruşmalı inceleme sonucunda taraf vekillerinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK 'nun361maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden 2 haftalık kesin süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 09/04/2026  tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83d3dfa4938020bb","SID":"bfa198aa4d780c26"}}